|
ÖZET: Başvuran, İçişleri Bakanlığı tarafından verilen kınama disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesini talep etmiştir. Başvuru, 27 Eylül 2023 tarihinde yapılmış olup, başvuranın 2017 yılında FETÖ ile mücadele kapsamında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle disiplin cezasına çarptırıldığı belirtilmiştir. Başvuran, 5 yıllık sürenin dolduğunu ve bu süre zarfında herhangi bir disiplin cezası almadığını, ayrıca iki başarı belgesi ile ödüllendirildiğini ifade etmiştir. İçişleri Bakanlığı, 5 Eylül 2023 tarihinde yaptığı değerlendirme sonucunda, başvuranın talebini reddetmiştir.
İçişleri Bakanlığı, başvuranın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların, kamu görevlilerinin itibarını zedeleyecek nitelikte olduğunu ve bu nedenle disiplin cezasının verilmesinin hukuki ve etik açıdan uygun olduğunu belirtmiştir. Başvuranın itirazı, Isparta İdare Mahkemesi tarafından da reddedilmiş ve kararın kesin olduğu ifade edilmiştir. Disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebinin reddedilmesinin gerekçesi, başvuranın geçmişteki eylemlerinin ciddiyeti ve kamu hizmetinin sağlıklı yürütülmesi açısından önem arz etmesi olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kınama cezasının özlük dosyasından silinmesi talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek, başvurunun kabul edilmediğini açıklamıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2369-S.24.3777
BAŞVURU NO : 2023/15525
KARAR TARİHİ : 28.02.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
Kınama disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi taleplidir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 27.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; halen Kocaeli ilinde Vali Yardımcısı olarak görev yapmakta olduğunu, 2017 yılında
Kastamonu Vali Yardımcılığı görevi sırasında Sakarya ilinde yapılan operasyonla kamuoyuna da yansıyan
FETÖ isimli terör örgütü ile mücadele amacıyla bir takım yayınlar yaptığını bildiği “paralel yapı deşifre” isimli sosyal medya hesabının kullanıcısı olduğu iddia edilen isimli şahısla whatsapp uygulaması üzerinden yaptığı bir takım görüşmelerin disiplin soruşturmasına tabii tutulması sonucunda
“hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” eylemini işlediği gerekçesiyle hakkında kınama disiplin cezası tatbik edildiğini, ayrıca bahsi geçen soruşturma sonucunda Isparta Valiliği Hukuk İşleri Müdürlüğüne atandığını, dönemin Isparta Valisi tarafından -aldığı disiplin cezasının görevini sıhhatle yapmasına engel teşkil etmeyeceği ve daha önceki başarılı çalışmaları da göz önünde bulundurularak- vali yardımcısı vekili olarak görevlendirildiğini, yaklaşık 1,5 yıl Hukuk İşleri Müdürlüğünden sonra Gaziantep Vali Yardımcılığına atandığını, İçişleri
Bakanlık Makamının olurları ile 05.12.2017 tarihinde 657 sayılı Kanunun 125/C-ı maddesinde yazılı eylemi gerçekleştirdiği gerekçesiyle kınama cezasıyla cezalandırıldığını, 05.12.2022 tarihi itibariyle söz konusu cezanın üzerinden 5 yıllık sürenin geçmiş olduğundan ve hakkında tatbik edilip 5 yıllık süresi dolan cezanın koşulları oluştuğundan özlük dosyasından silinmesini talep ettiği 13.03.2023 tarihli dilekçesine
İçişleri Bakanlık Makamının 05.09.2023 tarihli onayıyla talebin reddi yönünde karar verildiğini, kararın
18.09.2023 tarihinde tarafına tebliğ edildiğini, Bakanlık makamının ret kararının herhangi bir gerekçeye
dayandırılmadığını, 5 yıllık süre içinde Isparta Vali Yardımcısı Vekilliği, Gaziantep Vali Yardımcılığı, Şarköy Kaymakamlığı, Tekirdağ Vali Yardımcılığı görevlerini yaptığını, bir yıldan beri de Kocaeli Vali
Yardımcısı olduğunu, bu dönemde herhangi bir disiplin cezası almadığını ve iki adet başarı belgesi ile
ödüllendirildiğini, ayrıca 2019 yılında yapılan değerlendirmede 1. sınıf mülki idare amirliğine yükseltildiğini ifade etmiş olup kınama disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 20.10.2023 tarihli ve sayılı yazısına istinaden İçişleri Bakanlığı
Personel Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 10.11.2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle;
2.1) Adı geçen hakkında Mülkiye Başmüfettişleri tarafından düzenlenen 03.07.2017 tarihli disiplin
raporunda; sosyal medya hesabı üzerinden başta mülki idare amirleri olmak üzere yüzlerce kişi hakkında yapılan yayınlara sebep olacak yazışmalarının kişileri töhmet altında bıraktığı, bu davranışının en temel kişi hak ve hürriyetleri açısından son derece yanlış olduğu, bu nedenle yapılan işlemin hukuki ve etik olmadığı, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununda belirtildiği üzere Vali adına yetki, görev ve sorumluluk taşıyan bir mülki idare amiri tarafından hiçbir şekilde yapılmaması gerektiği, bu davranışının 657 sayılı Kanunun
8 inci maddesinde belirtilen “Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık
olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.” hükmü gereğince Devlet memurlarının itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlar olarak değerlendirildiği, bu suretle
“Hizmet içinde Devlet Memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiilini işlediği iddiasıyla 657 sayılı Kanunun 125/C-ı maddesi gereğince aylıktan kesme cezası ile tecziyesi gerektiği görüş ve kanaatine varılarak Bakanlık Makamının 05.12.2017 tarihli onayı ile 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziye edildiği,
2.2) Başvuranın konuyla ilgili verdiği 29.12.2017 tarihli dilekçesi ile Bakanlık Makamınca verilen aylıktan
kesme cezasına itiraz ettiği ve Bakanlık Merkez Disiplin Kurulunun 09.02.2018 tarih ve 02 no.1u kararı ile
657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü doğrultusunda itiraz talebinin kabulüne karar
verildiği, 657 sayılı Kanunun 135 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında belirtilen “İtirazın kabulü halinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” hükmü uyarınca Bakanlık Makamının 15.02.2018 tarihli onayı ile kınama cezasıyla tecziye edildiği,
2.3) Başvuranın söz konusu karara karşı açtığı davada, Isparta İdare Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli ve
sayılı kararı ile “Dosya içerisinde bulunan tüm bilgi, belgeler ile soruşturma raporu ve eki görüşme içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, illerde, valilerin tayin ve tespit ettiği işlerde yardımcılığını ve valinin bulunmadığı zamanlarda vekilliğini yapmak üzere görevlendirilen vali yardımcılarının da her Devlet memuru gibi her durumda Devletin menfaatlerini korumak ve resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarım hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. 15 Temmuz 2016 tarihi sonrasında Devlet ve millet olarak, geçirilen olağanüstü halin icaplarına uygun olarak her ferdin bilinçli ve sağduyulu davranması esas iken sadece internet haber portallarıyla ve sosyal medya ortamlarında yer alan bilgilere dayalı, hiçbir somut bilgi ve belge ile desteklenmeyen ithamlar ile kişilerin suç şüphesi altında bırakılmaları idari yönden soruşturmayı gerektirecek nitelikte olup, bu kapsamda vali yardımcısı olan davacının da esasen elinde olan tüm bilgi ve belgeleri ilgili mercilerle paylaşması gerekmekte iken, doğruluğunu teyit etmediği bu bilgileri, kim olduğunu bilmediği isimli kişi ile gerek mesai saatleri içerisinde gerekse de mesai saatleri dışında paylaştığı, bu şekildeki paylaşımların ise beklenen yarardan çok zarar vereceğinin aşikar olduğu, kaldı ki davacının bilgi paylaştığı isimli kişinin FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği kapsamında tutuklandığı bir arada değerlendirildiğinde davacının üzerine atılı suçun sübuta erdiği sonucuna varıldığından davanın reddine” karar verildiği, karara karşı adı geçenin istinaf yoluna gitmesi üzerine Konya Bölge İdare
Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve E.2019/42, K.2019/740 sayılı kararı ile “…istinaf isteminin reddine…” ilişkin kesin karar verildiği,
2.4) Başvuranın 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden hakkında verilen
kınama cezasının özlük dosyasından silinmesi talebine ilişkin, Bakanlık Makamının 05.09.2023 tarihli onayı ile “Cezanın özlük dosyasından çıkarılması talebinin reddine” karar verildiği, söz konusu kararın adı geçene 18.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi ile Devlet Memurları
Disiplin Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesinde yer alan düzenlemelerle disiplin cezalarının belli bir süre sonra özlük dosyasından silinmesi konusunda idareye takdir yetkisi verildiği,
2.5) Başvurana verilen ve özlük dosyasından silinmesi istenen cezanın mahiyeti incelendiğinde; verilen
disiplin cezasının, 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrasında gerçekleştiği anlaşılmakla, söz konusu disiplin cezası FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu Sakarya Cumhuriyet
Başsavcılığınca yülütülmekte olan ceza kovuşturmasında yer alan . isimli şahısla mesai saati içinde veya mesai saati dışında beraber hareket ederek İçişleri Bakanlığını ve çalışanlarının itibarını hedef alan yalan bilgilerin sosyal medyada paylaşılmasına sebep olması sonucu verildiği, ayrıca söz konusu kişinin
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı . ile hareket ederek hangi yol ve yöntemle kimlere ne şekilde zarar verdiğinin ve idarenin kendi içerisinde güven duygusunu sarstığının bilinmediği ve bilinemeyeceği, bilgi, belge, delil vs. olmadan hareket ettiği, Bakanlığı ve çalışanlarını lekeleyerek masumiyet karinesi hakkını en ağır şekilde ihlal ettiğinin anlaşıldığı,
2.6) Bu doğrultuda; Bakanlık Merkez Disiplin Kurulunun adı geçenin aylıktan kesme cezasına itirazını
kabul ettiği, sonucunda bir derece hafif ceza olan kınama cezası ile tecziye edilmesi ile de adı geçen hakkında mevzuat ve iyi niyet çerçevesinde uygulanabilecek şartların sağlanmış olduğu, başvuran hakkında
Anayasamız ve ilgili mevzuat kapsamında takdir yetkisi kullanılarak ilgili kişiye verilen disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebinin, işlemiş olduğu eylemin önemi dikkate alındığında uygun görülmediği, bu doğrultuda konuyla ilgili dostane çözüm yolu bulunmamakla birlikte karara karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş ve talep edilen veriler yazı ekinde gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1) “Uygulama” başlıklı 132 nci maddesinin birinci fıkrasında “Disiplin cezaları verildiği tarihten
itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır.”,
5.2) “Disiplin cezalarının bir süre sonra özlük dosyasından silinmesi” başlıklı 133 üncü maddesinde
“Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.
Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının özlük dosyasından çıkarılmasında disiplin kurulunun mütalaası alındıktan sonra yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”,
6) Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin “Disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi”
başlıklı 40 ıncı maddesinde “(1) Özlük dosyasına uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları işlenen devlet memurları, cezanın uygulanma tarihinden itibaren; a) Uyarma ve kınama cezalarında beş yıl, b) Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında on yıl, geçtikten sonra, atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesini talep edebilir.
(2) Atamaya yetkili amir; disiplin cezası alan memurun birinci fıkrada belirtilen süreler içindeki davranışlarını, disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebini haklı kılacak nitelikte görmesi halinde, talebin kabulüne karar verilebilir. Bu karar özlük dosyasına işlenir.
(3) Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının özlük dosyasından çıkarılması talebine ilişkin ayrıca ilgili disiplin kurulunun mütalâası alındıktan sonra ikinci fıkra gereğince işlem yapılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde hazırlanan Ret Karar Önerisi,
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran tarafından; kınama disiplin cezasının, 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi kapsamında özlük
dosyasından silinmesi talep edilmektedir.
9) Dosya kapsamından; başvuranın kınama cezasıyla tecziyesine ilişkin 15.02.2018 tarihli Bakanlık
Makamı onayının 26.03.2018 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, Bakanlık Makamınca hakkında verilen
15.02.2018 tarihli kınama disiplin cezasının, 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi uyarınca, özlük
dosyasından silinmesine dair başvuranın talebinin Bakanlık Makamının tensiplerine sunulan yazıda; başvuranın kınama cezası ile cezalandırıldığı 2018 yılından sonra herhangi bir cezası bulunmadığının ve 2 adet başarı belgesi bulunduğunun belirtilmiş olduğu görülmektedir.
10) 657 sayılı Kanunda; disiplin cezalarının verildiği tarihten itibaren hüküm ifade edeceği ve derhal
uygulanacağı; disiplin cezalarının memurun özlük dosyasına işleneceği, memurun uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebileceği, anılan süreler içerisindeki memurun davranışları, bu isteğini
haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu kararın özlük dosyasına işleneceğine hükmedilmiştir.
11) Buna göre; 657 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinde, disiplin cezalarının muayyen bir süre sonunda
(Kınama disiplin cezası için 5 sene) memurun özlük dosyasından silinmesi iki ana koşula bağlanmaktadır.
Bu koşullardan birincisi, hakkında disiplin cezası uygulanmış memurun atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin talebinin olması, ikincisi ise, atamaya yetkili olan amirin memurun mevzuatta belirtilen süreler içerisindeki davranışlarının, bu isteğini haklı kılacak nitelikte olduğuna kanaat getirmesidir. Söz konusu mevzuat hükümleri uyarınca, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi konusunda, atamaya yetkili amirin talepte bulunanın davranışlarını değerlendirerek karar verme açısından takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
12) İdarenin gerçekleştirdiği iş ve işlemlerde, bağlı yetkinin söz konusu olmadığı durumlarda, takdir
yetkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. İdarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.
13) Danıştay içtihatlarında, idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel
ilkelerinden olduğundan bu ilkenin; genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlayacağı, işlemlerde gösterilen sebep ve gerekçenin, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahip olduğu ifadeleriyle idari işlemlerde gerekçenin önemi ortaya konmuştur.
14) Bu kapsamda; atamaya yetkili amirin, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi konusunda
takdir yetkisinin bulunduğu, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir veriye dosya kapsamında rastlanılmadığı, 2 no.lu paragrafta da yer verildiği üzere, İçişleri
Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından başvuranın talebinin uygun görülmemesi hususuna açıklık getirilerek kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak işlem yapıldığı değerlendirilmekle kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak görev ve sorumluluğu olan idare tarafından, şikayete konu edilen kınama disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebinin yerine getirilmemesi işleminin mevzuat çerçevesinde tesis edilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
15) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, 657 sayılı Kanunun 133 üncü
maddesi kapsamında, kınama disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan
değerlendirme neticesinde, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi