|
ÖZET: Başvuran, 1994 yılında İzmir Tariş Yağı Kombinasında çalışmaya başlayıp, 2000 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda memur kadrosuna atandığını ve bu süreler için kıdem tazminatı talep ettiğini belirtmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ise, 4572 sayılı Kanun gereği, başvuranın kıdem tazminatı yerine emeklilik ikramiyesi alacağını ifade etmiştir. Başvuranın çalışma hayatı incelendiğinde, 1994-2000 yılları arasında İş Kanunu’na tabi olarak çalıştığı, 2000’den sonra ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın emeklilik koşullarını sağlaması durumunda kıdem tazminatı yerine emeklilik ikramiyesi ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. 2829 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda, başvuranın çalışma süresinin birleştirilmesi gerektiği ve bu sürelerin emeklilik ikramiyesinde dikkate alınacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/8725-S.22.13325
BAŞVURU NO : 2022/679
KARAR TARİHİ : 06/07/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Kamu görevine başlamadan önce çalıştığı süreler için tarafına kıdem tazminatı ödenmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 13/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 20/06/1994 tarihinde İzmir Tariş yağı kombinasında göreve başladığını, Sanayi ve Ticaret Bakanlığında görevine 2000 yılına kadar devam ettiğini ve 2000 yılında memur kadrosuna atandığını, kıdem tazminatını almadığına dair bir yazının özlük dosyasında bulunmadığını, Tekirdağ Valiliğinde şef olarak çalışırken hizmet yılının dolduğunu ve emekliliğini beklemek için istifa ettiğini belirterek kıdem tazminatı ücretinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yönetim
Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/03/2022 tarihli ve – – cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Amasya Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü emrinde Daktilograf kadrosunda görev yapmakta iken 16/04/2002 tarihli ve sayılı Onayla Amasya Valiliği emrine naklen atanan ‘ nün yaptığı başvuruya ilişkin yazının incelendiği, 2.2. Adı geçenin 20/06/1994 – 18/08/2000 tarihleri arasında mülga TARİŞ Pamuk Yağı Kombinası
Müdürlüğü personeli olarak mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığında görev yaptığı, bu görevi yürütmekte iken Bakanlık Makamının 14/08/2000 tarihli ve sayılı Onayı ile 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve
Birlikleri Hakkında Kanunun Geçici 1 inci maddesinin (H) fıkrası hükmü uyarınca mülga Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü emrine Daktilograf kadrosuna atandığı ve 18/08/2000 tarihinde göreve başladığı, 04/01/2001 tarihinde ise mülga Amasya İl Sanayi ve
Ticaret Müdürlüğü emrine naklen atandığı, bu görevi yürütmekte iken 16/04/2002 tarihli ve sayılı
Onayla Amasya Valiliği emrine naklen atandığı, 29/04/2002 tarihinde Amasya İl Sanayi ve Ticaret
Müdürlüğündeki görevinden ayrıldığı, 2.3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 16/04/2010 tarihli yazısında, 4572 sayılı Kanun’a göre
Bakanlığın boş memur kadrolarına atananların kıdem tazminatı ödenmeyen birliklerde sigortalı olarak geçen hizmet sürelerinin 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 89 uncu maddesi hükmü esaslarına göre emeklilik ikramiyesinin hesabında dikkate alınacağı mütalaa edildiğinden ilgili hakkındaki işlemlerin bu çerçevede gerçekleştirildiği, 2.4. Tarım Satış Kooperatif ve Birliklerinde 506 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapmakta iken 4572 sayılı
Kanun gereği Bakanlığın boş memur kadrosuna atanmak suretiyle 5434 sayılı Kanunla iştirakçi olarak ilgilendirilen (5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan) personelin, bu görevlerini sürdürmekte iken emekliliklerini talep etmeleri halinde, 4572 sayılı
Kanuna göre Bakanlığın boş memur kadrolarına atanmaları nedeniyle kıdem tazminatı ödenmeyen birliklerde sigortalı olarak geçen hizmet sürelerinin, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükmü esaslarına göre emeklilik ikramiyesinin hesabında dikkate alınacağından konuya ilişkin olarak ilgili personel hakkındaki işlemlerin bu çerçevede gerçekleştirilmesi gerektiğinin düşünüldüğü, 2.5. Başvuru konusu talepte bulunan başka personel bulunmamakla birlikte aynı durumda olan personelin emeklilik işlemleri sırasında Sosyal Güvenlik Kurumunun 16/04/2010 tarihli mütalaasının yazı ekinde gönderildiği, 2.6. Başvuru konusu talebe ilişkin olarak idari yargı mercilerinde Bakanlık aleyhine açılan herhangi bir idari dava bulunmadığı, Hususları ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.””, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 01/06/2000 tarihli ve 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun’un mülga
Geçici 1 inci maddesi;
“Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri personeli olup, 15/05/2000 tarihi itibariyle Bakanlıkta görev yapmakta olan 230 kişiden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yazılı olarak başvuruda bulunan ve tabi oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre 2000 yılı içerisinde emeklilik hakkını kazanamayacak olanlar Bakanlığın boş memur kadrolarına atanırlar. Ancak, bunlar
Bakanlıkta uygun kadro bulunmaması halinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarının durumlarına uygun boş memur kadrolarına atanırlar.
Bu Kanun uyarınca memur kadrosuna ataması yapılan personelin Tarım Satış Kooperatif ve Birliklerinde işçi statüsünde geçen hizmet süreleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin “Ortak
Hükümler” bölümünün (c) bendinin 7 nci alt bendinde belirtilen esaslar dâhilinde öğrenim durumları itibariyle yükselebilecekleri dereceyi aşmamak ve boş kadro bulunmak koşuluyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir.
Bu suretle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilişkilendirilen personelin kazanılmış hak aylık derecelerinde değerlendirilmeyen geçmiş hizmetleri, yürürlükteki hükümlere göre emekli keseneğine esas aylıklarında değerlendirilir. Söz konusu personele, iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç kıdem tazminatına esas olan geçmiş hizmet süreleri 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyelerinin hesabında dikkate alınır.
Bu fıkra kapsamındaki personelden, memuriyet kadrolarına geçmek istemeyenler bir ay içinde Tarım Satış
Kooperatif ve Birliklerine iade edilirler.
Devlet Personel Başkanlığı, personel ihtiyacı bulunan kamu kurum ve kuruluşlarını tespite, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye ve uygulamaya ilişkin diğer esas ve usulleri tespit etmeye yetkilidir.” 6. 08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesi; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici
4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden
ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” 7. 24/05/1983 tarihli ve 2829 sayılı mülga Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 7.2. “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi; “… kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. (Ek cümle: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 6) 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.
(Değişik 2. fıkra: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 6) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 6) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.” 8. 25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesi;
“…T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle
Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.
Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.”
Hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 1994 yılında İzmir Tariş Yağı Kombinasında göreve başladığını, daha sonra Sanayi ve Ticaret Bakanlığında çalışmaya başladığını ve 2000 yılında memur kadrosuna atandığını, tarafına bu süreler için kıdem tazminatı ödemesinin yapılmadığını, Tekirdağ
Valiliği bünyesinde şef kadrosunda çalışırken hizmet yılının dolduğunu ve emekliliğini beklemek için istifa ettiğini belirterek kıdem tazminatı ücretinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
11. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; 4572 sayılı Kanun’a göre Bakanlığın boş memur kadrolarına atananların kıdem tazminatı ödenmeyen birliklerde sigortalı olarak geçen hizmet sürelerinin 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 89 uncu maddesi hükmü esaslarına göre emeklilik ikramiyesinin hesabında dikkate alınacağı mütalaa edildiğinden ilgili hakkındaki işlemlerin bu çerçevede gerçekleştirildiği hususları ifade edilmiştir.
12. Başvuran tarafından dosyaya sunulan hizmet belgesi ve eklerinde; 20/06/1994 tarihinde TARİŞ Pamuk
Yağı Kombinası Müdürlüğünde göreve başladığı 12/11/1996 tarihinde ise mülga Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı personeli olarak TARİŞ Pamuk Yağı Kombinası Müdürlüğünde göreve başladığı, 18/08/2000 tarihinde ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Küçük
Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü emrine ve daktilograf kadrosuna atandığı bilgileri edinilmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 03/12/2021 tarihli ve sayılı yazısında ise başvuranın 04/01/2001 tarihinde mülga Amasya İl Sanayi ve Ticaret
Müdürlüğü emrine naklen atandığı, bu görevini yürütmekte iken 16/04/2002 tarihli ve sayılı Onayla
Amasya Valiliğine naklen atandığı ve 29/04/2002 tarihinde Bakanlıktaki/mezkûr İl Müdürlüğündeki görevinden ayrıldığı belirtilmiştir. Amasya Valiliği İl Yazı İşleri Müdürlüğünün 15/05/2002 tarihli ve sayılı yazısında ise başvuranın 29/04/2002 tarihi itibarıyla Amasya Valiliğinde Veri Hazırlama ve Kontrol
İşletmeni kadrosunda göreve başladığı ifade edilmiştir.
13. Tekirdağ Valiliği İl Yazı İşleri Müdürlüğünün 15/12/2021 tarihli ve sayılı yazısında; Tekirdağ
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında Şef olarak görev yapmakta iken yaş haddini beklemek üzere emekli olma talebinde bulunan başvuranın 20 (yirmi) hizmet yılını doldurmuş olması itibarıyla, 5434 sayılı Kanun’un (değişik 4759 sayılı Kanun) Geçici 205 inci maddesi gereğince emeklilik yaşını
doldurduğunda emekli olacağına ilişkin Valilik Makamı Onayının ilişikte gönderildiği ve adı geçenin 14/12/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla görevinden ayrıldığı (istifa) belirtilmiştir.
14. Başvuranın hizmet belgesinin tetkikinden; 1994 yılında TARİŞ fabrikasında sözleşmeli personel olarak göreve başladığı, 2000 yılında mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’na tabi olarak daktilograf kadrosuna atandığı, 2002 yılında mülga Sanayi ve Ticaret
Bakanlığındaki görevinden ayrılarak Amasya Valiliği emrine naklen atandığı ve 2021 yılında Tekirdağ
Valiliği emrinde çalışmakta iken hizmet yılını doldurduğundan yaş haddini beklemek üzere kamu görevinden ayrıldığı bilgisi edinilmiştir. Başvuruya konu uyuşmazlığın, kamu görevine başlamadan önce görev yaptığı süreler için başvurana kıdem tazminatı ödenmemesi noktasında toplandığı görülmektedir.
15. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E:2007/33997 K:2009/3032 sayılı kararında kıdem tazminatı; işverene ait bir ya da birkaç iş yerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dâhilinde veren toplu para olarak tanımlanmıştır. Kıdem tazminatının koşulları, hesabı ve ödeme şekli doğrudan İş Kanunlarında düzenlenmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde, Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği, mezkûr maddenin dördüncü fıkrasında ise Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na veya yalnız
Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
16. Emekli ikramiyesi ise kısaca emekliye ayrılan kamu görevlilerine hizmetleri nedeniyle kıdem süreleri dikkate alınarak devletçe yapılan ödeme olarak tanımlanmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak çalışanların emeklilik durumlarında hak kazanacakları yaşlılık aylığı ve emekli ikramiyesinin hangi hallerde ve koşullarda ödeneceği ise 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanun’un 89 uncu maddesinde “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak” verileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
17. Terminolojik olarak İş Hukukuna ait olan kıdem tazminatı, genel olarak 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu’na tabi olarak çalışan sigortalılara ödenene emeklilik tazminatını ifade etmektedir. 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak çalışan memur veya sözleşmeli personelin özlük hakları ise 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ilişkilendirilmiş olup, burada kıdem tazminatının karşılığı olan ve emeklilik durumunda alınacak hakkın niteliği ve ismi emekli ikramiyesi olarak belirlenmiştir. Kısacası emekli ikramiyesinin muhatabı memur veya sözleşmeli personeldir. Bir çalışanın çalışma hayatının bitimi ile elde ettiği hak sadece yaşlılık aylığı ödemesi olmayıp, çalıştığı sürelere ilişkin tazminat cinsinden toplu bir meblağın da son işveren tarafından ödenmesidir. Bu toplu tutarın ismi iş hukukunda kıdem tazminatı iken devlet memuriyetinde ise emekli ikramiyesidir. Bu toplu ödemelerden birinin eksikliği, kişiyi yaşlılık döneminde beklentilerinin gerçekleşmemesi yahut eksilmesi sebebiyle ciddi derecede olumsuz biçimde etkileyerek mağduriyetine yol açacaktır.
18. Emekli ikramiyesi, 5434 sayılı Kanun haricinde ayrıca 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi
Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Kanun’un 12 nci
maddesinde son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
19. Somut olayda başvuranın çalışma hayatı incelendiğinde; 20/06/1994 tarihi ile 18/08/2000 tarihleri arasında İş Kanunu hükümlerine ve kıdem tazminatına ilişkin hükümlere tabi olarak çalıştığı, 18/08/2000 tarihinden itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine ve emekli ikramiyesine ilişkin hükümlere tabi olarak çalıştığı, Tekirdağ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında Şef olarak görev yapmakta iken 14/12/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla da kamu görevinden ayrıldığı ve 5434 sayılı Kanun hükümleri gereğince emeklilik yaşını doldurduğunda emekli olacağı görülmektedir. Bu kapsamda başvuran hakkında 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması noktasında bir tereddüt bulunmamaktadır. Mezkûr Kanun’un
12 nci maddesi hükmü gereği başvurana çalışma hayatının sona ermesi ve emeklilik koşullarını sağlaması
halinde kıdem tazminatı yerine emeklilik ikramiyesi ödenmesi gerekmektedir.
20. Nitekim Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünce Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığına gönderilen 16/04/2010 tarihli ve B.13.2.SGK.0.10.02.02/5434S.K.89.Md. sayılı yazıda; Tarım Satış Kooperatif ve Birliklerinde 506 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapmakta iken 4572 sayılı Kanun gereği Bakanlığın boş memur kadrolarına atanmak suretiyle 5434 sayılı
Kanunla iştirakçi olarak ilgilendirilen (5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan) personelin, bu görevlerini sürdürmekte iken emekliliklerini talep etmeleri halinde, 4572 sayılı Kanuna göre Bakanlığın boş memur kadrolarına atanmaları nedeniyle kıdem tazminatı ödenmeyen Birliklerde sigortalı olarak geçen hizmetlerinin, 5434 sayılı
Kanun’un 89 uncu maddesi hükmü esaslarına göre emeklilik ikramiyesi hesabında dikkate alınacağı ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
21. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; sosyal güvenlik sistemi kapsamında çalışma hayatı sona eren sigortalılara kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi adında toplu ödeme yapıldığı, sigortalılara yapılacak ödemenin niteliğinin çalışma süresince tabi olduğu Kanun hükümlerine farklılık gösterdiği, başvuranın 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışma hayatına başladığı, daha sonra 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin (H) fıkrası hükmü uyarınca mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Küçük Sanatlar ve
Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü emrine Daktilograf kadrosuna atandığı 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’na tabi olduğu, dolayısıyla sosyal güvenlik açısından da 5434 sayılı
Emekli Sandığı Kanunu hükümleri kapsamında iştirakçi olarak kabul edildiği, mevzuat kapsamında farklı sigorta kollarında hizmet süreleri bulunan sigortalılar hakkında hizmet birleştirilmesi yapıldığı ve bu sigortalılar hakkında mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak
Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulandığı, mezkûr Kanun’da ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 18 inci paragrafta bahsedilen görüş yazısında da 5434 sayılı Kanunla iştirakçi olarak ilgilendirilen personele çalışma hayatının sona ermesi ve emeklilik koşullarını sağlamaları halinde emekli ikramiyesi ödeneceği ve birleştirilen hizmet sürelerinin emekli ikramiyesinde dikkate alınacağı düzenlemesine yer verildiğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği; ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SANAYİ ve TEKNOLOJİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi