TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 17846-17846 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/6777 2018/ 6777

KARAR TARİHİ : 24/10/2018 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Esenyurt Belediye Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın; kesinleşen kamulaştırma bedeli alacağının belediye tarafından ödenmediğinden bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 21/05/2018 21.5.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza başvuru yapan başvuru dilekçesi ve eklerinde özetle;

babası nın kamulaştırma bedeline ilişkin olarak açmış olduğu davada

Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından , sayılı kararı ile lehine karar verildiğini, kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin , sayılı kararı ile yerel mahkemenin kararının onanarak kesinleştiğini, bunun üzerine Bakırköy 9. İcra

Dairesi dosya numarası ile ilamlı icra takibi başlattığını ancak ödeme için sıraya alındığı gerekçesiyle yıllardır ödemenin yapılmadığını belirterek söz konusu mahkeme kararına istinaden alacağının tarafına ödenmesini talep etmektedir

1 / 7II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 07/ 06/ 2018 tarih ve . sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme

kavuşturulması amacıyla Esenyurt Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, idarenin 24/ 09/ 2018 tarih ve – sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) Davacının kamulaştırma bedeline ilişkin açmış olduğu davada, Büyükçekmece 3 Asliye Hukuk

Mahkemesi’nin , sayılı kararı ile davacı lehine karar verildiği, kararın

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin , sayılı kararı ile yerel mahkemenin kararının onandığı, kesinleşerek alacakların tahsili amacıyla Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü’nün sayılı dosyası ile takibinin yapıldığı,

2.2) 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanun’un 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesinde değişiklik yapıldığı ve dava konusu alacakların da Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. maddesinin 8. fıkrasına göre yapılacağı,

2.3) Ayrıca Belediye bünyesinde sulh olma zorunluluğu olmamasına rağmen idare aleyhine oluşan

yüksek miktarlı faiz alacağının ortadan kaldırılması ve daha fazla kamu zararına yol açılmasının engellemesi amacıyla, ilgili davacının (alacaklı) sulh talebi üzerine alınan meclis kararlarına istinaden sulh dosyalarına ödemeler yapılabildiği,

2.4) Davacıya ait kesinleşen alacakların ödenmek üzere sıraya alındığı ve ödeme sıra listesindeki

güncel sırasının 47 olduğu, Tarafımıza bildirilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1) “ Cumhuriyetin nitelikleri ” başlıklı 2 nci maddesinde; “ Türkiye Cumhuriyeti, toplumun

huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir ”,

3.2) “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ” başlıklı 13. maddesinde; “ Temel hak ve hürriyetler,

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .” ,

3.3) “Mülkiyet Hakkı ” kenar başlıklı 35’nci maddesinde; “herkesin mülkiyet ve miras hakkına

sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı” ,

3.4) “Hak arama hürriyeti ” başlıklı 36. maddesinde; “ Herkes, meşrû vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir .

2 / 7Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz ”,

3.5) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “( 3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . ( 4) Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” ,

3.6) “Mahkemelerin Bağımsızlığı ” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “ Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez .”,

4) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “mülkiyetin korunması ” başlıklı 1

nci maddesinde; “ Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır . Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir .”,

5) İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17 nci maddesinde; “ hiç kimsenin keyfi olarak mal

ve mülkünden yoksun bırakılamayacağı” ,

6) Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet Hakkı ” başlıklı 17 nci maddesinde;

“ mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat ” koşuluna yer verildiği,

7) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi ” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”

8) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasında ;

“Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur . Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz ( 30) günü geçemez …” hükmü bulunmaktadır .

9) 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Amaç ve kapsam ” başlıklı 1 inci maddesinde; “ Bu

Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler .”,

9.1) “Kamulaştırma şartları ” başlıklı 3 üncü maddesinde; “ İdareler, kanunlarla yapmak

yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini…ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler .”

9.2) “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti ” başlıklı geçici 6

3 / 7ncı maddesinin sekizinci fıkrasında; “Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde

uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma

Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır . Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir . Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır . Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir . İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir ..” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

11) Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere Esenyurt Belediyesi aleyhine imar uygulaması

sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılmasına ilişkin açtığı ve

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin , sayılı kararı ile kesinleşen bedelin yıllardır ödenmediğini belirterek; söz konusu mahkeme kararının uygulanması talebiyle

Kurumumuza başvurmuştur .

12) Anayasanın değiştirilemeyecek hükümlerinden olan “Cumhuriyetin nitelikleri” kenar başlıklı

2nci maddesi gereği Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk Devletidir . Hukuk devleti; evrensel hukuk kurallarını üstün tutan, koymuş olduğu hukuk kurallarıyla vatandaşlarının hak ve özgürlüklerini koruyan, ve en başta kendisini bu hukuk kurallarıyla bağlı tutan vatandaşlarına hukuki güvenlik sağlayan, yasama ve yargı organının işlem ve eylemlerinin hakim güvencesine sahip hakimlerden oluşan bağımsız mahkemeler tarafından denetlenebildiği, aynı zamanda idarenin malen de sorumlu tutulabildiği devlettir . Hukuk devletinin gereği olarak idari makamların işlem ve eylemlerine karşı yasalarla öngörülmüş siyasal ve yönetsel denetim yollarının açık olması ve idari kuruluşların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, idarenin kendi eylem ve

işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olması hukuk devletinin bir gereğidir . ( Bkz:

Ahmet Nohutçu, İdare Hukuku Savaş Yayınevi, Ağustos, 2012, s.36- 45.)

13) Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve

tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu

4 / 7kararların yerine getirilmesini de geciktiremez . Nitekim gerek Anayasa’nın 138inci maddesi gerekse

İdari Yargılama Usulü Kanunun 28inci maddesi yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususundaki yetkisini bağlı yetki olarak düzenleyerek idareye bu konuda hiçbir takdir hakkı vermemiştir . Dolayısı ile idarenin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir .

14) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1 inci maddesi ve AİHM’in söz

konusu maddeye ilişkin verdiği kararlara bakıldığında; üç temel ilkenin işaret edildiği görülmektedir . Söz konusu ilkeler; mülkiyete saygı, mülkiyetten yoksun bırakılmama, mülkiyetin

kullanımının belli şartlarda devletlerce kısıtlanabileceğidir ( bkz . Sporrong ve Lönnroth / İsveç, B . No:

7151/ 75, 7152/ 75, 23/ 9/ 1982, § 61) . Anayasamızın 35inci maddesi de bu ilkelerle paralel şekilde hüküm ifade etmektedir . Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarında AİHM’nin yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini yahut hiç uygulanmamasını mülkiyete saygı ve mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahale olarak kabul etmektedir( Anayasa Mahkemesi’nin 3/ 4/ 2014 tarih 2013/ 711 sayılı bireysel başvuru kararı ) .

15) Yine Anayasa Mahkemesinin 3/ 4/ 2014 tarih sayılı bireysel başvuru kararında ;

kamulaştırmasız el atma dolayısıyla açılmış olan davada mahkemece taşınmazın bedelinin

Belediyeden tahsiline karar verilmesine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediğinden bahisle yapılan başvuru Mahkemece adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir . Bu kapsamda

“ mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade edilerek yargı kararlarının uygulanması “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirilmiştir . Ayrıca Devletin bir kurumu aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı açıkça ifade edilmiştir . Bu açıklamaların ardından Anayasa Mahkemesi, başvurunun mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi sonucu, alacak hakkının ödenmemesiyle ilgili şikâyet yönünden kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir .

16) Anayasa Mahkemesinin 14/ 01/ 2010 tarihli ve , sayılı kararında ;

“ Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır . Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır . ” ifadeleri kullanılmıştır .

17) Somut olayda; başvuranın babasının maliki olduğu İstanbul ili Esenyurt ilçesi, ada

2 parselin bulunduğu alanda idarece yapılan imar uygulaması sebebi ile 16.14 m lik kısmın bedele

dönüştürüldüğü, takdir olunan 1.614,00 TL bedelin ödenmediği, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk

Mahkemesi’nin sayılı kararı ile bedele dönüştürülen taşınmaz kısmının bedelinin 11.298,00 TL ye çıkarıldığı ve yasal faizi ile ödenmesi yönünde karar verdiği ,söz konusu

5 / 7yerel mahkeme kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin , sayılı kararı ile

onanarak kesinleştiği, alacağın idarece ödenmemesi üzerine tahsili amacı ile Bakırköy 9. İcra

Müdürlüğü’nün sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı, ancak idarece alacağın sıraya konulduğu gerekçesi ile halen ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır .

18) Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve

tüm dosya kapsamı çerçevesinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olduğu, Hukuk devleti olmanın gereği olarak idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olduğu, idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirildiği ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ifa etmemesinin adil yargılanma hakkını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği değerlendirildiğinden, idare tarafından kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan ve icra takibine konu alacağının ifa edilmemesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmediği, başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine ve hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 14/ 06/ 2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin

sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde; idare tarafından kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan ve icra takibine konu alacağının ifa edilmemesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespiti ile BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Kesinleşen mahkeme ilamına göre alacağın tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda

6 / 7ESENYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve ESENYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili

idarelerce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna , Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi