ÖZET: Başvuru, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Şehitkamil Belediyesi’ne yönelik olarak 1/25000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının iptali talebini içermektedir. Başvuran, miras yoluyla kalan taşınmazlarının kentsel dönüşüm alanında yer aldığını, bu süreçte kendileriyle müzakere edilmediğini ve imar planlarının askıya çıkarılmadığını iddia etmiştir. İlgili belediyeler, imar planlarının yasal süreçlere uygun olarak hazırlandığını, askıya çıkarıldığını ve itirazların değerlendirildiğini belirtmiştir.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm alanının ilan edilmesinin gerekçelerini açıklamış, mevcut yapıların sağlıksız olduğunu ve dönüşümün zorunlu hale geldiğini ifade etmiştir. Ayrıca, imar planlarının onay sürecinin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini ve itirazların sonuçlandırıldığını vurgulamıştır. Şikâyetçi tarafından yapılan itirazların, ilgili mevzuat gereği reddedildiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İmar planlarının yasal süreçlere uygun olarak hazırlandığı, duyuru şartlarının yerine getirildiği ve tarafların görüşlerinin alınmadığına dair yeterli kanıt bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvuru sahibinin, Gaziantep İdare Mahkemesi’nde dava açma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12307-S.21.19744

BAŞVURU NO : 2021/6983

KARAR TARİHİ : 24/08/2021

RET KARARI ,TCKN:385

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ŞEHİTKAMİL BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : 1/25000 ve 1/5000’li planların iptali talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

(1) Şikâyetçi vekili dilekçesinde özetle; Başvuranların ve avukatları kardeş olduklarını, ise merhum kardeşlerinin oğlu olduğunu, başvuranlara miras yoluyla kalan taşınmazın kentsel dönüşüm alanı sınırları içerisinde olduğunu, ilk kentsel dönüşüm hazırlık işleminin 2005 yılında yapıldığını, Bakanlar Kurulunun kentsel dönüşüm kararını 2012 yılında aldığını, belediyenin 5 yıl işlem tesis etmediğini, nihayet 2017 yılında kamulaştırmalara başladığını, 2021 yılında ise kentsel dönüşüm alanı imar planını hazırladığını, aslında bu planın ilk kamulaştırmadan önce hazırlanmasının, sonrasında kentsel dönüşüm alanındaki hak sahipleri ile anlaşma yollarının aranmasının, onlara kentsel dönüşüm alanında hak verilmesinin esas olduğunu, ancak Şehitkamil Belediyesini pek denetleyen olmadığı için keyfi hareket etmekte olduğunu, 2021 yılındaki imar planı hazırlığını ise tesadüfen öğrendiklerini, normalde her gün düzenli olarak Şehitkamil Belediyesi internet sitesinde askıya çıkan imar planlarını takip ettiğini, buna rağmen kentsel dönüşüm imar planını görmediğini, ancak kentsel dönüşüm kararının iptali için açtıkları davaya Şehitkamil Belediyesince sunulan ekli beyan dilekçesinde planların askıya çıktığı belirtilince yine araştırma yapıldığını ancak askıya çıkan plan bulunamadığını, İmar Kanunu uyarınca mahalle muhtarlığında askı zorunlu olduğu için muhtara telefon açıldığını, muhtarlıkta askıda plan olmadığının öğrenildiğini, Gaziantep’teki bir mimara ulaşıldığını, onunla beraber büyükşehir belediye sitesinde 10 dakikalık bir araştırma ile sadece 1/25000’lik planın incelenebildiğini, 1/5000’lik planın internet sitesinde olmadığını, neredeyse son günde aceleyle yaptıkları itirazın ise

okunmadan reddedildiğini, ekli itiraz dilekçesi incelendiğinde, muhtarlık ve ilgili belediye olan Şehitkamil

Belediyesi sitesinde askıya çıkarılmamasının İmar Kanunu madde 8’e açıkça aykırı olduğunun belirtildiğinin görüleceğini, diğer bir itirazlarının ise plandan sıradan insanın bir şey anlayamaması olduğunu, çünkü internet sitesinde askıya çıkan planda sokak adı, parsel vs. bulunmadığını, bir diğer sorunun ise koca kentsel dönüşüm alanında sadece 30-40 parsel sahibi kalmasına rağmen kendileriyle müzakere edilmemesi olduğunu, kentsel dönüşüm kanunu uyarınca kendileriyle müzakere edilmesi gerektiğini iddia ve ifade ederek, 1-imar planının en baştan kendileriyle görüşülerek hazırlanması, 2kanuna uygun şekilde Şehitkamil Belediye Başkanlığı ve ilgili mahalle muhtarlıklarında ( askıya çıkarılması, 3-1/5000’lik planın da askıya çıkarılması, 4-askıya çıkan planın google haritalar gibi büyütmeye müsait olması, sıradan vatandaşın bakınca ada parselini ve imar planındaki niteliğini anlaması, yani anlaşılır, denetlenebilir bir planın askıya çıkarılması, 5-mevcut 1/25000 ve 1/5000’li planların iptali talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

(2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikayet edilen idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Gaziantep Büyükşehir Belediye

Başkanlığının 01/06/2021 tarihli ve E- 2 sayılı cevabi yazısında özetle; “…

İpekyolu I. ve II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı içerisinde bulunan mevcut yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla kentsel dönüşüm gelişim ve proje alanı ilan edilmiştir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı sınırları içerisinde yer alan yapılar genel olarak yığma yapı olup, deprem yönetmeliğine aykırı, statik açıdan bütünlük arz etmemektedir. İnsan yaşamı için tehlike arz eden yapılardan oluşmaktadır. Bu nedenlerden dolayı İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilmiştir.

İpekyolu I. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Şehitkâmil Belediye Meclisi’nin 04.04.2005 gün ve sayılı kararıyla onaylanmıştır. İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ise

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.12.2011 gün ve sayılı kararıyla İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve

Gelişim Proje Alanı ilan edilmiş olup Bakanlar Kurulu’nun 16.04.2012 tarih ve 2012/3092 Karar sayılı kararı ile kararlaştırılmıştır. İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanında uygulama yapmak üzere Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.12.2011 gün ve sayılı kararıyla Şehitkâmil

Belediyesi’ne yetki verilmiştir. Şikâyet sahibinin maliki olduğu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmaz, İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı içerisinde yer almaktadır.

İpekyolu I. ve II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde kalan alandaki yapıların birbirleri arasındaki mesafeleri imar mevzuatına uygun olmamakla birlikte bölge, sağlıksız yaşam koşullarına sahip, modern ve çağdaş yaşama uygun olmaktan uzak, kent parçası içerisinde bütünlük arz etmeyen yapılardan oluşmaktadır. İpekyolu I. ve II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde kalan alandaki yapıların mevzuat ve yönetmelik hükümlerine göre inşa edilmediği açıkça ortadadır.

İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları ilan edilen alanda sosyal altyapı alanları (eğitim alanları, sağlık alanları, sosyal ve kültürel alanları, ibadet alanları ve açık ve yeşil alanlar) ve teknik altyapı alanları bakımından yetersiz olması ve yaşayan nüfusa hizmet etmemesi kentsel dönüşüm sürecini zorunlu hale getirmiştir. Ayrıca kentsel alanda yaşanan fiziksel gerileme ile sağlıksız yaşam koşulları, ulaşım ve altyapı sorunlarını da beraberinde getirerek kentsel dönüşümleri zorunlu hale getirmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kentsel dönüşüm süreci ilan edilmesinde sadece yapıların fiziksel durumu değil aynı zamanda mekânsal kullanımların yetersiz oluşudur.

/

Başvuru sahibinin maliki olduğu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmazın içinde bulunduğu alanı kapsayan İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde planlanmış olan Şehitkâmil İlçesi ve Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.12.2020 tarih ve 674 sayılı kararı ile onaylanmış olup, söz konusu nazım imar planı revizyonu, 3194 Sayılı Yasanın 8/b maddesi gereği 08.01.2021-08.02.2021 tarihinde askıya çıkarılmıştır. Yapılan itirazları, Gaziantep Büyükşehir Belediye

Meclisinin 12.03.2021 tarih ve sayılı kararıyla karara bağlanmıştır.

İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırlarını kapsayan Şehitkâmil İlçesi ve

Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun çevresi ile uyumluluk bakımından incelendiğinde planlama alanının bulunduğu bölge orta yoğunluklu konut alanı olarak planlanmıştır. İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanında da çevresi ile uyumun sağlanabilmesi için orta yoğunluklu gelişme konut alanı olarak planlanmış olup yoğunluk kararları bakımından bölgeden farklı bir planlama kararı üretilmemiştir.

Ortak yaşam alanı olan sosyal donatı alanları bölgede yaşayan insanların eşit faydalanabileceği şekilde yer seçilmiştir. 1/5.000 ölçekli nazım imar planında ulaşım aksları daha etkin ve güvenli olacak şekilde yeniden kurgulanmıştır. Kayaönü köprülü kavşağı kuzeydoğu bölümü yeniden düzenlenerek kuzeye dönüş verilmiş ve dönüş kurbu standartları sağlayacak şekilde genişletilmiştir. D400 (İpekyolu) karayolu bağlantısının ve şehir içi trafik bağlantısı güvenli hale getirilmiştir. Plan bölgesinin D400 (ipek yolu)

karayolundan ve plan bölgesinin kuzeyinde Bademci Sokaktan cephe alan bölümleri Ticaret+Konut Alanı olarak planlanarak bölge için hem iş imkânları oluşturulmuş hem de konut ihtiyacı giderilmek amaçlanmıştır. Ticaret ve konut alanı arasında kalan alan ise bölgede yaşayacak herkesin kolayca ve eşit erişebileceği sosyal donatı alanları olarak planlanmıştır.

Başvuru sahibinin yapmış olduğu iddia ve taleplerine ilişkin ; 1. 3194 sayılı imar kanunu ve ilgili meri mevzuat hükümlerinde, imar planlarının hazırlanması sürecinde parsel sahipleriyle görüşülmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

2. 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının onaylanma süreci 5216 sayılı Büyükşehir Belediye

Kanunu gereği Büyükşehir Belediyelerine verilmiş olduğundan, yasa gereği nazım imar planlarının ilçe belediyesinde askıya çıkarılmasına olanak tanınmamıştır. Şehitkamil ilçesi ve

Mahallesine ilişkin 1/1.000 ölçekli imar planı yapma yetkisi Şehitkamil ilçe belediyesinin yetkisinde bulunmaktadır. 1/1.000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin imar planı çalışması ilçe belediye tarafından

Büyükşehir Belediye Meclisimize sunulmuş ve üst ölçek plan kararlarına uygun olarak onaylanmıştır.

3. Şehitkamil ilçesi ve Mahallesine ilişkin 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu Büyükşehir Belediye Meclisimizin 18.12.2020 tarih ve sayılı kararı ile onaylanarak 08.01.2021­08.02.2021 tarihlerinde Büyükşehir Belediyemizin ilan panosunda ve internet sitesinde askıya çıkarılmıştır. İmar planı revizyonuna askı süreci içerisinde itirazlar yapılmıştır. Yapılan itirazlar

Büyükşehir Belediye Meclisimizce 12.03.2021 tarih ve sayısı ile karara bağlanarak kesinleşmiştir.

4. Büyükşehir Belediye Meclisimiz tarafından karara bağlanan ve askı süreci aşamasına gelen her tür ve ölçekteki imar planları yasal mevzuatlar kapsamında okunabilir, anlaşılabilir ve denetlenebilir bir şekilde askı ilanlarımızda yer almaktadır. Planların yasal mevzuatlar gereği Google haritalar gibi büyütmeye müsaitlik gibi bir durum zorunluğu bulunmamaktadır.

5. Şehitkamil ilçesi ve Mahallesine ilişkin 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu tüm yasal ve yönetsel mevzuatlar kapsamında hazırlanarak Büyükşehir Belediye Meclisine sunulmuştur. Belediye meclisi yetki ve sorumlulukları kapsamında ilgili plan onaylanarak askı sürecini başlamıştır. Akabinde planın askı süreci içerisinde gelen itirazları kara bağlanarak kesinleştirmektedir.

Bahsi geçen tüm gelişmeler ve süreçler yasal mevzuat kapsamında gerçekleştirildiğinden planın iptali konusu yargı organlarının yetkisindedir. Ayrıca planlama sürecinin başlangıcından itirazların karara bağlanarak kesinleşmesi sürecine ilişkin belediye meclis kararları, askı tutanakları vb. evraklar yazı ekimizde yer almaktadır.

Başvuru sahibinin konunun çözümüne ilişkin; 1. Bahse konu planlama alanına ilişkin kurumumuz tarafından yapılan bir işlem bulunmamaktadır.

2. Söz konusu nazım imar planı revizyonu, 3194 sayılı İmar Kanunu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ve ilgili yönetmelikler uyarınca onaylanmış ve askıya çıkarılmıştır. Askı süresi içerisinde yapılan itirazlar ise reddedilmiş ve planlar kesinleşmiştir. Planlar meri mevzuat hükümlerine uygun olarak onaylandığından dolayı şikâyetçinin iddia ettiği ve şikâyet ettiği hususların yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.

3. Başvuru sahibi 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli revizyon nazım imar planı askı süreci içerisinde itirazda bulunmuştur. İtiraz konusu ve talebi Büyükşehir Belediye Meclisince ret ederek karara bağlanmıştır.

4. Yapılan incelemeler neticesinde başvuru konusu nazım imar planı revizyonuna ilişkin tarafımıza açılmış dava ve davaya ilişkin herhangi bir bilgi­belge belediyemize ulaşmamıştır.” açıklamasına, (3) Şehitkamil Belediye Başkanlığının 26/05/2021 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazısında özetle; “… Şikâyetçi şikâyet konusu yaptığı bölgede, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı (KDGPA) ilanı, ilan edilen yıllardaki mevzuat ve kanunlara uygun olarak tesis edilmiştir. KDGPA sınırı ilan edilen bölgede planlama süreci yasalara ve mevzuatlara uygun olarak tesis edilmiş olduğundan şikâyetçinin şikâyetleri mesnetsizdir. 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının onaylanma süreci 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereği Büyükşehir Belediyelerine verilmiştir.

Şikâyete konu olan Şehitkâmil İlçesi ve Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.12.2020 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülmüştür. Uygun görülen söz konusu nazım imar planı, Büyükşehir Belediye binası girişinde ve internet sitesinde 3194 Sayılı Yasanın 8/b maddesi gereği 08.01.2021- 08.02.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır. Şikâyetçi, askı süreci içerisindeki planlara, Gaziantep İletişim Koordinasyon Merkezi (GİKOM) üzerinden sayılı başvurusu ile itiraz etmiştir. Yapılan itirazları, Gaziantep Büyükşehir

Belediye Meclisinin 12.03.2021 tarih ve sayılı kararıyla karara bağlanmıştır.

Şikâyetçinin şikâyete ilişkin iddia ve talep ettiği hususlar sırasıyla; 1- 3194 Sayılı İmar Kanunu ve ilgili meri mevzuat hükümlerinde, imar planlarının hazırlanması sürecinde parsel sahipleriyle görüşülmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

2- 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının onaylanma süreci 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi

Kanunu gereği Büyükşehir Belediyelerine verilmiş olduğundan, yasa gereği nazım imar planlarının ilçe belediyesinde askıya çıkarılmasına olanak tanınmamıştır.

3- 1/5000 ölçekli nazım imar planı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından askıya çıkarılmıştır.

4- Planlar meri mevzuat hükümlerine uygun olarak ilan edilmiş olduğundan ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı şikâyetçinin talepleri uygun görülmemektedir.

5- 1/5000 ve 1/25000 ölçekli nazım imar planları Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.12.2020 tarih ve 674 sayılı kararı ile onaylanmış olup, askı süreci sonunda kesinleşerek yürürlüğe girmiştir. …

İpekyolu I. ve II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı içerisinde bulunan mevcut yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla kentsel dönüşüm gelişim ve proje alanı ilan edilmiştir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı sınırları içerisinde yer alan yapılar genel olarak yığma yapı olup, deprem yönetmeliğine aykırı, statik açıdan bütünlük arz etmemektedir. İnsan

yaşamı için tehlike arz eden yapılardan oluşmaktadır. Bu nedenlerden dolayı İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı İlan edilmiştir.

İpekyolu I. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Şehitkâmil Belediye Meclisi’nin 04.04.2005 gün ve sayılı kararıyla onaylanmıştır. İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı İse

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.12.201 1 gün ve sayılı kararıyla İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve

Gelişim Proje Alanı ilan edilmiş olup Bakanlar Kurulu’nun 16.04.2012 tarih ve 2012/3092 Karar sayılı kararı ile kararlaştırılmıştır. İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanında uygulama yapmak üzere Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.12.2011 gün ve sayılı kararıyla Şehitkâmil

Belediyesi’ne yetki verilmiştir. Şikâyet sahibinin maliki olduğu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmaz, İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı içerisinde yer almaktadır. …

İpekyolu I. ve II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde kalan alandaki yapıların birbirleri arasındaki mesafeleri imar mevzuatına uygun olmamakla birlikte bölge, sağlıksız yaşam koşullarına sahip, modern ve çağdaş yaşama uygun olmaktan uzak, kent parçası içerisinde bütünlük arz etmeyen yapılardan oluşmaktadır. İpekyolu I. ve II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde kalan alandaki yapıların mevzuat ve yönetmelik hükümlerine göre inşa edilmediği açıkça ortadadır.

İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları İlan edilen alanda; sosyal altyapı alanları (eğitim alanları, sağlık alanları, sosyal ve kültürel alanları, ibadet alanları ve açık ve yeşil alanlar) ve teknik altyapı alanları bakımından yetersiz olması ve yaşayan nüfusa hizmet etmemesi kentsel dönüşüm sürecini zorunlu hale getirmiştir. Ayrıca kentsel alanda yaşanan fiziksel gerileme ile sağlıksız yaşam koşulları, ulaşım ve altyapı sorunlarım da beraberinde getirerek kentsel dönüşümleri zorunlu hale getirmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kentsel dönüşüm süreci ilan edilmesinde sadece yapıların fiziksel durumu değil aynı zamanda mekânsal kullanımların yetersiz oluşudur.

Şikâyet sahibinin maliki olduğu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmazın içinde bulunduğu alanı kapsayan İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde planlanmış olan Şehitkâmil İlçesi ve Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.12.2020 tarih ve sayılı kararı ile onaylanmış olup, söz konusu nazım imar planı revizyonu, 3194 Sayılı Yasanın 8/b maddesi gereği 08.01.2021-08.02.2021 tarihinde askıya çıkarılmıştır. Yapılan itirazları, Gaziantep Büyükşehir Belediye

Meclisinin 12.03.2021 tarih ve sayılı kararıyla karara bağlanmıştır.

İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırlarını kapsayan Şehitkâmil İlçesi ve

Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun çevresi ile uyumluluk bakımından incelendiğinde; planlama alanının bulunduğu bölge orta yoğunluklu konut alanı olarak planlanmıştır. İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanında da çevresi ile uyumun sağlanabilmesi için orta yoğunluklu gelişme konut alanı olarak planlanmış olup yoğunluk kararları bakımından bölgeden farklı bir planlama kararı üretilmemiştir. Planlama alanı içerisinde yoğunluk kararları dikkate alındığında kentsel dönüşüm öncesinde alandaki nüfus yaklaşık 15000 kişi iken, öneri planla öngörülen nüfus ise yaklaşık olarak 3200 kişidir. Kent dokusu içerisinde bütünlük arz eden, modern ve çağdaş yapılaşma koşullarına uygun yaşanabilir ve sürdürülebilir mekânlar planlanarak planlama alanındaki konut yoğunluğu azaltılmıştır. Planlama alanı içerisinde sosyal donatı alanları nüfusun ihtiyacına göre planlanmıştır.

Ortak yaşam alanı olan sosyal donatı alanları bölgede yaşayan insanların eşit faydalanabileceği şekilde yer seçilmiştir, 1/5.000 ölçekli nazım imar planında ulaşım aksları daha etkin ve güvenli olacak şekilde yeniden kurgulanmıştır. Kayaönü köprülü kavşağı kuzeydoğu bölümü yeniden düzenlenerek kuzeye dönüş verilmiş ve dönüş kurbu standartları sağlayacak şekilde genişletilmiştir. D400 (İpekyolu) karayolu

/

bağlantısının ve şehir içi trafik bağlantısı güvenli hale getirilmiştir. Plan bölgesinin D400 (ipek yolu)

karayolundan ve plan bölgesinin kuzeyinde Bademci Sokaktan cephe alan bölümleri Ticaret+Konut Alanı olarak planlanarak bölge için hem iş imkânları oluşturulmuş hem de konut ihtiyacı giderilmek amaçlanmıştır. Ticaret ve konut alanı arasında kalan alan ise bölgede yaşayacak herkesin kolayca ve eşit erişebileceği sosyal donatı alanları olarak planlanmıştır.

1- Şikâyet sahibinin maliki olduğu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmazın içinde bulunduğu alanı kapsayan İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde planlanmış olan Şehitkâmil İlçesi ve Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.12.2020 tarih ve sayılı kararı ile onaylanmış olup, söz konusu nazım İmar planı revizyonu, 3194 Sayılı Yasanın 8/b maddesi gereği 08.01.2021-08.02.2021 tarihinde askıya çıkarılmıştır. Yapılan itirazları, Gaziantep Büyükşehir Belediye

Meclisinin 12.03.2021 tarih ve sayılı kararıyla karara bağlanmıştır. Söz konusu taşınmaz, 1/5000 ve 1/25000 ölçekli nazım İmar planında Ticaret+Konut Alanı olarak planlanmıştır.

2- Söz konusu nazım imar planı revizyonu, 3194 sayılı İmar Kanunu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ve ilgili yönetmelikler uyarınca onaylanmış ve askıya çıkarılmıştır. Askı süresi içerisinde yapılan itirazlar ise reddedilmiş ve planlar kesinleşmiştir. Planlar meri mevzuat hükümlerine uygun olarak onaylandığından dolayı şikâyetçinin iddia ettiği ve şikâyet ettiği hususların yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.

3- 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereği 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının onaylanma süreci yetkisi Büyükşehir Belediyelerine verilmiş olduğundan, şikâyet konusu nazım imar planı revizyonu hakkında şikâyet sahibi ile kurumumuz arasında herhangi bir yazışma olmamıştır.

4- Şikâyetçinin şikâyet konusu nazım imar planı revizyonuna ilişkin tarafımıza açılan herhangi bir davası bulunmamaktadır.” açıklamasına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

(4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

… ” hükmüne, (4.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne, (4.2) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmüne, (5) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak

kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” düzenlemesine, (6) 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, (6.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” düzenlemesine, (7) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: …b) Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak. c) Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak. … Büyükşehir belediyeleri birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen yetkilerini, imar plânlarına uygun olarak kullanmak ve ilgili belediyeye bildirmek zorundadır.” hükmüne, (8) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, … hizmetlerini yapar veya yaptırır. … Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar…” hükmüne, (8.1) “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin (c) bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek.

(Ek cümle: 1/7/2006-5538/29 md.) Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan Belediye Meclisi tarafından onaylanır.” hükmüne, (8.2) “Meclis kararlarının kesinleşmesi” başlıklı 23’üncü maddesinde; “…Kesinleşen meclis kararlarının özetleri yedi gün içinde uygun araçlarla halka duyurulur.” hükmüne, (8.3) “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı” başlıklı 73’üncü maddesinde; “Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. …

Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir.

Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir. …” hükmüne, (9) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji

Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. … Büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olması, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmez.” hükmüne, (9.1) “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8’inci maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. … b) İmar Planları; Nazım

İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/20136495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. …

(Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. …

İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. …” hükmüne, (10) 14/06/2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliğinin “Genel planlama esasları” başlıklı 7’nci maddesinde; “Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. …

c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir.

ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. …

j) Planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemler kullanılarak kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınması esastır.” hükmüne, (10.1) “Araştırma ve analiz” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır.” hükmüne, (10.2) “Revizyon ve değişiklikler” başlıklı 20’nci maddesinde; “Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır.

(2) Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır.” hükmüne, (10.3) “İmar planı revizyonu ve ilaveleri” başlıklı 25’inci maddesinde; “(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır.

(2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir.” hükmüne, (10.4) “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.” hükmüne, (10.5) “Planların onaylanması ve yürürlüğe girmesi” başlıklı 32’nci maddesinde; “(1) Çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave ve değişiklikler idarelerin karar mercilerince onaylanarak yürürlüğe girer. Ancak uygulama imar planı kesinleşmeden imar uygulaması yapılamaz.

(2) Mekânsal planlar ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave ve değişiklikleri ilgili mevzuatı doğrultusunda karar almaya yetkili mercilerce onaylanmadan önce Bakanlık sistemi üzerinden Plan İşlem

Numarası alınması zorunludur.

(3) Çevre düzeni planlarının kesinleşmeyen kısımlarını kapsayan imar planları onaylanmaz.

(4) Plan onaylamaya yetkili idarelerin karar mercilerince uygun görülmeyen imar planı teklifleri gerekçeleri belirtilmek suretiyle idarelerce otuz gün içinde ilgilisine yazı ile bildirilir.

(5) Planlar plan notları, plan raporları ve ekleriyle birlikte onaylanır. Onay metninde açıkça belirtilmese dahi plan raporu ve diğer eklerin plan paftaları ile birlikte onaylandığı kabul edilir.

(6) Kesinleşen planların her bir paftasının önyüzüne Plan İşlem Numarası ile onay tarih ve sayısının yazılarak mühürlenmesi zorunludur.” hükmüne, (10.6) “Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde; “(1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir.

(2) İmar planlarının nerede ve nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulur.

(3) Planların askıya çıkarıldığına ve askıdan indirildiğine dair tutanaklar ilgili birim amiri dahil iki imzalı olarak düzenlenir.

(4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir.

İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.

(5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir.

(6) İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır.

(7) Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” hükmüne, (10.7) “Planların aleniyeti ve dağıtımı” başlıklı 34’üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte adı geçen her tür ve ölçekteki planlar, plan notları, açıklama raporları ve ekleriyle birlikte alenidir. Bu aleniyeti sağlamak planı onaylayan idarenin görevidir.

(2) İdareler; mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planlarının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar halinde ya da sayısal ortamda çoğaltarak, tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. Ayrıca idareler, internet sayfasında sürekli yayımlamak suretiyle de planlara aleniyet sağlayabilir.

(3) Planların aleniyetini sağlamak ve toplumu bilgilendirmek için, medya ve elektronik haberleşmenin yanı sıra seminerler, konferanslar, sergiler ve toplantılar gibi araçlar da kullanılabilir.

(4) Kesinleşen planlar idarelerce plan notları, plan raporu, onaya ilişkin karar, askı tutanakları ve jeolojik-jeoteknik veya mikro bölgeleme etütleri ile birlikte en geç on beş gün içerisinde Bakanlık tarafından belirlenen sayısal veri yapısına göre coğrafi bilgi sistemi ortamında kaydedilerek, Ulusal Coğrafi Bilgi

Sistemi Portalında yayımlanması için Bakanlığa iletilmek üzere İl Müdürlüklerine gönderilir.

(5) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanıp onaylanan mekânsal planlar ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave ve değişikliklerine ilişkin coğrafi veri ve bilgilerin, idarelerce Bakanlar Kurulunca belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde ve coğrafi bilgi sistemi ortamında sayısal olarak üretilmesi, elektronik ortamda ilan edilmesi ve Bakanlıkça tesis edilecek elektronik ortam üzerinden paylaşılması, arşivlenmesi ve güncellenmesi zorunludur.” hükmüne yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

(11) Kamu Denetçisi tarafından, 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun Gaziantep

Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından usulüne uygun olarak onaylandığı, Meclis Kararına ait ilanın şehirde çıkan gazetelerden birinde ilan edildiği, Belediye ilan panosuna asılarak ve internet sitesinde yayınlanarak halka duyurulduğu, yapılan itirazların usulüne uygun şekilde Belediye Meclisi tarafından karara bağlanarak kesinleştiği, dolayısıyla imar planlarındaki aleniyetin sağlandığı ve duyuru şartlarının gerçekleştiği, imar planlarının ilçe belediyesinde askıya çıkarılmasına, askıya çıkan planın google haritalar gibi büyütmeye müsait olmasına ilişkin bir zorunluluğun bulunmadığı, şikâyetçi tarafından imar planı revizyonundan haberdar olunarak süresinde imar planına itiraz edildiği dikkate alındığında tarafların görüşlerinin alınmamasına ve ilgili muhtarlık panosunda duyuru yapılmamasına ilişkin hususun şikâyetçinin imar planının iptali talebinin kabulünü gerektirmediği tespit edildiğinden şikâyetçinin talebinin reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme (12) Şikâyetçi dilekçesinde özetle; miras yoluyla kalan taşınmazın kentsel dönüşüm alanı sınırları içerisinde olduğunu, 2021 yılında kentsel dönüşüm alanı imar planının hazırlandığını tesadüfen öğrendiklerini, İmar Kanunu uyarınca mahalle muhtarlığında askı zorunlu olduğunu, belediye sitesinde sadece 1/25000’lik planın incelenebildiğini, 1/5000’lik planın internet sitesinde olmadığını, muhtarlık ve ilgili belediye olan Şehitkamil Belediyesi sitesinde askıya çıkarılmamasının İmar Kanunu madde 8’e açıkça aykırı olduğunu, kentsel dönüşüm alanında sadece 30-40 parsel sahibi kalmasına rağmen kendileriyle müzakere edilmediğini iddia ederek, imar planının en baştan kendileriyle görüşülerek hazırlanması, kanuna uygun şekilde Şehitkamil Belediye Başkanlığı ve ilgili mahalle muhtarlıklarında ( askıya çıkarılması, 1/5000’lik planın da askıya çıkarılması, askıya çıkan planın google haritalar gibi büyütmeye müsait olması, sıradan vatandaşın bakınca ada parselini ve imar planındaki niteliğini anlaması, yani anlaşılır, denetlenebilir bir planın askıya çıkarılması, mevcut 1/25000 ve 1/5000’li planların iptali talebinde bulunmaktadır.

(13) Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından özetle; şikâyete konu bölgedeki yapıların yığma yapı olup, deprem yönetmeliğine aykırı, statik açıdan bütünlük arz etmeyen, insan yaşamı için tehlike arz eden, sağlıksız yaşam koşullarına sahip, modern ve çağdaş yaşama uygun olmaktan uzak, kent parçası içerisinde bütünlük arz etmeyen, birbirleri arasındaki mesafeleri imar mevzuatına uygun olmayan, mevzuat ve yönetmelik hükümlerine göre inşa edilmediği açık olan yapılardan oluştuğu, İpekyolu I. Etap

Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanının Şehitkâmil Belediye Meclisi’nin 04/04/2005 gün ve sayılı kararıyla onaylandığı, İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanının ise Büyükşehir

Belediye Meclisi’nin 16/12/2011 gün ve sayılı kararıyla İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje

Alanı ilan edilmiş olup Bakanlar Kurulu’nun 16/04/2012 tarih ve 2012/3092 Karar sayılı kararı ile kararlaştırıldığı ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16/12/2011 gün ve sayılı kararıyla Şehitkâmil

Belediyesi’ne yetki verildiği, şikâyet sahibinin maliki olduğu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmaz, İpekyolu II. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı içerisinde yer aldığı, Başvuru sahibinin maliki olduğu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmazın içinde bulunduğu alanı kapsayan İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı sınırları içerisinde

planlanmış olan Şehitkâmil İlçesi ve Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18/12/2020 tarih ve sayılı kararı ile onaylandığı, 3194 Sayılı Yasanın 8/b maddesi gereği 08/01/2021-08/02/2021 tarihinde askıya çıkarıldığı, itirazların Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/03/2021 tarih ve 133 sayılı kararıyla karara bağlandığı, İmar planlarının hazırlanması sürecinde parsel sahipleriyle görüşülmesi zorunluluğu bulunmadığı, 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının onaylanma süreci 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu gereği Büyükşehir Belediyelerine verilmiş olduğundan, yasa gereği nazım imar planlarının ilçe belediyesinde askıya çıkarılmasına olanak tanındığı, Şehitkamil ilçesi ve Mahallesine ilişkin 1/1.000 ölçekli imar planı yapmanın Şehitkamil ilçe belediyesinin yetkisinde bulunduğu, 1/1.000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin imar planı çalışmasının ilçe belediyesi tarafından Büyükşehir

Belediye Meclisine sunulduğu ve üst ölçek plan kararlarına uygun olarak onaylandığı, Şehitkamil ilçesi ve Mahallesine ilişkin 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun Büyükşehir Belediye Meclisinin 18/12/2020 tarih ve sayılı kararı ile onaylanarak 08/01/2021­08/02/2021 tarihlerinde Büyükşehir Belediyesinin ilan panosunda ve internet sitesinde askıya çıkarıldığı, yapılan itirazların Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/03/2021 tarih ve sayısı ile karara bağlanarak kesinleştiği, İmar planlarının yasal mevzuatlar kapsamında okunabilir, anlaşılabilir ve denetlenebilir bir şekilde askı ilanlarında yer aldığı, planların yasal mevzuatlar gereği Google haritalar gibi büyütmeye müsaitlik gibi bir durum zorunluğu bulunmadığı, Planın iptali konusunun yargı organlarının yetkisinde olduğu, şikâyetçinin iddia ettiği ve şikâyet ettiği hususların yasal bir dayanağının bulunmadığı, başvuru sahibinin 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli revizyon nazım imar planı askı süreci içerisinde itirazda bulunduğu, itirazının Belediye Meclisince ret edildiği belirtilmiştir.

(14) Şehitkamil Belediye Başkanlığı tarafından özetle; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereği 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının onaylanma süreci yetkisinin Büyükşehir Belediyelerine verilmiş olduğu, bu nedenle şikâyet konusu nazım imar planı revizyonu hakkında şikâyet sahibi ile herhangi bir yazışma yapılmadığı, şikayete konu taşınmazın 1/5000 ve 1/25000 ölçekli nazım İmar planında

Ticaret+Konut Alanı olarak planlandığı belirtilmiştir.

(15) Anayasa’nın 35’inci maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anayasa’nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (Anayasa Mahkemesi Kararı, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015). Anayasa’nın 35’inci maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkı kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır (Anayasa Mahkemesi

Kararı, Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013). Dolayısıyla malikin mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin sınırlanması, mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder (Anayasa Mahkemesi Kararı, Recep Tarhan ve Afife

Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017).

(16) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği düzenlenmiş olup, söz konusu uluslararası metne uygun bir biçimde Anayasanın

35’inci maddesinde de, herkesin sahip olduğu mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacı ile kanunla sınırlanabileceği öngörülmüşken, Anayasanın 13’üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel hüküm getirilmiş, buna göre temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, Anayasanın 15’inci maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesinin mümkün olduğu olağanüstü hallerde dahi milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlâl edilmemesi ve kısıtlamanın durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunluğunun öngörüldüğü görülmektedir.

(17) Anayasada mülkiyet hakkı sınırsız bir hak olarak düzenlenmemiş; bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13’üncü maddesinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun olabilmesi için kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (Anayasa Mahkemesi Kararı, Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017).

(18) Danıştay 6. Dairesinin 29/11/2010 tarih ve E: 2009/14890, K: 2010/10564 sayılı kararında bu hususa ilişkin olarak; “Anayasa’nın 35. maddesi ile düzenlenen ve koruma altına alınan mülkiyet hakkının, kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilmesinin yanısıra, yine Anayasa’nın bu hükmünün gereği olarak mülkiyet hakkının kullanılması toplumun yararına aykırı olamaz. İşte bu noktada, mülkiyet hakkının toplum yararına aykırı kullanılmasının önlenmesi imar planları ile olmakta; bir başka anlatımla mülkiyet hakkının sınırları, kanunla yapılan düzenlemelerin yanısıra imar planları ile belirlenmekte, bu durum imar planlarının düzenleyici tasarrufları içerisindeki önemini çok net bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu nedenledir ki imar planları ile ilgili her türlü sorunun kamu yararı, toplum yararı kavramlarına öncelik verilmek suretiyle yapılması anayasal bir zorunluluk olup; sağlıklı uygulama yapılmasını olanaklı kılmak için planların duraksamalara yer vermeyecek açıklıkta olması gerekmektedir. Ancak bu halde hem planların birbirleri ile uyumu sağlanabilir, hem de uygulama imar planına dayalı olarak tesis edilecek subjektif işlemlerin plana uygun olup olmadıkları daha net bir biçimde ortaya konulabilir.” değerlendirmesi yapılmıştır.

(19) A.İ.H.M. tarafından verilen “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında değinildiği üzere, taraf devletlerin şehir planlaması politikalarını uygulama bakımından geniş bir takdir marjından yararlanmaları gerekmektedir; ancak taraf devletler şehir planlamasına ilişkin olarak sahip oldukları takdir yetkisini ölçülülük ilkesini gözetmek suretiyle kullanmak zorunda bulunmaktadırlar. Uzun süreli kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile mülkiyet hakkına müdahale edilmesi halinde öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken, toplumun genel yararı ile bireylerin temel haklarının korunması arasında adil bir dengenin kurulup kurulmadığı hususudur.

(20) İdari işlemlerin birçoğunda kendini gösteren takdir yetkisi, Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarihli ve 2015/50 E., 2015/107 K. sayılı kararında, “…. İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır …” şeklinde açıklanmıştır. İdari mekanizmaya tanınan bu yetki, özellikle mevzuatın doğrudan düzenlemeye

/

tabi tutmadığı konularda gündeme gelmektedir. Nitekim başvuru bağlamında da, İdarelerin şehir planlaması politikalarını uygulamasına ilişkin hususlar 3194 sayılı Kanun, Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliği ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde emredici bir hükme konu edilmeyerek ilgili idarenin takdirine bırakılmıştır.

(21) Anayasa Mahkemesi’nin 20/03/2014 tarihli kararında; “İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmekte ve özellikle mülkiyet haklarına ilişkin sınırlamalar öngörmektedir. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından, imar planlarının onaylanmasından sonra, özellikle imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır.…” şeklinde belirtilmiştir.

(22) Danıştay 6. Dairesi’nin 18/12/2009 tarihli ve E. 2007/8058, K. 2009/12254 sayılı kararında; “İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. … plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılacaktır. Bu irdelemeden sonra sadece plan değişikliği yapılan alanın değil plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerin kapsamlı bir biçimde ele alınarak, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Ayrıca, imar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanı sıra özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olgular nedeniyle ‘üstün kamu yararı’ ilkesinin de gözetilmesi zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.

(23) Söz konusu Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarından da anlaşılacağı üzere; özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, imar sınırları içinde girişecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde, notları ve raporuyla bir bütün olarak hazırlanan imar planlarına (Nazım imar planı, uygulama imar planı vb.) uygun davranmak zorunda olduğu gibi, idarelerin de bu uygunluğun sağlanması için gerekli iş ve işlemleri yapması gerektiği bir gerçektir. Ayrıca imar planları değişikliklerinde de; ilgililerin, imar mevzuatındaki hükümlere ve şehircilik ilkeleri, üstün kamu yararı ilkesi, planlama esasları vb. ilke ve esaslara uygun hareket etmesi gerekmektedir.

(24) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri onaylamak ve uygulanmasını denetlemek Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.

(25) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18’inci maddesinin (c) bendinde Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek Meclisin görev ve yetkileri arasında sayılmış, 23’üncü maddesinde; kesinleşen meclis kararlarının özetlerinin

yedi gün içinde uygun araçlarla halka duyurulacağı, 73’üncü maddesinde; Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkili olduğu, her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyelerinin yetkili olduğu, (26) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8’inci maddesinde; planların belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye meclisinin itirazları onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı, imar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanının, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulacağı, plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılacağı, imar planlarının aleni olduğu, bu aleniyeti sağlamanın ilgili idarelerin görevi olduğu, (27) Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7’nci maddesinde; planların kamu yararı amacıyla yapılacağı, planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemler kullanılarak kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınmasının esas olduğu, 25’inci maddesinde; İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda imar planlarında revizyon yapılacağı, 32’nci maddesinde; çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave ve değişikliklerin idarelerin karar mercilerince onaylanarak yürürlüğe gireceği, 33’üncü maddesinde; çevre düzeni planı ve imar planlarının onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edileceği, imar planlarının nerede ve nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulacağı, itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşeceği, 34’üncü maddesinde; idarelerin internet sayfasında sürekli yayımlamak suretiyle de planlara aleniyet sağlayabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

(28) 02/03/2021 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından kamuoyuna açıklanmış olan ve 30/04/2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulanması sürecinde tüm bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşların, görev ve sorumluluklarını Uygulama Takvimi çerçevesinde ve hassasiyetle yerine getirilmesi” şeklinde talimatlandırılan İnsan Hakları Eylem Planının “Mülkiyet

Hakkı” başlığı altında “Ayrıca, mülkiyet hakkının imar uygulamaları ve parselasyon işlemleri esnasında daha etkin bir şekilde korunması amacıyla faaliyetler öngörülmüş ve şeffaflık, hesap verilebilirlik ve objektiflik ilkeleri çerçevesinde uygulama birliğinin sağlanması hedeflenmiştir. (İnsan Hakları Eylem

Planı, s.83)” şeklinde belirtilmiş, “Belediye İmar Uygulamalarından Kaynaklı Mülkiyet Hakkı

İhlallerinin Önlenmesi” başlığı altında “Düzenleme ortaklık payı ve bedelsiz terk uygulamaları bakımından şeffaflık, hesap verilebilirlik ve objektiflik ilkeleri çerçevesinde uygulama birliği sağlanacaktır. İmar planı izleme ve denetleme sistemi oluşturulacak ve böylelikle parselasyon işlemlerine ilişkin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi uygulamasından kaynaklı olarak vatandaşların yaşadığı mağduriyetler giderilecektir. Hukuki öngörülebilirlik ve belirliliğin güçlendirilmesi için imar planlarındaki değişikliklerden kaynaklı uygulamada yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla gerekli tedbirler alınacaktır. İmar planlarında, kamu hizmetine tahsis amacıyla mülkiyet hakkına getirilen

/

sınırlandırmalar ile hukuki el atmadan kaynaklı mağduriyetler giderilecektir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.87)” şeklinde belirtilmiştir.

(29) Söz konusu Planda belirtilen hususlar devletin iş ve işlemlerinde idarelerin davranış usulünü ve mülkiyet hakkı ile imar uygulamalarına yönelik vatandaş odaklı bakış açısını ve yol haritasını göstermekle birlikte 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile de idareler tarafından dikkate alınma ve uygulanma zorunluluğu bulunmaktadır.

(30) İmar planları, şehrin gelişimine bağlı olarak gereksinimlerini, beklentilerini karşılamak, bugünü iyi tespit edip geleceğini öngörerek düzenleme yapılmasına ilişkin düzenleyici idari tasarruflardır. Çünkü planlar özü itibariyle genel ve objektif ve uzun dönemli projeksiyonlar oluşturur. Planlar şehrin sakinlerinin faydası için yapılmakla birlikte düzenlediği alanda yaşayan veya yaşamamasına rağmen taşınmazı bulunan kişileri de olumlu ya da olumsuz etkiler. Yani bireysel etkisi yanında yeşil alan, kamusal alanlar, yol ağları vb. toplumun ortak faydası ile ilgili düzenlemeleri içerdiği için sosyolojik etkisi de vardır. Dolayısıyla planların muhataplarına duyurulması büyük önem taşımakta olup, planların aleniliği ve duyurulması ile bu aleniyetin hangi yollarla ve nasıl yapılacağı hususlarına mevzuatta açıklık getirildiği görülmektedir.

(31) İmar planları da tıpkı tapu sicilleri gibi alenidir. Gerçekten bir kimsenin taşınmazı üzerinde yapacağı, yatırım ve faaliyetler yönünden imar planını bilmesinde zorunluluk vardır. Ayrıca bir taşınmazı devralmak isteyen kişinin de imar planında o taşınmazın nasıl gösterildiğini ve niteliklerini bilmeye ona göre akit yapmaya hakkı bulunmaktadır. (Eraslan Özkaya, Açıklamalı ve İçtihatlı İmar Kanunu Şerhi ve Mevzuatı, Ankara, 2000, s. 79.)

(32) Toplumu oluşturan halk tarafından uyulması zorunlu olan imar planlarının bilinmesi kent planlarına açıklık kazandırmakla olur. Kent planlarının açıklığı, bir yandan plan hazırlama aşamasında halkın katkısını almakla, öte yandan onaylanmış bir kent planını halkın bilgisine sunmakla sağlanır. Onaylanıp kesinleşen kent planlarının belediyelerde (internet sitelerinde), herkesin görebileceği yerlerde belli sürelerle asılmasının (yayınının) başlıca amacı, planı halka tanıtmak, açıklık sağlamak, planlama sürecini demokratlaştırmaktır. (Ruşen Keleş, Kentleşme Politikası, Ankara, 2016, s. 295-296.)

(33) İmar düzenlemeleri ve planları yapılırken önce bu kararların alımı aşamasında ve sonrasında alınan kararların herkesçe bilinirliğinin sağlanması açıklık ilkesidir. (Zeynep Akkaş Çağlar, Karşılaştırmalı

Hukukta İmar Hukukuna Hâkim Olan Temel İlkeler, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, Sayı : 2021/12307-S.21.19744 7, s. 338.)

(34) Buna göre; mevzuatta belirtilen kesinleşen meclis kararlarının özetlerinin yedi gün içinde uygun araçlarla halka duyurulması, onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilmesi, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilmesi, belediye meclisinin itirazları onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlaması, imar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanının, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulması, plan değişikliği hakkında değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılması, kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınmasının esas olması, onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilmesi, imar planlarının nerede ve nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulması, idarelerin internet sayfasında sürekli yayımlamak suretiyle de planlara aleniyet

sağlanabileceği kurallarıyla planların aleniliğinin sağlanmasının ve ilgililere duyurulmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

(35) Şikâyetçi tarafından belediye sitesinde sadece 1/25000’lik planın incelenebildiği, 1/5000’lik planın internet sitesinde olmadığı, muhtarlık ve ilgili belediye olan Şehitkamil Belediyesi sitesinde askıya çıkarılmamasının İmar Kanununa aykırı olduğu, kendileriyle müzakere edilmediği iddia edilmekte ve imar planının en baştan kendileriyle görüşülerek hazırlanması, kanuna uygun şekilde Şehitkamil Belediye

Başkanlığı ve ilgili mahalle muhtarlıklarında ( askıya çıkarılması, 1/5000’lik planın da askıya çıkarılması, askıya çıkan planın google haritalar gibi büyütmeye müsait olması, sıradan vatandaşın bakınca ada parselini ve imar planındaki niteliğini anlaması ve mevcut 1/25000 ve 1/5000’li planların iptali talebinde bulunulmaktadır.

(36) Somut olayda dosya kapsamında yapılan incelemede; şikâyete konu Mahallesi ada parselde kayıtlı taşınmazın içinde bulunduğu alanı kapsayan İpekyolu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim

Proje Alanı sınırları içerisinde planlanmış olan Şehitkâmil İlçesi ve Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 18/12/2020 tarih ve sayılı kararı ile onaylandığı, Başkanlık tarafından Basın İlan Kurumu Gaziantep

Şube Müdürlüğüne gönderilen 29/12/2020 tarihli ve sayılı yazı ile bahse konu Meclis Kararına ait ilanın 08/01/2021 ve 22/01/2021 tarihlerinde şehirde çıkan gazetelerden birinde ilan edilmesi talebinde bulunulduğu, anılan talebin Basın İlan Kurumu tarafından yerine getirildiği, Başkanlık İmar ve Şehircilik

Dairesi Başkanlığı tarafından İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığına gönderilen 31/12/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile bahse konu Meclis Kararına ait ilanın 08/01/2021 ve 08/02/2021 tarihleri arasında ilan edilmesinin istenildiği, Belediye ilan panosuna asılarak halka duyurulduğunun 08/02/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıyla bildirildiği ve 08/02/2021 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, Başkanlık İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı tarafından Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığına yazılan 31/12/2020 tarihli ve sayılı yazı ile bahse konu Meclis Kararına ait ilanın 08/01/2021 ve 08/02/2021 tarihleri arasında ilan edilmesinin istenildiği, söz konusu talebin 08/01/2021-08/02/2021 tarihinde askıya çıkarılarak karşılandığına ilişkin ekran görüntüsünün ve duyurunun Kurumumuza gönderildiği, yapılan itirazların Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/03/2021 tarih ve sayısı ile karara bağlanarak kesinleştiği tespit edilmiştir.

(37) Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin internet sitesinin incelenmesinden https://www.gaziantep.bel.tr/tr/duyurular/sehitkamil-eydibaba-ve-mucahitler-mahalleleri-nazim-imarplani-revizyonu-1 adresinde yayınlanan 25/12/2020 tarihli duyuruda “Şehitkamil İlçesi ve

Mahalleleri 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu, Belediye Meclisinin

18.12.2020 tarih ve sayılı kararı ile uygun görülmüştür. Uygun görülen söz konusu nazım imar planı,

Büyükşehir Belediye binası girişinde ve internet sitesinde 3194 Sayılı Yasanın 8/b maddesi gereği

08.01.2021 tarihinde askıya çıkarılıp, 08.02.2021 tarihinde mesai bitiminde askıdan inecektir. İsteyen

vatandaşlar mesai saatleri içerisinde görebilirler. İlanen duyurulur.” şeklinde belirtildiği, aynı internet adresinde “Nazım İmar Planı İzah Raporu”na, 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu mevcut durumlarına ve önerilere ilişkin dokümanlara yer verildiği anlaşılmaktadır.

(38) Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararları tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından usulüne uygun olarak onaylandığı, Meclis Kararına ait ilanın şehirde çıkan gazetelerden birinde ilan edildiği, Belediye ilan panosuna asılarak ve internet sitesinde yayınlanarak halka duyurulduğu, yapılan itirazların usulüne uygun

/

şekilde Belediye Meclisi tarafından karara bağlanarak kesinleştiği, dolayısıyla imar planlarındaki aleniyetin sağlandığı ve duyuru şartlarının gerçekleştiği, (38.1) Diğer yandan imar planlarının ilçe belediyesinde askıya çıkarılmasına, askıya çıkan planın google haritalar gibi büyütmeye müsait olmasına ilişkin bir zorunluluğun bulunmadığı, ancak dosya kapsamında yapılan incelemede tarafların görüşlerinin alındığına ve ilgili muhtarlık panosunda duyuru yapıldığına ilişkin bir belgenin İdare tarafından sunulmadığı, ilgili mevzuatında ise imar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanının askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulması gerektiği ve kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınmasının esas olduğu, ancak yukarıda yer verildiği şekilde imar planlarındaki aleniyetin sağlandığı ve duyuru şartlarının gerçekleştiği ile şikâyetçi tarafından imar planı revizyonundan haberdar olunarak süresinde imar planına itiraz edildiği dikkate alındığında tarafların görüşlerinin alınmamasına ve ilgili muhtarlık panosunda duyuru yapılmamasına ilişkin hususun şikâyetçinin imar planının iptali talebinin kabulünü gerektirmediği, açıklanan gerekçelerle şikâyetçinin talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (39) Hukuk devleti ilkesi devletin tüm organlarının ve kamu görevlilerinin eylem, işlem, tutum ve davranışlarında hukuka uygun davranması zorunluluğunu getirir. Hukuk devleti anlayışına göre bir ülkede bulunan hukuk düzenine ve mevzuata sadece bireylerin değil idarenin de uyma zorunluluğu bulunmaktadır.

(39.1) İnsan Hakları Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik Ve Şeffaflık” başlığı altında;

“Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve

İşlemlerinde Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmış, “İyi

Yönetim” başlığı altında “kamu hizmetlerinin erişilebilir, hesap verilebilir, eşit, şeffaf ve adil bir şekilde sunulması da hedeflenmektedir. Böylece, insan hak ve özgürlüklerine ilişkin standartlar yükseltilecek, bunun doğal sonucu olarak demokrasinin vatandaş memnuniyeti odaklı güçlenme süreci yeni bir ivme kazanacaktır. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.9)” şeklinde belirtilmiştir.

(39.2) Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmakta olup, kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır. Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir.

(39.3) Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte kamu görevlilerinin kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindenliği ve beyana güveni esas alacakları; halkın günlük yaşamını kolaylaştırmayı, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi, halkın memnuniyetini artırmayı, hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklı olmayı hedefleyecekleri; kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütecekleri, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatacakları,

çalıştıkları kurum veya kuruluşun amaçlarına ve misyonuna uygun davranacakları, ülkenin çıkarları, toplumun refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket edecekleri belirtilmiştir.

(39.4) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8’inci maddesinde imar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanının, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulacağı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7’nci maddesinde ise planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemler kullanılarak kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınmasının esas olduğu belirtilmiştir.

(39.5) Somut olayda; dosya kapsamında yapılan incelemede tarafların görüşlerinin alındığına ve ilgili muhtarlık panosunda duyuru yapıldığına ilişkin bir belgenin İdare tarafından sunulmadığı tespit edilmiştir.

(39.6) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyet kapsamında bilgi ve belge talebinde bulunulan İdarelerin Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına gerekçeli olarak cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarelerin iyi yönetim ilkelerinden “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, (39.7) Ancak yukarıda belirtildiği üzere uygun araçların kullanılarak tarafların görüşlerinin yeterli bir şekilde alındığına ve ilgili muhtarlık panosunda bilgilendirme ilanı yayınlandığına ilişkin bir tespit yapılamadığından iyi yönetim ilkelerinden olan “kanunlara uygunluk”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik”, “haklı beklentiye uygunluk” ve “bilgi edinme hakkı” ilkelerine uygun davranılabilmesini teminen, bahse konu İdarenin bundan böyle söz konusu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

(40) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, ŞİKÂYETÇİYE, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve

ŞEHİTKAMİL BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi