ÖZET: Başvuran, Siirt İl Sağlık Müdürlüğünde bir tartışma sırasında kendisine saldıran bir çalışana karşı verilen kınama cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Olayda, başvuranın, kendisi hakkında dedikodu yapan çalışana karşı tepki gösterdiği ve bu kişinin kendisine fiziksel saldırıda bulunduğu belirtilmiştir. Siirt 4.Asliye Ceza Mahkemesi, saldırgan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Ancak başvuran, kendisine verilen kınama cezasının, saldırganla aynı türden bir ceza verilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunmaktadır.

İdare, başvuranın eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin B fıkrasının (h) bendi gereğince “iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” olarak değerlendirildiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın saldırıya uğraması ve mahkeme kararları göz önüne alındığında, idarenin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı ve her iki çalışana aynı cezanın verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın kınama cezasının yeniden değerlendirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3423-S.23.5732

BAŞVURU NO : 2022/14331

KARAR TARİHİ : 17/03/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SİİRT İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kınama Cezası hakkında

BAŞVURU TARİHİ : 03/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran (TC Kimlik NO: Siirt İl

Sağlık Müdürlüğünde olarak görev yaptığını, 08.03.2022 tarihinde saat 16:00 sıralarında aynı iş yerinde çalışan ’ in özel hayatıyla ilgili kurumda dedikodu yaptığını öğrendiğini, kendisi ve imza atmak için çıktıkları esnada ile karşılaştığını, yüzüne kurumda konuştuklarını duyduğunu ve kendisi ile ilgili konuşmaması gerektiğini söylediğini ve bağırıp çağırarak kendisine saldırdığını ve şikayetçi olduğunu, saldırmasına yönelik

Siirt 4.Asliye Ceza Mahkemesinden ceza aldığını, kendisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, ancak buna rağmen kendisine kınama cezası verildiğini, olayda herhangi bir suçu olmadığı ancak kendisine saldıran ’e aynı türden cezanın uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, kendisinin daha önce almış olduğu bir disiplin cezası olmadığını, Danıştay kararlarında ilk defa disiplin cezası uygulanan kişi hakkında alması gereken cezanın daha alt bir cezanın uygulanması gerektiğinin karara bağlandığını, buna rağmen kendisine kınama cezası uygulandığını, ’in fiili saldırıda bulunduğunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. Maddesinin E fıkrasının (f) bendi

“Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak” devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır hükmü uyarınca, olaya ait kamera görüntüleri(görüntüyü sisteme yükleyemedim), tanık, darp cebir raporu mevcut, in kasten saldırdığı ve yaraladığına ilişkin Siirt 4.Asliye

Ceza Mahkemesinin ceza kararı olmasına rağmen ona da kınama cezası verildiğini, saldıran kişiyle kendisine aynı cezanın verilmesini kabul etmesinin mümkün olmadığı olayda baştan itibaren tanık olduğu halde idari soruşturmada hiç ifadesi alınmadığını, tamamen saldıran kişiyi haklı

/

göstermek için taraflı kişilerin tanık olarak dinlendiğini, görüntüde kendisine yüklenildiği ve saldırıya uğradığı halde kendisine verilen kınama cezasının iptalini, saldıran ’e hakettiği cezanın verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 15/11/2022 tarihli bilgi ve belge talebine istinaden, Siirt Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü

tarafından gönderilen 03/03/2023 tarihli yazıda;

2.1. Başvuran hakkında yapılan disiplin soruşturmasına dair tüm bilgi ve belgeler ekte sunulmuştur.

2.2. Olay ile ilgili Müdürlüğümüz Destek Hizmetleri Valilik

Makamı’nın 15.04.2022 tarihli ve sayılı Olurları ile Muhakkik olarak görevlendirilmiş olup, kendisi tarafından yapılan disiplin soruşturması neticesinde Uzman ve Psikolog

‘ın ifadesine başvurulmuş ve olay anına ilişkin kamera kaydı incelenmiş olup, kişilerin suçlu olduğu neticesine varıldığından, ‘in ifadesine başvurmaya gerek duymamıştır.

Ayrıca ‘in her ne kadar başvurusunda “tamamen saldıran kişiyi haklı göstermek için taraflı kişilerin tanık olarak dinlendiği” belirtilmiş olsada, ifadesi alınan Uzman ve Psikolog

‘ın ifadelerinde tarafsız oldukları görülmektedir.

2.3. Olay anına ilişkin kamera kayıtları gönderilmiştir.

2.4. Başvuranın ifadesinde belirttiği ” ‘in fiili saldırıda bulunduğu ve kendisine 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin E fıkrasının f bendi “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak” gereğince devlet memurluğundan çıkarılması gerektiği belirtilmiş olsada, işlenilen fiil ile verilen ceza arasında uyuşmazlık olacağı ayrıca ile arasında amir, maiyet ve iş sahipleri gibi hiyerarşik bir konum olmadığından bu hususta böyle bir cezanın tesis edilemeyecektir.

2.5. Başvurana, “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiilinden 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 125. maddesinin B fıkrasının h bendi gereğince KINAMA ceza verilmiştir.

2.6. Başvuran kendisine verilen disiplin cezasına ilişkin İlimiz İl Disiplin Kuruluna itirazda bulunmuş olup, İl Disiplin Kurulu 07.09.2022 tarih ve Karar No: Esas No: sayılı kararı ile cezaya ilişkin yapılan itirazı reddetmiştir. İl Disiplin Kurulu kararı ekte gönderilmiştir.

2.7. Başvuranın daha önce disiplin cezası almadığı, Hakkında 31.10.2014 tarihinde yapılan mesai denetiminde görevi başında olmadığı ve savunmasına başvurularak sözel olarak uyarıldığı (EK:5),

10.06.2015 tarihinde vermiş olduğu dilekçede aynı birimde çalışan Sağlık Memuru ile

aralarında bir tartışma yaşandığı belirtilmiş olup, dilekçeye istinaden soruşturma başlatıldığı ve soruşturma sonucunda yazılı olarak uyarıldıkları (EK:6),

Evrak Kayıt Biriminde çalışan ile arasına yaşanan tartışmaya istinaden, soruşturma başlatıldığı ve soruşturma sonucunda yazılı olarak uyarıldıkları (EK:7)

2.8. Başvuran ile idaremiz arasında yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlık bulunmamaktadır.

2.9. ile arasında 08.03.2022 tarihinde gürültülü bir tartışmanın yaşandığı gerekçesi ile tutanak tutulmuştur. Söz konusu tutanağa istinaden Siirt Valilik Makamının

15.04.2022 tarih ve sayılı Olurlarıyla Muhakkik görevlendirilmiş olup, muhakkikçe tamamlanan

disiplin soruşturması neticesinde ve arasındaki anlaşmazlığı iki devlet memuruna yakışır şekilde çözmeye çalışmadıkları anlaşıldığından ve

‘e 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin B fıkrasının a bendi uyarınca

KINAMA cezası ile tecziye edilmeleri gerektiği teklif edilmiş bu hususta disiplin amiri tarafından alınan savunmaları yeterli görülmeyerek KINAMA cezası verilmiştir. Kurumumuzca yapılan idari işlemde taraflara verilen disiplin cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, ve ‘in daha önce disiplin cezası almamış olması bu olayda da disiplin cezası almayacağı anlamı taşımamakla birlikte kendisi hakkında birçok kez farklı olaylar nedeniyle tutanak tutularak hakkında soruşturma yapılmıştır. Ayrıca başvuran hakkında yapılan bir soruşturma neticesinde, yaşanan olayla alakalı daha önce bu ve buna benzer olayların yaşanmadığı ve herhangi bir disiplin cezası almadığı göz önünde bulundurularak ceza verilmemesi ile ilgili soruşturma sonucu 23.03.2017 tarih ve sayılı yazı ile başvurana tebliğ edilmiştir.

(EK:7) Buna istinaden, başvurusunda belirttiği, ilk defa disiplin cezası uygulanan kişi hakkında alması gereken cezanın daha alt bir ceza uygulanması işleminin tekrar uygulanamayacağından, başvuranın kendisine verilen kınama cezasının iptaline ilişkin talebinin idaremizce olumlu karşılanamayacağı hususu bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.2) “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu maddesinde

“Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (Değişik

üçüncü fıkra:

7/5/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

5.1) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde

“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller

şunlardır:

A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile

bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama

cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.

m) (Ek:17/9/2004 – 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.

C – Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek, f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,

D – Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller

şunlardır:

a) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek, b) Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek, c) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak, d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak, e) Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak, f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, g) (Mülga:17/9/2004 – 5234/33 md.)

h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak, ı) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak, j) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak, k) Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak, l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek, m) Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek, n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak…”

E – Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan

çıkarmaktır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, c) Siyasi partiye girmek, d) Özürsüz olarak (…)bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, /

e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak, f) (Değişik: 13/2/2011 – 6111/111 md.) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak, g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak, ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek, j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak, k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.

l) (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/75 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/61 md.) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.

…Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…”,

5.2) “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri

işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,

5.3) “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan

disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “TAVSİYE Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7) Başvuran, Siirt İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığında ebe olarak görev

yapmakta olduğunu, 08.03.2022 tarihinde saat 16:00 sıralarında aynı iş yerinde çalışan ’

in özel hayatıyla ilgili kurumda dedikodu yaptığını öğrenmesi üzerine ile karşılaştığını, yüzüne kurumda konuştuklarını duyduğunu ve kendisi ile ilgili konuşmaması gerektiğini söylediğini ve

’in bağırıp çağırarak kendisine saldırdığını ve şikayetçi olduğunu, saldırmasına yönelik

’in Siirt 4.Asliye Ceza Mahkemesinden ceza aldığını, kendisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, ancak buna rağmen kendisine kınama cezası verildiğini, olayda herhangi bir suçu olmadığı ancak kendisine saldıran Hatice Gültekin’e aynı türden cezanın uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ifade ederek kendisine verilen kınama cezasının iptalini, saldıran

’e hakettiği cezanın verilmesini talep etmektedir.

8) 08/03/2022 tarihinde saat 16’dan sonra ile arasında yaşanan

olaya ilişkin 08/03/2022 tarihinde ile Uzman tarafından “koridorda gürültülü bir şekilde tartışarak personelleri rahatsız ettikleri” ne dair tutanak tutulmuştur. 08/04/2023 tarihli yazı ile Siirt Destek Hizmetleri Başkanlığına “Halk Sağlığı Hizmetleri

Başkanlığınca tutulan tutanakla alakalı gerekli İnceleme, Araştırma/Disiplin Soruşturmasını yapmak üzere; Siirt İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri ‘un muhakkik olarak görevlendirilmesi ” hususu bildirilmiştir. Siirt Valilik Makamının 15.04.2022 tarih ve sayılı

Olurlarıyla Muhakkik olarak görevlendirilmiştir.

9) 18/04/2022 tarihli yazı ile Siirt İl Sağlık Müdürlüğünün Muhakkik olarak görevlendirdiği İl Sağlık

Müdürlüğü Destek Hizmetleri tarafından hazırlanan disiplin soruşturma raporunda;

9.1. 08.03.2022 tarihli tutanakta Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı emrinde olarak görev yapan ve 08.03.2022 tarihi saat 16.50 civarında koridorda gürültülü bir şekilde tartışarak kurumda personelleri rahatsız ettikleri tutanak tutulmuştur.

9.2. ‘e 08.03.2022 tarihli hakkında tutulan tutanağı okuyup anladığını ve tutanak hakkında söyleyeceklerinin neler olduğu soruldu; adı geçen özet ile ‘in kendisinin özel hayatı hakkında konuşarak kurumda kişiliğini, onurunu zedeleyecek şekilde konuştuğunu ve yatay mobinge uğradığım beyan etmiştir.

9.3. ‘e 08.03.2022 tarihli hakkında tutulan tutanağı okuyup anladığım ve tutanak hakkında söyleyeceklerinin neler olduğu soruldu; adı geçen özetle in özel hayatı hakkında konuşmadığını tartışmanın olduğu günde ‘in kendisinin namusu hakkında konuştuğu idaası üzerine sinirlendiğini bayan bir arkadaşın namusu hakkında konuşma konusunda bana ağır bir iftirada bulunuyordu ağır tahrik altında kaldığını, bir kaos oluştuğunu ama fiziksel temasının olduğunu beyan etmiştir.

9.4. Olaya şahit olan Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı emrinde olarak görev yapan Tanık olarak ifadesi alınmış olup “08.03.2022 tarihinde saat 16:40 civarında odama gelip bir şey sordu, sonra beraber odadan çıktık o esnada koridorda ve arasında sözlü tartışma olduğunu fark ettim. bana doğru yönelerek

“Müdürüm bunu başımdan alırımsın” dedi, bende ne yapıyorsunuz durun diye ikisini uyardım. O esnada

/

iki üç defa terbiyesiz, terbiyesiz, terbiyesiz ‘a benim namusum ile ilgili konuşmuşsun dedi, sonra ‘e doğru yürüdü elini tuttu bende o esnada

‘in elini tutarak geri çektim, sonrasında te gürültü üzerine bize doğru geldi. O da bir iki defa durmaları için uyarıda bulundu. Sonra bana tutanak tutmamı söyledi. ondan sonra durdu konuşmadı ancak sesini yükselterek konuşmaya devam etti. Olayda kamu görevlisine yakışmayacak şekilde her ikisi de davranmış olup, diğer memurları rahatsız etmişlerdir.” beyan etmiş olup eklemek istediği başka bir hususun bulunmadığını belirtmiştir.

9.5. Olaya şahit olan Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı emrinde Psikolog olarak görev yapan

Tanık olarak ifadesi alınmış olup ifadesinde “Mesai çıkışına yakın olduğu için odama doğru gidiyordum. odasından çıktığını ile koridorda denk geldiğini ve bir anda birbirleri ile sözel tartışmaya girdiklerini duydum. Daha sonra olaya birden çok kişi müdahil olduğu için konuşma içeriklerini net olarak hatırlamıyorum” beyan etmiş olup eklemek istediği başka bir hususun bulunmadığını belirtmiştir.

9.6. Raporun netice ve kanaat bölümünde; Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı emrinde olarak görev yapan ve arasında anlaşmazlık olduğu bu anlaşmazlığı 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu’na aykırı bir şekilde çözmeye çalıştıkları anlaşılmış olup, Adli ve İdari yönden işlem yapılmasına gerek olmadığı, Disiplin yönünden ise;

657 sayılı DMK’nın 125/B-h maddesi gereğince “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz

veya hareketle sataşmak” (Kınama) cezası ile tecziye edilmesi kanaatine varılmıştır.

657 sayılı DMK’nın 125/B-h maddesi gereğince “iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine

söz veya hareketle sataşmak” (Kınama) cezası ile tecziye edilmesi kanaatine varılmıştır.

04/07/2022 tarihinde inceleme bitirilmiştir.

10) 19/07/2022 Siirt Valiliği tarafından yazılan “… tarafından hazırlanan

04/07/2022 tarihli disiplin soruşturma raporu neticesinde ile aranızda anlaşmazlık olduğu ve bu anlaşmazlığı Devlet Memurları Kanununa aykırı bir şekilde çözmeye çalıştığınız anlaşıldığından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. Maddesinin B Fıkrasının (h) bendi “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiiline karşılık gelen KINAMA cezası ile tecziye edilmeniz teklif edilmiştir. Konu ile ilgili savunmanızı; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 130’uncu maddesine göre, 7 (yedi) gün içerisinde (tebliğ tarihinden itibaren) Müdürlüğümüz Destek

Hizmetleri Başkanlığı Özlük İşleri (Disiplin) Birimi’ne vermenizi, vermediğiniz takdirde savunma hakkınızdan vazgeçmiş sayılacağınız…” savunma talebi konulu yazı 27/7/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.

11) İdarenin savunma talebi yazısına ilişkin “Olayda herhangi bir suçum olmadığı halde

bana saldıran ‘ e aynı türden cezanın uygulanması tamamen hukuka aykırıdır. Danıştay karalarında ilk defa disipilin cezası uygulanan kişi hakkında alması gereken cezanın daha alt bir cezanın uygulanması gerektiği karara bağlanmıştır. Buna rağmen bana kınama cezası uygulanması hukuka

aykırıdır. bana fiili saldırıda bulunmuştur (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125.

Maddesinin E fıkrasının (f) bendi “Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak” devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır.), olaya ait kamera görüntüleri, tanık, darp cebir raporu mevcuttur( önceki savunma dosyamda eklidir) in bana kasten saldırdığı ve yaraladığına ilişkin olarak Siirt 4.Asliye Ceza Mahkemesinin ceza kararı vardır. Kasten yaralamaya ilişkin mahkeme kararı varken disiplin kurulunuzca bunu sataşma gibi basit basit bir eyleme dönüştürmeniz yapılan disiplin soruşturmanızın taraflı olduğunu göstermektedir. Bu sebeple verilen kınama cezasını kabul etmem mümkün değildir.” ifade ederek 01/08/2022 tarihinde savunmasını vermiştir.

12) Dosya kapsamında yapılan incelemede 3/8/2022 tarihli İl Sağlık Müdürlüğünün yazısı ile

“…04.07.2022 tarihli disiplin soruşturma raporu neticesinde, ile aranızda anlaşmazlık olduğu ve bu anlaşmazlığı Devlet Memurları Kanununa aykırı bir şekilde çözmeye çalıştığınız anlaşıldığından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. Maddesinin B Fıkrasının (h) bendi “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiiline karşılık gelen KINAMA cezası ile tecziye edilmeniz teklif edildiği ve bu kapsamda, ilgi (a) sayılı yazımız ile savunmanız istenmiş olup, buna ilişkin tarafınızca verilen ilgi (b) sayılı savunmanız, tarafımca incelenmiş ve yeterli görülmeyerek

KINAMA Cezası ile tecziye edilmeniz kanaatine varılmıştır.

Konu ile ilgili 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 135’inci maddesi gereğince, tebliğ tarihinden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde Valilik İl Disiplin Kuruluna itiraz etme veya 60 (altmış) gün içerisinde de yetkili idare mahkemesine dava açma hakkınızın olduğunu bilmenizi ve bundan böyle bu tür olaylara mahal vermemeniz hususunda; Bilgilerinize rica ederim.” 03/08/2022 tarihinde başvurana tebliğ edilmiştir.

13) Siirt Valiliği İl Disiplin Kurulu tarafından 07/09/2022 tarihinde; İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Halk

Sağlığı Hizmetleri Başkanlığında olarak görev yapan ile arasında anlaşmazlık olduğu ve bu anlaşmazlığı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aykırı bir şekilde çözmeye çalıştıkları sebebiyle hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. Maddesinin (B-h) “İş Arkadaşlarına ve İş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” fiiline uyan eyleminden dolayı disiplin amiri tarafından verilen “KINAMA” cezasının yasa ve aykırılığının bulunmadığı anlaşıldığından,

657 sayılı Devlet Memurları 135 Maddesi gereğince, İl Disiplin Kuruluna yapmış

olduğu itirazının REDDİNE oy çokluğu ile karar verilmiştir.

14) Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müşteki ve Şüpheli ’in

08/03/2022 günü Yeni Mahalle İl Sağlık müdürlüğünde meydana gelen “Hakaret, Basit Yaralama ve

Tehdit” suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma evrakında;

Somut olay değerlendirildiğinde ve mevcut delil durumu itibariyle, şüphelinin alınan savunmasında iddia edildiği gibi tehdit ve hakaret sözleri söylemediğini beyan ederek üzerine atılı olan suçlamayı kabul etmediği, dosya arasında şüphelinin hakaret ve tehdit sözlerini duyan herhangi bir şahsın da bulunmadığı, müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin tehdit ve hakaret suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, yeterli ve somut delil bulunmadığı, Müştekinin aldırılan raporunda herhangi bir yaralanmasının olmasının tespit edilmesi üzerine suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; Şüphelinin üzerine atılı Basit Yaralama, Hakaret ve Tehdit suçundan ayrı ayrı

KAMU ADINA KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,

Cumhuriyet Savcısı tarafından 29/3/2022 tarihinde karar verilmiştir.

15) Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 6/6/2022 tarihli iddianamesiyle (Sanık: ,

Katılan: ,) Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasının Ceza Muhakemesi

Kanununa göre yapılan açık yargılaması sonucunda;

Mahkememizce tüm dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirmede sanık ile katılanın Siirt İl

Sağlık Müdürlüğünde ebe olarak çalıştıkları, 08/03/2022 tarihinde sanık ile katılan arasında sözlü tartışmanın başladığı, sanık ile katılanların birbirlerine parmak salladıkları, sanığın katılana karşı fiziksel hamlede bulunarak katılanı bileğinden ve yüzünden basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı mahkememizce kabul edilmiştir. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de tanık ‘ün beyanı, katılan beyanı ile katılan hakkındaki adli raporun içeriği nazara alındığında sanığın üzerine atılı basit yaralama suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiştir. Ancak somut olayda sanık ile katılanın birbirlerine parmak salladıkları, her iki tarafın ilk haksız hareketin karşı taraftan geldiğini iddia etmeleri, ağız münakaşasının yaşanması gözetildiğinde sanığın eylemi haksız tahrik altında işlediği kabul edilerek sanık hakkında TCK 29/1. maddesi uygulanmıştır. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği katılan beyanı, katılan hakkındaki adli rapor, tanık beyanı ile kolluk tutanaklarından anlaşıldığından sanığın cezalandırılmasına ve somut olay kapsamında sanığın üzerine atılı suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu görülmekle 7188 sayılı Kanun’un 24.maddesi ile değişen Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun 251/1 maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiş olması nedeniyle; sanık hakkında hükmolunan cezanın 7188 sayılı Kanun’un 24.maddesi ile değişen Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3.maddeSi uyarınca 1/4 oranında indirilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Sanık ’in, katılan ’e yönelik olarak atılı “Basit Yaralama” suçunu işlediği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 86/2 maddesi uyarınca suçun işlendiği şekli ve özellikleri dikkate alınarak asgari hadden ayrılmadan ve adli para cezası takdir edilerek sanığın 120 GÜN ADLİ

PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA…

Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesince 18/7/2022 tarihinde karar verilmiştir.

16) Danıştay 12. Dairesinin 23/03/2011 tarihli ce sayılı kararında; “Disiplin

cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.” denilmektedir.

17) Somut olayda; disiplin cezalarına konu fiile ilişkin; fiilin işlendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin

soruşturmasına başlandığı, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde

ve yetkili makam tarafından disiplin cezasının verildiği, süresi içinde ve savunma hakkı tanınarak idare tarafından işlem tesis edilmiş olduğu görülmektedir.

18) Başvuru dosyası ekinde gönderilen cd de 8/3/2022 tarihi saat 16:50 itibariyle koridor görüntüleri

izlendiğinde başvuran ile ’in koridorda bir araya geldikleri anlara ilişkin yapılan incelemede ses kaydı olmaması sebebiyle birbirlerine karşı söyledikleri sözlerin neler olduğu tespit edilmemiş ancak ’in parmağını sallayarak ’e karşı konuştuğu ve

’in el kol hareketleriyle gerilimli konuşmalarının görülmesini takiben ’in e fiziki müdahalede bulunduğu araya giren kişiler sebebiyle fiziki müdahalenin sonlandığı görülmüştür. Ayrıca Siirt 4. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasına ilişkin “tüm dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirmede sanık ile katılanın Siirt İl Sağlık Müdürlüğünde ebe olarak çalıştıkları, 08/03/2022 tarihinde sanık ile katılan arasında sözlü tartışmanın başladığı, sanık ile katılanların birbirlerine parmak salladıkları, sanığın katılana karşı fiziksel hamlede bulunarak katılanı bileğinden ve yüzünden basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı mahkememizce kabul edilmiştir. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de tanık ‘ün beyanı, katılan beyanı ile katılan hakkındaki adli raporun içeriği nazara alındığında sanığın üzerine atılı basit yaralama suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiştir.” denilmek suretiyle Mahkeme kararı ve Cd’nin incelenmesinden ’in ’e fiziksel müdahalesi kesinlik kazanmıştır.

19) Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma evrakında; “Somut olay

değerlendirildiğinde ve mevcut delil durumu itibariyle, şüphelinin alınan savunmasında iddia edildiği gibi tehdit ve hakaret sözleri söylemediğini beyan ederek üzerine atılı olan suçlamayı kabul etmediği, dosya arasında şüphelinin hakaret ve tehdit sözlerini duyan herhangi bir şahsın da bulunmadığı, müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin tehdit ve hakaret suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, yeterli ve somut delil bulunmadığı, Müştekinin aldırılan raporunda herhangi bir yaralanmasının olmasının tespit edilmesi üzerine suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla şüphelinin üzerine atılı Basit Yaralama, Hakaret ve Tehdit suçundan ayrı ayrı kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” ifade edilmiştir. Savcılık, soruşturma aşamasında topladığı delillerin dava açmak için “yeterli şüphe” oluşturmadığı kanaatine vardığı takdirde “kovuşturmaya yer olmadığı kararı” verir ve kovuşturma evresine geçilemez; soruşturmada toplanan delillerin yeterli şüphe oluşturduğu kanaatine varırsa bir iddianame düzenleyerek ceza davası açılır. Bu sebeple, Savcılık tarafından hakkında basit yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından yeterli şüphe oluşmadığı kanaatine varıldığından ceza davası açılmadığından,

19.1. Olayın fazlaca görgü tanığı olmasına rağmen soruşturmada sadece iki tanık ifadesi alınmış ancak bu tanıklardan biri fiziksel müdahaleyi “EL TUTMA” olarak belirtirken diğer tanık bu müdahaleye ilişkin hiçbir ifade vermemiştir. ile in birbirlerine söyledikleri sözlere ilişkin ifadelerinde Tanık , ’in

“TERBİYESİZ” dediğini fakat ’in hiçbir hakaretine ifadesinde yer vermemiştir.

ise konuşma içeriklerini hatırlamadığını belirttiğinden;

19.2. Ayrıca Yargıtay 4. Ceza Dairesi sayılı kararında; “Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir

/

edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın katılana yönelik söylediği, “sen ne kadar terbiyesizsin” şeklinde ve kaba ifade niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır.” yer vermiştir. Terbiyesiz sözünü kullandığı için hakaret suçundan dava açılanlar hakkında Yargıtay’a göre, beraat kararı verilmektedir.

19.3. Kamera kayıtlarından ’in bağıran tavırlarının olduğu görülmekle birlikte ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği belirlenmediğinden,

19.4. Ayrıca somut olaya ilişkin tüm tanıklar dinlenmediği ve şüpheye yer vermeyecek şekilde olay ortaya konmadığı için

’in ’e hakaret ettiği tespit edilememiştir.

20) 4/7/2022 tarihli soruşturma raporunda; anılan ifadeler ve izlenen görüntüler beraber değerlendirilerek

kanat oluşturulduğu ve ile ’e aynı şekilde DMK’nın 125/B-h maddesi gereğince “İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak” (Kınama) cezası ile tecziye edilmesi kanaatine varıldığı sonucu şeklinde tanzim edilmiştir. Olaya ilişkin ceza yargılaması 18/7/2022 tarihinde sonuçlanmış, 01/8/2022 tarihli ’in savunmasında da Siirt 4.Asliye Ceza

Mahkemesinin ceza kararında ’in basit yaralama suçunun Mahkemece kabul edildiğini belirtmesine rağmen Siirt İl Valiliği İl Disiplin Kurulu 7/09/2022 tarihinde ’in itirazını redderek KINAMA cezası kesinleşmiştir.

21) İdarenin açıklamalarında “Başvuranın ifadesinde belirttiği ‘in fiili saldırıda

bulunduğu ve kendisine 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin E fıkrasının f bendi

“Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak” gereğince devlet memurluğundan çıkarılması gerektiği belirtilmiş olsa da işlenilen fiil ile verilen ceza arasında uyuşmazlık olacağı ayrıca ile arasında amir, maiyet ve iş sahipleri gibi hiyerarşik bir konum olmadığından bu hususta böyle bir cezanın tesis edilemeyecektir.” ifade etmiş olsa da kişiler tarafından işlenen fiilin farklı olduğunun kamera görüntüleri ve Mahkeme kararı ile tespit edilmiş olması, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilmemiş ve İdare tarafından soruşturmada olayın tam olarak ortaya konulmamış olması sebebiyle; ’in ile suçlarının değerlendirilmesinde idarenin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı ve her iki kişiye aynı cezanın verilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmiştir.

22) Yukarıda yer verilen açıklamalar neticesinde; ile arasında gerçekleşen

olaya ilişkin hakaret olarak nitelendirilen sözleri kamerada anlamanın mümkün olmadığı, ’in fiziksel müdahalesinin kamera kayıtlarında açıkça görüldüğü ve ayrıca suç işlediğinin

Mahkemece de kabulüne rağmen; Savcılık tarafından hakkından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ve fiziksel müdahalesi bulunmayan ile aynı ceza ile cezalandırılması hakkaniyete uyarlık teşkil etmemektedir.

23) Kurumumuzca, kamera görüntüleri, soruşturma raporu, ifade tutanakları, Mahkeme kararı ve tüm

dosyaya ilişkin yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin başvurana verdiği “kınama” cezasında hakkaniyete aykırılık tespit edildiğinden başvuranın kınama cezasının yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin başvuran ile ilgili işleminde “eşitlik” ilkesine uygun davranmadığı görülmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Siirt İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuruya konu kınama cezasının yeniden değerlendirilmesi için SAĞLIK BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA, SAĞLIK BAKANLIĞINA, SİİRT İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi