|
ÖZET: Başvuran, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde 01.10.2012-01.04.2018 tarihleri arasında çalıştığını ve bu süre zarfında kıdem tazminatı talep ettiğini belirtmiştir. Ancak, talebi idare tarafından reddedilmiştir. Başvuran, iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle mağduriyetinin giderilmesini istemektedir. İdare, başvuranın alt işveren işçisi olarak çalıştığını ve iş akdinin feshedilme sürecinde gerekli prosedürlerin yerine getirilmediğini ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kıdem tazminatı talebinin hukuka uygun olup olmadığını incelemiştir. İnceleme sonucunda, başvuranın iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği ve idarenin reddinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde hesap verilebilirlik ve karar verme süresine uygun hareket etmediğini belirterek, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ne kıdem tazminatının ödenmesi hususunda tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu karara uyması beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6596-6596 |sayi|95802452-101.07.04-E.95802452-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/13027 2018/ 13027
KARAR TARİHİ : 13/03/2019 |tarih|
TAVSİYE KARARI
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Manisa Celal Bayar Üniversitesi
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran tarafından kıdem tazminatı talep edilmektedir .
BAŞVURU TARİHİ : 23/10/2018 23.10.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından, Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde 01.10.2012- 01.04.2018 tarihleri arasında çalıştığı, bu tarihte iş sözleşmesinin feshedildiği, söz konusu döneme ilişkin kıdem tazminatı talebinde bulunduğu, ancak talebinin reddedildiği ifade edilerek kıdem tazminatının ödenmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 14.11.2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısı ile 10.12.2018 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından gönderilen 19.11.2018 tarihli ve sayılı yazıda ve 08.01.2019 tarihli ve sayılı yazıda ve eklerinde; başvuranın 01.10.2012- 01.04.2018 tarihleri arasında alt işveren işçisi olarak çalıştığı, 18.10.2017- 15.01.2018 tarihleri arasında doğum sonrası izne ayrıldığı, 08.01.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçiş başvurusunda bulunduğu, 31.03.2018 tarihine kadar raporlu olduğundan başvurusunun askıya alındığı, sözlü sınavının yapılamadığı, izinli ve raporlu olmadığı halde 02.04.2018 tarihinde işe başlamadığı ve herhangi bir başvuruda bulunmadığı, 01.04.2018
.
1 / 6tarihinde alt işveren tarafından iş akdinin feshedildiği, işten çıkışının 39 no.lu kodla ( 696 KHK ile
kamu işçiliğine geçiş) yapıldığı, başvuran tarafından hastaneye verilen 29.06.2018 tarihli ve E .31021 sayılı dilekçe incelendiğinde başvuranın kendi isteğiyle işten ayrıldığının anlaşıldığı ifade edilmektedir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmü yer almaktadır .
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü yer almaktadır .
5. 4857 sayılı İş Kanununun 112’nci maddesinde, “(…) 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur . Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, … işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir (…)” hükmüne yer verilmektedir .
6. 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14’üncü maddesinde, “Bu Kanuna tabi
işçilerin hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. (Ek : 25/ 8/ 1999 – 4447/ 45 md .) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A)
bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun
Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır(…)”
2 / 6hükmüne yer verilmektedir .
7. 4857 sayılı İş Kanununun Geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendi ile onbirinci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır .” hükmü yer almaktadır .
8. 4857 sayılı İş Kanununun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25’inci maddesinde , “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini
sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir :
I- Sağlık sebepleri :
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi .
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda .
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar . Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar . Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez .
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri :
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması .
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması .
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması .
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması .
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması .
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi .
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi .
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi .
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması .
III- Zorlayıcı sebepler :
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması .
IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması .
İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci
3 / 6madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir .” hükmü yer almaktadır .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranın iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği, bu sebeple başvuranın kıdem tazminatı talebinin idarece reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak Tavsiye Kararı
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran tarafından Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde alt işverene bağlı olarak çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatı talep edildiği, söz konusu talebin idarece reddedildiği görülmektedir . Uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle kıdem tazminatı konusunda idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ardından başvuranın kıdem tazminatından yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir .
11. Başvuran anılan idarede alt işverene bağlı olarak görev yapmıştır . 4857 sayılı İş Kanununun 112’nci maddesinde, Kamu İhale Kanununun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerden aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların iş sözleşmelerinin 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi halinde kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi öngörülmektedir . Dolayısıyla başvuranın sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiğinin tespit edilmesi halinde söz konusu ödemenin anılan idarece yapılması gerektiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır .
12. 1475 sayılı Kanunun 14’üncü maddesinde, sözleşmenin hangi hallerde sona ermesi durumunda işçiye kıdem tazminatı ödeneceği düzenlenmektedir . Buna göre, sözleşme, işveren tarafından bu
Kanunun 17’nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında herhangi bir sebeple feshedilmişse işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır . Somut olayda sözleşmenin işveren tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır . 4857 sayılı Kanunun Geçici 1’inci maddesinde, 1475 sayılı
Kanunda bu kanunun 17’nci maddesine yapılan atıfların 4857 sayılı Kanunun 25’inci maddesine yapılmış sayılacağı hüküm altına alındığından işveren tarafından yapılan feshin anılan maddenin II numaralı bendinde gösterilen sebeplerden herhangi birine dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır .
13. Anılan bentte iş akdinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri sebebiyle feshedilmesi düzenlenmektedir . İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması, işçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması, işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması, .
4 / 6işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması,
işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması, işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması, işçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi, işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması hallerinin yasa koyucu tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller olarak düzenlendiği ve işveren tarafından sözleşmenin bu sebeplerle feshedilmesi durumunda işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı görülmektedir .
14. Somut olayda iş akdinin feshinin söz konusu sebeplerden herhangi birine dayanmadığı anlaşıldığından başvuranın kıdem tazminatı talebinin idarece reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup Manisa Celal Bayar
Üniversitesinden istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde hesap verilebilirlik, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket etmediği anlaşılmış olup idarenin bu ilkelere uyması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup
Manisa İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurana kıdem tazminatı ödenmesi hususunda MANİSA CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
5 / 6bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu
olduğuna, Kararın gereği için BAŞVURANA ve MANİSA CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi