ÖZET: Bu karar, bir yüksek öğretim kurumunun kiralama sözleşmesine dayanan kamu zararının tazmini konusunu ele almaktadır. 2011 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait kira bedeli ve faizinin tahsil edilmemesi sonucu oluşan kamu zararı tazmin edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, söz konusu tutarın tahsil edildiği gerekçesiyle konu hakkında ilişik kalmadığına karar verilmiştir.

Kararda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi uyarınca, gelirlerin mevzuata uygun olarak tarh, tahakkuk ve tahsil edilmemesi durumunun kamu zararı olarak tanımlandığı vurgulanmıştır. Ancak, kira alacaklarının zamanaşımı süresi içinde tahsil edilebileceğinden, tazmin hükmü verilmesine gerek olmadığı ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un akitten doğan alacakları kapsam dışı bıraktığı ve kira alacaklarının genel hükümlere göre tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu çerçevede, gecikme zammı uygulanmasının yersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Kamu İdaresi Türü Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı 2011
Dairesi 2
Karar No 35080
İlam No 92
Tutanak Tarihi 12.2.2013
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Kira bedeli ile gecikme cezasının tahsil edilmemesi.

………. Üniversitesi Rektörlüğü ile ………… Şti. arasında 15.03.2011 tarihinde düzenlenen “……… Kampüsü Eczacılık Fakültesi içerisinde bulunan çay ocağının kiralanması”na ilişkin sözleşmenin 2. maddesinde; kira bedelinin aylık ….. TL, yıllık ….. TL olduğu; 9. maddesinde ise; kira bedelinin peşin olarak ilgili dönemin ilk 5 iş günü içinde ……… Üniversitesi Strateji Daire Başkanlığı Hesabına yatırılacağı belirtilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesinde;

“Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

Esas alınır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.”

Denilmektedir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden 19.10.2010 tarih ve 27734 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12.10.2010 tarih ve 2010/965 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %1,40 oranında gecikme zammı uygulanması kararlaştırılmış ve belirtilen Karar 19.11.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Yapılan inceleme sonucunda; 2011 Kasım – Aralık aylarına ait 2 aylık kira bedeli (…… TL) ile faizinin (…. TL) tahsil edilmemesi sonucu oluşan toplam …… TL tutarındaki kamu zararının sorumlulardan tazminine karar verilmesi gerekmekte ise de; söz konusu tutar tahsil edildiğinden konu hakkında ilişik kalmadığına Üye ……….’ın karşı oyu ile oyçokluğuyla,

Azınlık Görüşü: Kira alacaklarının vadesinde ödenmediğinden bahisle tazmin hükmü verilemez. 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde gelirlerin mevzuatında öngörüldüğü şekilde tarh, tahakkuk ve tahsil edilmemesi kamu zararı olarak tanımlanmış olup, kira alacaklarının takibinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden, zamanaşımı süresi içinde tahsil edilebilecek alacaklar için tazmin hükmü verilemeyeceğinden, yapılan tahsilatların ilamda gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.

Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1 inci maddesinde akitten doğan alacakların bu kanun kapsamında olmadığı hükme bağlanmış; kira sözleşmelerinde de kira alacaklarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hususunda bir esas yer almamıştır.

Bu itibarla, kira alacaklarının genel hükümlere göre tahsil edilmesi gerekirken, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme zammı alınması yersiz olup tazmin hükmü verilemeyeceğinden, yapılan tahsilatların ilamda gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.