|
ÖZET: Başvuran, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nde 01/09/2015 tarihinde işe başlamış ve 01/04/2018 tarihinde iş akdinin feshedildiğini belirtmiştir. Fesih işleminin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinde bulunmadığı için haksız olduğunu iddia eden başvuran, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesini talep etmiştir. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ise başvuranın kadroya geçiş talebinin bulunmadığını ve iş akdinin feshedilmesinin yasal çerçevede gerçekleştiğini savunmuştur.
İdare, başvuranın 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş için gerekli başvuruyu yapmadığını ve bu nedenle iş akdinin yüklenici firma tarafından sona erdirildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın kıdem tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Ancak, başvuranın kıdem tazminatı alacaklarının ödenmesi konusunda idareye tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş; ihbar tazminatı talebi reddedilmiş, ancak kıdem tazminatı ödenmesi yönünde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi için otuz gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/4378-S.6428
BAŞVURU NO : 2018/17163
KARAR TARİHİ : 14/06/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
Kıdem ve ihbar tazminatı talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 19/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran … … tarafından, 01/09/2015 tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünde işe başladığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinde bulunmadığı halde 01/04/2018 tarihinde iş akdi feshedilirken Sosyal Güvenlik
Kurumuna yapılan bildirimin 40 kod numarası(kamu işçiliğine geçilememesi) ile yapıldığı, fesih işleminin haksız olduğu, tarafına herhangi bir bildirim de yapılmadığı belirtilmekte olup sendika üyeliğinden kaynaklanan fark da dahil edilerek hesaplanacak kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün konuya ilişkin 15/02/2019 tarih ve E…. sayılı yazısı ve eklerinde ;
2.1. Başvuranın 01/09/2015-01/04/2018 tarihleri arasında … İnşaat San. Ve Tic. A.Ş.
bünyesinde görev yaptığı,
2.2. Başvuranın 696 sayılı KHK hükümlerine göre ilan edilen tarihlerde veya daha sonrasında kadroya geçiş talebi ile ilgili dilekçesinin bulunmadığı, ayrıca başvuranın kıdem tazminatıyla ilgili talep dilekçesinde de kendi isteğiyle başvurmadığını beyan ettiği,
2.3. 696 sayılı KHK ile tüm personele dayalı hizmet alımı ile temin edilen personelin ilgili KHK ile belirtilen şartları taşıyan tüm çalışanlara 657 sayılı Kanunun 4/d maddesine göre sürekli işçi kadrosuna alınacağının ilan edildiği ve Resmi Gazetede de yayınlanarak tüm kurumlara ve çalışanlara tebliğ edildiği, ayrıca söz konusu durumun Kurumlarının ve Müdürlüklerinin internet sayfasında da ilan edildiği, yine aynı KHK ile kurumların 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunu ilgili 62/e maddesine göre Personele Dayalı Hizmet Alımı yöntemi ile personel alımının kaldırılmış olduğu, 696 sayılı KHK ile tüm ihalelerin fesh edilerek 01/04/2018 kadroya geçiş tarihine kadar işlemlerin yürütüldüğü, bu nedenle Müdürlükleri ile yüklenici firma arasındaki sözleşmenin 01/04/2018 tarihi ile sona erdiğinden adı geçenin de hiçbir mazeret veya bildirim yapmadan başvuru yapmadığı için sözleşmesinin yüklenici firma tarafından fesih edildiği,
2.4. Bu nedenle SGK’nın bu işçiler için açmış olduğu iki koddan biri olan 40 kamu işçiliğine geçilememesi kodu ile işten çıkarıldığı, ayrıca işveren ile Müdürlükleri arasındaki sözleşme sona erdiğinden gerekli işlemlerin yapıldığı,
2.5. 696 sayılı KHK hükümlerine göre tüm işlemlerin yürütülmesi nedeniyle gerek Resmi
Gazetede yayınlanması gerekse Kurumların ve Müdürlüklerinin internet sayfasından süreç ilan edildiğinden kişilere tebliğ yapılmadığı, başvuranın kendi tercihi olarak kadroya geçmek istememesi süreci bildiği 01/04/2018 tarih itibariyle böyle bir hizmet alımı olmadığını bildiği,
4857 sayılı Kanunun 17. Maddesine göre fesih işlemi yapılacağı önceden bildirilmesi kişinin
çalışırken işinden habersiz fesih edilmesini engellemek, kişinin işten çıkarılacağını bilerek kendisine iş araması için süre ve zaman tanınması, kısacası mağdur olmaması için düzenlenmiş işçi yararına kanun koyucu tarafından koyulan bir madde olduğu, Kurum internet sayfasından başvuru süreçlerinin yayınlanması ve kişinin kendi tercihi ile başvurmaması 01/04/2018 tarih itibariyle işten çıkmak istediği anlamı taşımakta olduğu,
2.6. Bakanlık Hukuk Müşavirliğinin 02/05/2018 tarih ve … sayılı yazısından 696 ve 375 sayılı
KHK’dan faydalanamayan personelin kıdem tazminatı ödemesi alıp alamayacağı hususundaki görüş yazısında, “kadroya geçişleri mümkün olmayan işçilerin yüklenici tarafından çalıştırılmaya devam etmeleri mümkün olduğundan mezkur maddenin uygulanması, doğrudan işçilerin sözleşmelerinin feshi sonucu doğurmamaktadır.” denildiği, başvuranın yazıda belirtildiği üzere ilk başvuru şartlarını taşıyan ve kadroya geçme imkanı olan bir çalışanken ilan edilen sürelerde başvuru yapmadığı ve iş akdinin fesih edilmesinin 696 sayılı KHK’nın emredici hükümleri gereği olduğu,
Hususları belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır.
5. 4857 sayılı İş Kanununun 112’nci maddesinde, “(…) 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, … işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir (…)” hükmüne yer verilmektedir.
6. 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14’üncü maddesinde, “Bu
Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A)
bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı
Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır(…)” hükmüne yer verilmektedir.
7. 4857 sayılı İş Kanununun Geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu Kanunun
120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci
fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendi ile onbirinci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır.” hükmü yer almaktadır 8. 4857 sayılı İş Kanununun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25’inci maddesinde, “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş
sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
I- Sağlık sebepleri:
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.
Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması.
İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.” hükmü yer almaktadır.
9. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Süreli fesih” başlıklı 17’nci maddesinde;
“Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri;
İş sözleşmeleri;
…
c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, …
Feshedilmiş sayılır.
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.
Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.” hükümlerine yer verilmektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran tarafından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünde alt işverene bağlı olarak çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı talep edildiği, söz konusu talebin idarece reddedildiği görülmektedir. Uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle kıdem tazminatı konusunda idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ardından başvuranın kıdem tazminatı ve ihbar tazminatından yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir.
12. Başvuran anılan idarede alt işverene bağlı olarak görev yapmıştır. 4857 sayılı İş
Kanununun 112’nci maddesinde, Kamu İhale Kanununun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerden aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların iş sözleşmelerinin 1475 sayılı İş
Kanununun 14’üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi halinde kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi öngörülmektedir. Dolayısıyla başvuranın sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiğinin tespit edilmesi halinde söz konusu ödemenin anılan idarece yapılması gerektiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
13. 1475 sayılı Kanunun 14’üncü maddesinde, sözleşmenin hangi hallerde sona ermesi durumunda işçiye kıdem tazminatı ödeneceği düzenlenmektedir. Buna göre, sözleşme, işveren tarafından bu Kanunun 17’nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında herhangi bir sebeple feshedilmişse işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Somut olayda sözleşmenin işveren tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı Kanunun Geçici 1’inci maddesinde, 1475 sayılı Kanunda bu kanunun 17’nci maddesine yapılan atıfların 4857 sayılı
Kanunun 25’inci maddesine yapılmış sayılacağı hüküm altına alındığından işveren tarafından yapılan feshin anılan maddenin II numaralı bendinde gösterilen sebeplerden herhangi birine dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.
14. Anılan bentte iş akdinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri sebebiyle feshedilmesi düzenlenmektedir. İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması, işçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması, işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması, işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması, işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması, işçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi, işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması hallerinin yasa koyucu tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller olarak düzenlendiği ve işveren tarafından sözleşmenin bu sebeplerle feshedilmesi durumunda işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı görülmektedir.
15. Somut olayda iş akdinin feshinin söz konusu sebeplerden herhangi birine dayanmadığı, başvuranın kadroya geçiş talebinin bulunmadığının hem başvuran hem de ilgili idare tarafından ikrar edildiği ve başvuranın kadroya geçiş yönünde hiçbir mazeret veya bildirimde bulunmadan başvuru yapmadığı, bu nedenle sözleşmesinin yüklenici firma tarafından sonlandırıldığı hususları dikkate alındığında, başvuranın kıdem tazminatı talebinin idarece reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
16. Öte yandan, başvuran tarafından 4857 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gereğince ihbar önellerinin uygulanmaması sebebiyle 6 haftalık ihbar tazminatı ödenmesi yönünde idareye talebini ilettiği, ancak talebinin reddedilmesi üzerine Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmüştür.
17. Bilindiği üzere ihbar tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Süreli fesih” başlıklı 17 nci maddesinde düzenlenmiş olup, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmemesi halinde bildirim şartına uymayan tarafça ödenmesi gereken bir tazminat türüdür.
18. Bu minvalde, İdareden edinilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, başvuranla yapılan hizmet sözleşmesinin belirli süreli hizmet sözleşmesi olduğu, sözleşmenin başlangıç tarihinin 01/09/2015 tarihi, bitiş tarihinin ise 30/06/2018 tarihi olduğu, başvuranın bu sözleşme çerçevesinde 01/09/2015-01/04/2018 tarihleri arasında görev yaptığı tespit edilmiştir.
19. Başvuran ile alt işveren arasında akdedilen anılan sözleşme dikkate alındığında, ihbar tazminatı kazanılabilmesi için gerekli şartlardan birisi olan belirsiz süreli hizmet sözleşmesi şartının sağlanmadığı tespit edildiğinden başvuranın ihbar tazminatı talebinin de hukuken ileri sürülebilir bir talep olmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup
Sağlık Bakanlığından istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde hesap verilebilirlik, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket etmediği anlaşılmış olup idarenin bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) kalan sürede
İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, Başvuranın ihbar tazminatı ödenmesi yönündeki talebinin REDDİNE, Diğer taraftan, başvurana kıdem tazminatı ödenmesi hususunda İSTANBUL İL SAĞLIK
MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın gereği için BAŞVURANA ve İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi