onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasına itiraz davasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar verirken, davacı vekilinin itirazı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk kararı kaldırarak davanın kabulüne hükmetmiştir. Mahkeme, kesinleşmiş bir kararın dayanağı olan alanın orman sınırları dışına çıkarılması gerektiğini vurgulamıştır.

Davalı İdaresi, alanın orman olarak tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, daha önceki mahkeme kararının kesinleştiğini ve bu kararın gereği olarak alanın yeniden orman içerisine alınamayacağını belirterek davacı lehine karar vermiştir. Temyiz aşamasında ise, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, orman tahdit hattı dışına çıkarılması gereken alanın belirlenmesine yönelik hukuki değerlendirmeyi desteklemiştir. Bu karar, kadastro ve orman hukuku açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/793 E.  ,  2024/6025 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/548 E., 2021/1996 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Sapanca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/447 E., 2020/217 K.

    Taraflar arasındaki 4999 sayılı Kanun İle Değişik 6831 Sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yapılan Fenni Hatların Düzeltilmesi Çalışmasına İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sırasında Sakarya ili Sapanca ilçesi Güldibi Mahallesinde kain 110 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, bahçe vasfıyla ve 6.723,61 metrekare yüzölçümü ile Hüseyin oğlu … adına tespit ve tescil edilmiştir.

    Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; Sapanca Kadastro Mahkemesinin 13.10.1997 tarihli ve 1994/203 Esas, 1997/113 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla orman olmadığına karar verilen ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 6.723 m2’lik alanın, Sakarya ili Sapanca ilçesi Güldibi Mahallesinde 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi kapsamında yapılan fenni hataları düzeltme çalışmalarında usulsüz olarak orman sınırları içerisine dahil edildiğini, yapılan işlemin ikinci kadastro çalışması niteliğinde ve hükümsüz olduğunu, 41 no’lu Orman Kadastro Komisyonunun kanunlara aykırı olarak oluşturulduğunu, yapılan orman içerisine dahil etme işleminin taraflar arasındaki kesin hükme aykırı olduğunu ileri sürerek, 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Yasa ile değişik 9 uncu maddesine göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi işleminin iptaline, kesinleşmiş mahkeme kararının dayanağı krokide (B) harfi ile gösterilen 6.723 m2’lik alanın orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.

    Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını yineleyerek, asıl davada belirttiği miktara ek olarak mahkeme kararının dayanağı krokide (B) harfi ile gösterilen 2.224,57 m2’lik alanın da orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.

    Davalı … İdaresi vekili; dava konusu alanın orman kadastro haritası, eski memleket haritaları ve hava fotoğraflarında orman olarak gözüktüğünü, ilgili alanın devlet ormanına bitişik olması, orman muhafaza karakteri taşıması ve eğim durumu itibarıyla 6831 sayılı Kanun’un 1 inci madde hükmünce orman sayılan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.04.1992 tarihli ve 1992/7-135 Esas, 1992/26 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere tespit dışı bırakma işleminin bir tapulama işlemi olduğu, tapulaması yapılan yerin ikinci tapulamasının yapılamayacağı, yapılmış ise ikinci tapulamanın tüm sonuçları ile hükümsüz kalacağı, bunun iki istisnasının bulunduğu, bunların 3402 sayılı Kanun’un 22/2 nci fıkrasında belirtildiğini, davacının davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine” karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    Bölge Adliye Mahkemesince, ” dava konusu yerin Sapanca Kadastro Mahkemesi’nin 1994/203 Esas, 1997/113 Karar sayılı kesinleşen ilamında orman sınırları dışına çıkartılan ve raporda (B) harfi ile gösterilen kısım olup, bu kısmın bir bölümünün (110 ada 8 sayılı parsel) 4999 sayılı Kanun çalışmalarında orman tahdit dışında bırakıldığını, bir bölümünün ise (ek-2 numaralı krokide L harfi ile gösterilen 9088,64m²) orman tahdit sınırları içerisine alındığını, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesine göre yapılacak çalışmalarda, orman tahdidi ve kadastrosu yapılıp ilan edilerek kesinleşenmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltildiği, dosyasıyla daha önce mahkeme kararı ile yapılan orman kadastrosunun iptali kararının kesinleşmesiyle orman dışında kalan dava konusu alanın, yeniden 4999 sayılı Kanun ile yapılan uygulamada orman içerisine alınamayacağı, gerek asıl dava gerekse birleşen davada açıkça Sapanca Kadastro Mahkemesi kararı ile orman dışına çıkarılan ve tekrar orman içine alınan kısmın dava konusu yapıldığı, davacı adına tespit gören 110 ada 8 sayılı parselin dava konusu olmadığı ve bu parsele yönelik herhangi bir talebin bulunmadığı, dava konusu olan ve bilirkişi raporuna ekli ek-2 krokide (L) harfi ile gösterilen 9088,64m2’lik kısmın, taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden Sapanca Kadastro Mahkemesi’nin 1994/203 esas 1997/113 karar sayılı ilamına göre orman tahdit sınırları dışarısında bırakılmasına karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kabulü ile 09.05.2019 tarihli fen bilirkişi raporunun Ek-2 numaralı krokisi esas alınarak (L) harfi ile belirtilen 9.088,64 m2’lik kısmın orman tahdit hattı dışına çıkartılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.