onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, borçlunun taşınmazın kıymet takdirinin düşük olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi talebi incelenmiştir. İcra mahkemesi, taşınmazın muhammen bedelinin gerçek değerini yansıttığı gerekçesiyle borçlunun şikayetini reddetmiş ve borçluya para cezası vermiştir. Borçlu, bu karara itiraz ederek istinaf yoluna başvurmuş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Yargıtay, İİK’nın 128/2. ve 128/a maddelerine atıfta bulunarak, kıymet takdirine itiraz için belirlenen sürelerin önemine vurgu yapmıştır. Borçlunun, kıymet takdirine itiraz etmemesi durumunda, ihalenin feshini talep edemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda, taşınmazın değeri, ihale bedelinin üzerinde tespit edilmesine rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından ihalenin feshine karar verilmemesi isabetsiz bulunmuştur.

Sonuç olarak, Yargıtay, borçlunun temyiz talebini kabul ederek, önceki mahkeme kararlarını bozmuş ve ihalenin feshi yönünde karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu durum, kıymet takdirinin doğru bir şekilde yapılmasının ve itiraz sürelerinin dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır.

12. Hukuk Dairesi         2024/1390 E.  ,  2024/3915 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
    DAVALILAR : İpotek Borçlusu : …
    Alacaklı : …
    İhale Alıcısı : …

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
    Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
    Borçlunun, sair fesih nedenleri ile birlikte taşınmazın kıymet takdirinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece taşınmazın satışına esas alınan muhammen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıttığı gerekçesi ile şikayetin reddine ve şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %3’ü oranında para cezasına hükmedildiği, karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
    İİK’nın 128/2. maddesi gereğince, satışa hazırlık işlemleri sırasında icra dairesi taşınmazın kıymetini ehil bilirkişiler aracılığıyla tayin ve tespit ettirir, kıymet takdirine ilişkin rapor, borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak suretiyle tebliğ edilir. İİK’nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler.
    Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması ESAS NO : 2024/1390

    halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK’nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. – 2020/406 K.)
    Somut olayda; borçlu tarafından açılan kıymet takdirine itiraz davası sonucunda mahkemece, şikayete konu taşınmazın muhammen bedelinin 12.222.700,00 TL olarak tespit edildiği, taşınmazın 05.10.2020 tarihli ihalede 6.500.000,00 TL bedel ile ihale edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdirine ilişkin itirazları değerlendirilerek mahkemece alınan 03.05.2023 tarihli ek raporda ise taşınmazın değerinin 15.200.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
    O halde, İlk Derece Mahkemesince, tespit edilen değerin ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ :
    Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04.12.2023 tarih ve 2023/2478 E.- 2023/2939 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Menemen İcra Hukuk Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2022/111 E. – 2023/159 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.