|
ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul Beşiktaş’ta bulunan bir taşınmazın konut olarak kullanılması gerektiği yönündeki idari işlemin iptali istemiyle açılan davayı incelemiştir. İdare Mahkemesi, Danıştay Onuncu Dairesinin daha önceki bozma kararına uyarak, taşınmazın kentsel sit alanı olarak ilan edildiğini ve bu alanda konut dışı kullanımın engellendiğini belirlemiştir. Bu bağlamda, davalı belediyenin, kentsel sit alanında işyeri açma ruhsatı olmaksızın ticari faaliyet yürütülmesine izin vermediği ve taşınmazın konut amacına uygun olarak kullanılmasına yönelik işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava sonucunda, davacının temyiz istemi reddedilmiş ve İdare Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kentsel sit alanlarının korunmasına yönelik mevzuatın uygulanmasının önemini vurgulamakta ve davalı idarenin yetkilerini kullanarak hukuka uygun bir işlem tesis ettiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, taşınmazın konut olarak kullanılması gerektiği yönündeki idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir. |
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/16143 E. , 2021/5017 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16143
Karar No : 2021/5017
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …. Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. ….
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …. Şubesi
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi … Mahallesi … ada, … parselde bulunan binadaki işyerlerinin tahliyelerinin sağlanarak amacına uygun konut olarak kullanılması gerektiği yönünde tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ….. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 16/10/2018 günlü, E:2017/1148, K:2018/3140 sayılı bozma kararına uyularak; davacının maliki bulunduğu taşınmazın, imar planında yerleşme ve mimari stilleri itibariyle geleceğe intikal ettirilecek örnek prestij mahalleleri olarak kabul edilen alanda ve konut bölgesinde kaldığı ve İstanbul III. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 13/05/2008 tarih ve 3047 sayılı kararı ile “Kentsel Sit Alanı” ilan edildiği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğünün 11/08/2009 tarihli işlemi ile konut dışı kullanımının engellendiği ve anılan işlemlere karşı açılan davaların reddedilerek onandığının tartışmasız olduğu; bu durumda; “Kentsel Sit Alanı” ilan edilen yerle ilgili koruma kurulu kararlarına uymak zorunluluğunda olan ve bu kararı uygulamakla yetkili olan davalı idare durumundaki belediyelerce, kentsel sit alanı ilan edilen yerde bulunan ve bu bölgede mer’i olan imar planında da konut alanı fonksiyonunda yer alan yapıda işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadan ticari faaliyette bulunulduğu anlaşıldığından, işyeri faaliyetine son verilerek, binanın konut amacına uygun olarak kullanılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece dosya kapsamından anılan kiracıya ait işyeri açma çalıştırma ruhsatının olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme yapılarak karar verildiği, dava konusu taşınmazın, dava dışı … Prodüksiyon Film Reklam Montaj Seslendirme ve Organizasyon Hiz. Tic. Ltd. Şti.’ne mevcut imar planı ve yerleşme planına uygun olarak 16/11/2006 tarihinde, dava konusu işlemin dayanağı olan “kentsel sit alanı ilanı” kararından önce kiralandığı, taşınmazın kiralandığı tarihte mevcut mevzuat ve idari kararlara göre taraflar arasındaki kira sözleşmesi hukuka uygun ve kiracının taşınmazı kullanımına engel teşkil edecek durum yokken akdedilmiş olduğundan, somut olayda kazanılmış hakkın mevcut bulunduğu ve davalı idarenin işleminin kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ….
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan … TL tutarındaki yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
1. **Temyiz Nedir?** Temyiz, Danıştay’da ilk kez 21.08.1957 tarihinde yürürlüğe konan (Gümrük ve Tiyatro Kanunları ile birlikte) İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49’ununcu maddesinde “Danıştay’da temyiz etmek” ifadesinin yer almasıyla başlayan yargı organımızda; daha önce olduğu gibi bugün de bir mahkemenin hükmünün temyiz edilerek Danıştay tarafından incelenmesidir. 2. **Temyiz Edilecek Karar Nedir?** |