TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

: 94019529-101.07.04-E.

SAYI

:

BAŞVURU NO

KARAR TARİHİ

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN

BAŞVURAN VEKİLİ/ TEMSİLCİSİ

BAŞVURUYA KONU İDARE Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU Başvuranın; kesinleşen kamulaştınna bedeli alacağının belediye tarafından eksik ödendiğinden bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.

16.11.2017

BAŞVURU TARİHİ

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuru yapan başvuru dilekçesi ve eklerinde özetle_;_ Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığından kesinleşen kamulaştınna bedeli alacağı bulunduğunu, mahkeme kararına rağmen, zorla alacağının toplam faizin %20’sinden feragat ederse bu bedelin ödeneceğinin söylediğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini, ancak alacağının bir bölümünün Nisan

2017 tarihinde ödendiğini, Hukuk Müşavirliği ve Emlak İstimlak Daire Başkanlığının tahakkuk

ettirdiği ödeme emirlerinin belediye tarafından ödenmediğini, gerekçe olarak da 200 kişiye bu şekilde ödeme yapıldığı, kendilerine de bu şekilde ödeme yapılacağının gösterildiğini, bu konuda

Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığında Gider Şube Müdüıiinün, hiçbir kanuni gerekçe sunmadan, bu ödemeyi yapamam dediğini, tekrar dava açmak için yazılı cevap istediğini, ancak belediye tarafından herhangi bir cevabın verilınediğini beliıterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektediı·.

il. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI 2. Kuıııınumuzun 30/11/2017 tarih ve – sayılı yazısı ile şikayet başvuıusunun çozume kavuştuıulması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde

1 / 11 bulunulmuştur . Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 21/ 12/ 2017 tarih,

sayılı ve 09/ 01/ 2018 tarih, sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Hukuk Müşavirliği’nin 08/ 02/ 2016 tarihli ve sayılı ve 16/ 02/ 2016 tarih ve sayılı yazıları ile gönderilen hesap müfredatının tahakkuka bağlanarak ödenmek üzere 17/ 02/ 2016 tarih ve sayılı ve 19/ 02/ 2016 tarih ve sayılı yazıları ile Mali Hizmetler Dairesi

Başkanlığına gönderildiği,

2.2 Hukuk Müşavirliği’nin 30/ 05/ 2017 tarih ve ve 23/ 05/ 2017 tarih ve sayılı yazıları

ile bakiye icra vekalet ücreti farkı için gönderilen hesap müfredatının tahakkuka bağlanarak ödenmek üzere 26/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı yazısı ile Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığına gönderildiği,

2.3 Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığınca tesis edilen işlemlere ilişkin cari durum kartı, feragatname

dilekçesi fotokopisinin yazı ekinde gönderildiği,

2.4 adına 2016 yılında Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2015/ sayılı dosyası için

70.903,25.-TL . ve 2017 yılında 5.678,23 TL .( fâiz) kamulaştırmasız el atma bedeli tahakkuk edildiği,

2.5 Ayrıca söz konusu dosyanın ödemesinin, 02/ 01/ 2017 tarihinde adına Ziraat Bankası

Necatibey Şubesi TR IBAN numaralı hesaba yapılmış olduğu, ödemeye ilişkin belgeler ile istenilen tüm evrakların yazı ekinde sunulduğu belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye

Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 3.1. “Yürütme yetkisi ve görevi” kenar başlıklı 8. Maddesinde; “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir .”,

3.2 “Mülkiyet Hakkı” kenar başlıklı 35’nci maddesinde; “herkesin mülkiyet ve miras hakkına

sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı”, 3.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir . Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 3.5. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. Maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür .”,

3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

2 / 11organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme

kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez .”, 4. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17 nci maddesinde; “hiç kimsenin keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamayacağı” düzenlenmiştir .

5. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde;

“mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verilmiştir .

6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır . Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir .” şeklinde bir düzenlemeye gidilmiştir .

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir . Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır .”,

8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasında :

“Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur . Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz ( 30) günü geçemez …”, 9. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu

Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler .”, “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler .” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, bilirkişi raporu, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

3 / 11A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. , 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda kesinleşen kamulaştırma bedeli alacağının belediye tarafından eksik ödendiğinden bahisle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .

12. Anayasanın değiştirilemeyecek hükümlerinden olan “Cumhuriyetin Nitelikleri” kenar başlıklı 2.

Maddesi gereği Türkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devletidir . Hukuk devleti; evrensel hukuk kurallarını üstün tutan, koymuş olduğu hukuk kurallarıyla vatandaşlarının hak ve özgürlüklerini koruyan, ve en başta kendisini bu hukuk kurallarıyla bağlı tutan vatandaşlarına hukuki güvenlik sağlayan, yasama ve yargı organının işlem ve eylemlerinin hakim güvencesine sahip hakimlerden oluşan bağımsız mahkemeler tarafından denetlenebildiği, aynı zamanda idarenin malen de sorumlu tutulabildiği devlettir . Hukuk devletinin gereği olarak idari makamların işlem ve eylemlerine karşı yasalarla öngörülmüş siyasal ve yönetsel denetim yollarının açık olması ve idari kuruluşların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olması hukuk devletinin bir gereğidir . (Bkz : Ahmet Nohutçu, “İdare

Hukuku”, Savaş Yayınevi, Ağustos 2012, s. 36- 45)

13. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır .

Anayasanın 8. Maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir . (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan, “İdare Hukukuna Giriş”, Ekin Basın Yayın Dağıtım, Ağustos 2017, s.28)

14. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez .

15. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususundaki yetkisini bağlı yetki olarak düzenleyerek idareye bu konuda hiçbir takdir hakkı vermemiştir . Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü

devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir . (Bkz :

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2017/ 5018 Başvuru numaralı ve 24/ 10/ 2017 tarihli Tavsiye

Kararı)

16. Başvurucuların taşınmazlarına Belediye tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığı, açtıkları davalar sonunda taşınmaz bedelinin Belediyeden tahsiline karar verildiği, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi;

“ mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını

4 / 11açıkça ifade etmiştir . Kamulaştırma işlemi yapmaksızın bireylere ait taşınmazlara el atan idarelerin,

bu fiilleri nedeniyle açılan davalar sonucunda hükmedilen alacakları yahut tazminatları ödememesini ise; mülkiyet hakkının unsurları olan mülkiyetten barışçıl yararlanma ve mülkiyete saygı ilkelerinin ihlali olarak nitelemiş ve Anayasa’nın 35. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir .(Bkz : Anayasa Mahkemesi’nin 03/ 04/ 2014 tarih ve 2013/ 711 sayılı Bireysel Başvuru

Kararı)

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1 inci maddesi ve AİHM’in söz konusu maddeye ilişkin verdiği kararlara bakıldığında ; üç temel ilkenin işaret edildiği görülmektedir . Söz konusu ilkeler; mülkiyete saygı, mülkiyetten yoksun bırakılmama, mülkiyetin kullanımının belli şartlarda devletlerce kısıtlanabileceğidir . Anayasamızın 35.

maddesi de bu ilkelerle paralel şekilde hüküm ifade etmektedir . Nitekim Anayasa Mahkemesi’ de kararlarında “ AİHM’nin yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini yahut hiç uygulanmamasını mülkiyete saygı ve mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahale ” olarak kabul etmektedir . (Bkz : Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2017/ 8580 Başvuru Numaralı ve 29/ 11/ 2017 tarihli Tavsiye Kararı)

18. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir .

Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur . Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır . Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir . Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir . (Zehra Odyakmaz, Ümit

Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15.

Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412- 417)

19. Somut olayda ; 22/ 08/ 2014 tarihli 2012/ 7 Esas, Karar sayılı Davacısının

, davalısının Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı olan Kamulaştırmasız El Atma

Nedeniyle Tazminat davasında Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 18/ 07/ 2014 tarihinde “ … Davacı tarafın kamulaştırmasız el atma nedeniyle talep etmiş olduğu 48.600,00-TL miktarın dava tarihi olan 06/ 01/ 2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine …1.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine

…1.718,55-TL yargılama gideri ve harç toplamı miktarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine…” karar verildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2014/ 25766 Esas, Karar sayılı ve 02/ 04/ 2015 tarihli kararıyla “… gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; harca ilişkin 2. Bendinin 4. Paragrafının sonuna ayrı bir paragraf olarak (Alınması gereken 3.320,00-TL nispi harçtan maktu harcın mahsubundan sonra kalan 3.295,00-TL’nin davalı idareden tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,) cümlesinin yazılmasına…” cümlesinin eklenerek düzeltilerek Onanmasına

Karar verildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2015/ 16067 Esas, Karar sayılı ve 14/ 12/ 2015 tarihli kararıyla da KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN REDDİNE, karar verildiği,

5 / 11anlaşılmıştır . Bunun üzerine; Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2015/ 12430 Esas sayılı dosyası

üzerinden, Alacaklı vekilince Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine başlatılan ilamlı icra takibi ile 10/ 06/ 2015 tarihinde toplam 58.397,75-TL’nin ödenmesi, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/ 832 Esas sayılı dosyası üzerinden ise, Alacaklı vekilince Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine başlatılan İlamlı icra takibi ile 15/ 01/ 2016 tarihinde toplam 9.328,06-TL’nin ödenmesinin talep edildiği tespit edilmiştir .

tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Mali Hizmetler Dairesi

Başkanlığına hitaben tanzim edilen 02/ 02/ 2017 tarihli dilekçe de; Ankara 6. İcra Müdürlüğü 2015/ 12430 Esas sayılı ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/ 832Esas sayılı icra takip dosyasındaki alacağa ilişkin olarak Hukuk Müşavirliğinin borç döküm listesinde hesaplanan faiz alacağının %20 oranındaki kısmından tahakkuka bağlanan alacağının haricen taraflarına ait aşağıda belirtilen hesabına ödenmesi kaydıyla feragat ettiğinin, İş bu dosyadan hesaplanan alacağının yukarıdaki şartlarla ödenmesi halinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının ibra ettiğinin, fazlaya ilişkin hak ve talebinin olmayacağı hususunu kabul ettiğinin belirtildiği, anlaşılmıştır .

Kurumumuza sunulan şikayet dilekçesinde de; başvuranın alacağının işlemiş faizinin

%20’sinden feragat ettiği kabul edilerek, söz konusu feragate ilişkin bir itiraz da belirtilmemiştir .

20. Şikayetçinin gerek Ankara Büyükşehir Belediyesine sunduğu dilekçeler gerekse de

Kurumunuza sunduğu dilekçelerinde alacağının eksik ödendiği talebine ilişkin tespitin, teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesine başvurulmuş olup 15/ 03/ 2018 tarihli ve sayılı bilirkişi özel hesap raporunda;

20.1 Başvurucu adına 2016 yılında Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2015/ 12430 Esas sayılı

dosyası İçin 70.903,25-TL ve 2017 yılında 5.678,23-TL (Faiz) kamulaştırmasız el atma bedeli tahakkuk edildiği, ANCAK ödemelere ilişkin yalnızca iki adet dekontun sunulduğu, Ziraat Bankası

Dekontunlarının incelemesinde; ‘ın hesabına Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığı tarafından “Kam . El Atma Bed . Ank. 32. icra müd .nün E.syI dosyası” açıklaması ile 05/ 04/ 2017 tarihinde 8.086,68-TL ve “Kam . El Atma Bed . Ank. 32. icra müd.nün .syl dosyası” açıklaması ile 05/ 04/ 2017 tarihinde de 67.294,05-TL yatırıldığının tespit edildiği, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesinde ( 818 Sayılı

B.K’nun 84.) maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verildiği, başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer’i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunduğu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2016/ 6617 Esas, 2017/ 4207 Karar sayılı ve 23/ 03/ 2017 tarihli kararında; “ÖZETLE : Dava; eksik ödeme yapılması nedeni ile dosyanın infazen kaldırılması işlemine karşı şikayete ilişkindir . Mahkemece, ödeme tarihleri itibariyle dayanak ilamda belirlenen asıl alacak kalemlerine işleyen faiz miktarı da belirlendikten sonra toplam alacak miktarının hesaplanması, ödemelerin hesaplanan miktarı karşılamadığının belirlenmesi durumunda kısmi ödeme olduğunun kabulüyle TBK . nun 100 ( 818 Sayılı BK’ nın 84.maddesi J maddesi uyarınca İİK’ nın 33. maddesi kapsamında kalan bu kısmi ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan, mahsup edilerek dosya borcunun belirlenmesi için ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir .,” ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/ 759 Esas, 2013/ 4756

Karar sayılı ve 01/ 04/ 2013 tarihli kararında ise ; “ÖZET : Borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlu, takip konusu edilen asıl alacağın ve işlemiş faizinin takip tarihinden önce alacaklının banka hesabına yatırıldığım iddia ederek takibin iptalini talep etmiştir . Borçlu takip

6 / 11konusu ilamda hükmedilen asıl alacak ve işlemiş faizini 19.06.2012 takip tarihinden önce,

alacaklının banka hesabına yatırdığım beyan etmiş ise de, alacaklıya ödemeye ilişkin bir bildirimde bulunduğunu iddia ve ispat edemediğinden, mahkemenin alacaklının takibe geçmesinde herhangi bir kusuru ve kötü niyetinin olmadığı ve ödemenin takipten Sonra olduğuna ilişkin kabulü yerindedir .

Ancak, kısmi ödemelerin öncellikle Fer’i alacaklardan mahsup edileceği kuralı gözetilerek; mahkemece, kısmi ödemenin takipten sonra ve ödeme emri tebliğinden önce yapıldığı ve alacaklı vekilinin talebi de gözetilerek İcra Müdürlüğü’nce yapılacak hesaplamada nazara alınacağı da düşünülmelidir .” Denildiği, bu kapsamda yapılan kısmi ödemenin öncelikle faiz ve ferilerden mahsubunun gerektiği, Ödemenin yapıldığı 05/ 04/ 2017 tarihi itibarıyla geçerli olan 2017 yılı

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca alacaklı Yunus İlan vekilinin her iki icra dosyası için de icra vekalet ücretinin; Ankara 6, İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyası için 58.397,75-TL takip miktarı üzerinden;

Açıklama Miktar Oran İcra Vekalet Ücreti

İlk 35,000,00-TL 35.000,00 12 4.200,00

Sonra Gelen 45.000,00-TL 23.397,75 11 2.573,75

Ankara 6. İcra Müdürlüğü 58.391, 75 2015/ 12430 Esas 6.773,75

Ankara 32. İcra Müdürlüğünün Esas Sayılı dosyası için 9.328,06-TL takip miktarı üzerinden ise;

Açıklama Miktar Oran İcra Vekalet Ücreti

İlk 35,000,00-TL 9.328,06 12 1.119 37

Ankara 32. İcra Müdürlüğü 2016/ 832

Esas icra vekalet ücreti hesaplandığı,

20.2 Ankara 6. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyasına ilişkin 08/ 05/ 2017 tarihli hesap

özetinde tahsil harcı miktarının %4,55 üzerinden 2.657,10-TL olarak hesaplandığı, Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin 01/ 02/ 2016 hesap tarihli hesabında da harç miktarının %4,55 miktar üzerinden hesaplandığı, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/ 83213 sayılı dosyasına ilişkin 08/ 05/ 2017 tarihli hesap özetinde tahsil harcı miktarının %4,55 üzerinden 424,43-TL olarak ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin 01/ 02/ 2016 hesap tarihli hesabında da harç miktarının %4,55 miktar üzerinden hesaplandığının tespit edildiği, dosya kapsamından belirlendiği üzere harç miktarının takip miktarının %4,55 olduğunun kabulüyle hesaplamalar yapıldığında;

Ankara 6. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyası için 58.397,75-TL takip miktarı üzerinden tahsil harcı= 58.397,75-TL (takip miktarı) x 4,55 %= 2.657,09-TL tahsil harcı miktarı ile Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/ 832 Esas sayılı dosyası için 9.328,06-TL takip miktarı üzerinden tahsil harcı= 9.328,06-TL ( takip miktarı) x 4,55 % = 424,42-TL tahsil harcı miktarı olduğu , Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2015/ 12430 Esas sayılı dosyasının takip tarihinin 10/ 06/ 2015 olduğu, bu kapsamda takip miktarı içinde bulunan miktarların;

7 / 11Açıklama Miktar Açıklama A.A

Kamulaştırmasız El Atma Ankara 6. İcra Müdürlüğü

Bedeli 48.600,00 2015/ 12430 Esas

İlam Vekalet Ücreti 1.500,00

Yargılama Gideri 1.823,90

İşlemiş Faizi 6.473,85

TAKİP MİKTARI 58.397,75 51.923,90

Ankara 32. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyasının ise takip tarihinin 15/ 01/ 2016 olduğu, bu kapsamda takip miktarı içinde bulunan miktarların;

Açıklama Miktar Açıklama A.A

Asıl Alacak 8.759,98 Ankara . 32. İcra Müdürlüğü 2016/ 832 Esas

Asıl Alacak (II) 558,08

Takip Miktarı 9.328,06 9.328,06

Olduğu,

20.3 Ankara 6. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyasının takip Miktarı içinde

bulunan toplam 51.923,90-TL ASIL ALACAĞIN (Kamulaştırmasız El Atma Bedeli

+Yargılama Gideri +Harç + Mahkeme Avukatlık Ücreti) takip tarihi 10/ 06/ 2015 tarihinden ödeme tarihi olan 05/ 04/ 2017 tarihleri arasında işlemiş ( 665 gün) yasal faizinin (yıllık %9);

Açıklama Miktar Dönem Dönem Gün Faiz İşlemiş Faiz

Farkı Oranı(%) Miktarı

Asıl Alacak 51.923,90TL 10.06.2015 05.04.2017 665 9,00 8,514,10TL

Alacaklı ‘ın 02/ 02/ 2017 tarihli dilekçesi ile takip sonrası işlemiş faizden feragat ettiği %20’lik miktarın; 8.514,10-TL * 20%= 1.702,82-TL (Faizden Feragat Edilen Miktar)

olduğu, bu durumda ödeme tarihine kadar talep edilebilir işlemiş faiz miktarının; 8.514,10-TL-TL – 1.702,82-TL= 6.811,28-TL (Bakiye Talep Edilebilir işlemiş Yasal Faiz)

olduğu, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/ 832 Esas sayılı dosyasının takip miktarı içinde bulunan toplam 9.328,06-TL ASIL ALACAĞIN (FAİZ) takip tarihi 15/ 01/ 2016 tarihinden ödeme tarihi olan 05/ 04/ 2017 tarihleri arasında işlemiş ( 446 gün) yasal faizinin (yıllık %9);

Açıklama Miktar Dönem Dönem Gün Faiz Oram İşlemi Faiz

8 / 11Farkı % Miktarı

Asıl Alacak 9,328,06TL 15.01.2016 05.04.2017 446 9,00 1.025,83TL

Alacaklı ‘ın 02/ 02/ 2017 tarihli dilekçesi ile takip sonrası işlemiş faizden feragat ettiği

%20’lik miktarın; 1.025,83-TL * 20 % 205,16-TL(Faizden Feragat Edilen Miktar) olduğu, bu durumda ödeme tarihine kadar talep edilebilir işlemiş faiz miktarının; 1.025,83-TL-TL – 205,16-TL – 820,67-TL (Bakiye Talep Edilebilir işlemiş Yasal Faiz) olduğu,

20.4 Türk Borçlar Kanunun 101. Maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme

gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı, TBK’ nın 102. Maddesinde ise taraflar arasında birden fazla borç bulunması halinde kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılacağı, birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 05/ 04/ 2017 tarihinde yapılan 8.086,68-TL’lik ödemenin; “Ankara 32. İcra Müdürlüğünün . sayılı dosyası” açıklaması ile yapıldığı, belediyenin bu açıklaması sebebiyle söz konusu bu ödemenin

Ankara 32. İcra Müdürlüğünün dosya borcundan mahsup edildiği, Yine Ankara Büyükşehir

Belediyesi tarafından 05/ 04/ 2017 tarihinde yapılan 67.294,05-TL’lik ödemenin de; “Ankara 32.

İcra Müdürlüğünün sayılı dosyası ” açıklaması ile yapıldığı ancak dosyada bulunan belgelerin incelemesinden borçlu belediyece yazılan açıklamada bildirilen dosya numarasının Ankara 6. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyasına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, dolayısı ile borçlu belediye tarafından açıklama yazılırken sehven “32.

İcra Müdürlüğü” yazıldığı, dosya numarasının 6. İcra Müdürlüğü dosyasına ait olduğu anlaşıldığından ayrıca ilk muaccel olan takibin Ankara 6. İcra Müdürlüğünün dosyası olmasından yapılan bu ödemenin de Ankara 6. İcra Müdürlüğü dosyasından mahsup edildiği, yapılan açıklamalar doğrultusunda, Ödeme tarihi 05/ 04/ 2017 tarihi itibarıyla Ankara 6. İcra

Müdürlüğünün Esas dosya borcunun;

Açıklama Miktar Açıklama A.A

TAKİP MİKTARI 58.397,75 51,923,90

6.811,28 %20 işlemiş faizden mahsup

Asıl Alacak İşlemiş Faizi yapılmıştır . 51.923,90

İcra Avukatlık ücreti 6.773,75

Tahsil harcı %4.55 2.657,09

İcra Masrafları 23,10

Toplam Borç 74.662,98

Ödeme 67.294,05

Bakiye Borç 7.368,93 05.04.2017

Olduğu ve 05/ 04/ 2017 tarihinde dosya borcunun toplam 74.662,98-TL, Borçlu Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan ödeme olan 67.294,05-TL’ nin toplam borçtan mahsup edildiğinde; bakiye dosya borcunun 7.368,93-TL kaldığı, Ödeme tarihi 05/ 04/ 2017 tarihi itibarıyla Ankara 32. İcra Müdürlüğünün Esas dosya

9 / 11borcunun;

Açıklama Miktar Açıklama A.A

Takip Miktarı 9.328,06 9.328,06

Asıl Alacak İşlemiş Faizi 820,67 %20 işlemiş faizden 9.328,06 mahsup yapılmıştır .

İcra Avukatlık Ücreti 1.119,37

Tahsil harcı %4,55 424,42

İcra Masrafları 44,50

Toplam Borç 11.737,02

Ödeme 8.086,68

Bakiye Borç 3.650,34 05/ 04/ 2017 olduğu ve 05/ 04/ 2017 tarihinde dosya borcunun toplam 11.737,02-TL, Borçlu Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan ödeme olan 8.086,68-TL’nin toplam dosya borcundan mahsup edildiğinde; bakiye dosya borcunun 3.650,34-TL kaldığı, ifade edilmiştir .

21. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, bilirkişi raporu, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporuna itibar edilerek, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyasında; ödeme tarihi olan 05/ 04/ 2017’ de dosya borcunun toplam 74.662,98-TL olduğu, Borçlu Ankara Büyükşehir

Belediye Başkanlığınca yapılan ödemenin 67.294,05-TLolduğu ve söz konusu tutar toplam dosya borcundan mahsup edildiğinde; bakiye dosya borcunun 7.368.93-TL kaldığı, Ankara 32.

İcra Müdürlüğünün 2016/ 832 Esas sayılı dosyasında; ödeme tarihi olan 05/ 04/ 2017’de dosya borcunun toplam 11.737,02-TL olduğu, Borçlu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan ödemenin 8.086,68-TLolduğuve söz konusu tutar toplam dosya borcundan mahsup edildiğinde; bakiye dosya borcunun 3.650,34-TL kaldığı anlaşılmış olup; Türkiye

Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. Maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. ve

İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. Maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı ve yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesinin yahut hiç uygulanmamasının mülkiyete saygı ve mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahale olarak kabulüne yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli ve beklenen dikkat ve özen gösterilmeden yapılmasının hizmet kusuru olduğu, ve Anayasa’nın 125. Maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür .” hükmü gereğince; idare tarafından başvuranın ilamlı icraya dayanan alacağının gereği gibi ifa edilmemesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Ankara Büyükşehir

Belediye Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve

10 / 11gerekçeli olarak gönderildiği, ancak idarenin başvurana süresi içinde cevap vermeyerek makul

sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, bu ilkelere uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara Asliye

Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Ankara 6. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyası için 7.368.93-TL, Ankara 32.

İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosya dosyası için; 3.650,34-TL’ nin ödenmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi