onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay kararında, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin feshi üzerine yapılan tazminat talepleri incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı tarafın fesih ihbarının geçersiz olduğunu savunmasına rağmen, fesih ihbarının yasal olarak geçerli olduğu ve davacı tarafın fesih için gerekli şartları sağladığı sonucuna varmıştır. Mahkeme, konkordato sürecinin feshe engel teşkil etmediğini, dolayısıyla davacı belediyenin haklı bir nedenle sözleşmeyi feshettiğini belirtmiştir.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını kısmen kabul ederek, sözleşmenin 25.2 maddesine dayanarak davacı lehine belirli bir ceza-i şart alacağına hükmetmiştir. Bu bağlamda, toplam alacak miktarı 587.148,30 Türk Lirası olarak belirlenmiş ve fazlaya ilişkin talepler reddedilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, ilk mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, temyiz taleplerini reddetmiş ve kararın onanmasına hükmetmiştir. Bu karar, sözleşme hukukunun temel ilkeleri ve konkordato süreçlerinin fesih üzerindeki etkileri açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

6. Hukuk Dairesi         2023/2396 E.  ,  2024/4692 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/419 E., 2023/186 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/459 E., 2020/671 K.

    1- İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin feshi nedeniyle, gecikme tazminatı, kesin teminat bedelinin ve teminat bedeli güncelleme tutarının davalıdan tahsili istemine ilişkin davada, davalı tarafın fesih ihbarının geçersizliğini savunduğu, feshin içeriğinin haksız olduğuna dair bir savunma olmadığı, fesih ihbarının kesin mühlet içerisinde yapılamayacağına dair mevzuat hükmünün bulunmadığı, bu konuda mahkeme tarafından alınmış bir tedbir kararının da bulunmadığı, davacı tarafça süresinde ifa edilmeyen edim nedeniyle fesih ihbarında bulunulabilmesine yasal olarak engel bulunmadığı, kesin mühlet içerisinde borçlunun bir kısım işlemleri komiser görüşü ve mahkeme onayına tabi tutulsa da alacaklı tarafından sözleşmenin feshine yasal olarak engel bulunmadığı, konkordato süresinin feshe engel olmadığı, aksi bir düşüncenin tarafların bağlı kalmak istemedikleri bir sözleşmenin tarafı olmaya zorlanmaları anlamına geleceği ve sözleşme hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu, konkordato komiserinin yönetim kayyumu gibi şirketi temsil etme görev ve yetkisinin de bulunmadığı, belediye tarafından yapılan feshin geçerli olduğu, sözleşmenin feshine davalı tarafın sebebiyet verdiği ve davacı belediyenin haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı lehine 390.000,00 Türk Lirası teminat mektubu bedeli, 185.185,26 Türk Lirası teminat mektubu güncelleme bedeli ve 358.579,10 Türk Lirası gecikme cezası olmak üzere toplam 933.764,36 Türk Lirası alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; feshedilemeyen 10 günlük süre ile sınırlı olarak sözleşmenin 25.2 maddesine göre davacı iş sahibinin isteyebileceği ceza-i şart alacağının 38.976,00 Türk Lirası olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı lehine 390.000,00 Türk Lirası teminat mektubu bedeli, 158.172,30 Türk Lirası teminat mektubu güncelleme bedeli 38.976,00 Türk Lirası gecikme cezası olmak üzere toplam 587,148.30 Türk Lirası alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şeklinde yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

    3- Bu karara karşı süresinde taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Kamu düzenine aykırılık hallerinin re’sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı vekilince, ceza-i şart alacağına ilişkin istem yönünden, sözleşmenin 25.1, 25.2 ve 25.3 maddesinde kararlaştırılan cezanın, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK.’nın 179/2′ nci maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezai şart olduğu, sözleşmenin feshi halinde talep edilemeyeceği, anılan maddeler uyarınca gerekli uyarının tebliğ tarihinden itibaren geçecek 10 günlük sürede dahi gecikme cezasının uygulanacağının kabul edildiği, bu sürenin feshedilemeyen cezalı süre niteliğinde olduğu, bu sürenin dışında gecikilen süre için fesih halinde dahi cezai şart istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığı anlaşıldığından ve davalı vekilince, sözleşmedeki belirlenen süre içinde tamamlanmayan esere ilişkin davacı idare tarafından, sözleşmenin 25. maddesi ve 26. maddesi yollamasıyla 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20/1-a maddesindeki usule uygun olarak sözleşmenin feshedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, davacı …’nin feshinde haklı olduğu, fesih sebebine göre de, sözleşmenin 25.3. maddesi uyarınca kesin teminatın idarece gelir kaydedileceği açık olmakla taraf vekillerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararına ilişkin taraf vekillerinin tüm temyiz istemlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, fazla yatırılan temyiz peşin harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.