onecikan-yargitay

ÖZET: Bu dava, İstanbul Tersane Komutanlığı ile yüklenici arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerine ilişkindir. Davacı yüklenici, işin zamanında tamamlandığını, ancak idarenin gecikmelere neden olduğunu ve bu nedenle kesilen gecikme cezasının haksız olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, yapılan işlerin kesin hesabını çıkararak bazı alacakların davacıya ödenmesine karar vermiş, ancak davalı tarafın itirazları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Mahkeme, ilave işlerin sözleşme kapsamında olup olmadığını belirlemek için yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğine ve taraflar arasındaki kesin hesabın onaylanmadığına dikkat çekmiştir. Bu bağlamda, kesin hesap alacaklarının belirlenmesi ve ilave iş taleplerinin değerlendirilmesi için gerekli incelemelerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek, kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, sözleşme ve eklerinin titiz bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

6. Hukuk Dairesi         2023/1183 E.  ,  2024/5197 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2851 E., 2022/2103 K.
    DAVA TARİHİ : 01.09.2015
    KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/227 E., 2022/157 K.

    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında İstanbul Tersane Komutanlığı Tersane ve Tersane Yarımadası Tesisi Merkezleri’nin doğalgaza dönüştürülmesi işine ilişkin 08/05/2013 tarihli sözleşme yapıldığını, işin zamanında tamamlanmasına rağmen idareden kaynaklanan nedenlerle iş programında kayma olduğunu, bunun sonucu olarak davalı idarece müvekkilinin son hakedişinden programa uymadığı gerekçesi ile 35.730,00 TL ceza kesildiğini, oysa gecikmenin davalı idareden kaynaklandığını, zira doğalgaz aboneliğinin yapılması işinin davalı idareye ait olduğunu, ihale kapsamında olmayan ve işin projesinde gösterilmeyen ancak uygulama sırasında sistemin çalışabilmesi için teknik zorunluluktan dolayı müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı imalâtların bedelinin ödenmediğini, ayrıca imalât eksikliği iddiası ile kesin hesaptan 42.208,35 TL’nin geri alındığını ileri sürerek müvekkilinden kesilen ceza, kesin hesaptan kaynaklandığı iddia edilen ve geri alınan bedel ve sözleşme dışı fazla imalât bedeli toplamı olan 259.960,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, bu mümkün olmadığı takdirde yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işin süresinin, teslim tarihi dahil 240 takvim günü olarak belirlendiğini, iş programı incelendiğinde gecikmenin nedeni olarak gösterilmeye çalışılan sorununun doğalgaz abonelik süreci ile ilgili olmadığını, işin gecikmesi nedeni ile gecikme cezası uygulanmasının yerinde olduğunu, sözleşme gereğince ilave iş bedeli istenemeyeceğini, ilave iş bedeli kalemlerinin sözleşmeye dahil olduğunu, davacının işin fen ve sanat kurallarına göre tamamlanması için ilave çıkan işleri teknik şartnameye uygun olarak ücret talep etmeden yapması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, sözleşme kapsamında yapılan işlerin kesin hesabının yapıldığı ve bu hesaba göre artan ve azalan işlerin belirlendiği, davacı şirkete, kesin hakedişe göre muhtelif eksilen imalatlar için 42.208,35 TL’nin iade edilmesi gerektiği, yerinde yapılan incelemede proje kapsamındaki tesislerin çalışır ve faal vaziyette bulunduğu, davacı tarafından sözleşme dışı yapılan ilave imalatların tasdikli proje kapsamında ve yapılmasının gerekli olduğu, faydalı imalatlar olarak değerlendirilmesi gerektiğinin bilirkişilerce bildirildiği, bu tutarın 180.656,89 TL olarak tespit edildiği, 35.730,00 TL gecikme cezasının da idari şartnamede belirtilen 46. 33. maddeye uygun olarak kesildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 239.292,89 TL’nin dava tarihi 01/09/2015’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; sair istinaf itirazlarının reddi ile davacı yüklenici yanca sözleşme ve proje kapsamında yapılması gereken ateş tuğlası yerine refraktör yapıldığı sabit ve tarafların kabulünde olmasına rağmen, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi 2. ek raporu doğrultusunda, hem ateş tuğlası bedeli olan 15.056,00 TL’nin, hem de refraktör malzeme bedeli olan 19.760,00 TL’nin davacı alacağına eklenmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, bu kısmın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 224.236,89 TL’nin 01/09/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

    2-Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.

    Taraflar arasında 08/05/2013 tarihli “İstanbul Tersane Komutanlığı Tersane ve Tersane Yarımadası Teshin Merkezlerinin Doğalgaza Dönüştürülmesi” başlıklı sözleşme imzalanmıştır.

    Sözleşmede iş bedeli 3.176.000,00 TL olarak kararlaştırılmış, işe başlama tarihinin sözleşme tarihinden itibaren 15 gün ve teslim süresinin 240 gün olduğu belirlenmiş, sürenin hesaplanmasında havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından ayrıca süre uzatımı verilemeyeceği, idarenin talebi olmaksızın yüklenicinin iş programına nazaran daha fazla iş yaparsa idarenin bu fazla işin bedelini imkan bulduğu takdirde ödeyeceği, yükleniciye mücbir sebepler veya idarenin kusuru olması nedeniyle süre uzatım verildiğinde fiyat farkının verileceği, iş tesliminde geciken her gün için sözleşme bedelinin %05 oranında gecikme cezasının uygulanacağı düzenlenmiştir.

    Dosyada bulunan evraklardan; davacıya yer tesliminin 15/05/2013 tarihinde yapıldığı, geçici kabulün 20/01/2014 tarihinde imzalandığı anlaşılmaktadır.

    Davalı vekilinin ilave işlere yönelik temyizi değerlendirildiğinde, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarında; mahallinde yapılan incelemelerde, proje kapsamındaki tesislerin çalışır ve faal vaziyette bulunduğu, davacı tarafından yapılan sözleşme dışı ilave imalâtların tasdikli proje kapsamında olduğu, yapılmasının gerekli bulunduğu, faydalı imalâtlar olarak değerlendirilmesinin gerektiği, yapılan faydalı imalât ilave işler bedelinin; ana basınç düşürme istasyonu çevresine koruyucu yapılması bedeli 5.456,73 TL, beton kaide yapılması bedeli 5.680,08 TL, basınç düşürme istasyonuna kabin yapılması bedeli 8.353,16 TL, bina ısı merkezi baca taşıyıcı kelepçe ve konsol imalatı bedeli 13.956,00 TL, baca taşıyıcı konstrüksiyon imalâtları bedeli 45.061,28 TL, baca temel imalatları bedeli 3.470,40 TL, ana ısı merkezi kazanları üzerine yürüme yolları yapılması bedeli 19.487,09 TL ve kanal kapakları yapılması bedelinin 16.939.15 TL olmak üzere toplam 180.656,89 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda ilave işler bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Davalı vekili tarafından, davacının ilave olarak yaptığını iddia ettiği işlerin sözleşme kapsamında kaldığı beyan edilerek rapora itiraz edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki teknik ve mekanik şartnameler ve dosya kapsamında bulunan 04.03.2014 tarihli davalı yazısı incelendiğinde bu itirazlara ilişkin bilirkişi raporlarında ilave yapıldığı kabul edilen işlerin, sözleşme kapsamında olup olmadığına ilişkin itirazlar yeterince aydınlatılmadığından, düzenlenen bilirkişi raporlarının karar vermeye elverişli olduğu söylenemez. Mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ile yukarıda açıklanan imalât kalemlerine ilişkin sözleşme ve sözleşmenin ekleri olan teknik ve özel şartnameler de değerlendirilerek bu kalemlerin sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik araştırma ile davanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır.

    3- Davacı vekili, imalat eksikliği iddiası ile kesin hesaptan 42.208,35 TL’nin geri alındığını ileri sürerek bunun da tahsilini talep etmiş olup, mahkemece bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davalı iş sahibi tarafından kesin hesabın çıkartıldığı, yüklenicinin kesin hesap çalışmalarına katılmadığı, 22.11.2014 tarihli davalı yazısı ile idarece çıkartılan kesin hesabın davacı yükleniciye bildirildiği, davacı yüklenicinin 29.12.2014 tarihli yazısı ile kesin hesabın imzalanmayacağını, iş bu davanın sonucuna göre yapılacak kesin hesabın imzalanacağını bildirildiği görülmüştür. Bu durumda taraflar arasında kesin hesabın onaylanmadığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişiler kurulu raporunda da kesin hesabın çıkarılmasına yönelik bir çalışma yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşme ifa ile sonuçlandığından davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı imalâta göre işin kesin hesabı çıkarttılarak, davalı iş sahibinin fazla ödemede bulunup bulunmadığına ilişkin gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmesi, yapılacak incelemede yukarıda bahsi geçen sözleşmenin eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 42. maddesi uyarınca ara hakedişlere itirazların da değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta inceleme yapılmaksızın karar verilmesi doğru olmamıştır.

    Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yukarıda anlatıldığı üzere, kesin hesap alacağı yönünden, tasfiye kesin hesabının mahkemece bilirkişiler vasıtasıyla çıkartılarak davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği ve hakettiği imalât bedelinin bulunup bunun toplam ödeme miktarından düşülerek fazla ödeme olup olmadığını tespit etmek ve ilave iş hususunda denetime elverişli ve tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince verilen karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.