TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
: 94019529-101.07.04-E.
SAYI
:
BAŞVURUNO
KARAR TARİHİ
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN
BAŞVURAN VEKİLİ/ TEMSİLCİSİ
BAŞVURUYA KONU İDARE Trabzon Büyükşehir Belediye
Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU Başvuranların; Kentsel Dönüşüm
Projesi Trabzon kapsamında bulunan
İli, Ortahisar İlçesi, Çömlekçi
Mahallesinde bulunan ■ Pafta ■
Ada I Parsel numaralı taşınmaz hakkında kamu yararı karan alındığını ancak bugüne kadar kamulaştınna işlemlerine devam edilmediğinden bahisle oluşan mağduriyetin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ 13.10.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza vekili aracılığıyla başvuru yapan ve diğer hissedarlar başvuru dilekçesi ve eklerinde özetle; Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Çömlekçi Mahallesinde bulunan-Pafta■ Ada I Paı-sel numaralı taşınmazın maliki olduklarını, söz konusu taşınmazın
Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında olduğunu, Trabzon Büyükşehir Belediyesince kamu yaran karan alındığını, ancak, söz konusu taşınmaza ilişkin kamulaştınna işlemlerine devam edilınediğini, ilgili Kuıuınun söz konusu taşınmazın bedeline ilişkin bugüne kadar herhangi bir ödeme 1/9 yapmadığını, herhangi bir bedel tespiti davasını da açmadığını, 12/ 09/ 2017 ve 15/ 03/ 2017 tarihlerinde ilgili Kuruma kamulaştırma işlemlerine devam edilmesi konusunda başvuru yaptıklarını ancak gerekli neticeyi alamadıklarını, taşınmaza ilişkin alım, satım, imar izni gibi tasarruf haklarının kısıtlanmış olduğunu ve uzun zamandır bekletilerek mağdur edildiklerini belirterek; taşınmazla ilgili davaların ivedilikle açılması ve kurumun ihtar edilerek gereğinin yapılmasını talep etmektedirler .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 06/ 11/ 2017 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak İstimlak Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 22/ 11/ 2017 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Söz konusu parselin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının 07/ 05/ 2010 tarih ve 173 sayılı
meclis kararı ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında 17/ 05/ 2011 tarihinde imzalanan Protokol ile Çömlekçi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında yer aldığını,
2.2 Taşınmazın bulunduğu proje kapsamındaki alanda uzlaşma sürecinin devam ettiğini,
kamulaştırma sürecinin henüz başlamamış olduğunu, bedel tespiti davasının uzlaşma sürecinin sonlandırılmasından itibaren açılacağını,
2.3 Başvuru sahibinin tapudaki takyidatlarının kaldırılması durumunda uzlaşma yolu ile taşınmazını
TOKİ’ye devretme hakkına sahip olduğunu,
2.4 Söz konusu taşınmazla ilgili olarak taşınmaz sahibi ile uzlaşma sağlanamadığı taktirde bedel
tespiti ve idare adına tescil davası açılacağını ancak henüz bu sürecin başlamadığını ifade etmiştir .
3. Kurumumuzun 16/ 03/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığından ilave bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak İstimlak Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 10/ 04/ 2018 tarihli ve sayılı ile 12/ 04/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1 söz konusu parselin Çömlekçi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında olup bu alanda
uzlaşma süreci devam ettiğinden kamulaştırma sürecinin henüz başlamadığı, bedel tespit ve tescil davasının uzlaşma sürecinin sonlandırılmasından itibaren açılacağını,
3.2 söz konusu parselin bulunduğu alanın Trabzon Belediye Meclisinin 25/ 11/ 2002 tarih ve 165
sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğe giren 1/ 5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/ 1000 ölçekli
Uygulama İmar Planında konut alanı olarak planlandığı,
3.3 Trabzon Belediye Meclisinin 07/ 05/ 2010 tarih ve 173 sayılı kararı ile ilgili parselinde içinde
bulunduğu alanın “Kentsel Dönüşüm Alanı” olarak ilan edildiği ve bu alanda imar faaliyetlerinin durdurulduğu,
3.4 Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile aralarında akdedilen protokol çerçevesinde proje alanında
çalışmaların devam ettiği,
3.5 Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin 20/ 02/ 2018 tarih ve 963 sayılı kararıyla onaylanarak,
05/ 03/ 2018- 03/ 04/ 2018 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılan 1/ 5000 ölçekli İlave Revizyon Nazım
2 / 9İmar Planında ilgili parselinde içinde bulunduğu alanın Kentsel Dönüşüm Alanı olarak Plana
işlendiği, belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik
Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .”,
4.1 “IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15 inci
maddesinde, “Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir ” ,
4.2 “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras hakkına sahiptir .
Bu haklar kamu yararı amacı ile kanunla sınırlanabilir . Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz .”,
4.3 “Kamulaştırma” başlıklı 46 ıncı maddesinde, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir . Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir . Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir . Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir .”,
4.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 5. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal
Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler… Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…”, 6. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet
3 / 9anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye
önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek Protokol No. 1’in “Mülkiyetin korunması” başlıklı
1 inci maddesinde, “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini
isteme hakkı vardır . Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir .”, 8. 8/ 12/ 2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesinde, “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir . ”, 9. 09/ 05/ 1985 tarih ve 18749 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3194 sayılı İmar Kanununun
“İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar . Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir . Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar . Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur . ”, 10. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” başlıklı 73 üncü maddesinde; “Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir … Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir… Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/ 5/ 1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir… Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır . Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır… Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır . Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir…
Dönüşüm alanı sınırı kesinleştiği tarihte, bu sınırlar içindeki gayrimenkullerin tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmek üzere tapu sicil müdürlüğüne, paftasında gösterilmek üzere kadastro müdürlüğüne bildirilir . Söz konusu gayrimenkullerin kaydında meydana gelen değişiklikler belediyeye bildirilir . Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde; ifraz, tevhit, sınırlı ayni hak tesisi ve terkini, cins değişikliği ve yapı ruhsatı verilmesine ilişkin işlemler belediyenin izni ile yapılır… Belediye, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerini gerçekleştirmek amacıyla; imar
.
4 / 9uygulaması yapmaya, imar uygulaması yapılan alanlardaki taşınmazların değerlerini tespit etmeye
ve bu değer üzerinden hak sahiplerine dağıtım yapmaya veya hasılat paylaşımını esas alan uygulamalar yapmaya yetkilidir . Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin uygulanması sırasında, tapu kayıtlarında mülkiyet hanesi açık olan veya ayni hakları davalı olan taşınmazlar doğrudan kamulaştırılarak bedelleri mahkemece tayin edilen bankaya belli olacak hak sahipleri adına bloke edilir… Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamındaki işler, kamu idareleriyle 75 inci madde çerçevesinde ortak hizmet projeleri aracılığıyla gerçekleştirilebilir . Bu Kanunun konusu ile ilgili hususlarda Başbakanlık Toplu Konut İdaresine 2985 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla verilen yetkiler saklıdır .” hükümleri mevcuttur .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. ve diğer hissedarlar , 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurularında Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında bulunan Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Çömlekçi Mahallesinde bulunan Pafta Ada Parsel numaralı taşınmaz hakkında kamu yararı kararı alındığını ancak bugüne kadar kamulaştırma işlemlerine devam edilmediğinden bahisle oluşan mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir .
13. Somut olayda; başvuruculara ait olan Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Çömlekçi Mahallesinde bulunan Pafta Ada Parsel numaralı taşınmazın;
13.1 Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının 07/ 05/ 2010 tarih ve 173 sayılı meclis kararı ve
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında 17/ 05/ 2011 tarihinde imzalanan Protokol ile Çömlekçi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında yer aldığı,
13.2 25/ 11/ 2002 tarihinde onaylanan 1/ 5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/ 1000 ölçekli Uygulama
İmar Planında “konut alanı” olarak planlandığı,
13.3 Trabzon Belediye Meclisinin 07/ 05/ 2010 tarih ve 173 sayılı kararı ile ilgili parselinde içinde
bulunduğu alanın “Kentsel Dönüşüm Alanı” olarak ilan edildiği ve bu alanda imar faaliyetlerinin durdurulduğu,
13.4 20/ 02/ 2018 tarihinde onaylanan 1/ 5000 ölçekli İlave Revizyon Nazım İmar Planında da
Kentsel Dönüşüm Alanı olarak Plana işlendiği anlaşılmıştır .
14. Başvuru konusuna ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. Maddesi gereğince; Belediyelerin , belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği , Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamındaki işlerin,
5 / 9kamu idareleriyle ortak hizmet projeleri aracılığıyla gerçekleştirilebileceği, kentsel dönüşüm
ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu hüküm altına alınmıştır .
15. Başvuran vekilinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8 ve 10. maddeleri kapsamında işlem tesisine yönelik Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına hitaben yazmış olduğu, 15/ 03/ 2017 tarihli ve 12/ 09/ 2017 tarihli dilekçelerine, ilgili idare tarafından 24/ 03/ 2017 ve 26/ 09/ 2017 tarihlerinde bahse konu yerde hak sahipleri ile herhangi bir anlaşma yapılmadığı, uzlaşma görüşmelerinin devam ettiği, kamulaştırma davalarının ne zaman açılacağı hususuna ilişkin bir tarihin belirlenmediği şeklinde cevap verildiği dolayısıyla başvuranın bu süreçte dilekçe ile talep ettiği hususların idarece yerine getirilmediği tespit edilmiştir .
16. Anayasanın 46 ncı maddesine göre, kamulaştırma, Devlet ve kamu tüzelkişilerinin, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılığını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz bir malın tamamına veya bir kısmına, kanunda gösterilen esas ve usullere göre zorla el atması işlemidir . Kamulaştırmasız el atma ise, Anayasa Mahkemesinin 2013/ 9381 Başvuru No’lu ve
03.03.2016 tarihli Bireysel Başvuruya İlişkin Kararında belirtildiği üzere, kamulaştırma yapmaya
yetkili olan Devlet, kamu tüzelkişileri, kamu kurumları ve kamu yararı bulunması halinde yararlarına kamulaştırma yapılabilecek gerçek ve özel hukuk kişileri tarafından, Anayasanın 46 ncı maddesi ve
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa aykırı şekilde, özel mülkiyete konu taşınmazlara kısmen veya
tamamen, fiilen veya hukuken el konulması işlemidir .
17. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/ 12/ 2010 tarih ve 2010/ 5- 662 Esas, 2010/ 651 Karar sayılı kararında ; “…bir kişinin taşınmazına eylemli olarak el atıp tamamen veya kısmen kullanılmasına engel olunması ile imar uygulaması sonucu o kişinin mülkiyetinde olan taşınmaza hukuken kullanmaya engel sınırlamalar getirilmesi arasında sonucu itibari ile bir fark bulunmamakta her ikisi de kişinin mülkiyet hakkının sınırlandırılması bakımından aynı sonucu doğurmaktadır…” hususlarına değinmiş olup; somut olayda; başvuruculara ait olan Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Çömlekçi Mahallesinde bulunan 139 Pafta 328 Ada 42 Parsel numaralı taşınmazın; Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının 07/ 05/ 2010 tarih ve 173 sayılı meclis kararı ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında 17/ 05/ 2011 tarihinde imzalanan Protokol ile Çömlekçi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında yer aldığı, 25/ 11/ 2002 tarihinde onaylanan 1/ 5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/ 1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “konut alanı” olarak planlandığı, Trabzon Belediye
Meclisinin 07/ 05/ 2010 tarih ve 173 sayılı kararı ile ilgili parselinde içinde bulunduğu alanın
“Kentsel Dönüşüm Alanı” olarak ilan edildiği ve bu alanda imar faaliyetlerinin durdurulduğu, 20/ 02/ 2018 tarihinde onaylanan 1/ 5000 ölçekli İlave Revizyon Nazım İmar Planında da Kentsel
Dönüşüm Alanı olarak Plana işlendiği bu doğrultuda, başvuranın mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu hakkı ortadan kaldıran imar hukukundan kaynaklı müdahalenin kararda belirtilen
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince de kamulaştırmasız el atma olgusunu meydana getirdiği değerlendirilmektedir .
18. Zira eğer imar planı kararları ve inşaat yasakları nedeni ile taşınmaz malikinin taşınmazı bizzat kullanması engellenmekte ise, bu taktirde kamulaştırmasız el atmanın varlığını kabul etmek gerekmektedir . (Suat ŞİMŞEK, İmar Hukuku, Milli emlak Kontrolörleri Derneği, Ankara,
6 / 9Ocak- 2010 s.345)
19. Günümüzde devam eden küreselleşme sürecinde mülkiyet hakkının her şeyden öte öncelikli olarak bir insan hakkı olduğu, sadece bir eşya hukuku meselesi olarak değerlendirilemeyeceği, yadsınamaz bir gerçektir . (GEMALMAZ, Burak, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Açısından
Mülkiyet Hakkının Sınırlanmasında Adil Denge İlkesi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Mecmuası, Cilt 69, Sayı 1, Y. 2011, s. 650) Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması esnasında uyulması gereken genel ilkeler Anayasanın 13 üncü maddesi ile teminat altına alınmış bulunmaktadır . Bu doğrultuda, Anayasanın 35 inci maddesinde temel bir insan hakkı olarak değerlendirilen mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmektedir . ( Bkz : Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2017/ 6399 Başvuru Numaralı ve 16/ 11/ 2017 tarihli Tavsiye Kararı )
20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği düzenlenmiş olup, söz konusu uluslararası metne uygun bir biçimde Anayasanın 35 inci maddesinde de, herkesin sahip olduğu mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacı ile kanunla sınırlanabileceği öngörülmüş iken, Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel hüküm getirilmiş, buna göre temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, Anayasanın 15 inci maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesinin mümkün olduğu olağanüstü hallerde dahi milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlâl edilmemesi ve kısıtlamanın durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunluğunun öngörüldüğü görülmektedir . ( Bkz : Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2017/ 6341
Başvuru Numaralı ve 14/ 11/ 2017 tarihli Tavsiye Kararı )
21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında değinildiği üzere, taraf devletlerin şehir planlaması politikalarını uygulama bakımından geniş bir takdir marjından yararlanmaları gerekmektedir; ancak taraf devletler şehir planlamasına ilişkin olarak sahip oldukları takdir yetkisini ölçülülük ilkesini gözetmek suretiyle kullanmak zorunda bulunmaktadırlar . Uzun süreli kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile mülkiyet hakkına müdahale edilmesi halinde öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken, toplumun genel yararı ile bireylerin temel haklarının korunması arasında adil bir dengenin kurulup kurulmadığı hususudur .
22. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının 22/ 11/ 2017 tarih ve sayılı cevabi yazısında belirttiği “…başvuru sahibinin tapudaki takyidatlarının kaldırması durumunda uzlaşma yolu le taşınmazını TOKİ’ye devretme hakkına sahip olduğu…” iddiasına ilişkin olarak ise; Yargıtay 18.
Hukuk dairesinin 2011/ 10971 Esas, 2011/ 12423 Karar sayılı ve 05/ 12/ 2011 tarihli Kararında “
…Kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydında mevcut olan ipotek ve haciz şerhlerinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken , infazda duraksama yaratacak şekilde bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin taşınmaz üzerindeki
7 / 9hacizler kaldırılıncaya ve alacaklının muvafakati verilinceye kadar belirtilen hesapta
muhafazasına karar verilmesi… doğru görülmemiştir… ” hususlarına değinildiği, dolayısı ile somut olayda taşınmazda bulunan takyidatların bu sürece engel teşkil etmeyeceği de anlaşılmaktadır .
23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın mülkiyet hakkına yönelik imar hukukundan kaynaklı müdahalenin 2010 yılından itibaren içinde bulunulan 2018 yılına kadar devam etmesi şikayetçiyi, mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe itmekte, şikayetçinin mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanması önünde engel teşkil etmekte, arazinin satış şansı da dahil olmak üzere sonucu itibariyle taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azaltmakta olduğu ve bunun yanında söz konusu müdahalenin idare tarafından tazminat ödenmek suretiyle giderilmediği, kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengenin şikayetçi aleyhine bozulmuş olduğu, idarenin başvuranın talebine ilişkin herhangi bir işlem tesis etmemesinin de mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğu anlaşılmış olup; idarenin eyleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, ancak karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, bu ilkeye uyması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Trabzon İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile öngörülen usul izlenmek suretiyle;
a) İdare ile başvuran arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin, güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve idare tarafından kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesisi, veya b) İdarenin, bahsi geçen taşınmaza ihtiyacı bulunmadığının saptanması halinde, bireysel yarar ile kamusal yarar arasındaki denge gözetilerek başvuranın arsası üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılmasına yönelik makul sürede işlem tesisi için TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
8 / 9BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURAN VEKİLİNE ve TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi