onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Mucur Belediyesi’nde 24.12.2010-14.07.2016 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia etmesi ve bu süre zarfında SGK’ya bildirim yapılmadığını öne sürmesi üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının sürekli işçi olarak çalıştığını belirten tanık beyanlarına dayanarak kısmi kabul kararı vermiştir. Ancak, davalı tarafın itirazları ve istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk kararın eksik incelemeye dayandığını belirterek kararı bozmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davacının belirtilen tarihler arasında kesintisiz çalıştığına dair delillerin yeterince araştırılmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme, davacının kamu kurumunda çalıştığını ve bu çalışmanın resmi kayıtlara geçirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayarak, eksik inceleme nedeniyle önceki kararın hatalı olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, davacının SGK kayıtlarına yansımayan çalışma sürelerinin tespit edilmesi için daha kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiğine karar verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/7742 E.  ,  2024/11996 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
    SAYISI : 2023.111 E., 2024.52 K.

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacının davalı … Belediyesinde 24.12.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, 14.07.2016 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz bir şekilde davalı … bünyesinde çöp işlerinde çalıştığını, çalışma süresi boşunca çöp toplama işi yaptığını, 14.07.2016 tarihinde davalı … tarafından iş akdine son verilerek bir daha işe gelmemesinin istenildiğini, davacının belirtilen tarihler arasında sadece davalı bünyesinde çalıştığını, ancak davalı … tarafından davacının çalışmalarının SGK’ya bildirilmediğini, davacının ilk işe girişinde … Ltd. Şirketi bünyesinde çalışmış gibi gösterildiğini, daha sonrasında ise çalışmalarının SGK’ya bildirilmediğini bazı zamanlarda ise mevsimlik işçi gibi çalışmış gösterildiğini, davacının başka bir işveren bünyesinde çalışmasının olmadığını, anılan tarihler arasında sadece davalı bünyesinde çalıştığını beyan ederek, davacının 24.12.2010-14.07.2016 tarihleri arasında davalı … bünyesinde kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespit edilerek, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı … vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin haksız olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davalı … bünyesindeki çalışmalarının kesintisiz olmadığını, dönemli çalışmalar olduğunu, ilk işe girişinin 12.07.2011 tarihi olduğu, 28.12.2011 tarihinde işyerinden ayrılışının yapıldığını bu tarihten sonra da son olarak iş akdininn askıya alındığı 14.07.2016 tarihine kadar kesintili olarak 5-29 (mevsimlik) çalışmalarının mevcut olduğunu, çalışma süresinin dolması nedeniyle işçinin işten ayrıldığını, beyan edilen hususların sigorta kayıtlarından da belli olduğunu, davacının davalı Kurumda 12.07.2011 – 28.12.2011, 16.01.2012 – 12.07.2012, 19.10.2012 – 28.12.2012, 20.01.2014 – 14.07.2014, 17.03.2015 – 14.09.2015, 18.01.2016 – 14.07.2016 tarihleri arasında dönemlik işçi olarak çalıştığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve 2020/3 E., 2021/305 K. sayılı kararı ile “…. Dinlenen tanıklardan … nezdinde 2011 yılından beri kadrolu memur olarak çalışan …’ın beyanlarına göre davacının belediye nezdinde 2011-2016 yılları arasında sürekli olarak çalıştığı beyan edilmiş yine Mahkememiz 2016/180 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre de davacının sürekli işçi olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Özellikle de ilçede esnaf olan tanık …’ın ve Mucur belediyesinde temizlik işlerinde çalışan tanıkların beyanlarına göre davacının sürekli işçi olarak çalıştığı kanaatine varılmıştır. Dinlenen diğer tanıkların somut bilgiye dayanmayan tahmin içeren beyanlarına itibar edilmemiş olup Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda Kuruma yapılan bildirimler dışlanmak suretiyle hazırlanan rapora itibar edilerek davacının davalı … nezdinde 25.05.2011-11.07.2011, 29.12.2011-15.01.2012, 13.07.2012-18.10.2012, 29.12.2012-19.01.2014, 15.07.2014-16.03.2015 ve 15.09.2015-17.01.2016 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak tam gün çalıştığının tespitine” gerekçesiyle;
    “1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının, davalı … nezdinde 25.05.2011 – 11.07.2011, 29.12.2011 – 15.01.2012, 13.07.2012 – 18.10.2012, 29.12.2012 – 19.01.2014, 15.07.2014 – 16.03.2015 ve 15.09.2015 – 17.01.2016 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak tam gün çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eksik araştırma ile kısmen ret kararı verdiğini, tanıkların müvekkilinin kesintisiz bir şekilde çalıştığını doğruladıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; resmi kurumlarda asıl olanın yazılı delil olduğunu, tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
    Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 gün, 2022/611 E. – 2022/2310 K. sayılı kararı ile “… İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre davacının 24.12.2010-24.05.2011 tarihleri arasında … İnş. San. Ltd. Şti.’ye ait 1010547 sicil numaralı iş yerinden, 12.07.2011-14.07.2016 tarihleri arasında giriş ve çıkışlarla davalı Belediyeye ait iş yerinden hizmet bildirimlerinin yapıldığı, davacıya ait tüm ücret bordroları ile ücret ödeme belgelerinin getirtildiği, Belediye kayıtlarında bulunan ücret ödemelerinin davacının bildirimi yapılan sürelere ilişkin olduğu, davacının maaş hesabına 15.01.2012 ve 15.01.2013 tarihlerinde Mucur Belediyesi tarafından maaş yatırıldığı ancak bu tarihlerde maaş yatırılmasına rağmen bildiriminin yapılmadığı, Belediyede yazı işleri müdürü, muhasebe müdürü, mali hizmetler müdürü olarak çalışan tanıklar ile bordro tanıklarının davacının dava konusu dönemde Belediyede geçen çalışmalarını doğruladıkları, davacının bildirilen sürelerinin hüküm kurulurken dikkate alındığı, davacının Mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığından kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin, davalı vekilinin ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer’i müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    Dairenin 27.04.2023 gün, 2023/400 E., 2023/4623 K. kararında; “… Davacının çalıştığı işyerinin resmi kurum niteliğinde Belediye işyeri olup tüm işlem ve eylemlerinin resmi olarak yapılmasının esas olduğu, bu kapsamda davacı ile mevsimlik iş sözleşmesi imzalandığı, bu döneme ilişkin ücret ödemelerinin de Halk Bankası aracılığıyla ödendiği dosya kapsamından anlaşılmış olup davacının sürekli çalıştığı iddiası karşısında ara dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ne şekilde ödeme yapıldığı, resmi kurumdan yapılan ücret ödemelerinin kayıt altına alınmasının zorunlu olduğu hususu gözetilerek çalışma olgusunun tereddütsüz şekilde ortaya konulması kapsamında araştırma yapılmalı, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, davalı Belediyeden bildirim dışı kalan sürelerde Belediye çalışanlarına ve varsa diğer sözleşmelilere yapılan ödemeleriyle ilgili çarşaf bordro gönderilmesi istenilerek ücretlerin ne şekilde ödendiği, davacının ücret bordrolarında adının geçip geçmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Davacı, 24.12.2010 ilâ 14.06.2016 tarihleri arasında kesintisiz şekilde … nezdinde çalıştığının tespitini talep etmekte, dosya arasına alınan SGK hizmet dökümünden ise 24.12.2010 ilâ 24.05.2011 tarihleri arasında dava dışı … İnşaat San. Ltd. Şti., 12.07.2011 – 28.12.2011 tarih aralığında, 16.01.2012 – 12.07.2012 tarih aralığında, 19.10.2012 tarihinde 1 gün, 20.01.2014 – 14.07.2014 tarih aralığında, 17.03.2015 – 14.09.2015 tarih aralığında ve 18.01.2016 – 14.07.2016 tarih aralığında davalı … tarafından SGK bildiriminin yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet tespitinin 25.05.2011 – 11.07.2011, 29.12.2011 – 15.01.2012, 13.07.2012 – 18.10.2012, 29.12.2012 – 19.01.2014, 15.07.2014 – 16.03.2015 ve 15.09.2015 – 17.01.2016 tarih aralıklarıyla sınırlandırılması gerektiği belirtilmiş ise de yukarıda da ifade edildiği üzere, Mucur Belediyesi tarafından mahkememize gönderilen müzekkere yanıtları ve davalı Kurum tarafından bildirilen bordro tanıklarının davacı ile birlikte çalışmaları olduğunu ikrar etmesi karşısında, davacının hizmet tespiti süresinin bilirkişi raporunda belirlenen tarihlerin bitişi hususunda rapordaki belirlemeye iştirak edilmeyerek, davalı Kurum tarafından ve dava dışı özel şirket tarafından yapılan sigortalılık bildirimlerinin dışlanması suretiyle 25.05.2011 – 11.07.2011, 29.12.2011 – 15.01.2012, 13.07.2012 – 18.10.2012, 20.10.2012 – 19.01.2014, 15.07.2014 – 16.03.2015 ve 15.09.2015 – 14.06.2016 tarihleri arasında belirlenmesi gerektiği şeklinde değerlendirme yapılmıştır.

    Bu açıklamalar doğrultusunda, davacının 24.12.2010 ilâ 14.06.2016 tarihleri arasında kesintisiz şekilde Mucur Belediyesinde çalıştığı, ancak hali hazırda … İnşaat San. Ltd. Şti. tarafından sigortalılık bildirimi yapılan 24.12.2010 ilâ 24.05.2011 tarihlerinin dışlanması sonucunda, davacının 25.05.2011 ilâ 14.06.2016 tarih aralığında Mucur Belediye Başkanlığında kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
    Neticede, yukarıda açıklanan gerekçelerle, tüm dosya kapsamından, gelen müzekkere cevapları, hükme esas alınan bilirkişi raporu, bordro tanığı olup çalışmaları SGK kayıtlarına yansımış tanık beyanları ile toplanan diğer tüm delillere dayanılarak davacının SGK kayıtlarına yansımış çalışma tarihleri dışlanarak Yargıtayın yerleşik içtihatları ve yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda değerlendirilme yapılması sonucu davanın kabulüne” karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili, verilen hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
    Fer’i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    2.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

    3. Değerlendirme
    1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
    Önceki bozma ilamında; davacının çalıştığı işyerinin resmi kurum olan Belediye işyeri olup tüm işlem ve eylemlerinin resmi olarak yapılmasının esas olduğu, bu kapsamda davacı ile mevsimlik iş sözleşmesi imzalandığı, bu döneme ilişkin ücret ödemelerinin de Halk Bankası aracılığıyla ödendiği, davacının sürekli çalıştığı iddiası karşısında ara dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ne şekilde ödeme yapıldığı, resmi kurumdan yapılan ücret ödemelerinin kayıt altına alınmasının zorunlu olduğu hususu gözetilerek çalışma olgusunun tereddütsüz şekilde ortaya konulması kapsamında araştırma yapılması, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, davalı Belediyeden bildirim dışı kalan sürelerde Belediye çalışanlarına ve varsa diğer sözleşmelilere yapılan ödemeleriyle ilgili çarşaf bordro gönderilmesi istenilerek ücretlerin ne şekilde ödendiği, davacının ücret bordrolarında adının geçip geçmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
    Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama yapılmış ise de davalı işverenin kamu kurumu olduğu, kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu, davacının kamu kurumu olan işyerinde çalıştığını iddia ettiği hususu göz önünde tutulmaksızın davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmadan karar verilmiştir.
    Davacının, kamu kurumu olan Belediye bünyesindeki çalışmalarının resmî kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan talep edilen dönemler yönünden, Mahkemece önceki bozma ilamında belirtildiği üzere davacının bildirim yapılmayan dönemlerde ne şekilde çalıştığı, davacının ücret bordrolarında adının geçip geçmediği, ücretsiz çalıştırılamayacağına göre ücretlerinin ne şekilde ödendiği araştırılarak ve yapılan araştırma neticesinde davacıya yapılan ücret ödemeleri esas alınarak karar verilmelidir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.