ÖZET: Başvuran, 21 Ekim 2024 tarihinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na yaptığı başvuruda, dört aydır kira yardımı almadığını ve yardımın kendi hesabına yatırılmasına rağmen evin babaannesinin adına olduğunu belirtmiştir. Kurum kayıtları incelendiğinde, başvuranın 16 Eylül 2024 tarihinde benzer bir talepte bulunduğu ve bu talebinin 20 Eylül 2024 tarihinde ilgili idareye iletildiği tespit edilmiştir. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, 14 Ekim 2024 tarihinde, başvuranın hak sahipliği durumunun “Hayır” olarak belirlendiğini ve bu nedenle 2024 Temmuz ayından itibaren kira yardımlarının durdurulduğunu bildirmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, kira yardımlarının ilgili mevzuata uygun olarak yapıldığını ve başvuranın talebinin hukuka aykırı bir durum olmadığını belirlemiştir. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde, yalnızca birinci dereceden hısımlara kira yardımı yapılmasına devam edildiği, başvuranın ise ikinci dereceden hısımlık ilişkisi nedeniyle bu yardımdan faydalanamadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu karar, başvuran ile ilgili idarelere tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12726-S.24.19227

BAŞVURU NO : 2024/12985

KARAR TARİHİ : 21.11.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI

MALATYA İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Afetzede destek ödemelerine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 21.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle; 4 aydır kira yardımı alamadığını, evin babaannesinin adına olduğunu ancak yardımın kendi hesabına yatırıldığını ifade ederek kira yardımı almayı talep etmektedir.

2. Kurum kayıtlarının incelenmesi neticesinde; başvuranın 16/09/2024 tarihinde Kurumumuza “tapusu babaannesi adına olan taşınmaz için kira yardımının kendi hesabına yatırıldığını ancak 3 aydır kira yardımı alamadığını belirterek kira yardımı almayı” talep ettiği başvurusuna 20/09/2024 tarihinde “adı geçenin, afetzede destek ödemelerine ilişkin talebinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve ilgili mevzuatta tanımını bulan sosyal devlet ilkesi çerçevesinde ivedilikle incelenerek, talep hakkında gereğinin en kısa sürede takdir ve ifası için” Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (Malatya İl Afet Ve Acil Durum

Müdürlüğü)’ne Gönderme Kararı verildiği, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 14/10/2024 tarih ve E sayılı yazı ile Kurumumuza cevap verdiği tespit edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Kararımıza istinaden, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 14/10/2024 tarih ve E– sayılı cevabi yazısında özetle; 3.1. Başkanlıklarınca belirlenen usul ve esaslara göre ödenen kira yardımlarının 2024 Temmuz ayı itibariyle; deprem anında fiilen NVİ verilerine göre ikamet ettikleri konuttan hak sahipliği kabul edilen ve ev sahibi olarak kira alan veya deprem anında fiilen NVİ verilerine göre ikamet ettikleri konuttan hak sahipliği kabul edilen ancak kira yardımını alan aile bireylerinden (anne, baba, eş, çocuk) sadece bir kişiye kira yardımlarının ödenmesine devam edildiği, /

3.2. AYDES üzerinden yapılan inceleme neticesinde; ait barınma yardımı başvurusunda yer alan kira ödemeleri bölümünde hak sahipliği durumunun “Hayır” olarak görülmesi sebebi ile 2024 Temmuz ayından itibaren kira destek ödemelerinin devam etmediğinin tespit edildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. Devletin temel amaç ve görevleri başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.2. Kanun önünde eşitlik başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 4.3. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 4.4. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2. Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun;

6.1 Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan

aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli, sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.

6.3. Genel esaslar başlıklı 4 üncü maddesinde; “Sosyal hizmetlere ilişkin genel esaslar şunlardır:…m)

Doğal afetlerde ulusal ve uluslararası sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarıyla birlikte hareket edilmesi ve acil kurtarma ve yardım çalışmalarının etkili şekilde yürütülmesi amacıyla gerekli her türlü tertip ve tedbir alınır.”, /

6.4. Ek 5 inci maddesinde; “Doğal afet bölgelerinde afetzedelere yönelik sosyal hizmet müdahaleleri için gerekli öncü, geçici ve sürekli ekipler, Kurum Genel Müdürünün onayıyla kurulur.Bu ekipler ile diğer

Kurum personelinin düzenli bir eğitim programından geçirilmesi için gerekli bütün önlemler alınır. Afet bölgesinde görevlendirilen personelin, hizmetin gerektirdiği ihtiyaçları karşılanır.”, 6.5. Ek 6 ncı maddesinde; “Doğal afet bölgelerindeki ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mütevelli heyetlerine, ilçe sosyal hizmetler müdürü, mütevelli heyeti üyesi olarak katılır. Bu vakıflarda afet çalışmaları süresince, sosyal hizmet uzmanları istihdam edilebilir.”, 7. 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanununun Amaç ve kapsam başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu Kanunun amacı, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleri yürütmek üzere, Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi

Başkanlığının kurulması, teşkilatı ile görev ve yetkilerini düzenlemektir. Başbakan, Başkanlıkla ilgili yetkilerini bir bakan aracılığı ile kullanabilir.

(2) Bu Kanun; afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve zarar azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması ve bu konularda politikaların üretilmesi ve uygulanması hususlarını kapsar.”, 8. Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliğinin; 8.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; afet ve acil durumlara müdahalede ihtiyaç duyulacak tüm güç ve kaynakları ulusal ve yerel düzeyde planlamak, bu güç ve kaynakların olay bölgesine hızlı ve etkin bir şekilde ulaştırılmasını sağlamak, müdahale hizmetlerini ve bu hizmetlerin koordinasyonundan sorumlu ana ve destek çözüm ortaklarının ve yerel düzeyde sorumlu birimlerin görev ve sorumlulukları ile planlama esaslarını belirlemektir.” 8.2. Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, afet ve acil durumlarda müdahale hizmetlerini yürütecek bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, valilikler, kaymakamlıklar, özel ve özerk kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ile gerçek kişilerin görev ve sorumluluklarım, bunlar arasındaki işbirliği, koordinasyon ye karşılıklı yardımlaşma esaslarını kapsar.”, 8.3. Türkiye Afet Müdahale Planı başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Başkanlık tarafından bakanlık, kurum ve kuruluşların katılımıyla afet ve acil durumlara ilişkin müdahale çalışmalarında görev alacak hizmet grupları ve koordinasyon birimlerine ait görev ve sorumlulukları tanımlamak amacıyla afet ^öncesi, sırası ve sonrasına ait müdahale planlamasının temel prensiplerini içeren Türkiye Afet Müdahale Planı hazırlanır. Plan, Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunun karan ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer.

(2) Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında ulusal ve yerel düzeyde müdahale organizasyon sistemi oluşturulur ve bu sistem operasyon, bilgi planlama, lojistik ve bakım, finans ve idari işler olmak üzere dört servis olarak yapılandırılır. Servislerin altında müdahale hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla hizmet grupları oluşturulur ve bu hizmet gruplarından sorumlu ana çözüm ve destek çözüm ortaklarının sorumluluk ve görevleri belirlenir. Ulusal düzey hizmet grubunun koordinasyonundan ana çözüm ortağı olan bakanlık, kurum veya kuruluş sorumludur. Hizmet gruplarının ana çözüm ortakları, hizmetin yürütülmesinde yarar sağlayacak destek çözüm ortaklarını belirler.

(3) Afet ve acil durumlarda uygulamaya konulmak üzere, Türkiye Afet Müdahale Planı ile entegre olacak şekilde ulusal düzey hizmet grubu planlan ve ulusal düzey olay türü planlan hazırlanır. Hangi afet türleri için olay türü planı hazırlanacağı Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”, 9. Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmeliğinin; /

9.1. Kapsam başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelikte yer alan “Hak sahibi” deyimi, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade eder.”, 9.2. Kendilerine ait konutları zarar görenlerin durumu başlıklı 4 üncü maddesinde; “a) Afet sebebiyle, kendilerine ait bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede aileler, b) Kendilerine ait konutları muhtemel bir afete maruz bulunan aileler, c) Afet gören yerlerin bitişiğinde veya yakınında, üzerinde bina yaptırılmak üzere İmar ve İskan Bakanlığınca tespit edilip imar planına dahil edilen veya bu konutları için kıymet belgesi verilen aileler, Hak sahibi sayılırlar ve bu ailelere yeniden konut yapılır veya konut kredisi verilir”, 9.3. Hak sahipliğinin devir ve tebdil edilemeyeceği başlıklı 11 inci maddesinde; “Hak sahipliği, ilişkin bulunduğu konut, ya da işyeri için hüküm ifade eder; konuta ilişkin hak sahipliğin işyerine, işyerine ilişkin hak sahipliğin de konuta tebdili mümkün değildir. Afetzedelik ve buna ilişkin hak sahipliği üçüncü şahıslara devrolunamaz. Afetten zarar gören bir taşınmaz malı, afetten sonra satış veya başka şekillerle devralan üçüncü şahıslar da hak sahibi niteliğini kazanamazlar.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Bahse konu şikâyet başvurusunda başvuran özetle; 4 aydır kira yardımı alamadığını, evin babaannesinin adına olduğunu ancak yardımın kendi hesabına yatırıldığını ifade ederek kira yardımı almayı talep etmektedir.

12. Bilindiği üzere, 06 Şubat 2023 günü merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ülkemiz açısından “asrın felaketi” olarak nitelendirilen 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde iki farklı depremin gerçekleşmesi nedeniyle yaklaşık 13,5 milyon vatandaşın bulunduğu 10 ilde büyük bir yıkım yaşanmış,

08.02.2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Anayasa’nın 119. maddesi

ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre

Kahramanmaraş, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve

Şanlıurfa’da 8 Şubat 2023 gününden itibaren 90 gün süreyle olağanüstü hal ilan edilmiştir.

13. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında devletimizin nitelikleri sayılırken “sosyal devlet” ilkesine açıkça vurgu yapılmış olup, bu ilkeye göre devlet; muhtaç durumda olan kişiler için sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamayı asli görevlerinden biri olarak kabul etmiştir. Bu kapsamda, yaşanan depremler ve sonrasındaki artçı sarsıntılar sonucu Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi kabul edilen 11 ilimizde afetten etkilenen hanelerin acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla sosyal yardımlara ihtiyaç duyulduğundan devletimiz; tüm kurumları, sivil toplum kuruluşları ve milleti ile beraber deprem bölgesinde insanüstü faaliyetler yürüterek ilk günden itibaren vatandaşlarımıza her türlü desteği sağlamak için ciddi ve kapsamlı tedbirler almıştır.

14. Ayrıca, AFAD Başkanlığı tarafından afete maruz kalan vatandaşların ihtiyaçlarının internet üzerinden de karşılanabilmesi için çeşitli uygulamaların hayata geçirildiği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği

/

Bakanlığı Hasar Tespit Ekipleri tarafından yıkık, acil yıkılacak, ağır ve orta hasarlı ile az hasarlı olarak tespit edilen hanelere acil ihtiyaçlarının karşılanması için 10 bin TL “hane başı destek ödemesi” yapıldığı, bu ödeme için Afet Bölgesi kabul edilen 11 ilimizdeki afetzedelerin il ve ilçelerde kurulan AFAD müracaat noktalarına başvurmaları, afet bölgesi dışında olan afetzedelerin ise İl AFAD Müdürlüklerine başvurmaları gerektiği, İl AFAD Müdürlükleri tarafından gerekli kontroller yapıldıktan sonra ödemelerin

T.C. Ziraat Bankası hesabı bulunan vatandaşların doğrudan hesabına, hesabı bulunmayan vatandaşların ise

T.C. kimlik numaraları üzerinden PTT’ye yatırıldığı, kişilere SMS ile bilgi verildiği belirtilmiştir.

15. Bununla birlikte, Anayasa’nın 60 ıncı maddesinde devletin sosyal güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alma ve teşkilatı kurma yükümlülüğünün mevcut olduğu, Anayasa’nın 65 inci maddesinde ise devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği ifade edilmiştir. Zira

Devletin malî kaynaklarının sınırlı olduğu gerçeği, devlete sonsuz bir harcama imkânı tanımamaktadır. Bu maddenin gerekçesinde, mali kaynakların yeterliliğinin “Devletin kaynaklarını zorlamadan tabii bir sınır” olduğu vurgulanmaktadır. Gerekçede, bu kaynakların zorlanması durumunda ekonomik istikrarın bozulacağı, bunun da en fazla bu haklardan yararlananlara zarar vereceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla devletin harcamalarını malî kaynaklarının elverdiği ölçüde ve kendisini sarsmayacak bir şekilde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Kamu kurumlarının faaliyetlerini yerine getirirken mevcut anayasal sınırlamalar kapsamında ve yürürlükteki kamu mali yönetim ve denetim düzeni içinde hareket etmeleri gerektiği değerlendirilmiştir.

16. Bu kapsamda, somut başvuru hakkında yapılan incelemede; adı geçenin ilk olarak 16/09/2024 tarihinde

Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, başvuru hakkında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile

Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne “Gönderme Kararı” verildiği, akabinde, adı geçenin aynı talebi içerir şikâyet dilekçesi ile yeniden Kurumumuza başvurduğu anlaşılmıştır.

17. Kararımıza istinaden, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının cevabi yazısında ise özetle; Başkanlıklarınca belirlenen usul veesaslara göre ödenen kira yardımlarının 2024 Temmuz ayı itibariyle; deprem anında fiilen NVİ verilerine göre ikamet ettikleri konuttan hak sahipliği kabul edilen ve ev sahibi olarak kira alan veya deprem anında fiilen NVİ verilerine göre ikamet ettikleri konuttan hak sahipliği kabul edilen ancak kira yardımını alan aile bireylerinden (anne, baba, eş, çocuk) sadece bir kişiye kira yardımlarının ödenmesine devam edildiği, AYDES üzerinden yapılan inceleme neticesinde; ait barınma yardımı başvurusunda yer alan kira ödemeleri bölümünde hak sahipliği durumunun “Hayır” olarak görülmesi sebebi ile 2024 Temmuz ayından itibaren kira destek ödemelerinin devam etmediğinin tespit edildiği, belirtilmiştir.

18. Bu itibarla, ilgili mevzuat hükümleri ile yukarıda yer alan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; kira yardımlarının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre ödendiği,

2024 Temmuz ayı itibariyle deprem anında NVİ verilerine göre fiilen ikamet edilen konuttan hak

sahipliği kabul edilip kira yardımı alan aile bireyleri olarak yalnızca anne, baba, eş ve çocuk’tan bir kişiye kira yardımı ödenmesine devam edildiği bu kapsamda Afet Yönetimi ve Karar Destek Sistemi (AYDES) üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, başvuranın hak sahipliği durumunun “Hayır” olarak işaretlendiği anlaşılmıştır. Diğer bir deyişle İdarenin takdir yetkisi kapsamında kalan kira yardımı alma kriterinin birinci dereceden hısımlık üzerinden belirlendiği, somut olaya bakıldığında ise başvuranın babaannesinin tapusu vasıtasıyla kira yardımı almak istediği ancak babaanne-torun arasında ikinci dereceden hısımlık bulunması hasebiyle İdarenin takdir yetkisinde olan kira yardımı alma kriterinin başvuran tarafından karşılanmadığı tespit edildiğinden başvurana 2024 Temmuz ayından itibaren kira destek ödemesi yapılmaması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

/

19. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU, AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI İLE MALATYA İL

AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/