ÖZET: Başvuran, KİHBİ sisteminde bulunan sabıka kaydının silinmesini talep etmiştir. Ancak idare, bu talebin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. KİHBİ Programı, suç işleyen kişilerin kimliklerinin saptanması ve suç kayıtlarının tutulması amacıyla oluşturulmuş bir sistemdir. İdare, başvuranın kaydının silinmesi için gerekli olan şartların sağlanmadığını, özellikle de “beraat, ceza verilmesine yer olmadığı” gibi kararların bulunmadığını vurgulamıştır.

Başvuranın “yasaklanmış hakların iadesi” kararı almış olması, KİHBİ sistemindeki kaydın silinmesini sağlamamaktadır. Yönergeye göre, yalnızca belirli durumlarda (beraat, dava zaman aşımı vb.) kayıtların iptali mümkündür. Dolayısıyla, başvuranın talebi hukuka uygun bulunmamış ve kaydın silinmesi talebi reddedilmiştir. Bu karar, kişisel verilerin korunması ve hukuki güvenlik açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8703-S.21.14017

BAŞVURU NO : 2021/2873

KARAR TARİHİ : 09/06/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İçişleri Bakanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın KİHBİ bilgi toplama sisteminde bulunan kaydın silinmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 07/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, KİHBİ bilgi sisteminde sabıka kaydının bulunduğunu, bu kayıt nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, gerekli yasal süre dolduğundan ve Ankara 11. Ağır

Ceza Mahkemesince memnu hakların iadesine karar verilmiş olduğundan bahisle bu kaydın silinmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi

Toplama Dairesi Başkanlığı’ndan 12/03/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup adı geçen Daire Başkanlığı’nın 25/03/2021 tarih, sayılı cevabi yazısında; 2.1. “Adı geçen hakkında 24/03/2021 tarihinde Başkanlığımız Bilgi Sisteminde yapılan araştırmada

Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce işlem yapılmış “Silah ve Mermi Kaçakçılığı” suçundan 1 (bir) adet kaydın bulunduğu tespit edilmiştir. Adı geçen şahsın söz konusu kaydının silinmesi talebiyle 2020 yılının 8. ayında Başkanlığımıza müracaat etmiş olduğu ve Başkanlığımıza ait ilgi (b) sayılı yazı ile Ankara İl

Emniyet Müdürlüğüne gerekli güncellemelerin yapılması için gönderildiği anlaşılmıştır. Ankara İl

Emniyet Müdürlüğü tarafından; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi ile yapılan görüşmeler neticesinde

“Memnu Hakların İadesi” yönünde karar verilmiş olduğu ve KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesinin 16/c-1 maddesinde yer alan iptal ve düşüm şartlarının sağlamadığından bahse konu kaydın iptal edilemeyeceği şahsın kendisine tebliğ edildiği bildirilmiştir.

/

2.2. Şahsın “Memnu Hakların İadesi” yönünde bir karar almış olması KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesinin 16/c-1 maddesinde; 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; “af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi, cezanın paraya çevrilmesi, tescil edilmesi ve ceza zaman aşımı dikkate alınmaz” hükmüne dahil olmadığından “Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi” suç kaydının silinmesini mümkün kılmamaktadır.

2.3. Şikayet Konusu talebe ilişkin adı geçenin “Silah ve Mermi Kaçakçılığı “suçundan Ankara Devlet

Güvenlik Mahkemesince verilen kararında 4 yıl 6 ay hapis ve 1.575 TL para cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın 04/05/1998 tarihinde kesinleşmiş olduğu Başkanlığımız Bilgi Sisteminde yer almaktadır.

2.4. Söz konusu kaydın silinebilmesi, KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesinin 16/b maddesi “9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir.” hükmü doğrultusunda adli makamlardan ek bir karar çıkartılması halinde mümkün olabilecektir.”

Bilgilerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 04/07/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun Ek 7. maddesinde; “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde ve sanal ortamda istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.” 6. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “Yasaklanmış hakların geri verilmesi” başlıklı 13A maddesinde; “(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli

bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. (…)”; 7. Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesinin

“Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönerge’nin amacı; İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat

Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı ile il, ilçe ve şube güvenlik kuvvetlerinde kurulan bilgi toplama, büro ve kısımlarının görev, yetki ve sorumluluklarını ve çalışma esaslarını, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması esas ve usullerini düzenlemektir.” 7.1. “Kanuni Dayanak” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Yönerge; 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve

Görevleri Hakkında Kanunun 13/c ve 33’ncü, 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu Ek Madde

7 ile Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Yönetmeliği’nin 42/e ve f maddelerine dayanılarak

hazırlanmıştır.”; 7.2. “Şahıslar hakkında bilgi formu düzenlenmesi halleri ve yapılacak işlemler” başlıklı 7.

maddesinde; “(…) 2) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinde sayılan suçlan işleyenler, yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenlenir.

(….) 5) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılanlar (Kamu hizmetlerinden men edilenler) hakkında bilgi formu düzenlenir.”; 7.3. “Sanıkların yakalanması halinde dahi bilgi formu düzenlenecek suç türleri ve bunlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 9. maddesinde; “a) Bu maddenin (b) fıkrasında belirtilen suçları işlemiş ve yakalanmış olan sanıklar için suç türüne uygun bilgi formu doldurulur, Bilgi Toplama Programına veri girişi yapıldığında “YAKALANDI” seçeneği işaretlenir ve bilgi formunun ortasına “YAKALANDI” kaşesi basılır. Bilgi Toplama Programının “SUÇ DETAY BİLGİLERİ” sayfasındaki bölüme ve ilçe güvenlik kuvvetinde ve emniyet şube müdürlüklerinde kalan bilgi formuna soruşturma evrakının

Cumhuriyet Başsavcılığına gönderiliş tarih ve numarası yazılır.

b) Sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri: (…) 4- 5607 sayılı Kaçakçılıkla

Mücadele Kanunu (…); 7.4. “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası alanlara yapılacak işlemler” başlıklı 11 inci maddesinde; “İşlemiş olduğu bir suç nedeniyle ayrıca Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası alanlara suç yeri güvenlik kuvvetince; a) Sanık karar takip formuna göre mahkeme sonuçlarını takip ederek, b) Kamu kuruluşlarının bildirmesiyle, c) Vatandaşın ihbarı veya güvenlik kuvvetlerinin duyumları üzerine önce mahkeme kararına ulaşıp, doğruluğunu teyit ettikten sonra, kişi hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası aldığı suçla ilgili bilgi formu olup olmadığı araştırılır.

/

(1) Mahkeme kararında belirtilen suçla ilgili şahıs bilgi formu varsa Bilgi Toplama Programının suç detay bilgileri sayfasından, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (kamu hizmetlerinden men)

cezasının işlenip işlenmediği kontrol edilir. Eğer işlenmemişse, kanun maddesi alt fıkra ve bentleri ile yoksun bırakılma süresi de (Örnek:TCK 53/ (1),a,b md. iki yıl yoksun bırakma) bilgisayara işlenip , aynı bilginin, tasnifteki bilgi formuna da yazılması sağlanır.

(2) Mahkeme kararında belirtilen suçla ilgili şahıs bilgi formu yoksa; (a) Esas suç 9b kapsamına giriyorsa şahıs bilgi formu düzenlenir ve “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) suç açıklaması ile bilgi formu düzenlenir ve süresi, kanun maddesi alt fıkra ve bentleri ilgili bölüme işlenir.

(…)

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası için konulan şerh men ceza süresi sonunda kaldırılır.”; 7.5. “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16. maddesinde; “ a)

Yönerge’nin 9/b maddesi dışındaki suçlar için açılan bilgi formlarının iptali; (…)

b) Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptali;

1) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli

makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir.

(…)

4) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya mahkemelerce

gaiplik karan verilmesi halinde açılmış olan bilgi formları iptal edilir.

Her yıl sonu itibariyle KİHBİ Daire Başkanlığı tarafından veri tabanında kaydı olan şahısların bilgileri.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bilgileri ile karşılaştırılarak; kaydı olup da ölmüş olanların tespiti yapılıp, ilgili güvenlik kuvvetlerine bildirilerek, kayıtların silinmesi sağlanır.

(…)

c) İptal ve düşümlerde genel prensipler;

1) 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi, cezanın

paraya çevrilmesi, tecil edilmesi ve ceza zaman aşımı dikkate alınmaz.

2)Geçmiş dönemlerde kanunlarla suç sayılan fiillerden haklarında bilgi formu düzenlenen kişilerin kayıtları, kanunda yapılan değişiklik ile suç olmaktan çıkarılmış ise iptal edilir.

(…)” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın talebine ilişkin olarak

“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden

9. Başvuran, hakkında KİHBİ sisteminde kayıt bulunduğunu, hem yasal sürenin dolması hem de yasaklanmış hakların iadesi kararı alması nedeniyle hakkında bulunan kaydın silinmesini talep etmiştir.

İdare ise, Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesi kapsamında işlem tesis ettiklerini, başvuruya konu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını ifade etmiştir.

10. Genel Bilgi Toplama (GBT) kaydı olarak bilinen KİHBİ Şahıs Programı, suç sayılan fiili işleyen kişinin kimliğinin saptanması ve kovuşturmanın başlaması sonucu düzenlenen bilgi kayıtlarının tutulduğu bir program olup, söz konusu şahıs programının kapsamına adli makamlarca gönderilen yakalama emri ve yokluğunda tutuklama kararı ile arananlar, kayıp şahıslar, yakalanmış olsalar dahi Yönergede belirtilen suçları işleyenler ve belli hakları kullanmaktan yoksun olan şahıslar girmektedir.

11. KİHBİ Programı; suç kayıtlarını tutmak suretiyle, mevzuat gereğince yapılan güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması faaliyetlerinin yürütülmesinde, İçişleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinin bazı hizmetleri (pasaport ve silah ruhsatı verilmesi vb.) icra etmesinde ve kolluk kuvvetleri tarafından emniyet ve asayişin sağlanması adına yapılan çalışmalar esnasında suç ve suçlularla mücadele için istihbarat kaynağı olarak kullanılmaktadır.

12. KİHBİ Programı; İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi

Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesi’ndeki esas ve usuller dâhilinde hüküm ve sonuç doğurmakta olup bahse konu Yönerge’nin kanuni dayanağını; 1 numaralı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 262’nci maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri

Kanunu’nun Ek 7’nci maddesi oluşturmaktadır.

13. 2559 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesinde; kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerine ilişkin genel nitelikte yetki ve görev verildiği, Kanun’da belirtilen amaç çerçevesinde kaydı tutulacak unsurların, bu amaçla toplanacak bilginin, toplanan bilgilerin kayıt altına alınması ve hangi durumlarda iptal edileceğine ilişkin ayrıntılı hükümlerin ise Yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır.

14. İdareden gelen cevabi yazıda, bilgi sisteminde yapılan araştırmada başvuran hakkında “Silah ve

Mermi Kaçakçılığı” suçundan 1 adet kaydın bulunduğu bilgileri edinilmiştir. Başvuranın dilekçesi ekinde ise Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Değişik İş No, Karar No ile 07/12/2018 tarihinde Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesine karar verildiği görülmüştür.

15. Başvuran hakkında KİHBİ sisteminde bulunan kaydın, yasal süre dolduğundan bahisle silinme talebi yönünden yapılan incelemede; 15.1. Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesi’nde suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler hakkında kayıt tutulmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.

15.2. Yönerge’nin 16. maddesinde ise, Yönerge’nin 9/b maddesinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında (Kaçakçılık, Hırsızlık, Sahtecilik vs. ) tutulan bilgi formalarının iptal edilmesi ayrıca hüküm altına alınmıştır.

15.3. Anılan Yönergenin ilgili hükümleri gereğince “Silah ve mermi kaçakçılığı” suçundan sistemde yer alan kaydın “beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına” karar verilmedikçe sistemden silinmesinin (iptal edilmesinin) mümkün olmadığı, diğer bir deyişle başvuran hakkındaki, kaydın onun ölümüne kadar sistemde muhafaza edileceği görülmüştür.

15.4. Yapılan incelemede başvuranın belirttiği üzere, kaydın silinmesi için herhangi bir ‘yasal süre’ bulunmadığı gibi, maddede belirtilen kararın (beraat, düşme vs.) bulunmadığı görüldüğünden, ilgili

Yönerge kapsamında, başvuranın talebinin reddedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

16. Başvuran hakkında KİHBİ sisteminde bulunan kaydın, yasaklanmış hakların geri verildiğinden bahisle silinme talebi yönünden yapılan incelemede; 16.1. Yasaklanmış hakların iadesi, bir suçtan mahkumiyet cezası almış kişinin belirli bir süreyi iyi halli olarak geçirmesi ve Adli Sicil Kanunu’nda açıklanan diğer koşullara uymuş olması şartıyla yoksun kaldığı hakları tekrar kullanması hali olup, bu iade ile kişinin, toplumsal yaşamın gerektirdiği etkinlikleri normal bir şekilde sürdürmesi sağlandığı gibi, kişi hem haklarına hem de mahkûmiyet sonucu yıpranan manevi itibarını da elde etme olanağına kavuşmuş olacaktır. (ÖZBEK Veli Özer, İnfaz Hukuku, Seçkin Yayınevi, 13. Baskı, Ankara 2021 sayfa 488.)

16.2. Nitekim Danıştay da bir kararında, “Her ne kadar davacı hakkında memnu hakların iadesi kararı verilmişse de, memnu hakların iadesi kararının asıl cezayı silmediği, ancak kamu haklarından yasaklı olma ve bazı konularda ehliyetsiz kılınma gibi bir kısım süresiz hak mahrumiyetlerinin geleceğe dönük olarak ortadan kaldırılmasını ifade ettiği göz önünde bulundurulduğunda,(…) mahkumiyet kararı ortadan kaldırılmayıp, sadece bu mahkumiyet kararı nedeniyle kaybettiği hakları geleceğe dönük olarak kendisine iade edilen davacıya, bu nedenle silah ruhsatı verilemeyeceği açıktır.” şeklinde vurgulamıştır (Danıştay 15. Daire, 2015/4250 E., 2017/7067 K., 30.11.2017 tarihli kararı.) .

16.3. Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesi uyarınca, kişiler tarafından “yasaklanmış hakların iadesi” kararı alınması halinde, kişiler hakkında tutulan kayıt silinmeyip, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya dair şerhin silineceği düzenlenmiştir.

16.4. Yine Yönerge’de, başvuranın da kapsamında kaldığı 9/b maddesindeki suçlar bakımından bilgi formalarının iptal edilebilmesi için “beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına” kararlarından birinin bulunması gerekmektedir.

Oysaki yasaklanmış hakların iadesi kararı, gerek Türk Ceza Kanunundan, gerekse özel bir kanundan kaynaklansın kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldıran ve kişiye kullanılması men edilen hakları kullanma yetkisi sağlayan kararlardır. (Danıştay 8. Daire, 2018/428 E., 2018/2360 K., 25.04.2018 tarihli kararı)

16.5. Tüm bu nedenlerle, başvurana yasaklanmış hakların geri verilmesinin, KİHBİ sisteminde 9/b kapsamında sayılan suçlar bakımından, bilgi formunun iptal edilmesini sağlayan kararlardan olmadığı, bu kararla kişinin mahkumiyet gereği yoksun kaldığı haklarının iadesinin sağlandığı görülmüş olduğundan, /

başvuranın yasaklanmış hakların iadesi nedeniyle KİHBİ sisteminde bulunan kaydın silinmesi talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülmemiştir.

17. Tüm bunların yanında, Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi

Toplama Yönergesi’nde, bilgi formlarının hangi durumlarda iptal edileceği düzenlenmiş olmakla birlikte bilgi formlarının tutulacağı süreye ilişkin olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.

18. Adli Sicil Kanunu’nun bazı hükümlerine itiraz üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından arşiv kayıtlarının uzun süre saklanmasına ilişkin yapılan incelemede “Mahkemelerce verilen mahkumiyet kararlarının arşiv kaydına alınmasının gerekçesini oluşturan durumlar, bazı istisnalar dışında, kişi hakkında ömür boyu hak yoksunluğu getirmemektedir. … 5237 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen bir mahkumiyet nedeniyle hak yoksunluğu, kural olarak, cezanın infazıyla sona ererken; Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunlukları ise 5352 sayılı Kanun’un 13/A maddesi gereğince ilk mahkumiyet kararının infaz edilmesinden itibaren belli sürenin geçmesiyle birlikte yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluyla sona erdirilebilmektedir. Bir başka ifadeyle, arşiv kaydına alınmanın gerekçesini oluşturan kurumlar ilk mahkumiyet kararından belli bir süre geçtikten sonra kişi hakkında aleyhe bir sonuç doğurmadığı halde, söz konusu kayıtların kişinin ölümüne kadar veya kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yıl süreyle arşivde muhafaza edilmesi gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, tüm suçlara ilişkin arşiv kayıtlarının bu kadar uzun süre muhafaza edilmesi, suç ve cezaların nitelikleri veya ağırlıkları dikkate alınmadan tüm suçlar için geçerli tek bir sürenin belirlenmesi, bu sürenin arşiv kaydına alınmayı gerekli kılan amaçla orantılı ve makul olmaması nedeniyle Kural, adil ve hakkaniyete uygun bir düzenleme niteliğinde değildir.

Diğer taraftan, kişinin belli bir tarihte aldığı herhangi bir mahkumiyet kararına ilişkin kaydın kişinin ölümüne kadar ya da seksen yıl süreyle muhafaza edilmesi, Anayasa’nın 5. ve 17. maddelerinde belirtilen kişinin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesi ilkesi ve cezaların ıslah edici olma amacı ile bağdaşmamaktadır.” hususlarını vurgulamıştır. (AYM, 2008/44 E., 2011/21 K., 20/01/2011 tarihli kararı)

19. KİHBİ bilgi toplama sisteminde bulunan kayıtların silinmesine yönelik başvurularda, Anayasa

Mahkemesi, bu bilgileri kişisel veri niteliğinde olduğunu vurgulamıştır:

19.1. “Başvuruya konu olayda 1989 yılında işlenen suçlar sebebiyle 1990 yılındaki ceza yargılamasına ilişkin başvurucu hakkındaki verilerin GBT Sistemi’ne kaydedildiği görüldüğünden başvurucuyla ilgili olarak resmî makamların muhafaza ettikleri söz konusu kişisel bilgilerin özel hayata saygı hakkı anlamında kişisel veri olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda başvurucunun şikâyetinin özel hayata saygı hakkı çerçevesinde ele alınması gerekmektedir.” (AYM, Başvuru No : 2021/2873 2014/5671, 07/06/2018 tarihli kararı § 44)

19.2. “Başvuruya konu olayda, başvurucu hakkındaki derdest ceza yargılaması bağlamındaki verilerin

GBT sistemine kaydedildiği görülmekle, başvurucuyla ilgili olarak resmi makamların muhafaza ettikleri söz konusu kişisel bilgilerin, özel hayata saygı hakkı anlamında kişisel nitelikli veriler olduğu, zira kimliği belirlenmiş ya da belirlenebilecek kişilerle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda GBT sisteminde yer alan söz konusu bilgilerin, başvurucunun özel yaşamıyla ilgili olduğu tartışmasızdır.” (AYM, Başvuru No : 2021/2873 2013/2941, 11/05/2016 tarihli kararı § 54)

20. Kurumumuz tarafından KİHBİ siteminde bulunan kayıtların silinmesine yönelik taleplerde, kişisel verilerin kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir. (Başvuru No : 2021/2873 2017/9518; 2018/8826)

21. Emsal Kurum kararlarımızda, başvuranların KİHBİ bilgi sisteminde bulunan kayıtlarının silinmesi yönündeki taleplerinin Yönerge kapsamında hukuka uygun bulunduğundan reddedilmesine; ancak bununla birlikte bilgi formlarının stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanması konusunda mevzuat çalışması yapılması hususunda da tavsiyede bulunulmaktadır. (Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararlarımız için bkz., Başvuru No : 2021/2873 2017/9518; 2018/8826; 2019/4234; 2019/11767; 2019/12900)

22. Sonuç olarak; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7. maddesinde polise, kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerine ilişkin genel nitelikte yetki ve görev verildiği, kanunda belirtilen amaç çerçevesinde kaydı tutulacak unsurların, bu amaçla toplanacak bilginin, toplanan bilgilerin kayıt altına alınması ve hangi durumlarda iptal edileceğine ilişkin ayrıntılı hükümlerin Yönerge ile düzenlendiği, başvuranın KİHBİ sisteminde bulunan kaydının silinmesine ilişkin talebinin mer’i mevzuat çerçevesinde reddi gerektiği, bununla birlikte Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel veri niteliğinde bilgi olduğunda şüphe bulunmaması karşısında; tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanmasının hukuk güvenliğinin teminatı olacağı ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesini sağlayacağı, bu amaçla toplanan kişisel verilere ilişkin yasal güvence oluşturulması gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece

“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren

kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21. maddenin 2. fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;

Başvuranın hakkındaki mahkûmiyet kaydının, İçişleri Bakanlığı nezdinde KİHBİ bünyesinde tutulan

Genel Bilgi Toplama Sisteminden silinmesi talebinin REDDİNE, Genel Bilgi Toplama Sisteminde tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanması konusunda mevzuat çalışması yapılması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve İçişleri Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi