|
ÖZET: Bu dava, davacının 01.08.2011 – 05.04.2019 tarihleri arasında davalı belediyede kesintisiz çalıştığını iddia ederek hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığını kanıtlayan tanık beyanları ve belgeler doğrultusunda davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri, istinaf başvurusunda bulunarak, hak düşürücü süre, tanık beyanlarının tutarsızlığı ve belgelerin eksikliği gibi sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalışmasını doğrulayan delillerin yeterli olduğunu belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, davacının çalışma süresinin tespitinde eksik araştırma yapıldığını, resmi belgelerin ve tanık beyanlarının daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması ve kamu düzenine ilişkin davaların titizlikle yürütülmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/6170 E. , 2024/5600 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1770 E., 2023/463 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/365 E., 2021/308 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıya ait yerinde Ağustos 2011 – 05.04.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin kesintisiz olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının 2011 yılı Ağustos ayı ile 2019 yılı Nisan dönemleri arasında davalı belediyeye ait çalışmaları bulunduğunu, ancak çalışmaların kesintisiz olmadığını, işverenler tarafından çalıştırdıkları sigortalılara ilişkin Kuruma gönderilmesi zorunlu belgelerin neler olduğu, bu belgelerin hangi süreler içerisinde bildirilmesi gerektiğinin 506 sayılı Kanunda düzenlendiğini, davalı … tarafından tespite konu dönem için bildirilenler dışında davacının adının bulunduğu bir bordro bulunmadığını, sadece işe giriş bildirgesi verilmesinin çalışma olgusunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığını, Kurumun işverenler tarafından gönderilen belgelere göre işlem tesis ettiğini, belge ve bilgilerin Kuruma gönderme yükümlülüğünün işverenlere ait olduğunu, bildirilmeyen hizmet süresi nedeniyle Kurumun sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne; davacının 491 işyeri sicil no.lu davalı … Belediyesinde 01.08.2011-05.04.2019 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız bir şekilde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, söz konusu dönem içerisinde davalı …, dava dışı İŞKUR ve dava dışı taşeron firmalar tarafından Kuruma bildirilen ve hizmet dökümünde kayıtlı bulunan hizmetlerinin tespitinde hukuki yararı bulunmadığı ve bildirilen bu hizmet süresine ilave olarak, 31.05.2012-01.12.2012, 01.12.2012-01.11.2013, 27.07.2014-15.02.2015, 16.06.2015-22.10.2015, 28.03.2016-01.07.2018, tarihleri ve arasında ilgili dönemlerde geçerli asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı vekili İstinaf Sebepleri
Hak düşürücü süre olan 5 yıllık sürenin sona erdiğini, belediyenin resmi kurum olmasından bahisle kayıt dışı ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, tanık beyanlarının tutarsız olduğunu, zimmet defterinde kaydının olmadığını, tanıkların birbirlerinin davalarında sırayla tanıklık yaptıklarını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Feri müdahil Kurum vekili İstinaf Sebepleri
Bilirkişi raporunun tanık beyanlarına göre hazırlandığınI, tanık beyanlarının birbirleriyle çelişkili olduğunu, işverenin belediye olduğu düşünüldüğünde sigortasız çalışmanın akla yatkın olmadığını, davacının kesintisiz çalıştığını gösterir bilgi ve belge olmadığını, hak düşürücü süre olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışmasını doğrulayan kamu tanıklarının beyanları, banka kayıtları, davacının sigortalı bildirimleri, Mahkemeye gönderilen belediye zimmet defteri ile kaymakamlık giden evrak zimmet defterinde davacının bildirimi olmayan sürelerde isminin bulunması dikkate alındığında bildirilen süreler dışlanmak suretiyle hizmet tespitine Mahkeme kararında belirtilen sürelerde hizmet olarak tespit edilmesinde isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
Feri müdahil Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalıya ait yerinde Ağustos 2011 – 05.04.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin kesintisiz olarak tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Hizmet tespiti yönünden davanın yasal dayanağı; 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip Mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacı, Ağustos 2011’den 05.04.2019 tarihine kadar davalı belediyede çalıştığını, işe girdiğinden bu yana belediye başkanının sekreteri olarak çalıştığını, hizmet bildirimlerinin tam yapılmadığını, davalı belediyeden ihale alan şirketlerin değişiklik gösterdiğini, ilk yıllarda ücretini elden aldığını, daha sonraları ücretlerini çeşitli bankalardan aldığını, belediye başkanının sekreteri olarak bazı belgelerde isminin bulunduğunu beyanla Ağustos 2011-05.04.2019 tarihleri arası eksik bildirilen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
Tanıkların tamamının kendi çalıştıkları dönemlerde davacının çalıştığını doğruladıklarını, dosyadaki bilgi ve belgelerin durumuna göre; davacının davalı tarafça ve dava dışı İŞKUR ve … Temizlik İlaçlama Ltd. Şti.’den bildirilen hizmetlerin tespitinde davacının hukuki yararı bulunmadığı, Mahkemece 01.08.2011 – 05.04.2019 tarihleri arası bildirim olmayan dönemlerde davalı belediyede hizmetlerinin olduğu yönünde kanaat oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının hizmet bildirimlerinde davalı … haricinde yer alan İŞKUR ve … Temizlik İlaçlama Ltd. Şti.’den bildirimlerin olduğu, ancak bu hizmetlerin tespitinde davacının hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, davacının hizmetlerinin bildirilmediği dönemlerde davalı belediyeden davacının hizmetlerini kabul etmişse de, verilen karar talebe uygun değildir.
Dava dışı şirketlerden yapılan bildirimlerin iptal edilmediği dikkate alınarak, davalı belediyenin bir kamu kurumu olduğu, bütün işlemlerin ve bütün ödemelerin kayda geçirilmesinin esas olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle konu araştırılmalıdır. Bu amaçla davacının işe giriş ve çıkışı ile ilgili olarak tüm resmi belgeler celp edilmeli, bildirim yapılmamış sürelerde davacının ne şekilde çalıştırıldığı, ücretlerinin ne şekilde ödendiği, ödemelerin kayıtlı olması gerektiği hususu gözetilmek suretiyle tanık beyanları değerlendirilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle talebe uygun ve infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle verilen karar bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.