ÖZET: Başvuran, 2007-2018 yılları arasında Başbakanlık Uzmanı olarak görev yapmış ve 2018’de tahsis edilen lojmanı, koronavirüs ve çocuğunun sağlık durumu nedeniyle zamanında boşaltamamıştır. Bu gecikme nedeniyle maaşından 5.419,4 TL işgaliye bedeli kesilmiştir. Başvuran, bu kesintinin mücbir sebeplerle gerçekleştiğini belirterek iade talep etmiştir.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, başvuranın lojmanı boşaltması için belirli tarihler vermiş ve ek süre taleplerini reddetmiştir. Danıştay, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’na dayanarak, konutun boşaltılmaması durumunda işgaliye bedeli tahsil etme yetkisini iptal etmiştir. Bu iptal, başvuranın kesilen bedelin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmasına yol açmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi kabul edilmiş ve kesilen işgaliye bedelinin iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde işlem tesis etmesi gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10940-S.21.17597

BAŞVURU NO : 2021/2091

KARAR TARİHİ : 27/07/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ İŞLER BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Maaşından kesilen işgaliye bedeli hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29/01/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 2007-2018 yılları arasında Başbakanlık’ta Başbakanlık

Uzmanı olarak görev yaptığını, hâlihazırda TBMM’de Yasama Uzmanı olarak görevine devam ettiğini,

Başbakanlık Uzmanı olduğu dönemde, 2018 yılı Nisan ayında Tusso lojmanları 10. Cadde / Blok No:

Emek/ANKARA adresindeki Başbakanlık lojmanının tarafına tahsis edildiğini, Başbakanlık kapandıktan sonra söz konusu konutun Cumhurbaşkanlığına tahsis edildiği ve kamu konutunu boşaltması hususunun tarafına bildirildiğini, lakin hem koronavirüs salgının şartlarının devam ettiğini hem de oğlunun özel sağlık durumundan dolayı lojmanı boşaltmasının elde olmayan nedenlerden dolayı geciktiğini, otizm tanılı çocuğunun yeni bir mahalle ve ortama alışmasının zor olacağı ve rahatsızlığını olumsuz yönde tetikleneceğini ve bundan dolayı aynı kampüste bulunan bir evi kiraladığını ve oraya taşındığını, bu süreçte lojmanı geç boşalttığı 15/07/2020 ile 09/10/2020 tarihleri arasındaki süre nedeniyle maaşından normal kira bedeline ilaveten 5.419,4 TL tutarında işgaliye bedeli kesildiğini ifade ederek, söz konusu gecikmenin mücbir sebeplere dayandığını iddia ederek kesinti yapılan bedelin tarafına iade edilmesi için Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının 09/06/2021 tarih, sayılı yazı ve eklerinde;

2.1 “Mülga Başbakanlık uhdesinde personele tahsisleri yapılmışken 09.07.2018 tarihli ve 30473 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde kararname uyarınca Çevre ve Şehircilik

Bakanlığına (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) devredilen, şikâyetçinin de ikamet ettiği Kamu konutu Çevre

ve Şehircilik Bakanlığının 11.12.2018 tarihli ve 232593 sayılı oluru ile Başkanlığımıza tahsis edilmiştir.

Söz konusu kamu konutları, Kış aylarında lojmanların tahliye işleminin zor olacağı düşünülerek, Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğü’nden 16 Nisan 2019 tarihinde teslim alınmıştır.”

2.2. “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderilen 24.05.2019 tarihli Ek-1 yazı ile “personelin çalıştığı Kurum uhdesinde bulunan lojmanlara geçişinin sağlanarak anılan lojmanın 31.12.2019 tarihine kadar boş vaziyette Başkanlığımıza teslim edilmesi istenmiştir.”

2.3. “ ‘in Başkanlığımıza verdiği 18.12.2019 tarihli Ek-2 dilekçesinde özetle; çocuklarının okuluna yakınlığı sebebi ile lojman oturma süresinin 30.06.2020 tarihine kadar uzatılması talep edilmiştir.”

2.4. “Talep Başkanlığımızca uygun görüldüğünden 29.01.2020 tarihli Ek-3 yazımız ile lojman uzatma talebi kabul edilen personelden anılan lojmanı uzatma süresi sonrası tahliye etmemesi durumunda,

15.07.2020 tarihinden itibaren işgaliye bedeli alınacağı Kurumuna bildirilmiştir.”

2.5. “ ‘in Başkanlığımıza verdiği 08.06.2020 tarihli Ek-4 dilekçesinde özetle; otizm tanısı konmuş oğlunun sağlık durumu ve yeni taşınacağı çevreye adaptasyon güçlüğü çekeceği sebebiyle lojman oturma süresinin 30.08.2020 tarihine kadar uzatılması talep edilmiştir.”

2.6. “Lojman oturma süresinin ikinci kez uzatılmasıyla ilgili bu talebin Başkanlığımızca uygun görülmediği 29.06.2020 tarihli Ek-5 yazımız ile Kurumuna bildirilmiştir.”

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili

“ şikâyetleri inceler.

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 09/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun

5.1. “Konuttan Çıkma” başlıklı 7 inci maddesi; “Bu Kanun kapsamına giren; a) Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar.

b) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar; beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren onbeş gün veya yararlanacak başka biri olmaması nedeniyle oturmaya devam etmesine izin verilmiş ise çıkması için idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar.”, c) Konutlarda oturmakta iken ölenlerin aileleri, ölüm tarihinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltırlar.

d) (Mülga: 2/7/2018-KHK-700/87 md.)

e) Tahsis yapıldıktan sonra oturma şartlarını haiz olmadıkları anlaşılanlar, kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltırlar.

f) Staj, kurs, tedavi maksadıyla ayrılanlardan kurum veya kuruluşlarıyla ilişiği kesilmeyenlerin aileleri normal oturma süresini tamamlayıncaya kadar konuttan çıkarılmaz.

g) Geçici veya sürekli olarak yurt içi veya yurt dışı görevine atananların ailesini beraberinde götürmesinde siyasi, askeri veya emniyet mülahazası ile sakınca görülenlerin aileleri, görevlinin bu görevi sona erinceye kadar konuttan çıkarılmaz.” 5.2. “Konuttan Çıkarılma” başlıklı 8 inci maddesi; “Konutlar, 7 nci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz. Konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükünunu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmakta ısrar ettiği tesbit olunanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmüne göre işlem yapılır.”, 6. 23/09/1984 tarihli ve 15824 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları

Yönetmeliğinin 6.1. “Konuttan çıkarılma” başlıklı 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrası; “(Ek fıkra: 22/8/20112011/2164 K.; Değişik üçüncü fıkra: 17/2/2012-2012/2835 K.) 20 nci maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca İdarece konutta oturmasına izin verilenler hariç olmak üzere, 33 üncü madde gereğince konutta oturma süresini doldurduğu veya konutta oturma hakkı sona erdiği halde konutu tahliye etmeyenlerden, konutu on beş gün içerisinde tahliye ederek boşaltması, aksi takdirde bu sürenin bitiminden itibaren işgaliye bedeli alınacağına ilişkin olarak İdarece yapılacak tebligata rağmen, konutu tahliye ederek boşaltmayanlardan, yeni bir tebligata gerek olmaksızın, konutun tahliye tarihine kadar geçecek süreler için ödenmesi gereken kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edilir. Bu bedel; konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için, ödenmesi gereken kira bedelinin (yakıt, elektrik, su vb. hariç) iki katı, daha

sonraki aylar için ise dört katı olarak uygulanır. Ancak, bu şekilde oturulan süreler 33 üncü madde ile belirlenmiş olan sürelerin uzatılması sonucunu doğurmaz ve oturanlar yönünden bir hak teşkil etmez.

(Danıştay Onbirinci Dairesinin 24/5/2018 tarihli ve E.:2018/5537; K.:2018/2580 sayılı kararı ile bu fıkranın iptaline karar verilmiştir)

Düzenlemesi bulunmaktadır..

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran, 2007-2018 yılları arasında Başbakanlık’ta Başbakanlık Uzmanı olarak görev yaptığını, hâlihazırda TBMM’de Yasama Uzmanı olarak görevine devam ettiğini, Başbakanlık Uzmanı olduğu dönemde, 2018 yılı Nisan ayında Tusso lojmanları 10. Cadde / Blok No: Emek/ANKARA adresindeki

Başbakanlık lojmanının tarafına tahsis edildiğini, Başbakanlık kapandıktan sonra söz konusu konutun

Cumhurbaşkanlığına tahsis edildiği ve kamu konutunu boşaltması hususunun tarafına bildirildiğini, lakin hem koronavirüs salgının şartlarının devam ettiğini hem de oğlunun özel sağlık durumundan dolayı lojmanı boşaltmasının elde olmayan nedenlerden dolayı geciktiğini, otizim tanılı çocuğunun yeni bir mahalle ve ortama alışmasının zor olacağı ve rahatsızlığını olumsuz yönde tetikleneceğini ve bundan dolayı aynı kampüste bulunan bir evi kiraladığını ve oraya taşındığını, bu süreçte lojmanı geç boşalttığı 15/07/2020 ile 09/10/2020 tarihleri arasındaki süre nedeniyle maaşından normal kira bedeline ilaveten 5.419,4 TL tutarında işgaliye bedeli kesildiğini ifade ederek, söz konusu gecikmenin mücbir sebeplere dayandığını iddia ederek kesinti yapılan bedelin tarafına iade edilmesi için Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

9. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığından istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

10. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına anılan lojmanın 31.12.2019 tarihine kadar boş vaziyette

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığımıza teslim edilmesi istenmiş, akabinde başvuran ailevi mazeretlerini gerekçe göstererek lojmanı boşaltması için 30/06/2020 tarihine kadar süre talep etmiş ve ilgili idare buna olumlu yanıt vermiştir. Başvuran daha sonra ek süre isteyerek 30/08/2020 tarihine kadar lojmanda oturmayı talep etmiş olsa da idare bu talebe olumsuz yanıt vermiştir.

11. Dosyadaki ve bilgi belgelerden başvuranın maaşından kira bedeline ilaveten 5.419,4 TL tutarında işgaliye bedeli kesildiğini anlaşılmıştır.

12. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesinin birinci fıkrasında “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin

uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmü yer almaktadır.

13. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 5. maddesinde, konutta oturulan süre için alınacak kira bedeli düzenlenmiş. 8. maddesinde “Konutlar, 7 nci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz, hükmüne yer verilmiş, öngörülen süreler sonunda kamu konutunun boşaltılmaması durumunda konuttan çıkarılma yöntemi kurala bağlanmıştır.

14. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’na dayalı olarak 16.07.1984 tarih ve 84/8345 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı ile çıkarılan “Kamu Konutları Yönetmeliğinin “Konuttan çıkarılma” başlıklı 34. maddesinin,

27.03.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle değişik 3. fıkrasında 20 nci maddenin üçüncü

fıkrasının (a) bendi uyarınca İdarece konutta oturmasına izin verilenler hariç olmak üzere, 33 üncü madde gereğince konutta oturma süresini doldurduğu veya konutta oturma hakkı sona erdiği halde konutu tahliye etmeyenlerden, konutu on beş gün içerisinde tahliye ederek boşaltması, aksi takdirde bu sürenin bitiminden itibaren işgaliye bedeli alınacağına ilişkin olarak İdarece yapılacak tebligata rağmen, konutu tahliye ederek boşaltmayanlardan, yeni bir tebligata gerek olmaksızın, konutun tahliye tarihine kadar geçecek süreler için ödenmesi gereken kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edilir. Bu bedel; konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için, ödenmesi gereken kira bedelinin (yakıt, elektrik, su vb. hariç) iki katı, daha sonraki aylar için ise dört katı olarak uygulanır. Ancak, bu şekilde oturulan süreler 33 üncü madde ile belirlenmiş olan sürelerin uzatılması sonucunu doğurmaz ve oturanlar yönünden bir hak teşkil etmez.” hükmüne yer verilmiştir.

15. İdareye lojman işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi veren söz konusu yönetmelik hükmünün;

“2946 sayılı Kanun’un 8. maddesinde; konutta oturma süresi sona erenlere karşı idarelere sadece konutu boşalttırma yetkisi tanınmış, konutun boşaltılmaması durumunda işgaliye bedeli tahsil yetkisi verilmediği, Kanunda yer alan açık kurala rağmen Yönetmeliğin değiştirilen üçüncü fıkrası ile idareye işgaliye bedeli tahsil etme hakkı tanımamasının hukuka aykırı olduğu”

gerekçesiyle Danıştay Onbirinci Dairesinin 24/5/2018 tarihli ve E.:2018/5537; K.:2018/2580 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği görülmektedir.

16. Bilindiği gibi normlar hiyerarşisi gereğince düzenlemeler arasında altlık-üstlük ilişkisi bulunmakta olup bu hiyerarşide alt basamakta olan düzenleme üst düzenlemelere uygun olmak zorundadır. Normlar hiyerarşisinin ise Anayasa > Kanun > Tüzük > Yönetmelik > Genelge > Yönerge şeklinde olduğu kabul edilmektedir.

17. İdareye lojman işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi veren yönetmelik hükmü Danıştay tarafından iptal edilmesi sonucunda bu yönetmeliğe uygun olarak hazırlanması gereken ve alt düzenleyici işlem niteliğinde

olan yönergede yer alan düzenlemelerin başvurandan lojman işgaliye bedeli alınmasına dayanak olarak gösterilemeyeceği değerlendirilmektedir.

18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İdareye lojman işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi veren yönetmelik hükmünün Danıştay tarafından iptal edilmesi sonucunda lojmanın süresinde boşaltmayanlardan lojman işgaliye bedeli tahsil edilmesinin yasal dayanağı kalmadığından, normlar hiyerarşisi uyarınca yönetmelik hükmüne uygun olmak zorunda olan yönergenin ise bu bedelin tahsil edilmesine dayanak olarak gösterilemeyeceğinden, başvuranın maaşından yapılan lojman işgaliye bedeli kesintisinin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle de bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurandan tahsil edilen 5.419,4 TL tutarında işgaliye bedelinin başvurana iade edilmesi yönünde

CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ İŞLER BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve CUMHURBAŞKANLIĞI İDARİ İŞLER BAŞKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi