ÖZET: Başvuran, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Beşkonak Yatılı Bölge Ortaokulu’nda yemek hizmeti sunan taşeron firmanın sahibi olarak, işten çıkarılan bir çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle karşılaştı. Çalışanın iş akdinin sona ermesinin ardından, başvuranın mahkemede müteselsil sorumlu olduğu belirtilerek tazminat ödemesi gerektiği ifade edildi. Ancak, başvuran, çalışanın şirketteki kısa süreli çalışmasına rağmen ödenen tazminatın büyük bir kısmının kendisinden icra yoluyla kesildiğini belirtti. Kamu Denetçiliği Kurumu’na yaptığı başvuru sonrası Milli Eğitim Bakanlığı, tazminatı ödemiş olsa da, başvuranın fazla ödediği tutarın iadesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, müteselsil sorumluluk ilkesinin uygulanması gerektiğine karar verdi. Başvuranın, iş ilişkisi süresinin kısıtlı olmasına rağmen, kıdem tazminatının büyük bir kısmını ödemesi adaletli bulunmadı. Dolayısıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın başvuranın fazla ödediği tutarı iade etmesi gerektiği önerildi. Ayrıca, Bakanlık’ın, yargı kararlarını uygularken daha dikkatli davranması ve başvuranın hak arama özgürlüğüne saygı göstermesi gerektiği vurgulandı.

Sonuç olarak, başvuranın ödemiş olduğu tazminatın yasal olarak sorumlu olduğu miktarı aşan kısmının, ilgili müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde hesaplanarak iade edilmesi tavsiye edildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu karar doğrultusunda işlem yapması için 30 gün içinde gerekli adımları atması gerektiği belirtildi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/43162-S.20.48049

BAŞVURU NO : 2019/22610

KARAR TARİHİ : 15/06/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Başvuranın alt işveren olarak işçisine ödediği tazminat

BAŞVURUNUN KONUSU :

tutarının kendi sorumluluğuna düşen kısımdan fazla olduğu iddiası ve idarenin söz konusu fazla ödeme tutarını tarafına ödemesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/12/2019

I.BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuran, Antalya İli Manavgat ilçesi Beşkonak Yatılı Bölge Ortaokulunda 2016-2017

Eğitim Öğretim yılında okulun yemek ihtiyacını karşılayan taşeron firmanın sahibi olduğunu, okulla çalıştığı dönemde bir çalışanının iş yerinin huzurunu bozmaktan ve iş arkadaşlarına yaptığı hakaretten dolayı işten çıkarıldığını, çalışanın işten çıkartıldıktan sonra kendisini ve

Milli Eğitim Bakanlığını mahkemeye verip ihbar ve kıdem tazminatı hakkı talep ettiğini ve mahkemeyi kazandığını, tazminatın ödenmesine ilişkin evrakların okul idaresi tarafından yaklaşık 1 yıl önce bakanlığa gönderildiğini, Kanunda ödenek olmadan da kıdem ve ihbar tazminatının bekletilmeden ödenmesi gerektiği açıkça belirtilmesine rağmen Bakanlık görevlilerinin ödenek olmadığını bahane ederek ödemeyi gerçekleştirmediğini, söz konusu çalışanın şirketinde kırk gün gibi kısa bir süre çalışmış olmasına rağmen geçmişe dönük bütün ihbar ve kıdem tazminatı hakkı icra yoluyla kendi maaşından kesildiğini, 2019/14585 dosya numarasıyla Kamu Denetçiliği Kurumu’na yaptığı başvuru sonrasında Milli Eğitim

Bakanlığının ödemeyi gerçekleştirdiğini, ancak; başvuru sonrasında dosyaya atanan müfettişin raporunda belirttiği şekilde işlem yapılmadığını, raporda ödemenin tamamının Milli Eğitim

Bakanlığı tarafından yapılıp Davacıyı işçi olarak çalıştıran alt işverenlere rücu edileceği belirtilse de ödemenin yaklaşık 12 Bin (12.000) Türk Liralık kısmının kendisinin maaşına konulan icralardan kesildiğini, mahkemece Bakanlık ve kendisinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirtildiğini ifade etmiş; davacının kazanmış olduğu ihbar ve kıdem tazminatları ile yargılama masraflarının yasa ve usule uygun olarak müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde paylaştırılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından 07/02/2020 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 11.02.2020 tarih ve tarihli sayı ile

Kurumumuza iletilen cevabî yazıda özetle; 2.1. isimli işçinin iş akdinni sonlandırılması üzerine son işvereni olan başvuran ile şikayete konu idare olan Milli Eğitin Bakanlığı’nı müştereken davalı olduğu kıdem ve ihbar tazminatı davası açtığı, 2.2. Mahkeme tarafından mahkeme masrafı, kıdem ve ihbar tazminatının davalılarca müteselsil olarak ödenmesine hükmedildiği, 2.3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 15.03.2018 tarih ve E: 2 ve

K sayılı karar ile istinaf talebinin reddedildiğini, Davacı tarafından

Manavgat 2. İcra Müdürlüğü E: sayılı dosya ile icraya konulduğunu, 2.4. Başvuran ’ın maaşına haciz konulduğunu, davacının alacağının tamamının tahsil edildiği 18.10.2019 tarihine kadar başvuranın maaşından toplamda 10.677 TL tahsilat yapıldığını, 2.5. Kalan tutarın Bakanlık tarafından ödendiği ifade edilmiş, başvuranın müşterek ve müteselsil borçlu olması sebebiyle kesinti yapılan tutarın yerinde olduğu ifade edilmiştir.

3. Bununla birlikte, Bakanlık tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin ekinde

21.11.2019 tarih ve sayılı Maarif Müfettişi raporunun düzenlendiği,

3.1. Söz konusu raporda, davacı işçinin iş yerinde 9 yıl 10 ay 20 gün süre ile çalıştığı, başvuranın icraya koyduğu toplam alacak miktarının 21.977, 88 TL’lik kısmının idarece ödendiği, bu ödemenin davacı işçinin çalıştığı diğer alt işverenlere rücu edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” , 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”.

6. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesinin altıncı fıkrası “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”, hükümlerin ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, Antalya İli Manavgat ilçesi Beşkonak Yatılı Bölge Ortaokulunda yemek hizmeti sunarken yanında çalışan işçinin iş akdinin sona ermesi üzerine, idare ve kendisinin taraf olduğu kıdem ve ihbar tazminatı talepli davanın aleyhine sonuçlanması neticesinde 10.677 TL ödeme yapmasının, işçinin kıdeminin çok az bir kısmının kendisi ile iş akdi çerçevesinde gerçekleştiğini ifade ederek, ödemiş olduğu tutarın fazla kısmının idarece kendisine ödenmesini talep etmiştir.

9. İdarenin cevabî yazısında ise, mahkeme kararı ile kıdem ve ihbar tazminatından idare ve davalının müteselsilen sorumlu olduğunun karara bağlandığı ifade edilmiş, başvuranın bu sebeple ilgili tutarı ödemesinin gerekli olduğu ifade edilmiştir.

10. Kıdem ve ihbar tazminatına kazanma hakkı, 1475 sayılı İş Kanununda düzenlenmiş olup, ilgili kanunda 1 yıldan fazla kıdemi olan işçilerin haksız fesih sebebiyle kıdem tazminatı alacağı düzenlenmiştir.

11. Davalı olan başvuran, işveren ile sözleşme ilişkisi kapsamında 1 yıldan az süre ile çalışmış olsa da, idarenin üst işverenliği ile sözleşme ilişkisi olarak 9 yıldan fazla bir kıdeme sahiptir.

Bu itibarla, mahkeme davacının kıdem tazminatı almasına hükmetmiştir.

12. Bu durumda, müteselsil sorumluluk kavramından bahsetmek gerekmektedir. Müteselsil sorumluluk, birden çok kişinin, aynı zarardan, sorumlulardan her birinin zarar görene karşı, diğer sorumlular tarafından zararın tamamı tazmin edilinceye kadar sorumlu olmasıdır (Kırca

Çiğdem. Müteselsil Sorumlulukta Borçlar Kanunu Tasarısı ile Getirilen Değişiklikler”, Prof.

Dr. Fikret Eren’e Armağan, Ankara 2006, s. 644.). Somut olayda, başvuran idare ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu borcun önemli bir kısmını ödemiştir. Ancak kıdem tazminatına esas teşkil eden çalışmaların çok az bir kısmı başvuran ile iş sözleşmesi çerçevesinde yürütülmüştür.

Haksız fesih sonucu kıdem tazminatı ödemesinin idarece yapılması durumunda, başvuranın kıdem tazminatının ne kadarından sorumlu olduğunun tespit gerekmektedir. Nitekim müfettiş raporunda idarece ödenen kıdem tazminatının geçmiş alt işverenlerden tahsil edilmesi hususunda rücu davası açılması gerektiği belirtilmiştir.

13. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 10.677 TL tutarında kıdem, ihbar tazminatı ve dava masrafı tutarı ödediği dikkate alındığında, söz konusu tutarın 9 aylık bir iş ilişkisi olan alt işveren tarafından ödenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, hükmedilen kıdem tazminatının idare ve başvuranın müteselsil sorumluluğunda olmakla birlikte, bu sorumluluğun eşit sorumluluğu ifade etmediği, başvuranın 9 yıllık kıdemin yalnızca

9 ayında iş ilişkisi içerisinde olduğu dikkate alındığında, idarece müteselsil sorumluluğun

kapsamı belirlenerek, başvuranın fazlaya ilişkin ödemelerinin iade edilmesi hususunda gerekli iş ve işlemlerin yapılması hususunda tavsiye kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Milli Eğitim Bakanlığı’nın

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin cevabında başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı, yine yargı kararını uygulamakta kararın özüne uygun davranmadığı bu yönüyle “haklı beklentiye uygunluk” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın mahkeme kararı gereği müteselsil sorumluluk nedeniyle kendisinden tahsil edilen kıdem/ihbar tazminatlarının, yasal olarak sorumlu olduğu miktarı aşan kısmının, işçiyi çalıştıran üst işveren Milli Eğitim Bakanlığı ve alt işverenler arasındaki müteselsil sorumluluk esasları gereğince hesaplanması, bunun sonucuna göre üst işveren sorumluluğu çerçevesinde başvuran tarafından fazla ödeme yapıldığının tespiti halinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başvurana dava açmaya gerek olmadan 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde yapılacak sulh sözleşmesi kapsamında bu tutarın ödenmesi hususunda MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca; MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi