ÖZET: Başvuru, 26 Mart 2014 tarihli ve 2014/6173 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın uygulanmadığı iddialarına dayanmaktadır. Başvuran, bu kararın “Körfez Enerji Bölgesi – Özel Güvenlik Bölgesi” için alınması gereken güvenlik tedbirlerini kapsadığını, ancak Tüpraş’ın özel güvenlik bölgelerinin kaldırılmasına rağmen faaliyetlerine devam ettiğini belirtmiştir. Tüpraş’ın, karar sürecinde koyduğu “şartlı şerh” nedeniyle kararnamenin uygulanamadığı ve bu durumun bölgedeki diğer firmaların ticari haklarına zarar verdiği iddia edilmiştir. İçişleri Bakanlığı ve Kocaeli Valiliği, başvuruya ilişkin açıklamalarında, bölgedeki tesislerin stratejik önemine vurgu yaparak, özel güvenlik bölgelerinin yönetiminde yasal zorluklar bulunduğunu ifade etmişlerdir.

İlgili mevzuat çerçevesinde, özel güvenlik bölgelerinin kurulması ve yönetimi, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu’na dayanmaktadır. Bu kapsamda, Kocaeli Valiliği tarafından oluşturulan Özel Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonu, bölgedeki güvenlik tedbirlerinin alınmasında yetkili kılınmıştır. Ancak, mevcut düzenlemelerin yetersizliği nedeniyle, güvenliğin sağlanması için ayrı bir tüzel kişilik oluşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçisi, bu bağlamda, İçişleri Bakanlığı’na mevzuat değişikliği önerisinde bulunulmasını ve Kocaeli Valiliği’ne güvenlik tedbirlerinin alınmaya devam etmesi yönünde tavsiyede bulunulmasını önermiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 14392-14392 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/2161 2018/ 2161

KARAR TARİHİ : 15/08/2018 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –

BAŞVURUYA KONU İDARE : 1. İçişleri Bakanlığı 2. Kocaeli Valiliği

BAŞVURUNUN KONUSU : 26/ 03/ 2014 tarihli ve 2014/ 6173 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararı”nın uygulanmadığı iddiaları hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 20/02/2018 20.2.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 26/ 03/ 2014 tarihli ve 2014/ 6173 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında “Körfez

Enerji Bölgesi – Özel Güvenlik Bölgesi”nin terör, sabotaj, yangın ve patlama tehlikelerine karşı korunması için alınması gereken etkili tedbirlere yönelik hükümlere yer verildiğini, söz konusu

Kararname ile Tüpraş’ın özel güvenlik bölgelerinin yürürlükten kaldırıldığını, ancak fiilen yaşamını sürdürdüğünü, söz konusu Kararnamenin imzalanmasına giden süreçte hazırlanan Özel Güvenlik

Değerlendirme Komisyonunun raporunda Tüpraş temsilcilerinin “şartlı şerh” koyduklarını, bahse konu şerh dolayısıyla Bakanlar Kurulu Kararnamesinin uygulanamadığını, Kararname kapsamında

39 tane firma olduğunu, Tüpraş’ın ticari faaliyetlerinde kendisine bağlı firmalar üzerinde doğrudan

baskı kurduğunu, mevcut firmaların kişilik haklarına, ekonomik ve ticari özgürlüklerine ve yeni yatırımlara mani olduğunu, Körfez Enerji Bölgesi – Özel Güvenlik Bölgesi kapsamı içinde bölgedeki

39 firmadan sadece 9 tanesinin dış ticaret açısından denizden ve tahmil tahliye işlemlerinden

yararlanabildiğini, bunlardan Habaş ve Demirören platformları hariç, kalan 6 tanesinin Koç grubu

1 / 17(Tüpraş, Aygaz A.Ş., Opet A.Ş.) şirketlerine ait olduğunu, Ulaştırma Bakanlığı tarafından bölgedeki

dağınık platformlar birleştirilerek limana dönüştürülmek istendiğini ancak bunun da engellediğini, iddia ve şikayet ederek 26/ 03/ 2014 tarihli ve 2014/ 6173 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının uygulanması yönünde gereğini talep etmiştir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın 27/ 06/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 2.1. Kocaeli Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesi içerisinde, yurt savunması ve ekonomisine çok büyük katkıda bulunan, kısmi olarak dahi geçici ya da sürekli bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde ülkemizin milli güvenliği veya toplum hayatı bakımından son derece olumsuz sonuçlar doğurabilecek akaryakıt ve LPG üretim/depolama/tedarik iş ve işlemleri yürüten tesisler topluluğu bulunduğu; 2.2. Kocaeli Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesi içerisinde kalan tesisler üzerinde tapu kaydına

Bakanlıklarının şerh koyma yetkisinin bulunmadığı, Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri

Yönetmeliğinin 21 inci maddesinin 5 inci fıkrasının değişik üçüncü paragrafı uyarınca Bakanlar

Kurulu Kararının bir örneğinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa bildirildiği ve tapu kayıtlarına şerh koyma işlemlerinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlıkça yerine getirildiği; 2.3. Özel güvenlik bölgelerinin kurulması ve kaldırılmasına ilişkin hususların 2565 sayılı Askeri

Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ile Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri

Yönetmeliği kapsamında yerine getirildiği, Yönetmeliğin 21 inci maddesinin 11 inci fıkrası gereğince İçişleri Bakanlığı, 4 üncü fıkrasının (A) bendi gereğince İl Emniyet Müdürlüklerinin özel güvenlik bölgelerinin kurulması ve kaldırılmasına ilişkin hususlarda sekretarya görevini yerine getirdiği, uygulayıcı kurumun valilikler olduğu, Valilik bünyesinde oluşturulan Özel Güvenlik

Bölgesi Değerlendirme Komisyonunun görev, yetki ve sorumluluklarının Yönetmeliğin 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının (A) bendinde belirtildiği, 2.4. Özel güvenlik bölgeleri hususundaki iş ve işlemlerin İçişleri Bakanlığı adına Emniyet Genel

Müdürlüğü Koruma Dairesi Başkanlığınca yerine getirildiği, Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmadığında dair Bakanlıklarına gelen bilgi, belge bulunmadığı, Bölge içerisinde kalan tesislerden, güvenliğin sağlanması noktasında Bakanlıklarına iletilen bir talep veya şikayetin de olmadığı; 2.5. Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasına ilişkin Kocaeli Valiliğince 20/ 04/ 2016 tarihinde

‘‘Kocaeli Körfez Enerji Bölgesi Güvenlik Tedbirlerinin Alınması ve Uygulama Yönergesi” nin uygulamaya konulduğu; 2.6. 2565 sayılı Kanunun hükümlerinin ortak özel güvenlik bölgesine ilişkin olarak yetersiz kaldığı gerekçesiyle Kocaeli Valiliğince 2565 sayılı Kanunda değişiklik yapılmasına dair taslak oluşturulduğu; 2.7. Tüpraş temsilcilerinin Kocaeli Valiliği Özel Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonu üyesi sıfatıyla Komisyon kararına şerh düşmelerinin Yönetmeliğin 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının

2 / 17(A) bendi kapsamında olumsuz oy olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu düzenlemede

Komisyonun kararlarını oy çokluğu ile alacağı öngörüldüğünden Tüpraş temsilcilerinin şerh düşmelerinin karara katılmadıklarını gösterse de kararın uygulanmasının önünde bir engel teşkil etmediği; 2.8. Kocaeli Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesi içinde kalan tesislerin Yönetmeliğin 22 nci maddesinin 8 inci fıkrası gereğince tesise ait özel güvenlik bölgesinin denizde kalan kısmının geçiş yolu olarak kullanılması veya tesis eklentisi kurulması taleplerinin ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınmak suretiyle özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonunda ele alınarak karara bağlandığı, bu yönde talebi olan şirketlerin özel güvenlik bölgesinin denizde kalan kısmını geçiş yolu olarak veya tesis eklentisi olarak kullanmak üzere Kocaeli Valiliğine müracaat edip . Komisyon kararına göre hareket etmelerinin önünde hukuki bir engel bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir .

3. Kocaeli Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 22/ 05/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, 3.1. Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinin, ülkemizin enerji güvenliği ve ihtiyacı açısından stratejik olarak önem arz ettiği, Türkiye’nin en önemli rafinerisi olan İzmit Rafinerisinin bu bölgede yer aldığı, bu durumun ülkenin enerji güvenliği açısından TÜPRAŞ’ı stratejik bir tesis konumuna getirdiği; 3.2. Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının dayanağının 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu olduğu, Kararın yerine getirilmesinden sorumlu olan kuruluşun 30.04.1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Askeri Yasak

Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmenliğinin 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (A) bendi uyarınca oluşturulan Kocaeli Valiliği Özel Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonu olduğu, 3.3. Bahse konu Bakanlar Kurulu Kararı ile bölge ilanının yapıldığı ancak ilgili mevzuatta bütün bir bölge esas alınarak bölgenin idaresini deruhte edecek ayrı bir tüzel kişilik oluşturulmasının öngörülmediği, birden çok tesisin oluşturduğu bölgeler bakımından bölge esasıyla uygulama yapılmasında yasal sorunlar olduğunun değerlendirildiği, çok sayıda tesisi ilgilendiren özel güvenlik bölgesi uygulaması bakımından münhasır yasal düzenleme gerektiği; 3.4. Bakanlar Kurulu Kararının uygulanması için Valilik bünyesindeki Özel Güvenlik Bölgesi

Değerlendirme Komisyonunca bölgedeki güvenlik zaafını önlemek ve bölgeye giriş çıkışları kontrol etmek amacıyla muhtelif kararlar alındığı, bu kapsamda, bölgenin ana girişlerinden olan Petrol

Caddesi üzerinde Özel Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonunun 02.09.2016 tarih ve 07 sayılı kararı ile özel bir kontrol noktası teşkil edildiği, 16.06.2017 tarih ve 02 sayılı kararla da bölgenin doğu sınırında özel güvenlikle kontrolü sağlanan bir nokta oluşturularak o bölgeyi kullanan

14 firmanın giriş çıkışları kontrol etmesinin öngörüldüğü;

3.5. Bakanlar Kurulu Kararının uygulanması bakımından TÜPRAŞ tarafından konulan şerhde ilan edilecek tek bir bölgeye TÜPRAŞ firmasının karşı çıktığı, konulan şerhe rağmen Körfez Enerji Özel

Güvenlik Bölgesi kurulduğu, kurulan Özel Güvenlik Bölgesi içerisinde TÜPRAŞ ve diğer 38 firma yer aldığı;

3 / 173.6. Söz konusu bölge içerisinde yer alan tesislerin taleplerine bakıldığında, 30 tesisin Özel Güvenlik

Bölgesinde yer almak istemediklerini ve bölge dışına çıkarılmalarına ilişkin dilekçelerini Kocaeli

Valiliğine sundukları, güvenliğin sağlanmasına yönelik olarak ise TÜPRAŞ ve İGSAŞ firmalarının kendi firmalarına ait bir özel güvenlik bölgesi kurulması talebinde bulundukları; 3.7. TÜPRAŞ’ın ve İGSAŞ’ın taleplerine istinaden Kocaeli Valiliğinin 25.02.2016 tarih ve 2016/ 038 sayılı, yazısıyla, Kocaeli Özel Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonunun 2016/ 01 ve 2016/ 02 sayılı kararları uyarınca, İçişleri Bakanlığına TÜPRAŞ’a ve İGSAŞ’a münhasır özel güvenlik bölgesi kurulması için teklif yapıldığı, konuya dair yine Valilikleri tarafından 03.06.2016 tarihinde ve 31.07.2017 tarihinde özel güvenlik bölgesi ilan edilmesine dair yazıların İçişleri Bakanlığına gönderildiği; 3.8. Valilik olarak TÜPRAŞ ve İGSAŞ’ın daha önce mevcut olan ve 2014 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile kaldırılan özel güvenlik bölgelerinin yeniden ihdası gerektiğinin değerlendirildiği, Askeri

Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri yönetmeliğinin 21 inci maddesi uyarınca bölgede bulunan diğer kurumlar tarafından özel güvenlik bölgesi talep edilmesi halinde, münhasır ve münferit işlem yapılması ve isteyen tesisleri için ayrı özel güvenlik bölgesi kurulmasının mümkün olduğu; Açıklamalarına yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında , “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . ”; 5. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir . ”; 6. 18/ 12/ 1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununun, 6.1. “Amaç : ” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; …b) Yurt savunması veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan veya kısmen dahi tahripleri veya devamlı olarak ya da geçici bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek; diğer askeri tesis ve bölgeler ile kamu veya özel kuruluşlara ait her türlü yer ve tesislerin etrafında güvenlik bölgelerinin, Kurulması, kaldırılması ve gerektiğinde genişletilmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesidir .”

4 / 176.2. “Güvenlik bölgelerinin kurulması : ” başlıklı 3 üncü maddesinde,

“…b) Kamu ve özel kuruluşların çevresindeki özel güvenlik bölgeleri Cumhurbaşkanınca, Kurulabilir veya kaldırılabilir .

6.3. “Özel ve askeri güvenlik bölgeleri : ” başlıklı 20 nci maddesinde, “a) Kamu veya özel kuruluşlara ait stratejik değeri haiz her türlü yer ve tesislerin çevresinde bu

Kanun hükümlerine göre özel güvenlik bölgeleri kurulabilir…” 6.4. 33 üncü maddesinde, “Bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen hususları ve Kanunun uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri belirtmek üzere bir yönetmelik düzenlenir .

(Değişik ikinci fıkra : 15/ 8/ 2017-KHK- 694/ 47 md .; Aynen kabul : 1/ 2/ 2018- 7078/ 44 md .) Bu

Yönetmelik Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur .” 7. 7 Temmuz 2018 Tarihli ve 30471 Sayılı Resmî Gazetede ( 2. Mükerrer) yayımlanan

Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında 700 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 7.1. 67 nci maddesinde, “18/ 12/ 1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik

Bölgeleri Kanununun;… b) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan

“Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde,… m) 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “; Genelkurmay Başkanlığı ve ilgili bakanlıkların görüşleri de alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığınca müştereken hazırlanarak Bakanlar

Kurulu kararı ile” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde, değiştirilmiştir .” 7.2. “Tüzükler, Bakanlar Kurulu kararları ve yönetmelikleri” başlıklı Geçici 1 inci maddesinde, “( 1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanun Hükmünde

Kararname ile değişiklik yapılan kanunların ve kanun hükmünde kararnamelerin ilgili maddeleri gereğince yürürlüğe konulmuş olan tüzükler, nizamnameler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür .” 8. 30/ 04/ 1983 tarihli ve 18033 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Askeri Yasak Bölgeler ve

Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliğinin 8.1. “Özel güvenlik bölgeleri kurma esasları : ” başlıklı 21 inci maddesinde,

1) (Değişik : 26/ 8/ 2011 – 2011/ 2237 K.) Özel güvenlik bölgeleri, yurt savunmasına veya yurt

ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan ve kısmen dahi tahripleri veya geçici bir zaman için faaliyetten alıkonmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek kamu veya özel kuruluşlara ait; demir çelik fabrikaları, rafineriler, petrol, doğalgaz

5 / 17ve içme suyu boru hatları ile arıtma tesisleri, bu boru hatları üzerinde kurulu sabit tesisler ile

sıvılaştırılmış doğalgaz tesisleri ve depoları, petrol kuyuları, büyük pompa istasyonları, silah ve askeri malzeme fabrika ve tesisleri, demiryolları, karayolları, önemli köprü, tünel ve geçitler, büyük liman ve hava meydanları, seyrüsefer yardımcı istasyonları ile radar istasyonları, telsiz, milli monitoring, telefon, otomatik bilgi işlem sistemleri, radyoling merkezleri, barajlar, önemli elektrik santralleri, trafo merkezleri, stratejik maden arıtma ve işletme fabrikaları gibi hayati önemi haiz tesisler ve Milli İstihbarat Teşkilatına ait bina ve tesisler ile nükleer tesisler ve eklentileri çevresinde; nükleer tesisler ve eklentilerinin dış sınırından itibaren en fazla bir kilometreye, diğer yerlerin dış sınırlarından itibaren en fazla dörtyüz metreye kadar uzaktan veya meskun mahaller, komşu tesisler, şehirlerarası yol gibi nedenlerle tesis sınırı dışına çıkılması mümkün olmayan zorunlu hallerde, tesis, tesisler topluluğu veya kuruluşların sınırı üzerinden geçen noktaların birleştirilmesi ile kurulacak alanlardır .

2) Bu bölgeler, Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel

Sekreterliğini veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca kurulabilir veya kaldırılabilir .

4) (Değişik : 26/ 8/ 2011 – 2011/ 2237 K.) ( 1) numaralı bentteki özellikleri taşıyan tesislerin etrafında

özel güvenlik bölgesi kurulması ile ilgili işlemlerde aşağıdaki esaslar uygulanır .

A- (Değişik birinci paragraf : 30/ 9/ 2014- 2014/ 6845 K.) Mülki amirler, il sınırları içerisinde bulunan tesislerden, etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması zorunlu olanları, valilik bünyesinde oluşturulan özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonundan yararlanarak belirler . Ayrıca tesis sahip veya yetkili makamları da bu amaçla mülki makamlara başvurabilirler . Mülki amirlerce etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması uygun görülen her tesis veya tesisler topluluğu çevresinde ortak bir özel güvenlik bölgesi kurulmasına yönelik özel güvenlik bölgesi öneri dosyası hazırlanır .

Hazırlanan öneri dosyaları İçişleri Bakanlığına iletilir .

(Değişik ikinci paragraf : 30/ 9/ 2014- 2014/ 6845 K.) Tesis veya tesisler topluluğu çevresinde özel güvenlik bölgesi kurulması ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, fiziki güvenlik sistemlerinin kurulması ve yönetilmesine ilişkin kararları almak üzere oluşturulan özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonu; valinin veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında il garnizon komutanlığı temsilcisi, il emniyet müdürlüğü temsilcisi, il jandarma komutanlığı temsilcisi, varsa Sahil Güvenlik

Komutanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı temsilcileri, tesis temsilcisi ile katılması gerekli görülen diğer kurum ve kuruluş temsilcisinden oluşur .

Komisyon, kararlarını oy çokluğu ile alır, oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır, çekimser oy kullanılamaz .

Komisyon kararları vali tarafından onaylanır .

Komisyonun sekreterya hizmetleri il emniyet müdürlüğü tarafından yürütülür .

5) (Değişik birinci paragraf : 26/ 8/ 2011 – 2011/ 2237 K.) Mülki amirler, hazırlanan özel güvenlik

bölgesi öneri dosyalarının altı nüshasını İçişleri Bakanlığına, birer nüshasını da ilgili genel müdürlük ve bakanlığa gönderir . Ayrıca öneri dosyalarına ilave olarak hazırlanan on adet harita, kroki ve koordinat listesi de İçişleri Bakanlığına gönderilir .

6 / 17(Değişik : 12/ 2/ 1998- 98/ 11770 K.) İçişleri Bakanlığı bu dosyaları inceler ve önerilen özel güvenlik

bölgesinin kurulmasına lüzum olup olmadığı hususunda Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin de görüşlerini alarak, bakanlık mütalaası ile birlikte dosyayı Genelkurmay Başkanlığına gönderir .

(Değişik üçüncü paragraf : 26/ 8/ 2011 – 2011/ 2237 K.) Bunlardan, etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenler hakkında Bakanlar Kurulu kararı çıkartılması işlemleri İçişleri Bakanlığınca yürütülür ve sonucu Genelkurmay Başkanlığı, ilgili bakanlık, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu bakanlık ve ihtiyaç duyulacak birimlere bildirir .

15) (Ek : 30/ 9/ 2014- 2014/ 6845 K.) A- Özel güvenlik bölgelerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla

aşağıda belirtilen tedbirler alınır . Bu tedbirlerin uygulanmasında korunacak mahaldeki ünitelerin önem derecelerine göre öncelikleri dikkate alınır . Ayrıca kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların özelliğine göre gerekli görülecek ilave diğer tedbirler de alınır .

a) Kamulaştırma yapılmayan alanlar hariç olmak üzere, özel güvenlik bölgesinin etrafı tel örgü, parmaklık veya duvar ile çevrilir .

b) İç ve dış çevre aydınlatılır .

c) Giriş noktalarında ve kurum ve kuruluşun çevresinde koruma görevlileri bulundurulur .

d) Giriş-çıkış noktaları sınırlandırılır ve mevcut noktaların kontrol altında bulundurulması, araç girişlerinin kontrol altına alınması için optik plaka okuma, kartlı bariyer ve benzeri güvenlik sistemleri kurulur .

e) Devriye hizmetlerinde motorize devriye, yaya devriye veya özel yetiştirilmiş köpekler kullanılır .

f) Tesisin çevresine ve uygun görülecek diğer alanlara kaçak girişleri engellemeye yönelik erken algılama sistemleri, CCTV sistemleri, kartlı geçiş sistemleri ve benzeri güvenlik sistemleri kurulur .

g) Acil durumlarda güvenlik personelinin irtibatını sağlayan uygun haberleşme aracı kullanılır .

h) Korunan tesisin özelliğine göre personelin ve ziyaretçilerin uyması gereken kurallar belirlenerek ikaz levhaları konulur .

ı) Malzeme sevkiyat işlemlerinde kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer, parlayıcı, patlayıcı, yanıcı ve yakıcı maddelere karşı özel tedbirler alınır .

j) Yangınlara karşı erken algılama ve söndürme sistemi kurulur .

k) Tesisin önemi ve coğrafi konumuna göre, havayoluyla acil intikallerde hava araçlarının iniş yapabileceği iniş peni yapılabilir .

l) Personel, konferans, film gösterisi, tatbikat ve benzeri eğitim uygulamaları ile koruma konularında bilinçlendirilir .

B- Özel güvenlik bölgelerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla alınan tedbirler için gerekli olan giderler, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların kendi bütçelerinden karşılanır .

8.2. “Askeri ve özel güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar : ” başlıklı 22 nci maddesinde, “5) (Değişik : 12/ 2/ 1998- 98/ 11770 K.) Normal şartlarda kamu kurum ve kuruluşları ile özel

7 / 17kuruluşlara ait özel güvenlik bölgelerinin emniyetleri 10/ 6/ 2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik

Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında kendileri tarafından sağlanır . Bu kurum ve kuruluşların boyutlarını aşan olayların vukuundan haberdar olunduğu veya bilgi verildiği takdirde, bölgede sorumlu Genel Güvenlik Güçleri (Jandarma, Polis) sabotajlara karşı önleme ve müdahale planları çerçevesinde beklemeksizin olaya müdahale eder ve özel güvenlik teşkillerini de gerekiyorsa emrine alır . Kurum ve kuruluşların yetkilileri, tesislere ait özel güvenlik planları ile krokilerinden birer suretini bölgeden sorumlu mülki idare amirine vermekle mükelleftir .

8) … (Ek paragraf : 30/ 9/ 2014- 2014/ 6845 K.) Özel güvenlik bölgesinin denizde kalan kısmını geçiş

yolu olarak veya tesis eklentisi kurmak üzere kullanmak isteyenler ilgili valiliğe müracaat ederler .

(Ek paragraf : 30/ 9/ 2014- 2014/ 6845 K.) Tesise ait özel güvenlik bölgesinin denizde kalan kısmının geçiş yolu olarak kullanılması veya tesis eklentisi kurulması talepleri ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınmak suretiyle özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonunda ele alınarak karara bağlanır . Bu alanların komşu tesislerce geçiş yolu olarak kullanılması veya bu alanlarda tesis eklentisi kurulmasının uygun görülmesi halinde uyulması gereken kurallar belirlenir ve ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir .” 9. 20.04.2016 tarihli Kocaeli Körfez Enerji Bölgesi Güvenlik Tedbirlerinin Alınması ve Mali

Esaslara Dair Uygulama Yönergesinin 9.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönergenin amacı; Kocaeli Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinin korunması ve güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirlerin alınması, ortak güvenlik yapılarının oluşturulması . Bölgenin genel güvenliğinin sağlanması amacıyla kolluk güçlerinin icra edeceği faaliyetlere destek olunmasına dair ilke ve esasların düzenlenmesidir…” 9.2. “Uygulama esasları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “…( 2) Bölgenin sınırları içinde bulunan tesislerin bir kısmının veya bütününün ortak güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmasına ve bunların gerektirdiği harcamaların yapılmasına

Komisyon karar verir . ( 3) Bölgede yapılması öngörülen masrafların firmalar bazında dağılımına

Komisyon karar verir . Verilen Komisyon kararı ilgili işletmelere tebliğ edilerek harcama yapan kurum ve kuruluşa gerekli ödemenin firmalarca yapılması istenir . ( 6) Kolluk güçlerinin yetkisi saklı kalmak üzere, Bölge sınırları içindeki güvenlik tedbirlerinde asıl sorumluluk işletmeler bünyesinde istihdam edilecek Özel güvenlik görevlilerine aittir . ( 7) Bölgede ihtiyaç duyulan eksiklikler tespit edildiğinde ve durum acil görülürse gereği Valilik tarafından yaptırılır ve bedelinin ilgili firmalardan tahsil edilmesi sağlanır .

9.3. Yaptırımlar başlıklı 4 üncü maddesinde, “(I) Bu yönerge hükümlerine göre Komisyonun aldığı kararlara uyulması zorunludur . Alman karara uymayanlar ve kendilerine yapılan tebligatın gereğini yerine getirmeyenler hakkında 5442 sayılı İl

İdaresi Kanunu, 5188 sayılı özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve 5326 sayılı Kabahatler

Kanunu ile diğer kanunlarda öngörülen idari ve cezai yaptırımlar uygulanır . Ayrıca, alınan kararlara uyulmaması can ve mal emniyetini tehlikeye düşürdüğü takdirde ilgililer hakkında 5442 sayılı Kanununun 66 nci maddesi uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları

8 / 17için dava açılır .”

Düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinde, ülke ekonomisine büyük katkısı bulunan geçici olsa bile faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik, ülke ekonomisi veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek işlenmiş petrol ürünlerini içerisinde barındıran, yanıcı ve patlayıcı ürünlerin elde edilerek depolandığı başta

TÜPRAŞ tesisleri ile gübre sanayisinin hammaddesi olan amonyak üretimi ve depolanmasının yapıldığı İGSAŞ tesisleri olmak üzere akaryakıt ve LPG üretim, depolama, tedarik iş ve işlemlerini yürüten tesisler topluluğu bulunduğu, bölgenin tesislerin kapasitesi bakımından ülkemizde petrol türevi ürünlerinin üretimi ve dağıtımında en büyük hacme sahip bölge konumunda olduğu; bölgede toplam 39 işletme bulunduğu, bu işletmelerin 37’sinin anonim şirket, 2’sinin gerçek kişi şeklinde faaliyet gösterdiği, işletmelerin hepsinin münhasıran enerji sektöründe faaliyet göstermediği, tesislerden sadece 26 tanesinin akaryakıt, LPG ve amonyak üretim-depolama-tedarik alanında faaliyet gösterdiği, 13 tanesinin yapı sektörü, soğuk metal işleme, depolama, ambalaj üretimi ve hurdacılık gibi alanlarda faaliyet gösterdiği, üç firmanın hiçbir tesisi bulunmadığı, bölgede sadece boş arsalarının bulunduğu, bu bağlamda bölgedeki tesisler arasında sektörel birliktelik ve faaliyet alanları bakımından bir uyum olmadığı gibi ekonomik büyüklük olarak da firmaların birbirinden çok farklılaştığı, tüm bu unsurların homojen bir güvenlik çevresi oluşturulmasını, bölgede ortak bir özel güvenlik sisteminin kurulmasını engellediği; yasal altyapı incelendiğinde ise 2565 sayılı Askeri

Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununda güvenlik bölgesinin tek elden idaresi için ayrı bir tüzel kişilik ve icrai yapının kurulması yoluna gidilmediği, bu suretle bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik alınacak tedbirler açısından idari, teknik, mali ve hukuki alanda sorunlar ile karşı karşıya kalındığı, sonuç olarak ülkemiz için çok önemli tesislerin bir arada bulunduğu alan olması nedeniyle herhangi bir sabotaj ya da kaza durumunda telafisi imkânsız zararlar meydana gelebileceği gözetilerek, özel güvenlik bölgelerinde organize sanayi bölgelerindeki yapıya benzer bir tüzel kişiliğin kurulmasını zorunlu kılan ve yaptırımlar içeren düzenleme yapılmasına ihtiyaç olduğunu değerlendirerek bu yönlerden idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonucuna varmıştır .

Kamu Denetçisi bu bağlamda, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 27.05.2016 tarihli Olur ’ları ile hazırlanan “Kocaeli Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesi İnceleme Raporu”nda yer verilen tespit ve öneriler ile Kocaeli Valiliği tarafından hazırlanan “ 2565 sayılı Kanun Tasarı Taslağı” gözetilerek,

2565 sayılı Kanun’da gerekli değişikliklerin yapılması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NA;

Kanun değişikliği gerçekleşinceye kadar Bölgenin güvenliğinin sağlanması yönünde ilgili mevzuatı çerçevesinde gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edilmesi hususlarında KOCAELİ

VALİLİĞİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINI ve kararın bilgileri yönünden TBMM

BAŞKANLIĞI’NA gönderilmesini önermiştir .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, 26/ 03/ 2014 tarihli ve 2014/ 6173 sayılı Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinin kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının Tüpraş temsilcilerinin koydukları “şartlı şerh”

9 / 17nedeniyle uygulanamadığını, Tüpraş’ın Kararname kapsamında kalan 39 firmanın kişilik haklarına,

ekonomik ve ticari özgürlüklerine ve yeni yatırımlara mani olduğunu iddia ve şikayet ederek, bahse konu Kararın uygulanmasının sağlanması yönünde gereğini talep etmektedir .

12. Özel güvenlik bölgelerinin kurulması ve kaldırılmasına ilişkin hususlar 2565 sayılı Askeri Yasak

Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ile Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri

Yönetmeliği kapsamında yerine getirilmekte olup, Kanun ile yurt savunması veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan veya kısmen dahi tahripleri veya devamlı olarak ya da geçici bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek; diğer askeri tesis ve bölgeler ile kamu veya özel kuruluşlara ait her türlü yer ve tesislerin etrafında güvenlik bölgelerinin, kurulması, kaldırılması ve gerektiğinde genişletilmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesi amaçlanmıştır . Bu doğrultuda, kamu veya özel kuruluşlara ait stratejik değeri haiz her türlü yer ve tesislerin çevresinde bu Kanun hükümlerine göre özel güvenlik bölgeleri kurulabilmektedir .

13. Kanunun uygulanmasına ilişkin esas ve usuller 30/ 04/ 1983 tarihli ve 18033 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği ile düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin “Özel güvenlik bölgeleri kurma esasları : ” başlıklı 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının (A) bendinde, mülki amirlerin, il sınırları içerisinde bulunan tesislerden, etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması zorunlu olanları, valilik bünyesinde oluşturulan özel güvenlik bölgesi değerlendirme komisyonundan yararlanarak belirleyeceği, ayrıca tesis sahip veya yetkili makamlarının da bu amaçla mülki makamlara başvurabileceği, mülki amirlerce hazırlanan özel güvenlik bölgesi öneri dosyasının İçişleri Bakanlığına iletileceği, İçişleri Bakanlığının MGK’nın da görüşünü de bakanlık mütalaası ile birlikte dosyayı Genelkurmay Başkanlığına gönderileceği, Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenler hakkında Bakanlar Kurulu kararı çıkartılması işlemlerinin İçişleri Bakanlığınca yürütüleceği hüküm altına alınmıştır .

14. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri kapsamında başvuruya konu 26.03.2014 tarih ve 2014/ 6173 sayılı Bakanlar Kurulu kararının alınmasına giden süreç incelendiğinde, 14.1. Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği kapsamında Tüpraş ve çevresinde yer alan LPG ve Akaryakıt Dolum Tesislerinin bulunduğu alanda Özel Güvenlik Bölgesi Kurulması amacıyla Kocaeli Valiliği tarafından oluşturulan Komisyon tarafından İlgili Bakanlıklara ve Genel

Müdürlüklere gönderilmek üzere hazırlanacak Özel Güvenlik Bölgesi öneri dosyasına eklenmek üzere bölge içinde yer alan tüm tesislere 14/ 03/ 2012 tarihli ve B 14 4 İLM 041 00 00 00/ 971 sayılı talep toplama yazısının gönderildiği, bu kapsamda tesislerden özetle, ürettikleri maddelerin türü/üretim kapasitesi, bunların hangi maksatlar için kullanıldığı ve yurt ekonomisi yönünden taşıdığı önem, özel güvenlik bölgesi kurulması isteminin gerekçeleri, kurulması istenen özel güvenlik bölgesi içerisinde kalacak gerçek ve tüzel kişilere ait malların kamulaştırılmasına gerek duyulup duyulmadığı vb. bilgi ve belge talep edildiği görülmüştür .

14.2. Söz konusu talep toplama yazılarına tesislerin cevabı incelendiğinde ise, “Ülke ihtiyacı olan petrol ve türevlerine ait hammaddelerin yaklaşık %50- 60 kadar olan büyük bir oranının ithalatının yapıldığı, işlendiği, depolandığı ve yurt içine sevkiyatının gerçekleştirildiği önemli bir üretim alanında yer alıyor olması tesisimizin ülke ekonomisindeki yerini ortaya koymaktadır . Tesisimiz

10 / 17yanıcı, yakıcı, parlayıcı nitelik taşıyan petrol türevleri ve kimyevi hammadde ürünlerinin,

depolandığı işleme tabi tutulduğu bir kompleks konumunda olan bölgede olması ve bölgemizde meydana gelebilecek olası terör eyleminin ses getirebilecek ekonomik ve stratejik hedeflere yöneltilmemesi için tesisler topluluğu etrafında özel güvenlik bölgesi kurulmasını istemektedir .” denmek suretiyle tesislerinin yurt ekonomisi yönünden taşıdığı önemi ve özel güvenlik bölgesi kurulması isteminin gerekçelerini ortaya koydukları tespit edilmiştir . Başvuran sahibi olduğu talep yazısı incelendiğinde ise, başvuranın yukarıda yer verilen ifadelerle özel güvenlik bölgesi kurulmasını talep ettiği ancak “Kocaeli

Valiliğinin almış olduğu karar gereğince bölgede kömür eleme ve paketleme faaliyeti yapılamamaktadır .” demek suretiyle üretim yapmadığı bilgisini verdiği görülmüştür . Tüpraş’ın talep yazısı incelendiğinde ise, “İzmit Rafinerisi ile çevresinde yer alan tesislerin birbirinden tamamen farklı işlem ve işlevleri dikkate alınarak; “Kocaeli Körfez Enerji Bölgesi” adıyla tesisi planlanan

“Özel Güvenlik Bölgesi”nin, İzmit Rafinerisinin hali hazırda mevcut özel Güvenlik Bölgesinin dışında ve komşu olarak tesis edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir .” demek suretiyle çekincelerine yer verdiği ; Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T .A.Ş.’nin talep yazısı incelendiğinde, “Kurulması planlanan liman ve depolama tesisimizin, “Özel Güvenlik Bölgesi” içine alınması planlanan rafineri ve akaryakıt sanayii ile hiçbir ilgi ve bağlantısı bulunmamaktadır . Bu nedenle, bölgeye komşu arazimizin; üzerinde çalışılan rafineri ve akaryakıt sanayiine yönelik olarak planlanan “Özel Güvenlik Bölgesi” alanının dışında kalmasının Şirketimizce daha uygun olacağı değerlendirilmektedir .” demek suretiyle olumsuz görüş beyan ettiği, ayrıca MİLANGAZ, İZGAZ, TURKUAZ A.Ş. firmalarının da bölge içinde yer almak istemediklerini belirttikleri, BERSEY

A.Ş’nin çekimser kaldığı, bölge içinde yer almayı isteyen bazı firmaların ise maliyet yüküne katlanmamak koşuluyla yer alabileceklerini ifade ettikleri görülmüştür .

14.3. Bölgede yer alan firmaların üretim yapısı incelendiğinde, OMV P.O A.Ş (LPG MIX dolumu), PETGAZ A.Ş. (LPG satışı), AYTEMİZ A.Ş (Akaryakıt ve LPG dolum ve depolama), GESAN A.Ş (LPG dolumu), SHELL-TURCAS A.Ş (Petrol ve türevleri depolama, dağıtım), PRİSTA OİL A.Ş (Petrol ve türevleri depolama), AKÇAGAZ A.Ş (Tüp dolumu, Tankerlere LPG dolumu), AYGAZ

A.Ş (Tüp dolumu, Tankerlere LPG dolumu), ANADOLU GAZ A.Ş (Tüp dolumu, LPG dolumu), ENİSA ENERJİ A.Ş (Depolama/Gayri faal), KARBONSA A.Ş (Kömür eleme ve paketleme/ Gayri faal), İPRAGAZ A.Ş (LPG dolumu), BATEK A.Ş (Plastik ambalaj üretimi), GÜLŞEN

KARDEŞLER A.Ş (Hurda alım satımı), MODÜL ÇELİK YAPI A.Ş (Çelik konstrüksiyon ve inşaat işleri), POLTEKNİK A.Ş, ( LPG’li makine imal, montaj ve bakım), TOTAL A.Ş (Tüp dolumu piknik, ev, sanayi), SİMSET A.Ş (Çelik konstrüksiyon ve makine imalatı), KAVANLAR A.Ş (Hazır beton üretimi), MCB A.Ş (LPG dolum tesislerinde kul .mlz .imalatı), NURAN ÖZPINAR (Arazi üzerinde kurulu tesis yok), GÜLER ÖZPINAR (Arazi üzerinde kurulu tesis yok), ÖZPINAR PETROL A.Ş (Arazi üzerinde kurulu tesis yok), HABAŞ A.Ş (Petrol ürünleri, tüp ve tanker dolumu), TÜPRAŞ

A.Ş (LPG, K.Benzin 95, K.Benzin 95 Premium, motorin, nafta, F.Oil, Yüksek kükürtlü fuel oil, BİTÜM, oksijen yakıtlar, ihrakiye fuel oil, jet A1, kükürt, solven üretimi), İGSAŞ A.Ş (Amonyak ve kimyasal gübre üretimi), OPET A.Ş (Akaryakıt üretimi), ERGAZ A.Ş (LPG depolama, Tüp dolumu), PETLİNE A.Ş (Petrol ürünleri üretimi), LUKOİL A.Ş (Petrol ürünleri üretimi), BP A.Ş (Tüp dolumu), AKPET A.Ş (Akaryakıt depolama ve dağıtım), MİLANGAZ A.Ş (LPG depolama ve tanker dolumu), BERSEY A.Ş (Kazan imalatı, ısı santral kurulumu), TURKUAZ A.Ş (LPG

11 / 17depolama), DP WORD A.Ş (Dolu/boş konteynır elleçleme tesisi), İZGAZ A.Ş (Gaz dağıtım),

ALPET A.Ş (Petrol ürünleri üretimi), ERDEMİR A.Ş (Çelik saç rulo, çelik plaka üretimi), bir kısmının petrol ve türevlerine ait hammaddelerin ve kimyevi hammadde ürünlerinin üretiminin ve dağıtımının yapıldığı ve depolandığı tesisler olduğu, bir kısmının ise yine bölge içinde hurda alım satımı ve plastik ambalaj üretimi yapan stratejik önemi haiz olmayan firmalar olduğu, öte yandan bazı firmaların faal olmadığı, bölge içinde 2 gerçek kişi olduğu ve arsaları üzerinde kurulu tesislerinin olmadığı ve firmaların üretim kapasitesi bakımından birbirinden çok farklı büyüklükte oldukları hususları tespit edilmiştir .

14.4. 2014/ 6173 sayılı Kararının alınmasına dayanak 10/ 09/ 2012 tarihli ve 2012/ 1 sayılı Kocaeli

Valiliği Özel Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonunun kararı incelendiğinde, Kocaeli ili, Körfez ilçesi sınırları içerisinde, yurt savunması ve ekonomisine çok büyük katkıda bulunan, kısmi olarak dahi geçici ya da sürekli bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde ülkemizin milli güvenliği veya toplum hayatı bakımında son derece olumsuz sonuçlar doğurabilecek akaryakıt ve

LPG üretim/depolama/tedarik iş ve işlemlerini yürüten tesisler topluluğu bulunduğu, Özel Güvenlik

Bölgesi kurulması düşünülen alan içerisinde kalan tesisler benzer yapıda olduğu için, birbirlerinden bağımsız olarak güvenliklerinin sağlanmasının düşünülemeyeceği, birden fazla özel güvenlik kurulması halinde tesislere giden yollarda karmaşa oluşacağı, sorunlar çıkacağı, güvenlik zafiyeti meydana gelebileceği belirtilerek bölgenin tamamını içine alacak tek bir özel güvenlik bölgesi kurulmasına ve bu bölgenin güvenlik yönetiminden sorumlu tek bir yönetim oluşturulmasına karar verildiği, kararın ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından imza edildiği, Tüpraş temsilcilerinin

Kocaeli Valiliği Özel Güvenlik Bölgesi Komisyonu üyesi sıfatıyla bahse konu karara “ 92/ 2609 sayılı ve 2008/ 14015 sayılı Bakanlar Kurulu kararları yürürlükte olmak kaydıyla, haricinde oluşturulacak

Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinin ortak masraflarına katılacakları konusunda” şerh düştükleri görülmüştür .

15. 12 ve 13 numaralı paragraflarda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri kapsamında ve 14.4 numaralı paragrafta yer verilen Komisyon kararına dayanılarak, başvuruya konu 26.03.2014 tarih ve 2014/ 6173 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile, Kocaeli ili Körfez ilçesinde 39 tesisi içine alan “Kocaeli

Körfez Enerji Bölgesi” adı altında ortak bir özel güvenlik bölgesi kurulmuştur . Aynı kararla 6.1.1992 tarih ve 92/ 2609 sayılı, 16.5.2008 tarih ve 2008/ 14015 sayılı ve 21.1.2010 tarih ve 2010/ 75 sayılı özel güvenlik bölgeleri kararları yürürlükten kaldırılmış olup, yürürlükten kaldırılan özel güvenlik bölgeleri TÜPRAŞ ( Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi ) ve İGSAŞ (İstanbul Gübre Sanayii

Anonim Şirketi Amonyak ve Üre Tesisleri) firmalarına aittir .

16. Başvuran, Tüpraş temsilcilerinin Kocaeli Valiliği Özel Güvenlik Bölgesi Komisyonu üyesi sıfatıyla 26.03.2014 tarih ve 2014/ 6173 sayılı Bakanlar Kurulu kararına “ 92/ 2609 sayılı ve 2008/ 14015 sayılı Bakanlar Kurulu kararları yürürlükte olmak kaydıyla, haricinde oluşturulacak

Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinin ortak masraflarına katılacakları konusunda” şeklinde düştükleri şerh dolayısıyla Kararın uygulanamadığını iddia etmektedir . Askeri Yasak Bölgeler ve

Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliğinin 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının (A) bendinde ( 1) numaralı bentteki özellikleri taşıyan tesislerin etrafında özel güvenlik bölgesi kurulması ile ilgili işlemlerde uygulanacak esaslara yer verilmiş olup, bu bağlamda Komisyonun kararlarını oy çokluğu ile alacağı, oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluk sayılacağı ve çekimser oy

12 / 17kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır . Bu bağlamda bahse konu şerhin bu bağlamda idarenin

açıklamalarında da yer verildiği üzere, olumsuz oy olarak değerlendirilmesi gerektiği ve kararın uygulanmasına engel nitelikte olmadığı kanaati ve sonucuna varılmıştır .

17. Başvuran 2014/ 6173 sayılı Kararın uygulanmasını sağlanması yönünde gereğini talep etmiştir .

Kocaeli Valiliği Özel Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonunun 2016 ve 2017 yılında aldığı kararlar ile bölge içinde kalan taşınmazların takyidatlı tapu kayıtlarının incelenmesinden Kararın uygulanmasının önünde hukuki ve fiili engeller olduğu tespit edilmekle, dosyasında mevcut bilgi ve belgeler nezdinde ortaya konmuş olan sorunlar ve çözüm önerilerine aşağıda yer verilmiştir .

18. Kocaeli Valiliği Özel Güvenlik Değerlendirme Komisyonunun 23/ 02/ 2016 tarihli ve 2016/ 1

– 2016/ 2 – 2016/ 3 sayılı kararlarında özetle, 18.1. Kocaeli Körfez Enerji Bölgesi adıyla tesis edilen özel güvenlik bölgesinde yer alan 39 tesisten

37 sinin anonim şirket, ikisinin gerçek kişi niteliğinde olduğu, yine 39 tesisten 3’ünün bölgede hiçbir

tesisi bulunmadığı, sadece boş arsalarının olduğu, bölge içinde yer alan işletmelerin hepsinin münhasıran enerji sektöründe faaliyet göstermedikleri, bir kısmı yapı sektöründe faaliyet gösterirken bir kısmının enerji sektörüyle bağlantılı olmayan imalat yaptıkları, soğuk metal işledikleri, hurdacılık yaptıkları, bu bağlamda bölgedeki tesisler arasında sektörel birliktelik ve faaliyet alanları bakımından uyum olmadığı; 18.2. Yönetmeliğin 2 inci maddesi uyarınca özel güvenlik bölgesi için uygulanacak iş ve işlemleri

“ tespit edecek ve bölgenin yönetilmesine ilişkin kararları alacak olan Valilik bünyesindeki Özel

Güvenlik Bölgesi Değerlendirme Komisyonu”nun icrai bir organ olmadığı, bu bağlamda

Komisyonun alacağı kararların uygulanması için bölgede yer alan 39 tesis adına ortak bir idari yapının, tüzel kişiliğin kurulması gerektiği ancak 2565 sayılı Kanun ile ayrı bir tüzel kişilik kurulmasının öngörülmediği, 18.3. Kamu tüzel kişiliği yerine özel hukuk tüzel kişiliğinin kurulması halinde ise uygulamada çeşitli sorunlar ile karşı karşıya kalınacağı; özel güvenlik bölgesinin kuruluşu sırasında muvafakati alınan şirketlerin bir kısmının özel güvenlik alanının kurulup işletilmesinde oluşabilecek maddi bir yüke karşı olduklarını ve bu şartla bölgede yer alabileceklerini beyan ettikleri, bazı işletmelerin ise alanda kurulu tesislerinin bulunmadığını belirttikleri, öte yandan, bölgede yer alan işletmelerin ekonomik büyüklük itibarıyla da birbirinden çok farklı oldukları, bu bağlamda finansal olarak bir yapının teşkili ve sürdürülebilirliğinin zor olduğu ve oluşacak mali yükten dolayı, bölgede bulunan bazı küçük ölçekli işletmelerin faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalabilecekleri, Hususları birlikte değerlendirilerek, – Ülkemizin enerji güvenliği politikalarına bağlı olarak TÜPRAŞ’ın işlenmiş petrol ürünlerini içerisinde barındırması, yanıcı ve patlayıcı ürünlerin elde edilerek depolanması, potansiyel bir tehlike karşısında çevresel ve ekonomik bir felakete neden olabilecek önemli bir kuruluş olması ile kamu ve toplum yararı açısından özel güvenlik tedbirleri ile denetlenmesinde yarar görülen ve ülkemizin milli güvenliği ve milli çıkarları bakımından “stratejik değeri haiz” bir tesis olması, daha önce mevcut iki Özel Güvenlik Bölgesinin bulunması nedeniyle ortaya çıkan güvenlik zaafının telafisi bakımından 6.1.1992 tarih ve 92/ 2609 sayılı karar ile

16.5.2008 tarih ve 2008/ 14015 sayılı karar ile kurulan TÜPRAŞ İzmit Rafinerisine ait iki

13 / 17Özel Güvenlik Bölgesi kararının tek bir karar olarak teklif edilmesine, bununla beraber

TÜPRAŞ için tesis edilen 2008 tarihli özel Güvenlik Bölgesi kararından sonra deniz tarafında yeni bir iskelenin yapılmış olduğu da dikkate alınarak, teklif edilecek yeni özel güvenlik bölgesi koordinatlarının buna göre tespit edilerek Valilik öneri dosyasının hazırlanıp

İçişleri Bakanlığına sunulmasına; – İGSAŞ’ ın mevcut amonyak ve üre tesislerinde kullanılan hammaddelerin özellikleri itibarıyla yanıcı, yakıcı, patlayıcı, parlayıcı ve boğucu özelliklere sahip olması, ülkemizin tarım ve sanayii alanında kullanılan ürenin tek üreticisi konumunda olması, yine gübre sanayisinin hammaddesi olan amonyak üretimi ve depolanmasının bu tesiste yapılması nedeniyle ülkemizin ekonomisi ve tarımı açısından yüksek derecede stratejik bir öneme haiz olması ve daha önce mevcut bir Özel Güvenlik Bölgesinin bulunması nedeniyle ortaya çıkan güvenlik zaafının telafisi bakımından İGSAŞ’ a ait ve 21.01.2010 tarih ve 2010/ 75 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen özel Güvenlik Bölgesinin şuurlarında bir değişiklik gerekmediğinden, İGSAŞ ( İstanbul Gübre Sanayii Anonim Şirketi Amonyak ve Üre Tesisleri )

çevresinde tekrar özel Güvenlik Bölgesi kurulması için Valilik öneri dosyasının hazırlanıp

İçişleri Bakanlığına sunulmasına, 22/ 02/ 2016 tarihinde oy birliği ile karar verildiği tespit edilmiştir .

18.4. Bu bağlamda, ortaya çıkan durum itibarıyla 26/ 03/ 2014 tarih ve 2014/ 6173 sayılı Bakanlar

Kurulu kararının kaldırılması önerildiği için, bölge dışında kalacak diğer 37 tesis bakımından toplu bir özel güvenlik alanının oluşturulabileceği, 2565 sayılı Kanun hükümlerinin ortak özel güvenlik bölgesine ilişkin olarak yetersiz kaldığı gerekçesiyle Kocaeli Valiliğince 2565 sayılı Kanunda değişiklik yapılmasına dair taslak hazırlandığı, 2565 sayılı Kanun Tasarı Taslağında öngörülen değişikliklerin yasalaşması halinde bu 37 tesis için özel güvenlik bölgesi kararı alınmasının uygun olacağının değerlendirildiği, bu doğrultuda Valiliğin 25.02.2016 tarih ve 2016/ 038 sayılı yazısıyla da

İçişleri Bakanlığına TÜPRAŞ’a ve İGSAŞ’a münhasır özel güvenlik bölgesi kurulması için teklif yapıldığı tespit edilmiştir .

19. Kocaeli Valiliği Özel Güvenlik Değerlendirme Komisyonunun 20/ 04/ 2016 karar tarihli 2016/ 4 sayılı kararıyla, Kocaeli Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinin korunması ve güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirlerin alınması, ortak güvenlik yapılarının oluşturulması, bölgenin genel güvenliğinin sağlanması amacıyla kolluk güçlerinin icra edeceği faaliyetlere destek olunmasına dair ilke ve esasların düzenlenmesi amacıyla bir uygulama Yönergesinin kabul edildiği, Yönergenin kabulü ertesinde 2016- 2017 yıllarında Komisyon tarafından alınan kararlar incelendiğinde, bölge sınırları içinde bulunan tesislerin bir kısmına yönelik veya bütününün ortak güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirlerin (güvenlik kontrol noktası oluşturulması vb.) alınmasının kararlaştırıldığı ve bu tedbirlerin gerektirdiği harcamaların hangi tesisler tarafında karşılanacağına, karşılanmaması halinde uygulanacak yaptırımlara yer verildiği tespit edilmiştir .

20. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 27.05.2016 tarihli olurları ile 31.05.2016/ 01.06.2016 tarihlerinde Kocaeli Enerji Özel Güvenlik Bölgesindeki güvenlik tedbirlerini incelemek ve Kocaeli

Valiliğince bölgenin korunmasına yönelik talep edilen personel ve teçhizat durumunu değerlendirmek üzere bir inceleme raporu düzenlenmiş olup, söz konusu raporda mevcut duruma

14 / 17ilişkin tespitler ile alınan tedbirlere ayrıntılı bir şekilde yer verilmekle, sonuç ve değerlendirme

kısmında, Bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik alınacak tedbirler açısından idari, teknik, mali ve hukuki alanda sorunlar yaşandığı; bölgede güvenlik tedbirlerine dair alınacak kararların uygulanması ve Körfez Enerji Özel Güvenlik bölgesinin tek elden idaresi için bir tüzel kişilik ve icrai yapının kurulması gerektiği; bir özel hukuk tüzel kişiliğinin pratikte kurulup etkili ve sorunsuz bir şekilde hizmet üretmesi mümkün görülmediğinden 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve

Güvenlik Bölgeleri Kanununda Özel güvenlik bölgelerinde organize sanayi benzeri bir tüzel kişiliğin kurulmasını zorunlu kılan ve yaptırımlar içeren düzenleme yapılması, (Kocaeli Valiliğinin bu konuda bir taslak çalışması bulunmaktadır .), Kanun düzenlemesi yapılıncaya kadar Özel Güvenlik Bölgesi

Değerlendirme Komisyonunun alacağı kararların uygulanması ve güvenlik tedbirlerine dair oluşacak maliyetin karşılanması için muhatap bir tüzel kişilik olarak bölgede bulunan enerji tesislerinin içerisinde yer aldığı bir dernek kurulması ve bölge içi ve bölge sınırlarının dış çevresinin güvenliğinin sağlanmasına yönelik ayrıntılı tedbirleri içeren önerilere yer verilmiştir . Söz konusu önerileri içeren İnceleme Raporu Genel Müdürlüğün 19/ 07/ 2017 tarihli yazısıyla değerlendirilmek üzere gereği ve bilgileri için ilgili idarelere gönderilmiştir .

21. Bu süreçte ilki 21/ 05/ 2017 tarihinde olmak üzere 1 yıllık süre zarfında, bölge içinde yer alan 39 tesisten 30 tesis bölgeden çıkma talebinde bulunmuş, TÜPRAŞ ve İGSAŞ ise bölgeden ayrılmakla beraber, güvenlik zaafı yaşanmaması için kendilerine ait iken iptal edilen özel güvenlik bölgelerinin yeniden ihdasını talep etmişlerdir .

22. Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat, ilgili idarelerce yapılan tespit ve öneriler ve dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Körfez Enerji Özel Güvenlik Bölgesinde, ülke ekonomisine büyük katkısı bulunan geçici olsa bile faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik, ülke ekonomisi veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek işlenmiş petrol ürünlerini içerisinde barındıran, yanıcı ve patlayıcı ürünlerin elde edilerek depolandığı başta

TÜPRAŞ tesisleri ile gübre sanayisinin hammaddesi olan amonyak üretimi ve depolanmasının yapıldığı İGSAŞ tesisleri olmak üzere akaryakıt ve LPG üretim, depolama, tedarik iş ve işlemlerini yürüten tesisler topluluğu bulunduğu, bölgenin tesislerin kapasitesi bakımından ülkemizde petrol türevi ürünlerinin üretimi ve dağıtımında en büyük hacme sahip bölge konumunda olduğu; bölgede toplam 39 işletme bulunduğu, bu işletmelerin 37’sinin anonim şirket, 2’sinin gerçek kişi şeklinde faaliyet gösterdiği, işletmelerin hepsinin münhasıran enerji sektöründe faaliyet göstermediği, tesislerden sadece 26 tanesinin akaryakıt, LPG ve amonyak üretim-depolama-tedarik alanında faaliyet gösterdiği, 13 tanesinin yapı sektörü, soğuk metal işleme, depolama, ambalaj üretimi ve hurdacılık gibi alanlarda faaliyet gösterdiği, üç firmanın hiçbir tesisinin bulunmadığı, bölgede sadece boş arsalarının bulunduğu, bu bağlamda bölgedeki tesisler arasında sektörel birliktelik ve faaliyet alanları bakımından bir uyum olmadığı gibi ekonomik büyüklük olarak da firmaların birbirinden çok farklılaştığı, tüm bu unsurların homojen bir güvenlik çevresi oluşturulmasını, bölgede ortak bir özel güvenlik sisteminin kurulmasını engellediği; yasal altyapı incelendiğinde ise 2565 sayılı Askeri

Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununda güvenlik bölgesinin tek elden idaresi için ayrı bir tüzel kişilik ve icrai yapının kurulması yoluna gidilmediği, bu suretle bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik alınacak tedbirler açısından idari, teknik, mali ve hukuki alanda sorunlar ile karşı karşıya kalındığı, sonuç olarak ülkemiz için çok önemli tesislerin bir arada bulunduğu alan olması nedeniyle herhangi bir sabotaj ya da kaza durumunda telafisi imkânsız zararlar meydana

15 / 17gelebileceği gözetilerek özel güvenlik bölgelerinde organize sanayi bölgelerindeki yapıya benzer bir

tüzel kişiliğin kurulmasını zorunlu kılan ve yaptırımlar içeren düzenleme yapılmasına ihtiyaç olduğu değerlendirilerek bu yönlerden idareye tavsiyede bulunmak gerekmiştir .

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin

Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “kanunilik” , “ dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı hususları tespit edilmiştir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; 1. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 27.05.2016 tarihli Olur ’ları ile hazırlanan “Kocaeli Körfez Enerji

Özel Güvenlik Bölgesi İnceleme Raporu”nda yer verilen tespit ve öneriler ile Kocaeli Valiliği tarafından hazırlanan “ 2565 sayılı Kanun Tasarı Taslağı” gözetilerek, 2565 sayılı Kanun’da gerekli mevzuat değişikliği çalışmalarının yürütülmesi hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

2. Kanun değişikliği gerçekleşinceye kadar Bölgenin güvenliğinin sağlanması yönünde ilgili mevzuatı çerçevesinde gerekli tüm tedbirlerin alınmaya devam edilmesi hususlarında KOCAELİ

VALİLİĞİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığı ve Kocaeli

Valiliği tarafından bu karar tesis edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, BAŞVURANA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NA, KOCAELİ VALİLİĞİ’NE ve bilgileri için TBMM BAŞKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

16 / 1717 / 17