|
ÖZET: Kurum, idarenin işleyişine dair gelen şikayetleri değerlendirerek, insan haklarına dayalı adalet anlayışı çerçevesinde idarenin eylem ve işlemlerini hukuka uygunluk açısından inceleme ve önerilerde bulunma yetkisine sahiptir. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50. maddesi, işsizlik ödeneği alabilmek için gerekli olan sigortalılık sürelerini belirlemektedir. Buna göre, son üç yıl içinde belirli gün sayısı kadar sigortalı çalışanlar, işsizlik ödeneğinden yararlanma hakkına sahip olurlar. İşsizlik ödeneği, daha önce hak edilen süre dolmadan yeni bir işte çalışmaya başlayan sigortalılara, belirli şartlar altında devam edebilir.
Kısa çalışma ödeneği ise, işverenin talebi üzerine, işçinin iş sözleşmesinin feshi dışında işsizlik sigortası koşullarını sağlaması durumunda ödenmektedir. Covid-19 nedeniyle yapılan kısa çalışma başvurularında, son üç yıl içinde 450 gün sigortalı çalışma şartı aranmaktadır. Başvuranın durumu değerlendirildiğinde, 4/9/2019 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmesiyle 300 gün işsizlik ödeneği aldığı, ancak 4/9/2019 ile 1/12/2020 tarihleri arasında yalnızca 132 gün sigortalı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, kısa çalışma ödeneği talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Kamu Denetçisi, başvurunun incelenmesi sırasında idarenin bilgi ve belgeleri zamanında sunduğunu, ancak başvurana hangi mercilere itiraz edebileceği konusunda bilgi verilmediğini belirtmiştir. Bu durum, iyi yönetim ilkelerine aykırı olarak değerlendirilmiştir. Başvuranın, kararın tebliğ tarihinden itibaren dava açma süresinin devam edeceği ve Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolunun açık olduğu ifade edilmiştir. |
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “İşsizlik ödeneğinin; miktarı, ödeme süreleri ve zamanı ile sigorta primleri”
başlıklı 50. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında;
“Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, son üç yıl içinde;
a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün,
b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,
c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün,
süre ile işsizlik ödeneği verilir.
Sigortalı, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe girer ve işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanmak için bu Kanunun öngördüğü şartları yerine getiremeden yeniden işsiz kalırsa, daha önce hakettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmaya devam eder. Bu Kanunun öngördüğü şartları yerine getirmek suretiyle yeniden işsiz kalınması halinde ise, sadece bu yeni hak sahipliğinden doğan süre kadar işsizlik ödeneği ödenir.”
5.2) “İşsizlik ödeneğine hak kazanmanın şartları” başlıklı 51. maddesinin birinci
fıkrasında;
“Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.”
5.3) “Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği” başlıklı ek 2. maddesinin üçüncü
fıkrasında;
“Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir.”
5.4) Geçici 23. maddesinin birinci fıkrasında;
“30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder.”
6) 30/4/2011 tarihli ve 27920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kısa Çalışma ve
Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmeliği’nin “Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulları” başlıklı 6. maddesinde;
“İşçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için;
a) İşverenin kısa çalışma talebinin (…) uygun bulunması,
b) İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, 4447 sayılı Kanunun 50 nci maddesine göre çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması,
gerekmektedir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere çalışmakta olduğu işyerinin kısa
çalışma uygulamasına geçmesi nedeniyle tarafına kısa çalışma ödeneği ödenmesini talep etmektedir.
9) Somut olayda idare ise başvuranın, 4/9/2019 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmesi
nedeniyle işsizlik ödeneği talebi ile başvuruda bulunduğunun ve 300 gün süre ile işsizlik ödeneği aldığının tespit edildiğini, bu nedenle 1/12/2020 tarihli kısa çalışma ödeneği hak sahipliğinin belirlenmesinde esas alınan son üç yıl prim ödeme gün sayısının tespitinde 4/9/2019 – 1/12/2020 tarihleri arasındaki prim gün sayılarının dikkate alındığını, bu tarihler arasında ise başvuranın işsizlik sigortası primi ödenmiş sigortalı gün sayısının 132 gün olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla kısa çalışma ödeneği hak sahipliğinin bulunmadığını ifade etmektedir. Şu halde somut olaydaki hukuki sorunun, kısa çalışma ödeneğinden yararlanmak için başvuranın gerekli yasal şartlara sahip olup olmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
10) Bu doğrultuda uyuşmazlığın yasal dayanaklarından olan 4447 sayılı Kanun’un ek 2.
maddesinde zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması halinde kısa çalışma uygulamasına gidilebileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Mezkûr maddenin üçüncü fıkrasında ise işyerinde kısa çalışma uygulamasına gidilmesi halinde, işçiye
İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödeneceğinin, bununla birlikte işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerektiğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
11) Bu noktada aynı Kanun’un 51. maddesinin birinci fıkrasında iş sözleşmeleri maddede
yazılı hallerden birisine dayalı olarak sona erenlerin, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanacakları düzenlenmiştir. Öte yandan mezkûr Kanun’un geçici 23. maddesinde ise yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için ek 2.
maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmünün, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte Kanun’un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında sigortalının işsizlik ödeneğinden yararlandıktan sonra Kanun’un öngördüğü şartları yerine getirmek suretiyle yeniden işsiz kalması halinde, sadece bu yeni hak sahipliğinden doğan süre kadar işsizlik ödeneği alacağı düzenlenmiştir.
12) Şu halde yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle kısa
çalışma uygulamasına gidilen işyerlerinde çalışan sigortalılara kısa çalışma ödeneği ödenebilmesi için, son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şartının arandığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan eğer sigortalı daha önce işsizlik ödeneğinden yararlanmış ise, yeni çalışma süresine göre Kanun’un öngördüğü şartları yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmesinin de yasal zorunluluk olduğu görülmektedir.
Hal böyle iken iş sözleşmesinin 4/9/2019 tarihinde feshedilmesi kapsamında 300 gün süre ile işsizlik ödeneği almış olan başvuranın, 4/9/2019 – 1/12/2020 tarihleri arasında 132 gün işsizlik sigortası prim gün sayısının bulunduğu anlaşıldığından kısa çalışma ödeneğine hak kazanamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
13) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın, kısa çalışma ödeneği
ödenmesi talebinin prim gün sayısı şartını sağlamadığı gerekçesiyle reddedilmesine yönelik
Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine,
Kararın başvurana ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi