|
ÖZET: Başvuranın kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi, yasal şartların sağlanmaması nedeniyle gerçekleşmiştir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca, yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim gün sayısının tamamlanması gerekmektedir. Başvuranın 14 yıl 6 ay prim gün sayısı ile bu şartları yerine getirmediği belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın iş sözleşmesinin fesih nedeni, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde sayılan haklı nedenler arasında yer almamaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan incelemede, başvuranın kıdem tazminatı için gerekli şartları taşımadığı ve iş sözleşmesinin fesih nedeninin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek bir durum oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için gereken sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını taşımadığı net bir şekilde ortaya konmuştur. Sonuç olarak, başvuranın kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi, yasal düzenlemelere uygun bir karar olarak değerlendirilmiştir. İlgili idarenin, başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda bilgi vermemesi ise iyi yönetim ilkeleri açısından bir eksiklik olarak kaydedilmiştir. |
Kanununda belirtilen şartların yerine getirilip getirilmediğinin de göz önünde bulundurulduğu, anılan
Kanunun 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde yer alan
“öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartlar” ve aynı Kanunun 81’inci maddesinde anılan “yaşlılık aylığı bağlanması için 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim gün sayısının tamamlanması gerekmektedir” hükümleri dikkate alındığında başvuranın 14 yıl 6 ay prim gün sayısı bulunması nedeniyle kıdem tazminatı ödemesinin mümkün olmadığı ifade edilmektedir .
3. Kamu Denetçiliği Kurumunun 08.12.2017 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden SGK tarafından gönderilen 25.01.2018 tarihli ve sayılı yazıda;
1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesinde 506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları (sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı) veya aynı Kanunun geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları halinde sigortalılara kıdem tazminatı ödeneceğinin öngörüldüğü, anılan Kanunun yaşlılık aylığına hak kazanma şartları 1999 yılında yeniden belirlendiğinden 08.09.1999 ila 30.04.2008 (dâhil) tarihleri arasında sigortalı olanlara, yaş dışındaki diğer şartlardan ( 7000 prim ödeme gün sayısı veya 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim ödeme gün sayısı) en erken yerine gelen şartı tamamlayanlara talepleri halinde kıdem tazminatına esas yazı verildiği, kurum kayıtlarında başvuranın Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi Deneyim Mühendislik
İnşaat Gıda Temizlik Güvenlik Orman iş yerinde işe başlama tarihinin 01.04.2015 olduğu, işten ayrılma tarihinin 06.07.2017 olduğu, işten ayrılma nedeninin “ 3 numaralı Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi” olduğu, işten ayrılma tarihine kadar başvuranın sigortalılık süresinin 11.12.2002- 06.07.2017 tarihleri arasında 14 yıl 6 ay 27 gün olduğu, primi bildirilen gün sayısının ise 5196 olduğu, 5510 sayılı Kanunun 38’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvuranın işe giriş tarihi 10.09.2001 olmasına rağmen sigortalılık süresinin başlangıcının uzun vadeli sigorta primlerinin dört aylık sigorta primleri bordrosu ile bildirilmeye başlandığı 11.12.2002 tarihi olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple başvurana kıdem tazminatına esas yazı verilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmektedir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmüne yer verilmektedir .
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü yer almaktadır .
6. 4857 sayılı İş Kanununun 112’nci maddesinde, “(…) 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci
.
2 / 8maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin
kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur . Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, … işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir (…)” hükmüne yer verilmektedir .
7. 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14’üncü maddesinde, “Bu Kanuna tabi
işçilerin hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. (Ek : 25/ 8/ 1999 – 4447/ 45 md .) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A)
bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun
Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır(…)” hükmüne yer verilmektedir .
8. 4857 sayılı İş Kanununun Geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1inci ve 2 nci bendi ile onbirinci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır .” hükmü yer almaktadır .
9. 4857 sayılı İş Kanununun 24’üncü maddesinde, “Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin
feshedebilir :
I . Sağlık sebepleri :
a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa .
.
3 / 8b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi
bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa .
II . Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri :
a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa .
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa .
c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa .
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa .
e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa .
III . Zorlayıcı sebepler :
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa .” hükmüne yer verilmektedir .
10. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, “Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalıların; a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün veya b)
Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şarttır .” hükmü yer almaktadır .
11. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (C)
bendinde , “a) 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır .
b) 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ba) 24.5.2002 ile 23.5.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, bb) 24.5.2005 ile 23.5.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları, .
4 / 8bc) 24.5.2008 ile 23.5.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını
doldurmuş olmaları, bd) 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.5.2011 ile 23.5.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları, be) 24.5.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler .” hükmü yer almaktadır .
12. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi” başlıklı 38’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 2/ 6/ 1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 4/ 2/ 1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/ 7/ 1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/ 9/ 1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve
Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/ 10/ 1983 tarihli ve
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2926
sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/ 6/ 1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir .
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır .” hükmü yer almaktadır .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın kıdem tazminatına hak kazanabilmek için gerekli olan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartını taşımadığı, ayrıca iş sözleşmesinin fesih nedeninin 1475 sayılı Kanunun 14’üncü maddesinde sayılan diğer sebepler arasında yer almadığı anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin idarece reddine ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak Ret Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran tarafından Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesinde alt işverene bağlı olarak çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatı talep edildiği, söz konusu talebin idarece reddedildiği görülmektedir .
Uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi için başvuranın kıdem tazminatından yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir .
15. Başvuran alt işverene bağlı olarak Cumhuriyet Üniversitesinde görev yapmıştır . 4857 sayılı İş
5 / 8Kanununun 112’nci maddesinde, Kamu İhale Kanununun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerden aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların iş sözleşmelerinin 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi halinde kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi öngörülmektedir . Cumhuriyet Üniversitesi tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda başvuranın Kamu İhale Kanununun anılan hükmü kapsamında çalıştırıldığı ifade edilmektedir . Dolayısıyla başvuranın sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiğinin tespit edilmesi halinde söz konusu ödemenin anılan idarece yapılması gerektiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır .
16. 1475 sayılı Kanunun 14’üncü maddesinde sözleşmenin hangi hallerde sona ermesi durumunda kıdem tazminatının ödeneceği düzenlenmektedir . Başvuru konusu olayda sözleşmenin başvuran tarafından feshedildiği açıktır . Bu itibarla sözleşme, işçi tarafından 1475 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi uyarınca (işçinin haklı nedenle fesih sebeplerine bağlı olarak) feshedilmişse veya 506 Sayılı
Kanunun 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteği ile işten ayrılması nedeniyle feshedilmişse başvurana kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir .
17. Başvuran TÜBİTAK’ta memur olarak göreve başlamak amacıyla 11.07.2017’de iş sözleşmesini feshetmiştir . Bu itibarla öncelikle söz konusu fesih nedeninin haklı nedenle fesih halleri arasında yer alıp almadığı açıklığa kavuşturulmalıdır . 4857 sayılı İş Kanununun Geçici 1’inci maddesinde, yürürlükten kaldırılan 1475 sayılı Kanunun haklı nedenle fesih hallerini düzenleyen 16’ncı maddesine yapılan atıfların 4857 sayılı Kanunun 24’üncü maddesine yapılmış sayılacağı düzenlenmektedir . Anılan maddede sağlık sebepleri, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ve zorlayıcı sebepler işçinin haklı nedenle fesih halleri arasında sayılmaktadır . Dolayısıyla başvuranın fesih sebebinin söz konusu haller arasında yer almadığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır . Öte yandan kıdem tazminatının ödenmesini gerekli kılan diğer hallerin somut olayda mevcut olup olmadığı da incelenmelidir . Bu kapsamda başvuranın yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için 506 sayılı Kanunda sayılan şartlar arasında yer alan sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayıp tamamlamadığı araştırılmalıdır .
18. Anılan Kanunun 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre, kadın sigortalıların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için 58 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün prim ödemiş olması veya 58 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması gerekmektedir . Yukarıda belirtildiği üzere işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için söz konusu maddedeki yaşlar dışında kalan diğer şartları taşıması yeterlidir . Dolayısıyla başvuran 7000 gün prim ödemişse ya da 25 yıldan beri sigortalı bulunup 4500 gün prim ödemişse kıdem tazminatına hak kazanacaktır . SGK tarafından
Kurumumuza gönderilen belgeler incelendiğinde, başvuranın işten ayrıldığı tarihte sigortalılık süresinin 14 yıl 6 ay 27 gün olduğu, primi bildirilen gün sayısının ise 5196 gün olduğu görülmektedir . Bu itibarla başvuranın 7000 gün prim ödeme şartını taşımadığı, prim ödeme gün sayısı 4500 günden fazla olsa da 25 yıldan beri sigortalı olma şartını da taşımadığı anlaşılmaktadır .
.
6 / 819. 506 sayılı Kanunun Geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinde ise kadın
sigortalılara, 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmuş olmaları ve
3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla istekleri halinde
yaşlılık aylığı bağlanacağı, 23.5.2002 tarihinde öngörülen bu şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadın sigortalılara 58 yaşını doldurmuş olmaları şartı ile yaşlılık aylığı bağlanabileceği düzenlenmektedir . Bu itibarla başvuranın 1475 sayılı
Kanunun 14’üncü maddesi gereğince sözleşmeyi feshettiği tarihte 15 yıllık sigortalılık süresi şartı ile
3600 prim ödeme gün sayısı şartını taşıması halinde kıdem tazminatından yararlanacağı
düşünülebilirse de söz konusu geçici madde hükmünün başvurana uygulanabilmesi için başvuranın sigortalılık süresinin 25.8.1999 tarihinden önce başlamış olması gerekmektedir . Oysaki 5510 sayılı
Kanunun “Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi” başlıklı 38’inci maddesinin birinci fıkrasında, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresi başlangıcının, sigortalının 506 sayılı Kanuna tâbi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceği hüküm altına alınmaktadır . Bu itibarla her ne kadar SGK kayıtlarında başvuranın işe giriş tarihi 10.09.2001 tarihi olarak görülse de sigortalılık süresinin başlangıcı uzun vadeli sigorta primlerinin bildirilmeye başlandığı 11.12.2002 tarihidir . Dolayısıyla başvuran 25.08.1999 tarihinden sonra sigortalı olduğundan anılan geçici madde hükmünün başvuran açısından uygulanma imkânı bulunmamaktadır .
20. Sonuç olarak başvuranın sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartını taşımadığı, ayrıca iş sözleşmesinin fesih nedeninin 1475 sayılı Kanunun 14’üncü maddesinde sayılan diğer sebepler arasında yer almadığı anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin idarece reddine ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup Cumhuriyet
Üniversitesinden istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bu ilkeye de uyması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma
.
7 / 8süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Sivas İş Mahkemesinde yargı yolu
açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
.