|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebi üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin taşınmazları usulüne uygun şekilde kamulaştırdığı ve davacılar murisinin bu süreçte kayyım tarafından temsil edildiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de, davacılar vekilinin itirazlarını değerlendirerek, kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminin varlığını ve davacıların bu süreçte taraf olmadığını göz önünde bulundurarak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddinin yerinde olduğunu belirtmiştir. Davacılar vekilinin, geçerli bir kamulaştırma olmadığını ve murisin mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiği yönündeki itirazları, mahkemece yeterli bulunmamıştır. Sonuç olarak, temyiz itirazları da reddedilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, kamulaştırma işlemlerinin geçerliliği ve kesin hükmün etkileri açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3432 E. , 2024/9094 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1733 Esas, 2022/1029 Karar
DAVA TARİHİ : 22.07.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/340 Esas, 2021/372 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, … Mahallesi 10457 ada 7 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun kamulaştırıldığını, … tarafından kamulaştırma bedel tespit ve tescili davalarının açıldığını, davacılar murisinin davalı olarak gösterildiğini; ancak kim olduğu tespit edilemediğinden kayyım atandığını, davacılar murisinin bedel tespit ve tescili davasında kayyım tarafından temsil edildiği gözetilerek davanın esasına girilmeden kesin hüküm nedeniyle reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar dava konusu taşınmazlar hakkında davalı idarece kamulaştırma bedel tespit tescil davası açılmış ve kabule ilişkin kararlar kesinleşmişse de geçerli bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceğini, kamulaştırma bedel tespit ve tescil davasında murise kayyım tayin edilmişse de murisin veraset ilamı getirilerek mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiğini ve müvekkillerinin taraf olmadığı bir davada kesin hükümden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara ilişkin davalı idare tarafından davacılar murisinin de taraf olduğu kamulaştırma bedel tespit tescil davalarının açıldığı, davacılar murisinin kayyımla temsil edildiği ve dava konusu taşınmazlara ilişkin kesinleşmiş geçerli bir kamulaştırma işleminin söz konusu olduğu, böylece davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Kayseri ili, …, … Mahallesi 10457 ada 7 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davalı idare tarafından Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/260 Esas, 2016/186 Karar sayılı ve Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/88 Esas, 2017/210 Karar sayılı dosyası ile açılan kamulaştırma bedel tespit ve tesciline ilişkin davaların kabulüne karar verildiği ve kesinleştiği anlaşıldığından davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.