TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3653-S.5301
BAŞVURU NO : 2018/17514
KARAR TARİHİ : 24/05/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Kesinleşen Mahkeme ilamına göre hükmedilen tazminat
BAŞVURUNUN KONUSU :
bedeli ve fer’ilerinin ödenmesi istemine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 25/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili özetle, müvekkili adına açmış oldukları davada hüküm veren Ankara 5.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.04.2016 tarih … sayılı kararı uyarınca kamulaştırma bedelinin tespit edilerek faizi ile birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü’nden alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verildiğini ve bahsi geçen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin
…. sayılı onama kararı akabinde 27.04.2018 tarihinde kesinleştiğini; kararın kesinleşmesinden sonra kurum avukatı ve ilgililerle ödeme yapılması hususunda görüşmeler yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, davalı idarenin ödeme yapmaması üzerine 30.04.2018 tarihinde Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün …. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak icra takibine rağmen İİK 82. maddesi düzenlemesinde devlet malının haczedilemeyeceği hükmüne dayanarak aradan geçen 8 aya rağmen borcun ödenmediğini iddia ve ifade ederek, müvekkilin kesinleşmiş alacağı ve ferilerinin Ankara 32. İcra Müdürlüğü … sayılı dosyasına yatırılmak suretiyle ödenerek mağduriyetinin giderilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Karayolları Genel Müdürlüğü’nden şikâyet konusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 06/02/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş ancak, 6328 sayılı Kanunun bilgi ve belge isteme başlıklı 18. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen tebliğ tarihinden itibaren öngörülen 30 günlük yasal süre içinde talebin karşılanmaması üzerine bu husus, 02/05/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile tekiden bir kez daha talep edilmiştir.
3. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 07/05/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ekinde yer alan Karayolları Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü’nün 03/05/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısında “İlgi yazınızda bahsedilen taşınmaza ait hissedarlardan … tarafından
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
İdaremiz aleyhine Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/591 esas … karar sayılı davası ödenmek üzere Bölge Müdürlüğümüz Muhasebe Şube Müdürlüğüne gönderilmiş, ancak ilgili ödeme ilama bağlı borçlar kaleminden talep edildiğinden, ödenek gelmesi durumunda dosyanıza ödeme yapılacaktır.”, açıklamasına yer verilmiştir.
4. Karayolları Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü’nün 13/05/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 07/09/2018 tarihli ve … sayılı yazıları ile Mahkeme kararı gereğince ödemenin yapılması hususunun Olur’a sunulduğu, söz konusu bedele ait muhasebe olarak işlemlerin tamamlandığı, Karayolları Genel Müdürlüğü’nden ödeneğin talep edildiği ancak ödenek henüz gelmediğinden ödemenin ne zaman yapılabileceğine dair süreçle ilgili kesin bilgi verilemeyeceği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 5.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 5.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir…”; 5.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde (Değişik: 3/10/2001-4709/18 md.), “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir…” 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”; 5.5. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinde, “….Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 7. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinde, “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.
… (Ek : 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.
8. 5018 sayılı Kanunun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” kenar başlıklı 34. maddesinde, “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.
Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir….” 9. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “Haczi Caiz Olmıyan Mallar ve Haklar” kenar başlıklı 82. maddesinde,
“Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:
1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, başvuruya konu kesinleşen mahkeme ilamına göre hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat bedeli ile ferilerinin
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda tavsiyede bulunulması yönündeki önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran vekili özetle, kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davasında hüküm veren Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.04.2016 tarih … sayılı kararının
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin … sayılı onama kararı akabinde 27.04.2018 tarihinde kesinleştiğinden bahisle, müvekkilin kesinleşmiş alacağı ve ferilerinin Ankara 32. İcra
Müdürlüğü … sayılı dosyasına yatırılmak suretiyle ödenerek mağduriyetin giderilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
12. Bilindiği üzere, Anayasanın 35 inci maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak “kamu yararı” amacıyla, “kanunla” sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının “toplum yararına aykırı olamayacağı” düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesine Ek 1 No.lu Protokolün 1 inci maddesinde de benzer bir şekilde “Her gerçek ve tüzel kişinin, mal ve mülk dokunulmazlığına riayet edilmesini isteme hakkının olduğu, herhangi bir kimsenin ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve Uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği” hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere, her iki düzenlemede de benzer şekilde, ilk olarak mülkiyet hakkı tanınmış, daha sonra ise mülkiyet hakkının sınırlandırılma koşulları ve sınırlandırmanın sınırına yer verilmiştir.
13. Kamu yararı amacıyla mülkiyet hakkına sınırlama getiren uygulamalardan birini oluşturan kamulaştırma işlemlerinin yasal dayanağı incelendiğinde ise, Anayasanın 46 ıncı maddesinde ve 2942 sayılı Kanunda birbirine paralel düzenlemelere yer verilerek, idarelerin kamu yararının gerektirdiği hallerde, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla veya koşulu oluştuğunda taksitle ödemek üzere kamulaştırma yapmaya yetkili olduklarının düzenlendiği görülmektedir.
14. “Kamulaştırmasız el atma kavramı” ise, Yargıtay kararlarında, “Kamulaştırma yapmaya yetkili devlet, kamu tüzel kişileri, kamu kurumları veya kamu yararı bulunması halinde adlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri, Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve kalıcı olarak el koyup, taşınmaz üzerine bir tesis veya bina yapar yahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmaz üzerinde dilediği gibi kullanma hakkını engellerse, kamulaştırmasız el koymuş sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır.
www.anayasa.gov.tr/files/insan…3/KarabagKamulastirmasizElAtmaDavalari.doc.)
15. Başvuru dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler incelediğinde,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
15.1. Başvuran vekilince müvekkilinin Ankara Yenimahalle … Köyü … parsel sayılı taşınmazda 213/34750 hissesi oranında malik olduğu, taşınmaza davalı idare tarafından Gerede
Ankara ve Ankara Çevre Yolu Bölüm … yolunu inşa ederek kamulaştırmasız el koyduğu, taşınmazın arsa vasfında olduğu, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı, taşınmazın değerli bir konumu bulunduğu, m2sinin 1.000-1.500 TL’ye alınıp satıldığı belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini 15/12/2014 tarihinde talep ve dava ettiği, 15/12/2015 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 50.000 TL olan dava değerini 60.957,75
TL’ye yükselttiği, 15.2. Davalı vekilince cevap dilekçesinde, parselin 21.09.1990 gün ve 1990/189 sayılı kamu yararı kararı gereğince kamulaştırıldığı, bedelin bankaya bloke edildiği, usulünce kamulaştırma yapıldığı ve davanın haksız açıldığı, taşınmazın tarla vasfında olduğu, taşınmazın el âtma tarihindeki niteliği itibariyle saptanmasının emredici hüküm olduğu belirtilerek taşınmazın yol olarak terkinine, ipotek, haciz gibi takyidatların kamulaştırma bedeline yansıtılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istediği; 15.3. Yapılan yargılama neticesinde davacıya ait hissenin bulunduğu parselin tamamının
Gerede Ankara Çevre Yolu altında kaldığı, davacıya ait taşınmaza Gerede Ankara Çevre
Otoyolu (Bölüm II/A-B) yapımı nedeniyle fiili olarak el atıldığına, Ankara ili Yenimahalle ilçesi … Mahallesi … Parselde davacı … ait 213/34750 hisseye karşılık 239,05 m2 taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihi olan Aralık 2014 ayı itibariyle 60.957,75 TL olarak tespitine, tespit edilen 60.957,75 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin 15.12.2014 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve Ankara ili
Yenimahalle ilçesi … Mahallesi … Parselde davacı … ait 213/34750 hissenin tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verildiği; Hususları tespit edilmiştir.
16. Başvuran vekili tarafından 30.04.2018 tarihinde Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Başvuran vekili icra takibine karşın aradan geçen sürede tazminat bedelinin ödenmemesi üzerine tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunmuştur. Başvuru Mahkeme kararının uygulanmadığı iddiasından kaynaklanmakta olup, idare ile şikâyet konusunun çözümüne ilişkin yapılan yazışma neticesinde, her ne kadar Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/591 esas 2016/179 karar sayılı davasının ödenmek üzere
Bölge Müdürlükleri Muhasebe Şube Müdürlüğüne gönderildiği belirtilmişse de, ilgili ödemenin ilama bağlı borçlar kaleminden talep edildiği ifade edilerek söz konusu Mahkeme kararının icrasında yaşanan belirsizlik ve gecikmenin devam ettiği hususu zımnen kabul edilmiştir. Bu doğrultuda başvurunun, Mahkeme kararının uygulanmaması sebebiyle “adil yargılanma hakkı” ve mülkiyet hakkı” ihlalleri bağlamında ele alınıp değerlendirilmesine karar verilmiştir.
17. Anayasanın 46 ıncı maddesine ve 2942 sayılı Kanuna uyulmadan yapılan kamulaştırma işlemleri veya kamulaştırmasız el atmalara karşı kişiler, Anayasanın 35 inci maddesindeki
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
mülkiyet hakkının ihlali bağlamında 36 ncı maddesine göre hak arama hürriyetine istinaden yargı mercileri önünde davacı olarak iddia ve savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptirler.
Anayasanın 138 inci madde metni incelendiğinde ise, mahkeme kararlarına uyma, bu kararları değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama ve yürütme organları ile idare makamları lehine herhangi bir istisna kuralına yer verilmediği görülmektedir. Yargı kararlarının ilgili kamu otoritelerinde zamanında yerine getirilmediği bir devlette, bireylerin yargı kararlarıyla kendilerine sağlanan hak ve özgürlükleri tam anlamıyla kullanabilmeleri mümkün olamayacaktır. Bu sebeple hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir devlette, bireylerin kamu otoritesi ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını koruma adına vazgeçilmez bir görev ifa eden yargı kararlarının zamanında icra edilmeyerek, sonuçsuz bırakılması kabul edilemez (AYM, B.No:2013/1752, 26/6/2014).
18. Anayasa Mahkemesi benzer nitelikte bir başvuruya (AYM, BN. 2013/711, K.T.3/4/2014)
ilişkin yaptığı yargılamada, “adil yargılanma hakkının ihlali” iddiası yönünden yaptığı incelemede, yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş ve yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olmasının yeterli olmadığını ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanmasının da gerektiğini vurgulamıştır.
Mahkeme aynı kararda AİHM’nin de aynı kapsamdaki ihlal iddialarıyla ilgili verdiği kararlara değinerek, idarenin yargı kararını uygulamayı reddetmesi veya ihmal etmesi ya da uygulamayı geciktirmesi durumunda davada taraf olan kişinin davanın safahatı süresince yararlandığı
Sözleşmenin 6. maddesinde öngörülen teminatların, her türlü varlık nedenini kaybettiğine (Süzer ve Eksen Holding A.Ş./Türkiye, B.No:6334/05,23/10/2012,§ 115); Devletin, bir kurumu aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararıyla ortaya konulan borcunu ifa etmemek için ekonomik kaynak yokluğunu mazeret olarak ileri süremeyeceğine (Burdov/Rusya,B.
No:59498/00,7/5/2002,§ 35) ve Mahkemece hükmedilen taşınmaz bedelinin ödenmesindeki normal olmayan gecikmelerin, paranın değer kaybetmesi göz önünde tutulduğunda, taşınmazına el konulan kişileri belirsizlik içinde bırakarak maddi kayıplara neden olabileceğine, hatta mahkemece faize hükmedilse dahi bu faiz miktarının, maddi zararların tamamını karşılama imkanı olmayabileceğine (Akkuş/Türkiye, B.No:19263/92,9/7/1997,§ 29)
ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.
19. Mahkeme aynı kararda “mülkiyet hakkının ihlali” iddiası yönünden yapılan incelemede, Mahkeme kararını uygulamakla görevli kamu makamlarının, bu kararın uygulanmasını engellemesi ya da kararın uygulanması için gerekli özeni göstermemesi durumunda
Anayasanın 35. ve 36. maddelerinin ihlali anlamına geleceğine ve Mahkeme kararına dayalı ve mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilen alacakların tahsili amacıyla İdare aleyhine yapılan icra takibinin uzun sürmesinin ve alacağa ulaşmada bir belirsizlik bulunmasının, Mahkemece verilen kararı, etkili sonuçları bakımından konusuz bırakacağına karar vermiştir. Mahkeme aynı kararda AİHM’nin de aynı kapsamdaki ihlal iddialarıyla ilgili verdiği kararlara değinerek, demokratik bir toplumda hukukun üstünlüğü ilkesine atıfla, alacak hakkı bulunduğunu gösteren yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının da ihlal edildiğine (Süzer ve
Eksen Holding A.Ş./Türkiye, B.No:6334/05,23/10/2012,§155); yargı kararlarının icrasının gecikmesinin, “mülkten barışçıl yararlanma” hakkına müdahale olduğuna
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
(Burdov/Rusya,B.No:59498/00,7/5/2002,§40); Sözleşmenin 6. maddesi ile Protokolün 1.
maddesinin, devlete, yargı kararlarının uygulanması bakımından etkili bir sistem kurma yükümlülüğü getirdiğine (Fuklev/Ukrayna,B.No:71186/01,30/11/2005,§84) ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.
20. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuatı, AYM ve AİHM kararları bağlamında başvuruya konu şikâyet ele alınıp değerlendirildiğinde, başvuranın taşınmazına Anayasanın 46 ncı maddesi ve
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine aykırı olarak kamulaştırmasız el atıldığı;
başvuran vekilince kamulaştırmasız el atma nedeniyle 15/12/2014 tarihinde açılan tazminat davası sonunda Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesince 08/04/2016 tarihinde hükmedilen tazminat bedelinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09/03/2018 tarih … sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve taraflarca karar düzeltme talebinde bulunulmadığından kararın 26/04/2018 tarihinde kesinleşerek tasdik olduğu, değerlendirmenin yapıldığı tarih itibarıyla başvurana ödeme yapılmadığı, İdarenin tazminat bedeli ve söz konusu asıl alacağa işletilen yasal faizin bir ödeme planına bağlanması yönünde bir değerlendirme yapmaksızın, 5018 sayılı
Kanunun 34. maddesine atıfla ilama bağlı borçlardan olduğundan ödenek gelmesi durumunda ödeme yapılacağı yönündeki beyanının alacağa ulaşmada belirsizlik yarattığı ve Mahkemece verilen kararı, etkili sonuçları bakımından konusuz bırakacağı değerlendirilmiş bu yönden idareye tavsiyede bulunulması gerektiği kanaati ve sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idarenin bilgi ve belge talebine istinaden cevabi yazısını süresinde iletmemek suretiyle ve cevabi yazıda talep edilen bilgi ve belgeleri iletmemek suretiyle iyi yönetim ilkelerinden “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “ bilgi edinme hakkı”, “makul sürede karar verme”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket edilmediği tespit edilmekle, idareden bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuruya konu kesinleşen mahkeme ilamına göre hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat bedeli ile fer’ilerinin tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte tamamının en kısa
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
sürede ödenmesi hususunda KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, BAŞVURAN VEKİLİNE VE KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.