onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman kadastrosu tespitine itiraz davasında taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacılar, tapuda kayıtlı taşınmazlarının orman sınırları dışında olduğunu savunarak, taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılmasını talep etmişlerdir. Orman İdaresi ise, taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacıların itirazını reddetmiş, ancak Yargıtay, mahkemenin kararının bozulmasına ve taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına karar vermiştir.

Yargıtay, bozma ilamında, taşınmazların orman sınırları içinde kalıp kalmadığının daha önceki davalarda incelendiğini ve kesin hüküm oluşturduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, 1982 yılında yapılan kadastro tespitinin geçerliliği ve orman sınırları ile ilgili önceki kararların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, mahkeme, Yargıtay’ın bozma ilamına uyarak davanın kabulüne ve taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına karar vermiştir. Bu karar, kesinleşen orman tahdit haritası ve önceki mahkeme kararları ile uyumlu bir şekilde verilmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2021/16555 E.  ,  2024/7096 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2021/1 E., 2021/2 K.
    KARAR : Davanın kabulüne

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen orman kadastrona itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    1982 yılında yapılan kadastro sırasında Yalova ili … ilçesi … köyü 342 parsel sayılı 2227 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla senetsizden Hazine adına tespit edilmiş, itirazı komisyonca reddedilen … tarafından açılan dava sonucu Karamürsel Tapulama Mahkemesinin 1985/205 Esas, 1987/195 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne Hazine adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın …, …, …, …, … ve … … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm 29.04.1992 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz hükmen tapuya tescil edilmiştir.

    Dava konusu taşınmazın kadastro tespitine karşı, Orman İdaresi tarafından açılan dava ise; en son Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2012/7 Esas, 2012/8 Karar sayılı kararı ile taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı gerekçesi ile reddedilmiş, bu karar 10.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

    Dava konusu … Köyü 343 parsel sayılı 3029 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise; kadastro sırasında senetsizden … ve mirasçıları adına tespit edilmiş, tespite karşı Orman İdaresi ve gerçek kişilerce itiraz edilmiş, itirazın komisyon kararı ile reddedilmesi sonrasında Orman İdaresi tarafından açılan dava sonucu Kadastro Mahkemesinin 1985/634 Esas, 1989/23 Karar sayılı kararı ile 343 sayılı parselin 980 m² kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline kalan kısmının tespit gibi kişiler adına tesciline karar verilmiş, hüküm 29.05,1990 tarihinde kesinleşmiştir. 343 parsel 2049 m² yüzölçümü ve tarla vasfıyla tespit malikleri adına, orman olmasına karar verilen 980 m² kısmı ise 968 parsel sayısı ve orman vasfıyla tescil edilmiştir.

    Davacılar; adlarına tapuda kayıtlı bulunan 342 ve 343 parsel sayılı taşınmazların orman ile ilgisi olmadığı halde, 2013 yılında yapılan aplikasyon ve orman kadastro çalışması sırasında orman sınırı içinde bırakıldığını belirterek, taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmesi istemiyle dava açmışlardır.

    Davalı-karşı davacı … İdaresi vekili ise; çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve elatmanın önlenmesi istemleriyle karşı dava açmış ancak bu dava tefrik edilmiştir.

    Mahkemece; davacılarının davalı … ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı hakkında açtığı orman kadastrosu tespitine itiraz davasının esastan reddine karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/593 Esas, 2020/2320 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    Bozma ilamında özetle; “…mahkemece davanın davacı kişilerin tahdide itiraz davasının reddine karar verilmişse de; varılan sonucun dosya kapsamına uygun olmadığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespitine karşı Orman İdaresi tarafından dava açıldığı ve o davalarda taşınmazların orman sınırı içinde kalıp kalmadıklarının irdelenerek, 342 sayılı parselin kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı gerekçesi ile Orman İdaresinin davası reddedildiği, 343 sayılı parsel açısından ise orman olan kısmı için davanın kısmen kabul edildiği, orman olmayan kısmn 342 parsel sayısı ile tescil edildiği, kesin hüküm 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 237 nci maddesinde 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 303 üncü maddesi) düzenlendiği,kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için davanın taraflarının, konusunun (müddeabihinin) ve dava sebeplerinin yani davada dayanılan vakıaların aynı olması gerektiği,Kesin hükmün, mahkemeleri davanın taraflarını, cüzi ve külli haleflerini (akdi ve ırsi ardıllarını), tüm kurum ve kuruluşları bağladığı, dava konusu taşınmazlar için 1982 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucu Orman Yönetimi ve tespit malikleri arasında görülen davaların tarafları, dava konusu ve dayanılan hukuki sebepler aynı olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.

    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 56 nolu orman kadastro komisyonunun dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile; Yalova ili … ilçesi … Köyü 342 ve 343 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili çalışmasının iptali ile dava konusu parsellerin orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … İdaresi vekilince temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.