ÖZET: Başvuran, kızı adına düzenlenmiş olan “çocukluk otizmi” teşhisli sağlık kurulu raporunun silinmesini talep etmiştir. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, raporun silinmesi talebini reddetmiş, çünkü geçmişe yönelik bir kanaat oluşturmanın mümkün olmadığını ve tanının geçerliliğinin güncel muayene ile değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın kızı için herhangi bir hakem hastane isteminin bulunmadığı ve silinmesini talep ettiği verilerin açık rıza ile işlenmediği ifade edilmiştir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde, kişisel verilerin yalnızca belirli şartlar altında silinebileceği ve bu şartların mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebi hukuka uygun bulunmamış ve reddedilmiştir. Bu karar, kişisel verilerin korunması ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuatın uygulanması açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/4899-S.22.7427

BAŞVURU NO : 2021/18585

KARAR TARİHİ : 08/04/2022

RET KARARI

ESİ

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın, kızı adına düzenlenmiş sağlık kurulu raporundaki teşhisin

BAŞVURUNUN KONUSU :

hatalı olduğundan bahisle raporun sistemden silinmesi talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 01/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. tarihinde Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle:

1.1. 16/04/2005 tarihinde doğan kızı ’nin konuşma geriliği problemi nedeniyle özel bir rehabilitasyon merkezinin yönlendirmesiyle sağlık kurulu raporu almak için Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve

Araştırma Hastanesine başvurduklarını ve “çocukluk otizmi” teşhisiyle 25/08/2008 tarihli % 80 oranlı sağlık kurulu raporunun düzenlendiğini, 1.2. ’nin ilgili rehabilitasyon merkezinde haftada bir gün eğitim almaya başladığını ve altı ay geçmeden eğitimi veren öğretmenin yönlendirmesiyle merkezden alınarak anaokuluna gönderildiğini, 1.3. Anasınıfı öğretmeninin e-okul sisteminde kızlarının otizmli göründüğünü söylemesi üzerine tanıdan haberdar olduklarını ve Üsküdar Devlet Hastanesine başvurarak “normal gelişme ve ruhsal bulgular” teşhisiyle 25/01/2011 tarihli engel oranı bulunmayan özürlü sağlık kurulu raporunu aldıklarını, bu raporla Ümraniye Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Özel Eğitim Değerlendirme Kuruluna bildirimde bulunduklarını ve “destek eğitimi gerektirmediğine” dair karar verildiğini, 1.4. Bunun üzerine raporun sistemden silindiğini düşündüklerini, 1.5. Ancak 02/08/2021 tarihinde kızlarının e-nabız sisteminin raporlar kısmında otizmi teşhisi bulunan 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporunun bulunduğunu tesadüfen gördüklerini, 1.6. Kızının bahse konu rapordan haberdar olmadığını, haberdar olmasını da istemediklerini, gelecekte bu rapor nedeniyle sıkıntı yaşamasını istemediklerini, 1.7. Belirterek, Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunca kızının muayene dahi edilmeden düzenlendiğini iddia ettiği 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporunun sistemden silinmesini talep etmiştir.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 01/12/2021 tarihli ve sayısı yazısı ile İstanbul İl Sağlık

Müdürlüğünden bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Müdürlüğün 29/12/2021 tarihli ve – sayılı cevabi yazısında özetle; Ş. E. adına Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve

Araştırma Hastanesinde düzenlenmiş ve sistemden silinmesi talep edilen 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporunda yer alan “çocukluk otizmi” teşhisinin geçmişe yönelik olarak kanaat oluşturamayacağı, çocukluk otizminin yaklaşık altı aylık özel eğitimle ya da zaman içerisinde ortadan kalkmasının mümkün olabileceği, tanının halen geçerli olup olmadığının değerlendirilebilmesi için güncel muayenesinin yapılmasıyla hakem hastaneye sevki ile mümkün olabileceği, ancak ’nin kızı adına herhangi bir hakem hastane isteminin bulunmadığı, ilgilinin muhtelif sağlık tesislerinden alınan engelli sağlık kurulu raporlarının Ulusal Engelliler Veri Bankası Sistemi üzerinden kaldırılmasını ve eNabız uygulamasında yer alan rapor bilgilerinin silinmesini talep ettiği, adı geçenin silinmesini talep ettiği verilerin açık rıza alınarak işlenen verilerden olmadığı ve açık rızanın geri alınmasının da söz konusu olamayacağı ifade edilerek, bahsi geçen raporun Ulusal Engelliler Veri Bankası Sistemi üzerinden silinemeyeceği bildirilmiştir. Yazı ekinde Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma

Hastanesinde görev yapmakta olan bir çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının 13/12/2021 tarihli görüşünün sunulduğu görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesi: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi: “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”, 3.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin ilgili fıkraları: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununu “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve

/

hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13’üncü maddesinde; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 6. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; 6.1. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.

(2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.

(3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.” 6.2. “Kişisel verilen silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi” başlıklı 7 nci maddesi: “(1)

Bu Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

(2) Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesine ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.

(3) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hale getirilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”, 6.3. “İlgili kişinin hakları” başlıklı 11 inci maddesinde; “(1) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; a) Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, c) Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, ç) Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, d) Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, e) 7 nci maddede öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,

f) (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, g) İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, ğ) Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme, haklarına sahiptir.” 6.4. “Veri sorumlusuna başvuru” başlıklı 13’üncü maddesi: (1) İlgili kişi, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili taleplerini yazılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna iletir.

(2) Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi halinde, Kurulca belirlenen tarifedeki ücret alınabilir.

(3) Veri sorumlusu talebi kabul eder veya gerekçesini açıklayarak reddeder ve cevabını ilgili kişiye yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirir. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi halinde veri sorumlusunca gereği yerine getirilir. Başvurunun veri sorumlusunun hatasından kaynaklanması halinde alınan ücret ilgiliye iade edilir.”, 7. 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Verilerin

Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesi: “… İlgili kullanıcı: Verilerin teknik olarak depolanması, korunması ve yedeklenmesinden sorumlu olan kişi ya da birim hariç olmak üzere veri sorumlusu organizasyonu içerisinde veya veri sorumlusundan aldığı yetki ve talimat doğrultusunda kişisel verileri işleyen kişileri,”, 7.2. “Kişisel Verilerin Silinmesi” başlıklı 8’inci maddesi: “ (1)Kişisel verilerin silinmesi, kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve tekrar kullanılamaz hale getirilmesi işlemidir.

(2) Veri sorumlusu, silinen kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için erişilemez ve tekrar kullanılamaz olması için gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür.”, 7.3. “Kişisel verileri ilgili kişinin talep etmesi halinde silme ve yok etme süreleri” başlıklı 12’nci maddesi: “(1) İlgili kişi, Kanunun 11 inci ve 13 üncü maddelerine istinaden veri sorumlusuna başvurarak kendisine ait kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini talep ettiğinde; a) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmışsa; veri sorumlusu talebe konu kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir. Veri sorumlusu, ilgili kişinin talebini en geç otuz gün içinde sonuçlandırır ve ilgili kişiye bilgi verir.

b) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmış ve talebe konu olan kişisel veriler üçüncü kişilere aktarılmışsa veri sorumlusu bu durumu üçüncü kişiye bildirir; üçüncü kişi nezdinde bu

Yönetmelik kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını temin eder.

c) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmamışsa, bu talep veri sorumlusunca Kanunun

13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekçesi açıklanarak reddedilebilir ve ret cevabı ilgili

kişiye en geç otuz gün içinde yazılı olarak ya da elektronik ortamda bildirilir.”, 8. 21/06/2019 tarihli ve 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında

Yönetmeliğin;

8.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesi: “…k) Kişisel verilerin imha edilmesi: Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesini,”, 8.2. “Genel ilke ve esaslar” başlıklı 5’inci maddesi: “(1) Kişisel verilerin işlenmesinde Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan genel ilkeler başta olmak üzere, Kanunda yer alan bütün esaslara riayet edilir.

(2) Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur. Bu sistem, e-Devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabilir. Bu amaçla Bakanlık tarafından, bağlı ve ilgili kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemleri kurulabilir.

(3) Hiç kimse, sağlık hizmeti sunumu için gerekli olan durumlar haricinde geçmiş sağlık verilerinin dökümünü sunmaya veya göstermeye zorlanamaz.

(4) Sağlık hizmeti sunucuları tarafından; banko, gişe ve masa gibi bölümlerde yetkisi olmayan kişilerin yer almasını önleyecek ve aynı anda yakın konumda hizmet alanların birbirlerine ait kişisel verileri duymalarını, görmelerini, öğrenmelerini veya ele geçirmelerini engelleyecek nitelikte gerekli fiziki, teknik ve idari tedbirler alınır.

(5) Sağlık hizmeti sunucuları, tahlil ve tetkik sonuçları gibi hastaya ait kişisel sağlık verilerini içeren basılı materyal üzerinde gerekli kısmî kimliksizleştirme veya maskeleme tedbirlerini uygular ve söz konusu materyalin yetkisiz kişilerin eline geçmesi hâlinde kime ait olduğunun tespit edilmesini zorlaştıracak diğer tedbirleri alır.

(6) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili olarak Kanunun 11 inci maddesinde yer alan hakları kullanabilir.

(7) Veri sorumlusuna başvuruda, Kanunun 13 üncü maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve

Esasları Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.

(8) Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesinde, Kanunun 10 uncu maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018 tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aydınlatma

Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.” , 8.3. “Kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi” başlıklı 13’üncü maddesi: “(1) İlgili kişi, kendisi hakkında sehven oluşturulan sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda sağlık verisinin oluşturulduğu sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğü, ilgili sağlık hizmeti sunucusunda yapacağı araştırma neticesinde sağlık verisinin sehven oluşturulduğu bilgisine ulaşırsa resmi yazı ile Genel Müdürlüğe başvurur ve sehven oluşturulan sağlık verisinin düzeltilmesini ister.

(2) Genel Müdürlük tarafından tesis edilecek işlem, sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirilir.

(3) Genel Müdürlük, sağlık hizmeti sunucuları tarafından oluşturulan sağlık verilerinin kendileri tarafından düzeltilebileceği tarihi belirler ve bu tarihi ihtiyaca göre günceller. Genel Müdürlükçe belirlenen bu tarihten sonra oluşturulan sağlık verileri ilgili sağlık hizmeti sunucusu tarafından; bu tarihten önce oluşturulan sağlık verileri ise ilgili il sağlık müdürlüğünün talebi üzerine Genel

Müdürlükçe düzeltilir.”,

8.4. “Kişisel sağlık verilerini imha edilmesi” başlıklı 14’üncü maddesi: “(1) Kişisel verilerin imha edilmesinde, Kanunun 7 nci maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale

Getirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine riayet edilir.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; 16/04/2005 tarihinde doğan kızına Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma

Hastanesi tarafından düzenlenmiş olan “çocukluk otizmi” teşhisli,% 80 engel oranlı, 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankası Sistemi üzerinden silinmesini talep etmiştir.

11. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ise; Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma

Hastanesinden görüş alınmak suretiyle 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporunun sistem silinmesi talebiyle ilgili olarak, raporda yer alan “çocukluk otizmi” teşhisi hakkında geçmişe yönelik olarak kanaat oluşturamayacağı, çocukluk otizminin yaklaşık altı aylık özel eğitimle ya da zaman içerisinde ortadan kalkmasının mümkün olabileceği, tanının halen geçerli olup olmadığının değerlendirilebilmesi için güncel muayenesinin yapılmasıyla ve hakem hastaneye sevki ile mümkün olabileceği, ancak başvuranın kızı adına herhangi bir hakem hastane isteminin bulunmadığı, adı geçenin silinmesini talep ettiği verilerin açık rıza alınarak işlenen verilerden olmadığı için Ulusal Engelliler Veri Bankası Sistemi üzerinden silinemeyeceği belirtilmiştir.

12. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir. Kanun’da “kişisel veri” “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” şeklinde tanımlanmış, kişisel verilerin ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işleneceği hükme bağlandıktan sonra, kişisel verilerin işlenmesinde uyulması zorunlu ilkelere ve kişisel verilerin işlenme şartlarına yer verilmiştir. Bu kanun ile sağlığa ilişkin kişisel veriler ancak “kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi” amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

13. Ayrıca, Kişisel Verilerin Silinmesi Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında

Yönetmelikte de, ilgili kişini kişisel verilerinin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, ilgili kişi talepte bulunduğunda “kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalmışsa” veri sorumlusunca talebe konu kişisel verileri silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi için gerekli işlemlerin yapılacağı; “Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmamışsa” bu talebin veri sorumlusunca gerekçesi açıklanarak reddedileceği düzenlenmiştir.

14. Diğer taraftan, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelikte de ilgili kişinin, kendisi hakkında sehven oluşturulan sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda sağlık verisinin oluşturulduğu sağlık

hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne başvurması gerektiği ve il sağlık müdürlüğünün, ilgili sağlık hizmeti sunucusunda yapacağı araştırma neticesinde sağlık verisinin sehven oluşturulduğu bilgisine ulaşırsa resmi yazı ile Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne başvuracağı ve sehven oluşturulan sağlık verisinin düzeltilmesini isteyeceği, Genel Müdürlük tarafından tesis edilecek işlemin sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirileceği belirtilmiştir.

15. Ayrıca, benzer konuda Kurumumuza yapılan 2020/4205 ve 2020/4898 başvuru numaralı başvuruların inceleme ve araştırma aşamasında hatalı tanı girişlerinde uygulanacak usul ve esasların Sağlık Bakanlığı

Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce “Hatalı Tanı Girişlerinde Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji)” başlığı altında ayrıntı bir şekilde belirlendiği anlaşılmış olup, özetle; 15.1. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış tanı girişleri söz konusu olduğunda, Sağlık Bakanlığı ENabız Birimince işlem tesis edilebilmesi için; tanı girişini yapan hekimin tanının hatalı kaydedildiğini bildiren yazısı ve/veya tanı girişinin yapıldığı sağlık tesisinin başhekim onaylı resmi yazısı ve/veya hatalı kaydedildiği belirtilen tanının silinmesine ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü ya da ilgili Genel

Müdürlüğün uygunluk yazısının Genel Müdürlüğe iletilmesi gerektiği, 15.2. Mevcut durumda sehven hatalı kaydedildiği belirlenmemiş tanı girişleri için Bakanlık E-Nabız

Birimince işlem tesis edilebilmesi için; 15.2.1. İlk olarak hatalı tanıyı koyduğu iddia edilen sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu İl Sağlık

Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerektiği, başvuruyu kabul eden İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulacak bir komisyon veya görevlendirecek hekim vasıtası ile hatalı kaydedildiği iddia edilen tanı girişi ile ilgili araştırma yapılacağı, araştırma neticesinde hastanın muayenesinin gerçekleştirileceği ve muayeneyi yapan hekimin, ilgili tanının ilgili kişide bulunup bulunmadığına dair nihai kararı vereceği, raporda ilgili tanının kişide bulunup bulunmadığının net bir şekilde ifade edilmesi gerektiği, 15.2.2. Diğer taraftan, vatandaşın, hatalı kaydedildiğini iddia ettiği tanının kendisinde bulunmadığına dair eğitim ve araştırma hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, sağlık tesisinin bağlı bulunduğu

İl Sağlık Müdürlüğüne başvuru yapabileceği, 15.2.3. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı girişleri için her iki durumda da belirtilen yöntemler çerçevesinde başvuru yapıldıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tanı silinmesi için uygunluk verilmesi durumunda İl Sağlık Müdürü ya da İl Sağlık Müdürünün görevlendirdiği bir kişi tarafından onaylanmış resmi yazının Genel Müdürlüğe iletilmesi ile birlikte işlem tesis edilebileceği, Anlaşılmıştır (07/10/2020 tarih ve 2020/80472- sayılı Ret Kararı ile ile 03/12/2020 tarih ve 2020/88985- sayılı Ret Kararı).

16. Geçmişte çeşitli sebeplerle kaydedilen sağlık raporlarının ve özellikle psikiyatrik hastalık tanılarının yaşamlarında sorun teşkil ettiği ve girmiş oldukları ve/veya girmeyi planladıkları çeşitli sınavların bu kayıtlardan dolayı olumsuz sonuçlandığı ve/veya sonuçlanacağı, ancak bu rapor/tanıların gerçeği yansıtmadığı ifadelerine yer verilerek söz konusu kişisel verilerin sağlık kayıtlarından düzeltilmesi ya da silinmesi talepleriyle ilgili kişiler tarafından, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğin 13 üncü maddesi kapsamında ilgili il sağlık müdürlüklerine başvuruda bulunduktan ve il sağlık müdürlükleri tarafından başvurularına olumsuz cevap verilmesinden sonra Kişisel Verileri Koruma Kurulana yaptıkları şikâyetler kapsamında, ilgili kişilerin kişisel sağlık verilerinin silinmesine ilişkin talepleri hususunda; kişilerin sağlık geçmişlerinde yer alan psikiyatrik tanıların silinmesi halinde kamu güvenliği ve kamu düzeni bakımından çok ciddi tehditlerin gündeme gelebileceği, kişilerin kendilerine konulan psikiyatrik tanılar nedeniyle alamadıkları sürücü ehliyeti ve silah ruhsatı gibi belgeleri almaya hak kazanabilecekleri, gerçekte var olmasına ya da var olmadığı ispat edilmemiş olmasına rağmen silinen

rahatsızlıkların etkileri ile istenmeyen olayların yaşanabileceği şeklindeki idarenin çekincelerine yer verilerek, kişisel sağlık verilerinin işlenme şartlarından “kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi” şartının ortadan kalkmaması sebebiyle kaydedilen sağlık verilerinin bu amaca hizmet ettiği dikkate alındığında bu verilerin Bakanlık tarafından Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında işlendiği ve söz konusu işleme şartlarının ortadan kalkmaması nedeniyle Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına karar verildiği görülmüştür. (KVKK’nın 06/02/2020 tarih ve 2020/93 sayılı kararı)

17. Tüm bilgi ve belgeler somut olay çerçevesinde incelendiğinde; 17.1. Başvuranın kızının konuşma geriliği problemi nedeniyle bizzat başvurdukları Dr. Lütfi Kırdar

Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilgili adına “çocukluk otizmi” teşhisiyle 25/08/2008 tarihli raporun düzenlendiği, 17.2. Bir rehabilitasyon merkezinde eğitim almaya başladığı ve bir süre sonra öğretmenin yönlendirmesiyle merkezden alınarak anaokuluna gönderildiği, anasınıfı öğretmeninin yönlendirmesiyle de Üsküdar Devlet Hastanesinden “normal gelişme ve ruhsal bulgular” teşhisiyle 25/01/2011 tarihli engel oranı bulunmayan özürlü sağlık kurulu raporu alındığı ve bu raporla başvurdukları Ümraniye Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Özel Eğitim Değerlendirme

Kurulu tarafından “destek eğitimi gerektirmediğine” dair karar verildiği, 17.3. 02/08/2021 tarihinde e-nabız sisteminde “otizm” teşhisi bulunan 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporunun bulunduğunu fark etmeleri üzerine İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden, Üsküdar Devlet

Hastanesinde düzenlenmiş 25/01/2011 tarihli “normal gelişme ve ruhsal bulgular” teşhisli rapora istinaden, 25/08/2008 tarihli raporun sistemden silinmesini talep ettikleri, 17.4. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünce Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapmakta olan bir çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının 13/12/2021 tarihli görüşüne dayanılarak raporda yer alan “çocukluk otizmi” teşhisi hakkında geçmişe yönelik olarak kanaat oluşturamayacağı, çocukluk otizminin yaklaşık altı aylık özel eğitimle ya da zaman içerisinde ortadan kalkmasının mümkün olabileceği, tanının halen geçerli olup olmadığının değerlendirilebilmesinin güncel muayenesinin yapılması ve hakem hastaneye sevk ile mümkün olabileceği hususlarının belirtilerek, silinmesi talep edilen verilerin açık rıza alınarak işlenen verilerden olmadığı için Ulusal

Engelliler Veri Bankası Sistemi üzerinden silinemeyeceği, 17.5. Başvuranın kızı adına düzenlemiş 25/08/2008 tarihli raporda yer alan tanının hatalı olduğuna dair bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınmış bir rapor sunulmadığı, 17.6. Başvuranın kızının 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporundan haberdar olmadığı, haberdar olmasının da istenmediği göz önünde bulundurulduğunda bir hakem hastaneye sevkinin de mümkün olmadığı, Anlaşılmıştır.

18. Sonuç olarak, başvuranın kızının adına Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenmiş olan 25/08/2008 tarihli sağlık kurulu raporundaki “çocukluk otizmi” teşhisinin hatalı ya da yanlış olduğuna dair eğitim ve araştırma hastanesi veya hakem hastane raporu bulunmadığı, dolayısıyla kişisel sağlık verilerinin işlenme şartlarından “kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi” şartının ortadan kalkmadığı değerlendirildiğinden, başvuranın talebinin ilgili idare tarafından reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükmüne yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idarelerce bahse konu ilkelere aykırı davranıldığına dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE; Kararın BAŞVURAN ile İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi