ÖZET: Başvuru, Erenler Belediyesi ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik olarak, kiralanan bir arsanın altındaki dere kenarının taşlanması ve tarla yolunun yapılması taleplerini içermektedir. Başvuran, bu alanı çay bahçesi olarak kullanmayı planladığını belirtmiş, ancak sel riski nedeniyle endişe duyduğunu ifade etmiştir. Erenler Belediyesi, başvuranın talebini, söz konusu alanın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait taşkın sahasında bulunması ve imar mevzuatı gereği yapılaşmaya kapalı olması nedeniyle reddetmiştir. Ayrıca, tarla yolunun yapılmasının da mülkiyet sorunları nedeniyle mümkün olmadığını açıklamıştır.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ise, başvuranın daha önceki taleplerine ilişkin olarak, altyapı hizmetlerinin mevcut durumunu ve bu hizmetlerin sağlanması için gerekli olan koşulları değerlendirmiştir. İlgili idareler, başvuranın taleplerinin yerine getirilmesinin, mevcut mali kaynakların sınırlılığı ve bölgedeki mülkiyet sorunları nedeniyle mümkün olmadığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın taleplerinin reddinin hukuka uygun olduğunu ve idarenin kararlarında herhangi bir keyfilik bulunmadığını tespit etmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talepleri, ilgili mevzuat ve idarelerin açıklamaları doğrultusunda reddedilmiş, bu süreçte idarelerin iyi yönetim ilkelerine uygun davrandığı belirlenmiştir. Başvuran, ret kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/384-S.22.579

BAŞVURU NO : 2021/12434

KARAR TARİHİ : 10/01/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ERENLER BELEDİYE BAŞKANLIĞI

SAKARYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin tarla yolunun yapılması ve dere kenarı olan yerin taşlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/07/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde başvuruda bulunan başvurusunda 2 özetle, “Sakarya ili, ilçesi, Mahallesinde 300 m yer kiraladığını ve bu arsanın alt tarafından dere geçtiğini, bu alanı çay bahçesi olarak kullanmak üzere 500.000-TL yatırım yapmayı düşündüğünü fakat sel baskını riski nedeniyle tereddüt yaşadığını, CİMER vasıtasıyla Erenler

Belediyesi’nden dere kenarına istinat duvarı yapılmasını talep ettiğini, ancak özel mülkiyet olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, oysaki derenin kendi kiraladığı alanda bulunmadığını; diğer taraftan yol, kaldırım, doğalgaz ve altyapı hizmetlerinde aksaklıklar olduğunu” iddia ve ifade ederek “kiraladığı arsanın alt tarafında bulunan dere kenarının taşlanmasını ve adresini belirttiği tarlasının yolunun yapılmasını” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma

gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca 18/08/2021 tarih ve sayılı yazı ile Erenler Belediye Başkanlığından; 18/08/2021 tarih ve sayılı yazı ile Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

3. Erenler Belediye Başkanlığından alınan 20/09/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ekinde özetle; Şikayetçinin çay bahçesi yapmayı düşündüğü yerin DSİ’ye ait kanalın paralelinde yer alan tapusuz ve DSİ kanalı taşkın sahasında bulunduğu; bu sebeple; yetki ve sorumluluğu DSİ’de olan taşkın saha içinde bulunan bu yerde imar mevzuatı gereğince herhangi bir yapı ve iş yeri açmasının mümkün olmadığını, 3.1. Ayrıca diğer talebi olan ada parsele tarla yolu yapılması işinin parselin yer aldığı bölgenin köy yerleşik alan dışında kalması ve mülkiyet problemleri olmasından dolayı yeni yol açılmasının mümkün olmadığını, bu tür yollarda iş makinası ile yol düzeltme ve stabilize ile malzeme serme işlemleri yapıldığı; Başvuru konusu tarlaya ulaşımı sağlayan yolun iş makinalarının çalışamayacağı kadar dar ve mülkiyetler ile dolu tarım arazisi vasfında olduğunu, yol üzerinde mülkiyetlerin olması ve yerleşim bölgesi olduğu, başvuru konusu tarla yollarının ıslahı ile ilgili mülkiyet problemi olmayan ve iş makinasının çalışabileceği yollarda tesviye ve stabilize malzeme serme işlemlerinin yapıldığı,

3.2. İçme suyu kanalizasyon gibi alt yapı hizmetlerinin 2560 sayılı Kanun gereğince Sakarya Büyükşehir

Belediyesine bağlı SASKİ’nin yetki ve sorumluluğunda olduğundan Belediyece alt yapı yatırımı yapılmadığı;

3.3. İlçe nüfusunun 90.855 olduğu ve Değirmendere Mahallesinde talep edilen mevkii itibari ile 312 nüfusun bulunduğunu, Değirmendere Mahallesinin toplam nüfusunun ise 1.412 olduğu,

3.4. Dere kenarının taşlanmasının mülkiyet durumu itibari ile mülkiyet sahibince iş makinaları marifeti ile yaptırılabileceğini,

3.5. CİMER başvurusu üzerine şikayetçiye, “…yapmış olduğunuz başvurunuz incelenmiş olup; kiraladığınız taşınmazın kullanım hakkı size ait olduğu için taşınmaz özel mülkiyet olmuştur. Belediye olarak özel mülkiyetlere herhangi bir yapı ve inşaat işlemi yapamayacağımız için talep ettiğiniz istinat duvarı işlemini gerçekleştiremeyeceğiz.” şeklinde cevap verildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

4. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınan 6/12/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ekinde gönderilen; Sakarya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nın 31/07/2019 tarihli ve 23116 sayılı yazısında özetle, İlçesi Mahallesinde yapılan inceleme neticesinde çelik bariyerle ilgili talebin uygun görülmediği, yaya kaldırımı ile ilgili yaklaşık 1600 metrelik tek taraflı yaya kaldırımı yapımının bütçe ve iş programına göre değerlendirilmesi; Sakarya Büyükşehir

Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nın 11/05/2020 tarihli ve sayılı yazısında, Büyükşehir

Belediyesi Ulaşım Dairesi, Ukome Şube Müdürlüğü olarak talep sahibi şahsın mahallesinde sadece yaya kaldırımlarının geometrik tasarımlarını ve projelerini yapabilmekte olduklarını, ancak söz konusu alanda kaldırım yapabilmeye yetecek genişlikte alan olmaması, çalışma alanında fazla miktarda mülkiyet problemlerinin varoluşu ve talep sahibinin mülkiyetinden sonra yerleşim olmayan kırsal alanın başlamasından ötürü kaldırımı kullanacak yeterli yaya yoğunluğu sağlanamadığından ilgi talebin uygun görülmediği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın

5.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”

,

5.2. “Mahalli idareler” başlıklı 127’nci maddesinde; “Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 6.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

6.2. “İnceleme ve araştırma başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

7. 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun’un 3’üncü maddesinde; “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatını vermeye aşağıdaki merciler yetkilidir: b) Belediye hudutları ile mücavir alan içinde kalan tüm işyerleri ve işletmelere belediyeler, …”; 4’üncü maddesinde, “3 üncü maddede belirtilen merciler, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar. a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak.”,

8. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Bu Yönetmelikte geçen deyimlerden; … f) Sıhhî müessese: Gayrisıhhî müesseseler dışında kalan her türlü işyerini, … n) İşyeri açma ve çalışma ruhsatı: Yetkili idareler tarafından bu Yönetmelik kapsamındaki işyerlerinin açılıp faaliyet göstermesi için verilen izni, … ifade eder.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran 14.07.2021 tarihli başvurusunda, ticari işletme yapmak üzere kiraladığı arsanın alt tarafında bulunan dere kenarının taşlanması ve tarlasına yol yapılması taleplerinde bulunmaktadır.

Başvuranın, daha önce de kanalizasyon hattı ve doğalgaz bağlantısı yapılması şeklinde idareden bazı taleplerde bulunduğu anlaşılmıştır.

11. 09/06/2019 tarihinde şikâyetçinin, 2019/10959 şikâyet numaralı başvurusu ile bulunduğu mahalleye altyapı yatırımlarının yapılması talebi ile Kurumumuza yapmış olduğu başvuru üzerine Erenler Belediye

Başkanlığı ile Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na 19/7/2019 tarihli Gönderme Kararı verilmiştir.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nın 31/7/2019 tarihli ve saylı cevabi yazısında, İlçesi Mahallesinde yapılan inceleme neticesinde çelik bariyerle ilgili talebin uygun görülmediği, yaya kaldırımı ile ilgili yaklaşık 1600 metrelik tek taraflı yaya kaldırımı yapımının bütçe ve iş programına göre değerlendirilmesi gerektiği; Sakarya Büyükşehir Belediye

Başkanlığı Su ve Kanal İşletme Müdürlüğü’nün 01/08/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, teknik elemanlarca yapılan inceleme neticesinde söz konusu bölgede fenni kanalizasyon şebeke hattının bulunmadığı, kanalizasyon şebekesine bağlanmayan atıksu sahiplerinin evsel atıksularını toplayacakları yeterli nitelikte sızdırmaz fosseptik yaptırmaları, fosseptiklerini de taşmadan önce boşalttırmalarının ilgili

Yönetmelikler gereği zorunlu olduğu, ayrıca atıksuların usulüne uygun bertarafı için Genel Müdürlük tarafından vidanjör hizmetinin ücretsiz olarak verildiği; Erenler Belediye Başkanlığının 31/7/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, ilçe sınırları içerisinde sorumluluk alanında bulunan imara açık yollarda asfalt, yol bakım ve tamir vs. çalışmaların plan ve program dahilinde yapıldığı ifade edilmiştir.

12. 12/3/2020 tarihinde şikâyetçinin, 2020/4767 şikâyet numaralı başvurusu ile Kurumumuza ikamet ettiği bölgeye mahalli hizmetlerin sunulması talebi ile yapmış olduğu başvuru üzerine Erenler Belediye

Başkanlığı ile Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na 06/05/2020 tarihli Gönderme Kararı verilmiştir. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi

Başkanlığı’nın 11/05/2020 tarihli ve sayılı yazısında, yola çelik bariyer yapılması talebi ile ilgili olarak yerinde inceleme yapıldığı, belirtilen koordinatlarda yaklaşık 120 metrelik ihtiyaç belirlendiği çelik bariyer talebinin karşılanması ve yapımı işinin programa göre değerlendirileceği, Sakarya Büyükşehir

Belediye Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığının 11/5/2020 tarihli ve sayılı yazısında, şikayetçi tarafından mahallesine Büyükşehir Belediyesi ve Erenler İlçe Belediyesinden hiçbir hizmet alınamadığı iddiasıyla yapılan başvuru kapsamında, Ulaşım Dairesi UKOME Şube Müdürlüğü olarak talep sahibi şahsın mahallesinde sadece yaya kaldırımlarının geometrik tasarımlarını ve projelerini yapabildiklerini, ancak söz konusu alanda kaldırım yapabilmeye yetecek genişlikte alan olmaması, çalışma alanında fazla miktarda mülkiyet problemlerinin varoluşu ve talep sahibinin mülkiyetinden sonra yerleşim olmayan kırsal alanın başlamasından ötürü kaldırımı kullanacak yeterli yaya yoğunluğu sağlanamadığından talebin uygun görülmediği belirtilmiştir.

13. Şikâyetçinin, 2021/7481 şikâyet numaralı başvurusu ile 08/04/2021 tarihinde “kiraladığı arsanın alt tarafında bulunan dere kenarına istinat duvarı yapılması ve kaldırım, kanalizasyon, fındıklığı için yol ile doğalgaz talebi” ile Kurumumuza yapmış olduğu başvuru üzerine idari başvuru yolları tüketilmediği ve idareye başvuru yapıldığına dair güncel, antetli bilgi ve belgeye yer verilmemesi gerekçesiyle Erenler

Belediye Başkanlığı’na muhatap Gönderme Kararı verilmiştir.

14. 14/7/2021 tarihinde şikayetçinin tarla yolunun yapılması ve dere kenarı olan yerin taşlanması talebiyle Kurumumuza incelenmekte olan başvuru için müracaat ettiği tespit edilmiştir.

15. Mali yeterlilikler göz önünde bulundurulduğunda belediyenin imkanları ölçüsünde bu hizmetlerin öncelik sırasına ve ivediliğine bakılarak yerine getirileceği açıktır. Bu kapsamda halkın beklentileri

doğrultusunda hizmet sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır.

16. Kamu hizmetlerini yürütmekle yetkili ve yükümlü olan idareye kamu kudretinden kaynaklanan bir takım üstünlük ve ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu üstünlük ve ayrıcalıklarla donanmış ve kamu hizmetini yürütmek için bir takım kararlar almak ve işlemler yapmak durumunda olan idare, özel hukuk ilişki ve işlemleri dışında, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ve mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmesine bağlı olarak, kamu kudretinden yararlanarak bir takım idari işlemler yapmaktadır. Kamu hizmetlerinde meydana gelen nitelik ve nicelik artışına paralel olarak, bu hizmetleri yürütmek için gerekli organizasyon, personel, eylem ve işlemlerin artışı sonucu, büyüyen ve yayılan bu etkinliğin kontrol altına alınması ve denetlenmesi her geçen gün daha büyük önem arz etmektedir.

17. İdari işlemlerin, yasal olarak yetkilendirilmiş kişilerce, yasal esaslar dahilinde yapılabilme yeteneği olarak tanımlanabilecek yetki, kamu düzenine ilişkin olup, kişilere değil, işgal edilmiş pozisyonlara tanınmış bir haktır.

18. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. Bu gibi durumlarda takdir yetkisinden söz edilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez.

İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.

19. Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler, keyfi bir idari yönetimi amaçlamamakta, idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda

Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241243,2009)

20. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir Yetkisinin

Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararının “Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin

Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkeler” bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1)

Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4) İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar. (5) İşlemi, her somut olaya göre belirlenen makul bir süre içinde yapar.

(6) Genel idari ilkeleri tutarlı bir şekilde uygular ve aynı zamanda her olayın özelliklerini göz önünde tutar.” ifadelerine yer verilmiştir.

21. Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında;

“İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.

Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.

22. Benzer bir şekilde Danıştay 8’inci Dairesinin 11/07/2017 tarihli ve E.2016/12742, K.2017/6223 sayılı Kararında; “İdarelere takdir yetkisi tanınan hallerde idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ancak bu takdir yetkisinin de mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine bağlı bulunduğu hususu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.” şeklinde belirtilmiştir. Dolayısıyla idari işlemler yetkili idari mercilerin tek taraflı olarak kamu yararı amacıyla tesis ettikleri icrai iş ve işlemler olup, hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu maksat yönlerinden incelenir. Bu unsurlardan en az birine ilişkin tespit edilen bir eksiklik idari işlemin iptalini gerektirir.

23. Somut olay şikâyetçinin ticari işletme için kiraladığı arsasının alt tarafında bulunan dere kenarının taşlanmasını ve tarlasına yol yapılmasını istediği, bu suretle, kiraladığı arsa üzerine yatırım yapmak istediğinden bahisle kurmak istediği ticari işletmesinin yararına olacak hizmetlerin getirilmesini talep ettiği görülmektedir.

24. Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır. Anayasanın 65 inci maddesinde de devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerini gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hususu hüküm altına alınmıştır. Benzer şekilde Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde de belediye tarafından hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belirlenmesinde belediyenin mali durumu ile hizmetin ivediliğinin dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. Sınırlı mali kaynaklara sahip olan belediyelerin kendisine verilen görevleri yerine getirmesine yönelik yapacağı plan ve programlarda bu öncelik sıralamasının belirlenmesi büyük önem arz etmektedir. Nitekim söz konusu öncelik sırasının belirlenmesinde kullanılan ölçütler dikkate alınmadan plan ve program yapmak başka vatandaşlar açısından şahsi değil kamu yararı için gereken -hizmetlerin aksamasına hatta bir takım hizmetlerin hiç yapılmamasına neden olabilecektir. Belediye Kanununda yer alan hüküm gereğince hizmetlerin yerine getirilmesindeki öncelik sırasının belirlenmesinde temel alınan kıstaslardan biri mali durumdur. Belediyenin mali durumunun iyi olması halinde yapılacak olan görevin belirlenmesinde hizmetin ivediliği kriteri kıstas alınmaktadır. Ancak hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

25. Zamanla değişen ve karar verecek olanların düşüncelerine göre farklılık arz edebilecek olan kamu yararı konusunda karar verecek olanların, bu kararı verirken, o toplum içinde yaşayanların genel eğilimlerini dikkate almaları; mümkün mertebe ferdi çıkarlarla kamunun çıkarları arasında bir denge kurmaya çalışmaları gerekir. (Yusuf Göven “Kamulaştırma İşlemlerinde Kamu Yararı”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 1999 S.1 s.14)

26. Şikayetçinin çay bahçesi olarak kullanmak üzere yatırım yapmak istediğini ve sel baskını riski nedeniyle tereddüt yaşadığını belirttiği kiraladığı arsa hakkında Erenler Belediye Başkanlığı tarafından şikayetçinin çay bahçesi yapmayı düşündüğü Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait kanalın paralelinde yer alan taşınmazın tapusuz olduğu ve DSİ kanalı taşkın sahasında bulunduğu; yetki ve sorumluluğu

DSİ’de olan taşkın saha içinde bulunan bu yerde imar mevzuatı gereğince herhangi bir yapı ve iş yeri açmasının mümkün olmadığı, derenin yerleşim alanına paralel olarak yer aldığı, dere ile yerleşim alanlarının arasında yer yer 150-200-250 metre mesafe mevcut olduğu, olası sel baskınında derenin risk teşkil edip etmediğinin DSİ tarafından değerlendirilmesi gerektiği, gerekçesiyle talebin reddi yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle yapılan incelemede, taşlama yapılması talep edilen bölgenin

DSİ kanalı taşkın sahasında bulunması nedeniyle imar mevzuatı gereğince taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve iş yeri açılması mümkün olmayacağından talebin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

27. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı, yetkili idareler tarafından İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin

Yönetmelik kapsamındaki işyerlerinin açılıp faaliyet göstermesi için verilen izni ifade etmektedir.

Yönetmelik, sıhhi ve gayrisıhhi işyerleri ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsatlandırılması ve denetlenmesine dair iş ve işlemleri kapsamaktadır. Bu kapsamda işyerlerinde aranacak genel şartlar anılan Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olup, ayrıca işyerinin niteliği ve sınıfına göre aranan şartlar ilgili maddelerde hükme bağlanmıştır. Sıhhi işyerleri açmak için öngörülen ruhsat düzenlenmesi usulü anılan yönetmeliğin 12 nci maddesinde düzenlenmiştir. Somut olayda şikâyetçi tarafından taşınmazın çay bahçesi olarak kullanılacağı iddia edilmekte ise de Erenler Belediye Başkanlığı’na ruhsat başvurusunda bulunulmadığı için söz konusu adreste işyeri açılabilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı tespit edilemediğinden kesin ve yürütülebilir bir işlem mevcut değildir..

28. Erenler Belediye Başkanlığı, şikayetçinin tarlasına yol yapılması talebine ilişkin olarak ise 193 ada 8 parsele tarla yolu yapılması işinin parselin yer aldığı bölgenin köy yerleşik alan dışında kalması ve mülkiyet problemleri olmasından dolayı yeni yol açılmasının mümkün olmadığını, bu tür yollarda iş makinası ile yol düzeltme ve stabilize ile malzeme serme işlemleri yapıldığını; başvuru konusu tarlaya ulaşımı sağlayan yolun iş makinalarının çalışamayacağı kadar dar ve mülkiyetler ile dolu tarım arazisi vasfında olduğunu, yol üzerinde mülkiyetlerin olması ve yerleşim bölgesi olmaması nedeniyle yapılamadığı, ; ilgili ilçenin Değirmendere Mahallesinde talep edilen mevkii itibari ile 312 nüfusun bulunduğu, toplam nüfusunun ise 1.412 olduğu; Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından çalışma alanında fazla miktarda mülkiyet problemlerinin varoluşu ve talep sahibinin mülkiyetinden sonra yerleşim olmayan kırsal alanın başlamasından ötürü kaldırımı kullanacak yeterli yaya yoğunluğu sağlanamadığı şeklinde yapılan açıklamalar dikkate alındığında, dosya kapsamında, ilgili yerde çelik bariyer, kaldırım veya yol yapılması ihtiyacının bulunduğu veya kamu hizmetinin sunumunda eşitlik ilkesine aykırı

uygulamalara sebebiyet verildiği yönünde bir bilginin mevcut olmadığıtespit edilmiştir., Kurumumuzca idarenin mali imkânları ölçütünde hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması hususunda takdir yetkisine dayanan işleminin değerlendirilmesi neticesinde hukukun belirlediği sınırların aşıldığına ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde tesis edilmediğine ilişkin bir tespit yapılmamış olup, Kurumumuzun hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu maksat yönlerinden inceleme ile sınırlanan idareye yetki tanınan hallerde idareyi bir işlem tesis etme hususunda zorlama, sahip olunan kamu kaynağını olası bir ticari işletme için kullanıp nüfusun daha yoğun olan yerlerin, aynı hizmet için daha fazla beklemesine yol açacak şekilde idare yerine geçerek işlem tesis etme, idareyi yönlendirme ve idari işlem niteliğinde karar verme görev ve yetkisinin bulunmamaktadır.

29. Bu kapsamda mali kaynakların ihtiyaçlara yöneltilmesinde nüfus yoğunluğu, hizmete ihtiyaç duyulan öncelikli yerlerin olması ve malî kaynakların öncelikle bu yerlere yönlendirilmesi gibi gerekçelerin makul karşılanması ve “hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması” kriterinin esas alınması gerekmektedir. Vatandaşların da müşterek ve kamusal nitelik arz etmeyen bireysel taleplerini ve kamuya yönelik dilek ve temennilerini mahalli idarelerin asli ihtiyaçlara öncelik gösterme zaruretine ve kısıtlı mali imkânlarını öncelikli ve ivedilik arz eden hizmetlere yöneltmesi gerekliliğini göz önüne alarak, kamusal bir sorumluluk ve hassasiyet taşıyarak iletmeleri gerekmektedir. Aksi bir durum ivedilik arz eden müşterek ihtiyaçların ötelenmesi ve karşılanamaması tehlikesini doğuracaktır.

30. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin kiraladığı alanda olası ticari işletmesi için derenin taşlanması ve tarlasına yol yapılması taleplerinin idarelerce reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

32. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren (varsa) dava açma süresinden kalan

süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, ilgili idarenin işlem ve eylemine karşı Sakarya İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA, SAKARYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA ve

ERENLER BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi