|
ÖZET: Bu karar, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen iki adet kınama cezasının iptali talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, kınama cezalarının usul ve esaslara aykırı olarak verildiğini iddia etmekte, özellikle soruşturma sürecinde savunma hakkının ihlal edildiğini öne sürmektedir. Ancak, Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yapılan inceleme sonucunda, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığını ve kınama cezalarının verilmesinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi, kınama cezasını gerektiren fiil ve hallerin tanımını yaparken, başvuranın davranışlarının bu kapsamda değerlendirildiği sonucuna varılmıştır. İlgili disiplin soruşturması, mevzuat çerçevesinde yürütülmüş ve başvuranın itirazı, İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu tarafından reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönünde karar verilmiştir, zira idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/3335-S.21.5392
BAŞVURU NO : 2020/96399
KARAR TARİHİ : 01/03/2021
RET KARARI
ANKARA VALİLİĞİ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kınama cezalarının iptali talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 13/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 05/03/2020 tarih ve
/ sayılı yazısı ile tarafına 2 adet uyarı ve 2 adet kınama cezası verildiğini, bu kararlara karşılık İl Disiplin Kuruluna yaptığı itiraz sonucunda uyarı cezalarının kaldırıldığını, ancak kınama cezalarına yönelik itirazının reddedildiğini, Altındağ İlçe Milli
Eğitim Müdürünün kendisinin ilk disiplin amiri olduğunu, bununla birlikte hakkındaki şikâyetler ile ilgili karar verme yetkisinin 08/11/2019 tarih ve sayılı yazı ile Ankara
İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğüne devredildiğini, disiplin amiri olmayan Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğünün hakkında soruşturma açtığını, sıfır atık ile ilgili yaptığı faaliyetleri Müdür Yardımcısının 6 ay önce birinci sicil amirine yazılı olarak bildirdiğini, müfettişlerin disiplin amirinin öğrenme tarihine göre soruşturma yapmadığını, bunun yerine soruşturma onay tarihine göre soruşturma yaptıklarını, “Öğrencilere ve velilere karşı olumsuz tavırlarınızın olduğu, diğer eğitimcilere mobbing uyguladığınız iddiaları sübut bulmuştur.” denilerek savunmasının alındığını, somut olarak olumsuz tavırlarının ne olduğu ve hangi eğitimciye mobbing uyguladığı belirtilmeden savunmasının alınması dolayısıyla savunma hakkının engellendiğini, okulda gübre yapıldığı ve pislik içinde olduğu iddialarına yönelik okul yetkililerince rapor düzenlenmesi gerektiğini, ancak Müdür Yardımcısı ve öğretmenlerce düzenlenen günlük nöbet defterinde bu konuda olumlu raporların bulunduğunu, sıfır atık ile ilgili toprağı verimli hale getirmek amacıyla okul bahçesine bırakılan çay posalarının okulun deposunda olduğu şeklinde saptırıldığını ve kendisine iftira atıldığını ifade etmekte olup, soruşturmayı yürüten müfettişlerin görevlerinin dışına çıktıkları, suç ve ceza arasında denge kuramadıkları, zaman aşımını araştırmadıkları, savunma hakkının engellendiği, amiri olmayan kişilerin hakkında karar verdikleri, somut olarak suçunun belirtilmediği, müfettişlerin akran zorbalığı konusunda yapılan faaliyetleri ve sıfır atık konusunu saptırdıkları ve nöbet defteri incelenmeden soruşturma yapıldığı iddialarıyla tarafına verilen kınama cezalarının iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında 18/09/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 06/10/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 05/03/2020 tarih ve / sayılı yazısı ile bildirimi yapılan iki adet kınama cezası ile ilgili olarak Maarif Müfettişleri
Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan 10/02/2020 tarihli ve soruşturma raporu ve eklerinin aslı gibidir onaylı örnekleri ile iki adet kınama cezasına ilişkin tüm yazışmaların ve başvuranın itirazına ilişkin bilgi ve belgelerin yazı ekinde gönderildiği, 2.2. Söz konusu soruşturma tamamlandığından ve raporda getirilen teklifler disiplin amiri tarafından uygulandığından tamamlanan bir inceleme soruşturma ile ilgili aynı konuda işlem yapılmasının usul kuralları ve disiplin hukukuna uygun olmayacağı değerlendirildiğinden
Müdürlükçe yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmünü amirdir, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
Maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmünü haizdir, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesi; “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır.” 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesi; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren
fiil ve haller şunlardır:
B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç,gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.
m) (Ek:17/9/2004 – 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.” 5.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesi; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” 6. 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun “III – Valilerin teftiş ve denetleme yetkileri” başlıklı bölümündeki 13 üncü maddesi; “Vali, (Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri daireler hariç) Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerin il teşkilatında çalışan bütün memur ve müstahdemlerinin en büyük amiridir.
Bu sıfatla :
A) Memur ve müstahdemlerin çalışmalarına nezaret eder.
B) Teşkilatın işlemesini denetler.
C) (Değişik: 12/5/1964-469/1 md.) Memurin Kanunundaki usulüne göre savunmasını aldıktan sonra uyarma, kınama ve beş günlüğe kadar aylıktan kesme cezaları vererek uygular. Daha ağır disiplin cezaları verilmesi için özel kanunu hükümlerine göre teklif ve taleplerde bulunabilir.
Yetkili disiplin mercileri valinin teklif ve talebini inceleyerek bir karara bağlamaya mecburdur.” 7. Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurulları” başlıklı 3 üncü maddesi; “Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere kurum merkezinde bir Yüksek
Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve her kurum merkezinde ayrıca İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde, Başkan ve Üyeleri bu Yönetmelikte belli edilen yetkililer tarafından görevlendirilmek suretiyle birer Disiplin Kurulu kurulur.
Milli Eğitim Müdürlüklerindeki Disiplin Kurulunun adı İl Milli Eğitim Disiplin
Kuruludur.
Bu Yönetmelikte geçen kurul deyiminden Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurulları anlaşılır.” 7.2. “Disiplin Kurullarının karar süresi ve usulü” başlıklı 11 inci maddesi; “Disiplin
Kurulları kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile ilgili işlerde soruşturma dosyasını aldıkları tarihten itibaren; uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazlar ile ilgili işlerde itiraz dilekçesi ile cezaya ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren, 30 gün içinde kararlarını verirler.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile ilgili kararlar, soruşturma dosyasına göre verilir.” 7.3. “Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar” başlıklı 16 ncı maddesi; “… Disiplin işleriyle ilgili uygulamalarda, kaymakam ilçe, valiler il, belediye başkanları belediye teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiridirler.
Valiler, kaymakamlara göre bir üst disiplin amiridirler.” şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuru, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 05/03/2020 tarih ve
/ sayılı yazısı ile başvurana verilen iki adet kınama cezasının usulen ve esasen uyulması gereken kurallara uyulmadığı iddiası ile kaldırılması ve mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.
10. İlgili İdare olan Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından tamamlanan bir inceleme soruşturma ile ilgili aynı konuda işlem yapılmasının usul kuralları ve disiplin hukukuna uygun olmayacağı değerlendirildiğinden Müdürlükçe yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı belirtildiğinden başvurunun dostane çözüm kapsamında sonuçlandırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır.
11. Mevzuat yönünden yapılan inceleme ve araştırma kapsamında; 657 sayılı Devlet memurları Kanununun “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesine göre; Kınama cezasını gerektiren fiil ve hallerin; “a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,” ve “g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak,” olduğu, anılan mevzuatın “Zamanaşımı” başlıklı
127 nci maddesinin; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler
hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar şeklinde olduğu tespit edilmiştir.
12. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 05/03/2020 tarih ve
/ sayılı yazısı ile bildirimi yapılan iki adet kınama cezasının usulen ve esasen uyulması gereken kurallara uyulmadığı iddiası ile kaldırılması ve mağduriyetinin giderilmesi talebine istinaden elde edilen bilgiler ışığında; 12.1. Başvuranın müdür odasının yan tarafındaki odada gübre yaptığı, odasının ve yan odanın pislik içinde olduğu iddiasının 10/02/2020 tarihli ve sayılı Maarif Müfettişleri
Soruşturma Raporunda yer alan tanık beyanlarının yanı sıra müdür odası ve depoya ait resimler ile belgelendirildiği, bu durumun Soruşturma Raporunun ilgili kısmında “Okul Müdürünce kompost olarak adlandırılan işlemin “Bitkisel ve hayvansal atıkların nemli-oksijenli ortamda bozunarak organik gübreye dönüşmesi olayı olan kompostlaşma olduğu.” anlaşılırken, tarafımızca ilgili bölümlerde yapılan incelemede; görevlendirme yazısı ekinde bulunan resimlere benzer görüntüde bir değişiklik olmadığı (Ek:2/1-6; 2/1-14,23), tarafımızca çekilen resimlerde de (Ek:31), görüleceği gibi bu bölümlerin oldukça dağınık ve karmaşık olduğu, bidon, leğen gibi kaplar içerisinde çay artığı olduğu tahmin edilen ve etrafa koku yayan artıkların bulunduğu görülmüştür.” şeklinde ifade edildiği, Raporun “Sonuç ve Kanaat” bölümünde belirtildiği üzere “Müdür odasının yan tarafındaki odada gübre yaptığı, odasının ve yan odanın pislik içinde olduğu” fiilinin sübuta erdiği ve fiilin 657 sayılı Kanunun 125-B/a maddesi kapsamına girdiği, 12.2. Başvurana öğrencilere ve velilere karşı olumsuz tavırlarının olduğu, diğer eğitimcilere mobbing uyguladığı gerekçesiyle verilen kınama cezası ile ilgili olarak, Maarif Müfettişleri
Soruşturma Raporunun ilgili kısmında, “Mobbing ya da bezdiri psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı verme, kısaca yıldırma veya iş yerinde psikolojik terör olarak tarif edilmektedir. Mobbing, özellikle hiyerarşik yapılanmış gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik yollardan, uzun süreli sistematik baskı uygulaması olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bilgiler ışığında tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde Okul Müdürü ‘in, aynı ortamda bulunmalarına rağmen Müdür Yardımcısı ‘ye aynı gün içerisinde birden çok, resmi yazılarla soru sorması (Ek:24/1,25/1,26,27,28), hakkında ifade verenleri ‘bu konuyu ifade verenler daha iyi bilir ben arkadaşımı satmadım’ şeklindeki sözleriyle iğnelemesi, “…öğretmenlerin çoğuyla zaman zaman tartışmalarının olması” hatta; “…öğretmenlere zaman zaman sesini yükseltmesi…” dışında, özellikle “.. Hanımla sürekli bir sıkıntısının bulunduğu” ona karşı ‘sen her bildiğini veliye söyleyemezsin, bana sabotaj peşindesin, o senin için değildir’ gibi iğneleyici sözlerinin olduğu, hatta tutulan tutanaktan (Ek:2/1-41), okul bahçesinde öğrencilerin ve velilerin huzurunda tartıştığı sık sık sınıfına girerek dersini böldüğü, karşılıklı konuşma yerine mesaj yazarak ve ilgisiz bir konuda savunmasını isteyerek kısaca, Okul Müdürü ‘in en basit anlamıyla ‘yı rahatsız ettiği ona sıkıntı verdiği anlaşılmıştır.” denildiği, Soruşturma Raporunda yer alan konuyla ilgili şikâyet dilekçeleri, şikâyetçi ve tanık beyanları ile okul müdürünün yazışmaları kapsamında yapılan incelemeler neticesinde başvuranın “Öğrencilere ve velilere karşı olumsuz tavırlarının olduğu, diğer eğitimcilere mobbing uyguladığı,” fiilinin sübuta erdiği ve fiilin 657 sayılı Kanunun 125B/g maddesi kapsamına girdiği, 12.3. Başvuranın disiplin cezalarına gerekçe teşkil eden fiil ve hâllerin 2019 yılında gerçekleştiği, soruşturma onayının 22/11/2019 tarihinde çıkarıldığı, soruşturmanın 03/12/2019 ve 05/02/2020 tarihleri arasında yürütüldüğü, soruşturma raporunun 10/02/2020 tarihinde düzenlendiği, disiplin cezası tecziyesinin (2 adet uyarma ve 2 adet kınama cezası) 05/03/2020 tarihinde olduğu, başvuranın disiplin cezalarına karşı bila tarihli dilekçesi ile Ankara Valiliği İl
Milli Eğitim Disiplin Kuruluna itirazda bulunduğu, başvuranın disiplin cezalarına itirazının İl
Milli Eğitim Disiplin Kurulunda görüşülmesi sonucunda başvuranın uyarma cezalarına yönelik itirazının Kurulun 25/06/2020 tarihli ve / , / sayılı kararları ile kabul edildiği, ancak başvuranın kınama cezalarına yönelik itirazının Kurulun 25/06/2020 tarihli ve / , / sayılı kararları ile reddedildiği anlaşılmıştır.
13. Diğer taraftan, başvuranın soruşturma sürecine ilişkin iddiaları ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde; Altındağ Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 08/11/2019 tarihli yazısı ile başvuranın hakkındaki iddialar değerlendirilmek üzere Ankara Valiliğine (İl
Milli Eğitim Müdürlüğü/Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğü) bildirildiği, bahse konu yazı sonrasında 5442 sayılı İl İdaresi Kanununca Valilere tanınan teftiş ve denetleme yetkileri çerçevesinde başvuran hakkında Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından çıkarılan 22/11/2019 tarihli Valilik Oluru ile belirtilen iddiaların incelenmesi ve araştırılması için Maarif
Müfettişlerinin muhakkik olarak görevlendirilmiş olduğu, çıkarılan Valilik Oluru doğrultusunda Maarif Müfettişlerinin 30 gün içerisinde disiplin soruşturmasını başlatarak 10/02/2020 tarihinde Soruşturma Raporunu sunmuş olduğu, Maarif Müfettişleri Soruşturma
Raporunda teklif edilen disiplin cezalarının gereğinin ilk disiplin amiri olarak Altındağ İlçe
Milli Eğitim Müdürü tarafından yerine getirilerek sonucun başvurana tebliğ edildiği tespit edilmiş olup, başvuranın şikâyet konusu “sıfır atık faaliyetlerinin” bildirimi ile ilgili olarak bir öğrenci velisinin “Müdür odasının yan tarafındaki odada gübre yaptığı, odasının ve yan odanın pislik içinde olduğuna” ilişkin 05/11/2019 tarihli şikâyet dilekçesi ve ekinde yer alan resimler ile Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurması üzerine durumun delilleri ile birlikte öğrenilerek soruşturma sürecinin başlatıldığı, başvuranın soruşturmayı yürüten Maarif
Müfettişleri hakkındaki iddiaları kapsamında, 22/11/2019 tarihli Valilik Oluru ile muhakkik olarak görevlendirilen Maarif Müfettişleri tarafından soruşturma sürecinde gerekli iş ve işlemlerin yürütüldüğü, başvuranın savunma hakkının engellendiği iddiasına yönelik olarak başvuranın savunmasının 28/02/2020 tarihli yazı ile talep edilmiş olduğu, ayrıca başvuranın hakkındaki ithamlar ile ilgili olarak 30/12/2019 tarihli ifadesi ve 08/01/2020 tarihli ek ifadesi alınarak başvuran nezdinde konunun somutlaştırıldığı, bunların haricinde şikâyetçi ve tanık sıfatıyla çok sayıda kişinin ifadelerine başvurularak başvuran hakkındaki iddialarla ilgili kanıtlayıcı belge mahiyetinde tutanaklar düzenlendiği ve soruşturma raporuna eklendiği, dolayısıyla Maarif Müfettişleri tarafından konuyla ilgili gerekli bilgi ve belgeler (şikâyet dilekçeleri, resimler, ifade tutanakları, yazışmalar vb.) değerlendirerek disiplin mevzuatı çerçevesinde sonuç ve kanaatlerini de belirtmek suretiyle soruşturma raporunun hazırlandığı görüldüğünden başvuranın bahse konu iddialarının doğrulanamadığı düşünülmektedir.
14. Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 05/03/2020 tarih ve / sayılı yazısı ile başvurana verilen disiplin cezalarına gerekçe teşkil eden hususların 12.1 ve 12.2 numaralı paragraflarda açıkça ifade edildiği üzere, İdarece gerekçe olarak belirtilen fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarih, disiplin soruşturmasına başlanıldığı tarih ile disiplin cezasının tecziye edildiği tarih yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 127 nci maddesinde belirtilen “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, …
Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükümlerine uygun işlem tesis edildiği anlaşıldığından İdarenin anılan işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini gösterdiği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyduğu tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ANKARA VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi