TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8062-S.21.12935

BAŞVURU NO : 2020/101982

KARAR TARİHİ : 26/05/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması istemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 03/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili özetle, müvekkilinin murisi ’a ait İstanbul İli, Avcılar ilçesi, Firüzköy 2 mevkiinde kâin, 3445 m büyüklüğünde olan ve tapunun pafta, parsel sırasında kayıtlı taşınmaza, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından fiilen el atılmasından dolayı, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk

Mahkemesi’nde “kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davası” açıldığını; E. – K. sayılı davanın 26/05/2014 tarihinde kesinleştiğini; Mahkeme kararının, Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün esas sayılı ilamlı takip dosyası ile 2013 yılı içerisinde icra takibine konu edildiğini ancak şikâyete konu idarenin hiç bir ödemede bulunmadığını; İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne defalarca şifahi ve de yazılı olarak müracaat edilerek icra takibine konu kamulaştırmasız el atma bedelinin ödenmesi talep edilmiş ise de, ödenek yetersizliği gerekçe gösterilerek taleplerinin reddedildiğini; buna karşın İdarenin eşitlik ilkesine aykırı davranarak pafta, ve parsel numaralı taşınmaz malikine, davasının müvekkilinin davasından 3 yıl sonra kesinleşmiş olmasına rağmen Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü’nden ödeme yapıldığını; iddia ve şikâyetle, kesinleşmiş Mahkeme ilamına dayalı alacağın ivedilikle ödenmesinin sağlanması hususunda gereğini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının 05/04/2021 tarihli ve

sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle:

2.1. Başvuranı murisi açmış olduğu dava sonucu, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk

Mahkemesinin E. – K. sayılı ilamına istinaden Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünde

E. sayılı icra takibi başlatıldığı, iş bu takibin daha sonra yenilenerek Bakırköy 13. İcra

Müdürlüğünün esas numarasını alarak takibe devam edildiği, başvuran tarafından iş bu kararın ve icra takibinin uygulanmasına dönük olarak başka bir dava açılmadığı; 2.2. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin E. – K. sayılı kararının 24.05.2013 tarihinde İdarelerine tebliğ edildiği, bu karara ilişkin temyiz ve karar düzeltme başvurularının da yapılmış olduğu, 26.05.2014 tarihinde verilen karar düzeltme başvurusu taleplerinin reddi ile kararın kesinleştiği; 2.3. Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünde E. sayısı ile açılıp yenileme sonucu E. sayısı ile devam eden icra takip dosyası içinde yer alan icra emri, muhtıralar ve kapak hesaplarının yazıları ekinde sunulduğu, söz konusu icra dosyasına ödenek yetersizliğinden herhangi bir ödeme yapılmadığı, UYAP kayıtları incelendiğinde, 17.12.2020 tarihi itibariyle dosya asıl alacağının ₺ 2.930.866,55 faizin ise ₺ 268.215,20 olduğunun görüldüğü, ancak ödenek bulunmadığından icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılamadığı, icra muhtıralarının ekte gönderildiği; 2.4. Merkezi Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin, Kesin Hesap Kanununa eklenmek üzere bütçe gelir ve gider tekliflerini gerekçeli olarak ihtiyaçlarına göre harcamanın yapılacağı tertibe göre hazırladıkları, ödeneklerin ilgili tertibe verilip verilmeyeceği hususu kesin olmamakla birlikte ilgili

Bakanlıktan talep ettikleri; Üniversitelerinin, kamu zararına sebebiyet verilmemesini teminen ihtiyacın öncelikle projeler arası aktarma işlemi ve/veya gelir fazlası karşılığı ödenek ile ödenekleştirilmeyen finansman karşılığı olarak bir sonraki yıla devreden likit karşılığı imkanların değerlendirilmesi kapsamında güncel bedel üzerinden her bütçe yılında ödenek/ödeneklerin talep edildiği, ödenek taleplerine ilişkin formların ekte olduğu; 2.5. Mahkeme kararları ve icra muhtıraları gereğince ödenmesi talep edilen tazminat bedel ödemelerinin herhangi bir sisteme göre yapılmadığı, rutine bağlanmadığı, sonuç önceden öngörülemediğinden ve tazminat bedellerine günlük faiz işlemekte olduğundan, oluşan faiz yükünü de göz önüne alarak, mevcut ödenek içerisinde kalan bedel/bedellerin icra dosyalarına ödendiği; 2.6. Başvuran vekilinin, idarenin eşitlik ilkesine aykırı hareket ettiğini beyan ettiği 2660/2673 parsel sayılı taşınmaz malların 2012 yılında ilgili tapu müdürlüğünce tescil edilerek tapularının idarelerine gönderildiği ve söz konusu taşınmaz mallara 2016 yılında ödeme yapıldığı, dekontların ekte sunulduğu; 2.7. 18.05.2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7141 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Ek 182. maddesi ile İstanbul

Üniversitesinin bazı eğitim birimlerinin de bağlanması suretiyle İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa adıyla yeni bir üniversite kurulduğu, söz konusu alanların yeni kurulan bu üniversitenin mülkiyetinde kaldığı;

Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü II. Bölge Müdürlüğü’nün (İstanbul) 26.03.2021 tarihli ve

E. sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerin incelenmesinden özetle, Mahkeme kararına konu taşınmazı başvuranın murisi 12.9.1972 tarih ve yevmiye sayılı işleme istinaden satıştan edindiği; taşınmaz üzerine 14/3/1988 tarih ve , 29/3/1989 tarih ve , 20/3/1990 tarih ve ve 8/7/1991 tarih ve yevmiye sayılı işlemlerle taşınmaz üzerine İstanbul

Üniversitesi lehine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 7. maddesine göre şerh konulduğu; şerhlerin

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 7. maddesi gereği 15/12/2014 tarih ve yevmiye sayılı işlemle

terkin edildiği, başvuruya konu taşınmazın adına kayıtlı olduğu; hususları tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 4.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde; Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 4.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir…”; 4.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde (Değişik: 3/10/2001-4709/18 md.); “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir…” 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”; 4.5. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinde; “…Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”; 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 5.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 6. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun

6.1. “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinin ilgili fıkralarında; “İdareler, kanunlarla ve

Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.

Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.

(Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”; 6.2. “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” başlıklı Geçici Madde

6 – (Ek: 18/6/2010-5999/1 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/ 21 md.) 8. fıkrasında,

“Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik

Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.”; 7. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 7.1. “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” kenar başlıklı 34. maddesinde; “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.

Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine

ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir….”; 8. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 8.1. “Haczi Caiz Olmıyan Mallar ve Haklar” kenar başlıklı 82. maddesinde; “Aşağıdaki şeyler

haczolunamaz:

1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, başvuruya konu kesinleşen mahkeme ilamına göre hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat bedeli ile ferilerinin tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte en kısa sürede ödenmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması yönündeki önerisini Kamu

Başdenetçisi’ne sunmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran vekili özetle; müvekkilinin murisi ait taşınmaza İstanbul Üniversitesi

Rektörlüğü tarafından fiilen el atılmasından dolayı, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde

“kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davası” açıldığını; E. – K. sayılı davanın 26/05/2014 tarihinde kesinleştiğini, Mahkeme kararının, Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün esas sayılı ilamlı takip dosyası ile 2013 yılı içerisinde icra takibine konu edildiğini ancak ödenek yetersizliği gerekçe gösterilerek bugüne dek hiçbir ödeme yapılmadığını iddia ve şikâyetle, kesinleşmiş Mahkeme ilamına dayalı alacağın ivedilikle ödenmesinin sağlanması hususunda gereğini talep etmektedir.

11. Bilindiği üzere, Anayasanın 35. maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak

“kamu yararı” amacıyla, “kanunla” sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının “toplum yararına aykırı olamayacağı” düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 No.lu Protokolün 1.

maddesinde de benzer bir şekilde “Her gerçek ve tüzel kişinin, mal ve mülk dokunulmazlığına riayet edilmesini isteme hakkının olduğu, herhangi bir kimsenin ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve Uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği” hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere, her iki düzenlemede de benzer şekilde, ilk olarak mülkiyet hakkı tanınmış, daha sonra ise mülkiyet hakkının sınırlandırılma koşullarına ve sınırlandırmanın sınırına yer verilmiştir.

12. Kamu yararı amacıyla mülkiyet hakkına sınırlama getiren uygulamalardan birini oluşturan kamulaştırma işlemlerinin yasal dayanağı incelendiğinde ise, Anayasanın 46. maddesinde ve 2942 sayılı

Kanunda birbirine benzer düzenlemelere yer verilerek, idarelerin kamu yararının gerektirdiği hallerde, özel

mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla veya koşulu oluştuğunda taksitle ödemek üzere kamulaştırma yapmaya yetkili olduklarının kural altına alındığı görülmektedir.

13. “Kamulaştırmasız el atma kavramı” ise, Yargıtay kararlarında, “Kamulaştırma yapmaya yetkili devlet, kamu tüzel kişileri, kamu kurumları veya kamu yararı bulunması halinde adlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri, Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve kalıcı olarak el koyup, taşınmaz üzerine bir tesis veya bina yapar yahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmaz üzerinde dilediği gibi kullanma hakkını engellerse, kamulaştırmasız el koymuş sayılır.”, şeklinde tanımlanmıştır. (www.anayasa.gov.tr/files/insan…3/KarabagKamulastirmasizElAtmaDavalari.doc.)

14. Başvuru dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde, başvuranın murisi tarafından

İstanbul Üniversitesi aleyhine, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2012 tarih ve esasında kayıtlı kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası açıldığı; yapılan yargılama sonucunda 15/05/2013 tarihinde davanın ıslah talebi doğrultusunda kabulü ile İstanbul ili, Avcılar ilçesi, Firüzköy Mah. parsel, pafta sayılı taşınmazda davalı davacının payına kamulaştırmasız el attığından 2.928.250,00 TL tazminatın dava tarihi olan 26/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dava konusu İstanbul İli, Avcılar

İlçesi, Firüzköy Mah. parselde davacı adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile T.C. İstanbul

Üniversitesi Rektörlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği; kararın Yargıtay 5. Hukuk

Dairesi’nin E. – K. sayılı ilamı ile 26.05.2014 tarihinde kesinleştiği; Mahkeme kararının, Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün E. sayısı ile açılıp yenileme sonucu E.

sayısı ile devam eden icra takibine konu olduğu; 17.12.2020 tarihi itibarıyla takipte kesinleşen tutarın 2.930.866,55 TL, toplam faiz miktarının 268.215,20 TL olduğu, toplam bakiye borç miktarının ise 3.315.753,80 TL olduğu; başvuruya konu idare tarafından ödenek yetersizliği ileri sürülerek bugüne dek hiçbir ödeme yapılmadığı; hususları tespit edilmiştir.

15. Başvuru kesinleşen Mahkeme ilamına göre hükmedilen alacağa ulaşmada yaşanan gecikme ve belirsizlikten kaynaklanmakta olup başvuruya konu idaresince konuya ilişkin olarak yapılan açıklamalarda, Merkezi Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin, Kesin Hesap Kanununa eklenmek üzere bütçe gelir ve gider tekliflerini gerekçeli olarak ihtiyaca göre harcamanın yapılacağı tertibe göre hazırladıkları, ödenekleri ilgili Bakanlıktan talep ettikleri; Üniversitelerinin, kamu zararına sebebiyet verilmemesi için ihtiyacın öncelikle projeler arası aktarma işlemi ve/veya gelir fazlası karşılığı ödenek ile ödenekleştirilmeyen finansman karşılığı olarak, bir sonraki yıla devreden likit karşılığı imkanların değerlendirilmesi kapsamında güncel bedel üzerinden her bütçe yılında ödenek/ödeneklerin talep edildiği; Mahkeme kararları ve icra muhtıraları gereğince ödenmesi talep edilen tazminat bedellerine günlük faiz işlemekte olduğundan oluşan faiz yükünü de göz önüne alarak mevcut ödenek içerisinde kalan bedel/bedellerin icra dosyalarına ödendiği; başvuran vekilinin, idarenin eşitlik ilkesine aykırı hareket ettiğini beyan ettiği 2660/2673 parsel sayılı taşınmaz malların ise 2012 yılında ilgili tapu müdürlüğünce tescil edilerek tapularının idarelerine gönderildiği ve söz konusu taşınmaz mallara 2016 yılında ödeme yapıldığı; açıklamalarına yer verilmiştir.

16. İstanbul Üniversitesi’nin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait bütçe tekliflerinin de yer aldığı “Hizmet

Binası için Arsa Alım ve Kamulaştırma Giderleri” için hazırlanan Gider Bütçe tablosunun incelenmesinden, İstanbul Üniversitesi Avcılar yerleşkesinde icra emirleri gereği ödenmesi gereken tutarların liste halinde sunulduğu, başvuruya konu sayılı taşınmaz mal maliki tarafından açılan kamulaştırmasız el atma bedeline ilişkin Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün E. sayılı icra emirlerince ödenmesi gereken tutarın da listede yer aldığı ancak ödenek verilmediği; 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait “Hizmet Binası için Arsa Alım ve Kamulaştırma Giderleri” için hazırlanan

Gider Bütçe tablosunda da başvuruya konu alacağa yer verildiği, söz konusu alacak için 18/06/2019 tarihinde ödenek talebinde bulunulduğu hususları anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, söz konusu Mahkeme kararının icrasında yaşanan belirsizlik ve gecikmenin devam ettiği değerlendirilmiş olup başvurunun, “adil yargılanma hakkı” ve mülkiyet hakkı” bağlamında ele alınıp değerlendirilmesine karar verilmiştir.

17. Anayasanın 46. maddesine ve 2942 sayılı Kanuna uyulmadan yapılan kamulaştırma işlemleri veya kamulaştırmasız el atmalara karşı kişiler, Anayasanın 35.maddesindeki mülkiyet hakkının ihlali bağlamında 36. maddesine göre hak arama hürriyetine istinaden yargı mercileri önünde davacı olarak iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptirler. Anayasanın 138. madde metni incelendiğinde ise, mahkeme kararlarına uyma, bu kararları değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama ve yürütme organları ile idare makamları lehine herhangi bir istisna kuralına yer verilmediği görülmektedir. Yargı kararlarının ilgili kamu otoritelerinde zamanında yerine getirilmediği bir devlette, bireylerin yargı kararlarıyla kendilerine sağlanan hak ve özgürlükleri tam anlamıyla kullanabilmeleri mümkün olamayacaktır. Bu sebeple hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir devlette, bireylerin kamu otoritesi ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını koruma adına vazgeçilmez bir görev ifa eden yargı kararlarının zamanında icra edilmeyerek, sonuçsuz bırakılması kabul edilemez (AYM, B.No:2013/1752, 26/6/2014).

18. Anayasa Mahkemesi benzer nitelikte bir başvuruya (AYM, BN. 2013/711, K.T.3/4/2014) ilişkin “adil yargılanma hakkının ihlali” iddiası yönünden yaptığı incelemede, yargı kararlarının uygulanmasını

“mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş ve yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olmasının yeterli olmadığını ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanmasının da gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme aynı kararda AİHM’nin de aynı kapsamdaki ihlal iddialarıyla ilgili verdiği kararlara değinerek, idarenin yargı kararını uygulamayı reddetmesi veya ihmal etmesi ya da uygulamayı geciktirmesi durumunda davada taraf olan kişinin davanın safahatı süresince yararlandığı Sözleşmenin 6.

maddesinde öngörülen teminatların, her türlü varlık nedenini kaybettiğine (Süzer ve Eksen Holding

A.Ş./Türkiye, B.No:6334/05,23/10/2012,§ 115); Devletin, bir kurumu aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararıyla ortaya konulan borcunu ifa etmemek için ekonomik kaynak yokluğunu mazeret olarak ileri süremeyeceğine (Burdov/Rusya,B. No:59498/00,7/5/2002,§ 35) ve Mahkemece hükmedilen taşınmaz bedelinin ödenmesindeki normal olmayan gecikmelerin, paranın değer kaybetmesi göz önünde tutulduğunda, taşınmazına el konulan kişileri belirsizlik içinde bırakarak maddi kayıplara neden olabileceğine, hatta mahkemece faize hükmedilse dahi bu faiz miktarının, maddi zararların tamamını karşılama imkanı olmayabileceğine (Akkuş/Türkiye, B.No:19263/92,9/7/1997,§ 29) ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.

19. Mahkeme aynı kararda “mülkiyet hakkının ihlali” iddiası yönünden yapılan incelemede, Mahkeme kararını uygulamakla görevli kamu makamlarının, bu kararın uygulanmasını engellemesi ya da kararın uygulanması için gerekli özeni göstermemesi durumunda Anayasanın 35. ve 36. maddelerinin ihlali anlamına geleceğine ve Mahkeme kararına dayalı ve mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilen alacakların tahsili amacıyla İdare aleyhine yapılan icra takibinin uzun sürmesinin ve alacağa ulaşmada bir belirsizlik bulunmasının, Mahkemece verilen kararı, etkili sonuçları bakımından konusuz bırakacağına karar vermiştir. Mahkeme aynı kararda AİHM’nin de aynı kapsamdaki ihlal iddialarıyla ilgili verdiği kararlara değinerek, demokratik bir toplumda hukukun üstünlüğü ilkesine atıfla, alacak hakkı bulunduğunu gösteren yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının da ihlal edildiğine (Süzer ve Eksen Holding

A.Ş./Türkiye, B.No:6334/05,23/10/2012,§155); yargı kararlarının icrasının gecikmesinin, “mülkten barışçıl yararlanma” hakkına müdahale olduğuna (Burdov/Rusya,B.No:59498/00,7/5/2002,§40); Sözleşmenin 6.

maddesi ile Protokolün 1. maddesinin, devlete, yargı kararlarının uygulanması bakımından etkili bir sistem kurma yükümlülüğü getirdiğine (Fuklev/Ukrayna,B.No:71186/01,30/11/2005,§84) ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.

20. Bununla birlikte, Mahkeme (AYM, B.No:2013/9403, K.T.14/10/2015), yargı kararlarının yerine getirilmesinde yaşanan gecikmelerin, başvurucuların adil yargılanma haklarına bir müdahale olduğunu kabul etmekle beraber, hangi süreye ulaştığında hak ihlali sayılacağının; davanın konusu, bir alacağın veya tazminatın ödenmesiyse alacak veya tazminatın mahiyeti, başvurucunun kararın icrasındaki menfaati, yargı kararının icrasının başvurucu için önemi, ödeme ile sorumlu idarenin bütçe imkânları ve ödeme konusundaki tutumu, alacak veya tazminatın ödemenin gecikmesi nedeniyle değer kaybedip kaybetmediği, davanın kararın icra safhasıyla beraber toplam süresi ile kararın icrasında geçen süre gibi koşullara göre incelenmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Nitekim somut başvuruya ilişkin yaptığı inceleme sonucunda kamulaştırmasız el atılan taşınmaz nedeniyle tazminat ödenmesi yönünde kesinleşmiş yargı kararının üzerinden yaklaşık yedi yıl geçtikten sonra tazminat bedelinin ödenmiş olmasının, başvurucunun yargı kararlarının yerine getirilmesi hakkını ihlal ettiği kanaatine ulaşmıştır.

21. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri ve AYM ile AİHM kararları bağlamında başvuruya konu şikâyet ele alınıp değerlendirildiğinde, başvuranın taşınmazına Anayasanın 46. maddesine ve 2942 sayılı

Kamulaştırma Kanunu hükümlerine aykırı olarak kamulaştırmasız el atıldığı; başvuranın murisi tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasında hüküm veren Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk

Mahkemesinin 15/05/2013 tarih ve E.- K. sayılı kararının, Yargıtay 5. Hukuk

Dairesi’nin E.- K. sayılı ilamı ile 26.05.2014 tarihinde kesinleştiği; Mahkeme kararının, Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün E. sayısı ile açılıp yenileme sonucu 2 E.

sayısı ile devam eden icra takibine konu olduğu; 17.12.2020 tarihi itibarıyla toplam bakiye borç miktarının 3.315.753,80 TL olduğu; başvuruya konu idare tarafından ödenek yetersizliği ileri sürülerek bugüne dek hiçbir ödeme yapılmadığı, yakın zamanda söz konusu ödemenin gerçekleştirileceğine ilişkin bir beyanda da bulunulmadığı; hususları tespit edilmekle, başvuranın kesinleşmiş Mahkeme ilamına dayalı alacağına ulaşmasında makul süreyi aşan bir gecikme ve belirsizlik olduğunun kabulü ile yargı kararının uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği kanaati ve sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6.maddesinde yer verilmiş olup, idarenin bilgi ve belge talebine istinaden cevabi yazılarını süresinde ilettiği, iyi yönetim ilkelerinden “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık” ilkelerine uygun hareket ettiği tespit edilmekle, mülkiyet hakkının korunması için ivedilikle Mahkeme ilamına dayalı alacağın bir ödeme takvimine bağlanarak ödemenin gerçekleştirilmesi suretiyle “kanunilik” ilkesine de uygun hareket edilmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuruya konu kesinleşen mahkeme ilamına göre hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat bedeli ile fer’ilerinin tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvuran vekiline ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi