|
ÖZET: Sayıştay kararında, bir üniversite ile özel bir şirket arasında yapılan kira sözleşmesine ilişkin olarak, kira bedelinin ve gecikme cezasının tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığı incelenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi gereğince, kamu zararının tanımı yapılmış ve kira alacaklarının tahsil edilmemesinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, yapılan incelemede, kira bedelinin tahsil edildiği sonucuna varılmıştır.
Karar, kira alacaklarının vadesinde ödenmemesi durumunda tazmin hükmü verilemeyeceği yönündeki azınlık görüşü ile birlikte oy çokluğuyla alınmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un hükümleri gereği, kira alacaklarının genel hükümlere göre tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, kira alacaklarının zamanında tahsil edilmesi durumunda kamu zararının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, tahsilatların ilamda gösterilmesine gerek olmadığı ifade edilmiştir. |
| Kamu İdaresi Türü | Yüksek Öğretim Kurumları |
| Yılı | 2011 |
| Dairesi | 2 |
| Karar No | 35080 |
| İlam No | 92 |
| Tutanak Tarihi | 12.2.2013 |
| Kararın Konusu | Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar |
A) Kira bedeli ile gecikme cezasının tahsil edilmemesi.
B) Kiraya verilen gayrimenkuller için Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen kira artışının yapılmaması.
A) ……… Üniversitesi Rektörlüğü ile ……… Şti. arasında 02.08.2010 tarihinde düzenlenen “…….. Binası İçerisindeki Çay Ocağının Kiralanması”na ilişkin sözleşmenin 2. maddesinde; kira bedelinin aylık ….. TL, yıllık …… TL olduğu; 9. maddesinde ise; kira bedelinin peşin olarak ilgili dönemin ilk 5 iş günü içinde …….. Üniversitesi Strateji Daire Başkanlığı Hesabına yatırılacağı belirtilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesinde;
“Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
Esas alınır.
Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.”
Denilmektedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden 19.10.2010 tarih ve 27734 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12.10.2010 tarih ve 2010/965 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %1,40 oranında gecikme zammı uygulanması kararlaştırılmış ve belirtilen Karar 19.11.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonucunda; 2011 Kasım – Aralık aylarına ait 2 aylık kira bedeli (….. TL) ile faizinin (….. TL) tahsil edilmemesi sonucu oluşan toplam ….. TL tutarındaki kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmesi gerekmekte ise de; söz konusu tutar tahsil edildiğinden konu hakkında ilişik kalmadığına Üye ……..’ın karşı oyu ile oyçokluğuyla,
Azınlık Görüşü: Kira alacaklarının vadesinde ödenmediğinden bahisle tazmin hükmü verilemez. 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde gelirlerin mevzuatında öngörüldüğü şekilde tarh, tahakkuk ve tahsil edilmemesi kamu zararı olarak tanımlanmış olup, kira alacaklarının takibinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden, zamanaşımı süresi içinde tahsil edilebilecek alacaklar için tazmin hükmü verilemeyeceğinden, yapılan tahsilatların ilamda gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.
Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1 inci maddesinde akitten doğan alacakların bu kanun kapsamında olmadığı hükme bağlanmış; kira sözleşmelerinde de kira alacaklarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hususunda bir esas yer almamıştır.
Bu itibarla, kira alacaklarının genel hükümlere göre tahsil edilmesi gerekirken, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme zammı alınması yersiz olup tazmin hükmü verilemeyeceğinden, yapılan tahsilatların ilamda gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.
B) ……. Üniversitesi Rektörlüğü ile ……… Şti. arasında 02.08.2010 tarihinde düzenlenen “……… Binası İçerisindeki Çay Ocağının Kiralanması”na ilişkin sözleşmenin 6 ncı maddesinde; “Gelecek yıllara ait kira bedeli Maliye Bakanlığı tarafından ilgili yıl için belirlenen kira artış oranı dahilinde artırılarak yeniden belirlenecektir.” denilmektedir.
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 20.10.2005 tarih ve 300 seri nolu Milli Emlak Genel Tebliği’nin; “Kira Artış Oranları” başlıklı 8 inci maddesinde;
“İkinci ve müteakip yıllar kira bedelleri, cari yıl kira bedelinin Devlet İstatistik Enstitüsünce artışın yapılacağı ayda yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (bir önceki yılın aynı ayına göre % değişim oranı) oranında artırılması suretiyle hesaplanacaktır.”
Hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki yer alan hükümler uyarınca; üniversitenin özel mülkiyetindeki gayrimenkuller için sözleşmenin yapıldığı yıldan sonraki yıllar için TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında kira artışı yapılması gerekmektedir.
Yapılan inceleme sonucunda; kira sözleşmesinde Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen oranda kira artışı yapılması öngörülmesine rağmen, üniversite tarafından kiraya verilen gayrimenkullerin kiralarının sözleşme yılından sonra arttırılmadığı tespit edilmiştir.
Bu itibarla; üniversite tarafından kiraya verilen gayrimenkuller için sözleşme yılından sonraki yıllarda kira artışı yapılmaması sonucu oluşan toplam ….. TL tutarındaki kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmekte ise de, söz konusu tutar tahsil edildiğinden konu hakkında ilişik kalmadığına Üye ……….’ın karşı oyu ile oyçokluğuyla,
Azınlık Görüşü: Kira alacaklarının vadesinde ödenmediğinden bahisle tazmin hükmü verilemez. 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde gelirlerin mevzuatında öngörüldüğü şekilde tarh, tahakkuk ve tahsil edilmemesi kamu zararı olarak tanımlanmış olup, kira alacaklarının takibinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden, zamanaşımı süresi içinde tahsil edilebilecek alacaklar için tazmin hükmü verilemeyeceğinden, yapılan tahsilatların ilamda gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.