onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, davacı idare, İstanbul’daki bir taşınmazın kamulaştırılması için bedel talep etmiştir. Davalı taraf ise taşınmazın rezerv yapı alanında bulunduğunu ve gerçek değerinin belirlenmesini istemiştir. İlk mahkeme, davayı kabul etmiş ancak karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, mahkeme davayı yeniden kabul etmiştir.

Yargıtay, taşınmazın değerinin belirlenmesinde bilirkişi raporunun dikkate alınması gerektiğini vurgulamış, ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer kaybının %60 olarak belirlendiği halde, mahkemenin %100 değer azalışı kabul etmesini hatalı bulmuştur. Bu durum, kısmi kamulaştırmalarda değer kaybının dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, davacı idarenin temyiz itirazları yerinde görülmüş ve karar bozulmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/3993 E.  ,  2024/9517 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/162 Esas, 2021/36 Karar
    DAVA TARİHİ : 10.07.2014
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, Balaban Mahallesi, 138 ada 33 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın rezerv yapı alanı içinde kaldığını, master plan çalışmalarının devam ettiğini, kentsel dönüşüm alanı içinde kaldığını gözetilerek taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 30.12.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Mahkemenin 30.12.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/490 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun % 45 oranında olması gerektiği, taşınmazın değeri belirlenirken bilirkişi raporunda genel idare giderleri, sermaye faizi ve bilinmeyen diğer giderler üretim masraflarına dahil edilmek suretiyle ve dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve 05.01.2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 646,07 m²lik kısmın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında, bu bölümde değer azalışı olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde değer kaybı verilmeyerek aza hükmedilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde vakıf (V.S.V) şerhi bulunduğu anlaşıldığından, vakfın türünün ve taviz bedeline tabi olup olmadığının Vakıflar Genel Müdürlüğünden sorulması, taviz bedeline tabi ise Vakıflar Genel Müdürlüğü davaya dahil edilip taviz bedelinin bu idarenin hesabına aktarılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arta kalan 646,07 m²lik kısmının geometrik durumu ve yüzölçümü dikkate alındığında tek başına tarım yapılması mümkün iken talepleri olmadan tamamının bedeline hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 11 ve 12 nci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya içindeki bilgi ve belgelere, bilirkişi raporunda yazılı gerekçelere göre bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    3.Dosya içindeki 11.12.2018 tarihli bilirkişi raporu ile ek raporda dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 646,07 m²lik kısımda %60 oranında değer kaybı olduğuna kanaat getirildiği yazılı olduğu halde gerekçesi gösterilmeden %100 değer azalışı olduğunun kabulü ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi kısmi olarak yapılan kamulaştırmalarda kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer kaybının % 50 oranını geçmesi halinde, davalıya % 50 oranında değer kaybı ile yetinip yetinemeyeceği sorularak, yetindiği takdirde bu miktara göre hüküm kurulması, yetinmediği takdirde davacı idareye geri kalan taşınmaz bedelinin tamamını ödemek suretiyle taşınmazın tamamının mülkiyet hakkını kazanma imkanı sağlanmalı ve talebi halinde taşınmaz bedelinin tamamına hükmedilmeli, aksi halde bilirkişi kurullarınca belirlenen değer azalış oranına göre karar verilmesi gerektiği gözetilerek, taraflara yukarıda açıklanan hususlarda beyanda bulunmaları için mehil verilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.