|
ÖZET: Karabük İl Sağlık Müdürlüğünde çalışan bir memur, Covid-19 salgını nedeniyle eşinin kısa çalışma ödeneği alması sebebiyle aile yardımı ödeneği talep etmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202. maddesi gereğince, aile yardımı ödeneği, eşin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması koşuluna bağlıdır. Kısa çalışma ödeneği, Türkiye İş Kurumu tarafından ödenen bir destek olup, bu ödeme “aylık” olarak değerlendirilmemektedir.
Başvuranın talebi, eşinin aldığı kısa çalışma ödeneği nedeniyle reddedilmiştir. İlgili mevzuat, aile yardımı ödeneği için eşin menfaat karşılığı çalışmaması ve sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık almaması şartlarını aramaktadır. Dolayısıyla, başvuranın durumu bu şartları karşılamadığından, idarenin red kararı hukuka uygun bulunmuştur. Bu karar, daha önce benzer taleplerle ilgili verilmiş emsal kararlarla da desteklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/7968-S.21.12768
BAŞVURU NO : 2021/1049
KARAR TARİHİ : 24/05/2021
RET KARARI
KARABÜK İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Aile yardımı ödeneği talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, Karabük İl Sağlık Müdürlüğünde memur olarak çalıştığını, özel sektörde çalışan eşinin Covid 19 salgını sebebiyle 2020 yılının Nisan ayından itibaren kısa çalışma ödeneği kapsamına alındığı için iş yerinde çalışmadığını ve maaş almadığını, 4447 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesi kapsamında İŞ-KUR üzerinden sadece kısa çalışma ödeneği aldığını ve GSS priminin ödendiğini, ancak eşinin kısa çalışma ödeneği alması nedeniyle
Kurumu tarafından kendisine aile yardımı ödeneği verilmediğini belirtmiş olup, ilgili mevzuat gereğince aile yardımı ödeneğinin tarafına ödenmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvurucunun bahse konu talebi ile ilgili olarak 12.11.2020 tarihinde Karabük İl Sağlık Müdürlüğüne başvurduğu, başvuru üzerine Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından Aile, Çalışma ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünden görüş istendiği, akabinde anılan Genel
Müdürlüğün 28.12.2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ile adı geçene ilgili mevzuat hükümleri gereğince eş için öngörülen aile yardımı ödeneğinden yararlanmasının mümkün olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
3. Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından verilecek karara esas olmak üzere ilgili kurumlar ile iletişime geçilerek, gerekli bilgi ve belgeler temin edilmiş olup, hem bahse konu şikayet başvurusu üzerine hem de
Kurumumuza daha önceden yapılan benzer şikâyet başvuruları üzerine Aile, Çalışma ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Aile yardımı ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, … gösterge rakamının … aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. … Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.” hükmüne yer verilerek, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için aile yardımı ödeneği verilmesinin öngörüldüğü, 3.2. Aynı zamanda, 657 sayılı Kanun’un “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde; “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; …tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır” ve “Aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme” başlıklı 205 inci maddesinde ise
“Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, … hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder.” hükümlerine yer verildiği, 3.3. Dolayısıyla, 657 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca Devlet memuruna eşi için aile yardımı ödeneği verilebilmesi için, sigortalı olup olmadığına (veya sigortanın türüne) bakılmaksızın, eşinin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı herhangi bir işte çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması koşulunun arandığı, 3.4. Diğer taraftan, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 2 nci maddesinde; “Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir. Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte
Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir… Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. … Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür.
Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.
Bu maddede yer alan kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir…” hükmünün yer aldığı, 3.5. Mezkûr Kanun’un 47 nci maddesinde “sigortalı”; 4447 sayılı Kanun kapsamına giren bir işyerinde bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan ve çalıştığı süre içerisinde işsizlik sigortası primi ödeyen kimse olarak tanımlanmışken, “işveren” de 4447 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesinde belirtilen sigortalıları [5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında olanlardan bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan sigortalılar, 4857 sayılı
Kanun’a göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlardan 5510 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında işsizlik sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalılar ile aynı Kanun’un ek 6 ncı maddesi kapsamındaki sigortalılar ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20 nci maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalılar] çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlandığı, 3.6. 4447 sayılı Kanun’un geçici 23 üncü maddesinde; “30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen
hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder. Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir…
Bu madde kapsamında yapılan başvuru tarihini ve/veya kısa çalışma ödeneğinin süresini sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak 31/12/2020 tarihine kadar uzatmaya ve birinci fıkrada belirlenen günleri farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.” hükmünün yer aldığı, 3.7. Diğer taraftan, 30/04/2011 tarihli ve 27920 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kısa Çalışma ve Kısa
Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik’in 3 üncü maddesinde: “(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; …ç) Kısa çalışma: Üç ayı geçmemek üzere 4447 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesinde sayılan gerekçelerle; işyerinde uygulanan çalışma süresinin, işyerinin tamamında veya bir bölümünde geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılmasını veya süreklilik koşulu aranmaksızın en az dört hafta süreyle faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulmasını, … e) Kurum: Türkiye İş Kurumu Genel
Müdürlüğünü, f) Kurum birimi: Türkiye İş Kurumunun il ve ilçelerde kurulu birimlerini, … i) Yönetim
Kurulu: Türkiye İş Kurumu Yönetim Kurulunu, ifade eder.” hükmü; 7 nci maddesinde: “… (3) Kısa çalışma ödeneği, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde, çalışılmayan süreler için aylık olarak hesaplanır. … (5) Kısa çalışma ödeneği, uygunluk tespitinde belirtilen süreyi aşmamak kaydıyla fiilen gerçekleşen kısa çalışma süresi üzerinden verilir.… (9) Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı, kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işveren ve Kurum tarafından ödenir…” ifadesi, 9 uncu maddesinde:”(1) Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silahaltına alınması, herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması hallerinde veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması durumunda geçici iş göremezlik ödeneğine konu olan sağlık raporunun başladığı tarih itibariyle kısa çalışma ödeneği kesilir.” hükümlerinin yer aldığı, 3.8. Bu çerçevede, 4447 sayılı Kanun’un ek 2 ile geçici 23 üncü maddesi kapsamında ödenen kısa çalışma ödeneğinin 657 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca Devlet memuruna eşi için aile yardımı ödeneği verilebilmesi için gerekli şartlar açısından incelenmesinin gerektiği, 3.9. Devlet memuruna eş için aile yardımı ödeneğinin verilebilmesi için aranılan şartlardan birisinin eşin, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması olduğu, dolayısıyla 4447 sayılı Kanun’un anılan hükümleri uyarınca hak sahiplerine ödenen kısa çalışma ödeneğinin “aylık” kavramına girip girmediği ile sosyal güvenlik kuruluşu üzerinden ödenip ödenmediğinin tespit edilmesinin icap ettiği, 3.10. Kısa çalışma ödeneğinin, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından ödendiği, her ne kadar
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ekinde yer alan (IV) sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumları cetvelinde Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü yer alsa da gerek söz konusu ödemenin ilgili mevzuatında aylık olarak tanımlanmaması gerekse de bu ödemelerin belirli bir süre ile sınırlı olması hususu da dikkate alındığında, kısa çalışma ödeneğinin aylık olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin düşünüldüğü,
3.11. 657 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinde geçen “sosyal güvenlik kuruluşundan aylık” deyimi; SSK, Bağ-Kur, 506 sayılı Kanun’un geçici 20 nci maddesine göre kurulmuş banka sandıkları veya Emekli
Sandığı gibi kurumlardan alınan emekli, malullük, dul veya yetim aylığı gibi unsurları ifade ettiği, 3.12. Ayrıca, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında ödenen aylıkların da bu kapsamda olduğu, nitekim, 5510 sayılı Kanun’da “aylık” deyimi malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü halinde yapılan sürekli ödeme şeklinde tanımlandığı, 3.13. Devlet memuruna eş için aile yardımı ödeneğinin verilebilmesi için aranılan şartlardan bir diğerinin ise: her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı herhangi bir işte çalışmaması olduğu, söz konusu
“menfaat karşılığı çalışma” ibaresinin kişinin gerek sigortalı gerekse de sigortasız olarak menfaat karşılığı çalışması şeklinde yorumlanması gerektiğinin değerlendirildiği, 3.14. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; 4447 sayılı Kanun’un ek 2 ve geçici 23 üncü maddesi uyarınca eşi kısa çalışma ödeneği alan personelin 657 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi çerçevesinde eş için öngörülen aile yardımı ödeneğinden yararlanmasının mümkün bulunmadığının mütalaa edildiği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
6.1. “Aile yardımı ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir. Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”, 6.2. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma:” başlıklı 204 üncü maddesinde;“Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.” 6.3. “Aile yardımı ödeneği hakkına kaybetme” başlıklı 205 inci maddesinde, “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, … hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7.. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, Karabük İl Sağlık Müdürlüğünde memur olarak çalıştığını, özel sektörde çalışan eşinin Covid 19 salgını sebebiyle 2020 yılının Nisan ayından itibaren kısa çalışma ödeneği kapsamına alındığı için iş yerinde çalışmadığını ve maaş almadığını, 4447 sayılı
Kanunun Ek 2 nci maddesi kapsamında İŞ-KUR üzerinden sadece kısa çalışma ödeneği aldığını ve GSS priminin ödendiğini, ancak eşinin kısa çalışma ödeneği alması nedeniyle Kurumu tarafından kendisine aile yardımı ödeneği verilmediğini belirtmiş olup, ilgili mevzuat gereğince aile yardımı ödeneğinin tarafına ödenmesini talep etmiştir.
9. 657 sayılı Kanunun 202 nci maddesindeki “Evli bulunan Devlet Memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500… ödenir.” hükmü kapsamında başvuranın eşinin aldığı kısa çalışma ödeneğinin, 5018 sayılı Kanunda Sosyal Güvenlik Kurumları arasında sayılan
Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından veriliyor olması nazara alınarak başvuranın talebi idare tarafından reddedilmiştir.
10. Devlet memuruna aile yardımı ödeneği verilebilmesi için 657 sayılı Kanunda aranılan şartlardan birisi eşin, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan “aylık” almamasıdır. Somut olayda, 4447 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine ödenen kısa çalışma ödeneğinin “aylık” kavramına girip girmediği ile sosyal güvenlik kuruluşu üzerinden ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi büyük önem arzetmektedir.
11. Çalışma Genel Müdürlüğünün cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere; 4447 sayılı Kanun hükümleri ile Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelikte yer verilen hükümler çerçevesinde, kısa çalışma ödeneği; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki
haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hâllerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere işçinin geçici olarak çalışmaması neticesinde işçinin hizmet akdi sona erdirilmeden işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde çalışılmayan süreler için işçinin kendisine ödenen ödenektir.
12. Bu çerçevede; gerek işçinin hizmet akdinin devam etmesi gerekse de kısa çalışma ödeneğinin işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde yalnızca çalışılmayan süreler ile çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücreti ve kısa çalışma ödeneği miktarının kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işçinin kendisine ödendiği hususu göz önüne alındığında, bu durumun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202 nci maddesinde belirtilen “her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışma” kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
13. Ayrıca, kısa çalışma ödeneğinin, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından ödendiği, her ne kadar 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ekinde yer alan (IV) sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumları cetvelinde Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü yer alsa da gerek söz konusu ödemenin ilgili mevzuatında aylık olarak tanımlanmaması gerekse de bu ödemelerin belirli bir süre ile sınırlı olması hususu da dikkate alındığında, kısa çalışma ödeneğinin aylık olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından mütalaa edildiği görülmektedir.
14. Yukarıda yer alan bilgi, belge ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar başvurucu, memur olarak çalıştığı kurumun kendisini aile yardımı ödeneğinden yararlandırması gerektiğini iddia etmiş ise de; 4447 sayılı Kanun’un Ek 2 ve Geçici 23 üncü maddeleri uyarınca Covid-19 salgını sebebiyle eşi “kısa çalışma ödeneği” alan başvuranın, 657 sayılı Kanun’un 202 nci maddesine göre hiçbir şekilde çalışmayan ve sosyal güvenlik kurumlarından herhangi bir maaş, ücret veya ödenek vs. almayan eşler için ödenen “aile yardımı ödeneği” talebinin kabul edilmemesine dair idari işlemin, ilgili mevzuatın başvuru yapan kişilerde aradığı kriterlerin karşılanmamasından kaynaklandığı ve bu haliyle idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, daha önce de benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar (21.12.2020 tarihli ve 2020/ /87436 başvuru nolu
Ret Kararı,vb.) bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kastamonu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın, BAŞVURUCU ile KARABÜK İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ ve KARABÜK VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi