|
ÖZET: Kimya bölümü mezunu personelin iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak özel sektördeki hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda yapılan incelemelerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde belirli şartların sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu kapsamda, teknik hizmetler sınıfında yer alan personelin, özel sektördeki hizmet sürelerinin 3/4’ünün memuriyette geçmiş sayılabilmesi için sosyal güvenlik kurumundan alınacak belgelerle bu süreleri kanıtlaması gerekmektedir.
Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak görev yapabilmek için gerekli belgelere sahip olunması ve ilgili meslek odalarına kayıt yapılması gerektiği belirtilmektedir. Bu şartların yerine getirilmemesi durumunda, kimyager olarak geçen sürelerin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. İş güvenliği uzmanlarının tanımı ve görev yetkileri de, iş sağlığı ve güvenliği alanında yetkilendirilmiş kişiler olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, kimya bölümü mezunlarının özel sektördeki iş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı sürelerinin kazanılmış hak aylığında sayılabilmesi için belirli belgelerin temin edilmesi ve yasal düzenlemelere uyulması gerekmektedir. Bu durum, ilgili mevzuat çerçevesinde net bir şekilde ortaya konmuştur. |
NOT: Kimya bölümü mezunu personelin iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak özel sektörde geçen hizmetlerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hakkında
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı: E-53773008-622.02-8296830 21/12/2023
Konu: Görüş (Kimya Bölümü Mezunu Personelin
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Olarak Özel Sektörde
Geçen Hizmetlerinin Kazanılmış Hak Aylığında
Değerlendirilip Değerlendirilmeyeceği)
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi: tarihli ve sayılı yazınız.
Genel Müdürlüğünüzde kimyager olarak çalışmakta olan personelin iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak özel sektörde geçen hizmetlerinin kazanılmış hak aylığında sayılıp sayılmayacağı hususunda görüş talep edilen ilgi yazı incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36/C maddesinin birinci fıkrasında, “Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı ve geri kalan sürenin 3/4 ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.” hükmü yer almaktadır.
Mezkûr hüküm ile teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerin bu sürelerinin 3/4’ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilmesi imkanı getirilmiştir. Bu şekilde intibak yapılabilmesi için ilgililerin teknik hizmetler sınıfında bulunmaları, kurumlarına müracaat etmeleri ve sosyal güvenlik kurumlarından alacakları belge ile durumlarını kanıtlamaları gerekmektedir.
Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun 28 inci maddesinde, “İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge verilir.
Belgenin vaktinde vermemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir.
Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 1/11/2012 tarihinde yayınladığı “Aylık Prim ve Hizmet Belgesine Meslek Kodlarının Eklenmesi Hakkında Duyuru” ile e-bildirge sisteminde değişiklik yapıldığını ve aylık prim ve hizmet belgelerine meslek kodları ve meslek unvanları eklendiğini kamuoyuna duyurmuş ve uygulama başlamış, 6278 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine de, “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” hükmü eklenmiştir.
Bakanlığımızca muhtelif tarihlerde verilen görüşlerde özetle;
– İdarelerin özel sektör hizmetlerini değerlendirirken kanıtlayıcı her türlü belgeyi isteyebileceği,
– İlgili personelin talebi üzerine özel sektörde geçen hizmetlerinin 3/4’ünün sayılabilmesi için bu hizmetin sosyal güvenlik kurumundan alınacak belge ile belgelendirilmesi gerektiği,
– Meslek kodu uygulamasının başladığı tarihten öncesine ilişkin varsa hizmetlerinin sosyal güvenlik kurumundan alınacak prim ödeme belgeleri ile birlikte işverenden alınacak belgenin de talep edilmesinin gerektiği,
– İlgili mevzuatına göre odalara veya meslek örgütlerine kayıt yaptırması gerekenlerin bu kayıtları olmadığı sürece mesleklerini kanunun öngördüğü şekilde ifa etmiş sayılamayacağı,
– İhale mevzuatına tabi olarak istihdam edilen ve ihale dokümanlarında “büro personeli/büro /görevlisi vb.” olarak istihdamı öngörülenlerin farklı işlerde çalıştırılsa bile “büro görevlisi/büro /personeli vb.” olarak düşünülmesi gerektiği,
– Tüm bu işlemlerin yapılırken beyanın esas alınamayacağı ve mutlaka belgelendirilmesi gerektiği,
Belirtilmiştir.
Öte yandan, İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelikte iş güvenliği uzmanı, “İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik eleman” şeklinde, teknik eleman ise, “Teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını” şeklinde ifade edilmektedir. Mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları mezkûr Yönetmeliğe göre teknik eleman olarak adlandırılmaktadır. Bunlardan gerekli belgelere sahip olanların iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak görev yapması da mümkün bulunmaktadır.
Meslek yüksekokulları bünyesinde eğitim veren iş sağlığı ve güvenliği bölümünden “iş sağlığı ve güvenliği teknikeri” olarak mezun olanlar açısından ise bu faaliyetin meslek olarak düşünülmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak geçen hizmet süresinin kimyager mesleği ile ilgili olmadığı ve bu sürelerin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı mütalaa edilmektedir.
Bilgilerini rica ederim.
Bakan a.
Yerel Yönetimler Genel Müdürü