ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir üniversitenin reklam panosu kiralama işlemlerinde idare aleyhine gelir kaybı iddialarını incelemektedir. İdare, 14.06.2012 ve 20.06.2012 tarihlerinde yapılan kiralamalar arasındaki bedel farkını gerekçe göstererek tazmin hükmü tesis etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, 20.06.2011 tarihinde imzalanan protokol ile 14.06.2012 tarihli protokoller arasındaki karşılaştırmanın hatalı olduğu ve bu nedenle kamu zararı oluşmadığı tespit edilmiştir.

Kararda, farklı tarihlerde yapılan kiralamaların bedellerinin karşılaştırılmasının hukuken geçersiz olduğu vurgulanmış, dolayısıyla tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. İlgili belgeler incelendiğinde, kiralama bedellerinin piyasa koşullarına uygun olarak belirlendiği ve idarenin zarara uğratılmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, Sayıştay, temyiz dilekçesindeki iddiaların kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılmasına ve kamu yararının gözetildiğine hükmetmiştir. Bu karar, ihale mevzuatına uygunluk ve kamu zararının tespiti konularında önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

Kamu İdaresi Türü Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı 2015
Dairesi 2
Karar No 43327
İlam No 45551
Tutanak Tarihi 30.1.2019
Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Reklam panosu alanlarının kiralanması işlerinde idare aleyhine olacak şekilde kiralama bedellerinin rayiç bedelden daha düşük hesaplanması;

2- 247 sayılı İlamın 21. maddesiyle; … Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan ve … uhdesinde kalan “…” işlerine ait protokoller incelendiğinde İdare aleyhine gelir kaybına sebep olacak şekilde kiralama bedellerinin hatalı tespit edildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda adı geçen Sorumlu (bu defa Protokolü Kurumu Adına İmzalayan sıfatıyla) temyiz dilekçesinde özetle; bu maddeye ilişkin sorguya savunmayı PTT kargosu aracılığıyla göndermiş olmasına karşın savunma vermediği belirtilerek hakkında tazmine hükmedildiğini, savunma vermemek gibi Başkanlığımıza saygısızlık oluşturabilecek bir davranışta bulunmayı asla aklından bile geçirmediğini, İlamın 21. maddesinin esasına ilişkin olarak ise; Denetim Raporunda 14.06.2012 tarihinde 3 farklı yerleşkede bulunan 30 reklam pano alanlarının kiralanması için 3 protokolle 9 yıl süreyle kiralama yapıldığının, bundan 6 gün sonra 20.06.2012 tarihinde ilave bir protokolle 142 pano için 10 yıllık kiralama yapıldığının belirtildiğini, karşılaştırmanın bu protokollere göre yapıldığını, bu bilgilerin tamamen hatalı olduğunu, şöyle ki; ilk kiralama işleminin 20.06.2011 tarihinde 10 yıl için farklı yerleşkelerde bulunan toplam 142 adet reklam panosu için KDV hariç aylık … TL bedelle yapıldığını, bu bedel belirlenirken Tahmini Bedel Komisyonu tarafından piyasa araştırmalarının esas alındığını, buna göre bir panonun aylık kirası … TL olmak üzere aylık toplam … TL muhammen bedel tespit edilerek kiralamanın bu rakam üzerinden yapıldığını, aradan bir yıl geçtikten sonra, 14.06.2012 tarihinde bu kez o kiralama kapsamında bulunmayan panolar için, 3 ayrı protokolle aynı şirkete 30 adet pano daha kiralandığını, burada yine piyasa fiyatlarındaki artış dikkate alınarak kira bedelinin pano başına aylık … TL üzerinden aylık toplam … TL olarak belirlendiğini, yani iddia edildiğinin aksine daha düşük değil, iki katından fazla bir fiyatla kiralama yapıldığını, Denetçi Raporunda tarihlerin yanlış anlaşılması nedeniyle 14.06.2012 tarihli kiralamanın 14.06.2011 tarihinde yapıldığı sanılarak bir hafta arayla iki kiralama arasındaki fiyat farkından hareket edildiğini, aynı tarihte farklı fiyatlardan kiralama yapılarak kamu zararına neden olunduğu şeklinde hatalı bir sonuca varıldığının anlaşılmakta olduğunu, görüldüğü üzere burada kamu zararı olmayıp aksine kamu yararı ve gelir artısı sağlandığını, Denetçinin tarihleri karıştırarak kamu zararı var gibi göstermesinin, daha önce hiç bulunmayan bir gelir kaynağı oluşturarak reklam panolarının kiralanması yoluyla bütçeye önemli miktarda gelir kazandıran yöneticiler olarak kendilerini üzdüğünü, sonuç olarak, tamamen yanlış hesaplama ve değerlendirmeden kaynaklı bu tazmin hükmünün, bu açıklamalar dikkate alınarak, herhangi bir kusur ve ihmalinden kaynaklanan sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle kaldırılması gerektiğini bilgilerimize arz etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında özetle; İlamın 21. maddesine ilişkin olarak sorumlunun dilekçesinde; öncelikle kendisine yöneltilen sorguya süresi içinde cevap verildiği söylenerek, buna ilişkin belgeler ibraz edildiği, ayrıca yapılan kiralamalarda kamu zararına sebebiyet verilmesi bir yana kamu yararının gözetilerek hareket edildiği, bu yönde belgeler ibraz edilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına hükmedilmesi istenildiği ifade edildikten sonra; ortaya konulan hususlar ve ibraz edilen belgeler karşısında sorumlunun temyiz talebinin kabulü ile belirtilen iddiaların araştırılması maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan …’e 10.01.2019 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

İlamda, Üniversite Rektörlüğü tarafından anılan yüklenici uhdesinde kalan “…” işlerindeki protokollerin İdare aleyhine gelir kaybına sebep olacak şekilde düzenlendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Bu anlamda, 14.06.2012 tarihinde imzalanan üç protokolle üç farklı yerleşkede bulunan 30 adet reklam panosu alanının 9 yıllığına kiralanması işinde oluşan aylık bedel (KDV hariç … TL) ile 20.06.2012 tarihinde imzalandığı iddia edilen (aslında 20.06.2011 tarihinde imzalandığı dilekçe eki belgelerden açıkça anlaşılan) protokolle farklı yerleşkelerde bulunan 142 adet reklam panosu alanının 10 yıllığına kiralanması işinde oluşan aylık bedel (KDV hariç … TL) yapılan oranlama doğrultusunda reklam panosu alanı başına düşen tutar üzerinden karşılaştırılmış ve 142 adet reklam panosu alanının kiralanması işinde 10 yıl için … TL, ilk protokolün tarihi olan 14.06.2012’den denetim yılı 2015 yılının sonuna kadar olan 42,5 aylık süre için … TL kamu zararı olarak nitelendirilmiştir.

Ancak dilekçe eki belgeler detaylı olarak incelendiğinde görüleceği üzere; kıyaslamaya esas tutulan ve 14.06.2012 tarihinde imzalanan ilk üç protokolün birincisi … Tıp Fakültesi Yerleşkesindeki 5 adet reklam panosu alanı kiralaması ile ilgili olup, bedeli 3’er aylık dönem için … TL’dir. (Aylık … TL’dir.) İkinci protokol, … Tıp Fakültesi Yerleşkesindeki 5 adet reklam panosu alanı kiralaması ile ilgili olup, bedeli 3’er aylık dönem için … TL’dir. (Aylık … TL’dir.) Üçüncü ve son protokol ise … Yerleşkesindeki 20 adet reklam panosu alanı kiralaması ile ilgili olup, bedeli 3’er aylık dönem için … TL’dir. (Aylık … TL’dir.)

Kamu zararı oluştuğu iddia edilen ve 20.06.2011 tarihinde imzalanan protokol ise …, …, … (… Fakültesi), … Tıp Fakültesi, … Tıp Fakültesi Yerleşkeleri ile … Fakültesi, … Fakültesi, … Fakültesi, … ve … Fakültelerindeki 142 adet reklam panosu alanı kiralanması ile ilgili olup, bedeli 1 aylık dönem için … TL’dir.

Öncelikle, İlamda farklı yerlerdeki reklam panosu alanlarını ilgilendiren protokoller (3 adet protokol) tek bir protokolmüş gibi aylık bedelleri toplanmak suretiyle kiralama bedelinin aylık … TL olması gerektiği şeklinde bir yargıya varılmış olup, ihaleye konu pano alanlarının kendi konumunu ilgilendiren şartlar dâhilinde değerlendirilmesi temel kuralı karşısında böyle bir yargının kabulü mümkün değildir.

Kaldı ki, sonrasında bu aylık tutar, 6 gün sonra (20.06.2012 tarihinde) yapılmış gibi gerçekte 14.06.2011 tarihinde yapılan bir protokol ile karşılaştırılmış ve buna binaen; yukarıda belirtilen protokoller kapsamında bulunmayan reklam panosu alanları için ihaleye konu pano alanlarının kiralandığı zaman dilimindeki şartlar dâhilinde değerlendirilme yapılması gerekirken, böyle yapılmayarak tespit edilen kiralama bedelinin İdareyi zarara uğrattığı şeklinde hatalı bir değerlendirme yapılmıştır.

Sonuç itibariyle, tamamen farklı tarihlerde kiralaması yapılan birbirinden farklı yerlerdeki reklam panosu alanlarının kiralama bedellerinin karşılaştırılması sonucuna dayanan tazmin hükmü hukuken isabetli olmayıp, aynı tarihlerde farklı fiyatlardan kiralama yapılarak kamu zararına sebebiyet verilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından ve dilekçe eki belgeler karşısında yapılan kiralamalarda mevzuata aykırı bir husus bulunmadığından; temyiz dilekçesindeki iddiaların kabul edilerek 247 sayılı İlamın 21. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA, (Üye …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 30.01.2019 tarih ve 45551 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye …:

… Üniversitesi Rektörlüğünün çeşitli yerleşkelerinde bulunan reklam pano alanlarının kısımlara bölünerek aynı yükleniciye (…) 4 ayrı protokolle kiraya verildiği anlaşılmıştır. Ancak, üniversitenin çeşitli yerleşkelerinde bulunan reklam pano alanlarının kiralanması işinin 2886 sayılı Kanuna göre açık veya kapalı ihale usulü ile yapılması gerekmektedir. İhalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine uygun bir ihale yapılmadan protokol ile kiralama yapılması mevzuata aykırı bir uygulamadır.

Diğer yandan, yapılan protokollerden bedeli yüksek olanın esas alınıp, diğer protokol bedelinin düşük olduğu gerekçesiyle birbirinden farklı yerleri ilgilendiren protokoller arasındaki farkın kamu zararı olarak değerlendirilmesi de hakkaniyete uygun değildir.

Dolayısıyla, olayın bu açılardan yeniden incelenmesi suretiyle doğru ve gerçekçi bir kamu zararı tespiti yapılmasını teminen bozularak Dairesine gönderilmesi gerekir.