ÖZET: Başvuran, Devlet Bakanı olarak görev yaptığı dönemde kendisi ve diğer bakanlara sağlanan koruma ve hizmet aracı tahsisinin adil olmadığını belirterek, bu uygulamanın kaldırılmasını veya kendisi ve benzer durumdaki diğer bakanlara da aynı imkanların tanınmasını talep etmiştir. İlgili idareler, koruma hizmetlerinin gizlilik çerçevesinde yürütüldüğünü ve bu nedenle bilgi paylaşımında isteksiz davranmışlardır. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, koruma hizmetleri yönetmeliği ve yönergesinin şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, koruma hizmetleri kapsamında nesnel ve somut kriterlerin belirlenmediğini, bu durumun vatandaşların kurumlara olan güvenini zedelediğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, gizlilik kayıtlarının kaldırılması ve yönetmelikte değişiklik yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

: 94019529-101.07.04-E.

SAYI

:

BAŞVURUNO

KARAR TARİHİ

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN

BAŞVURAN VEKİLİ/ TEMSİLCİSİ

BAŞVURUYA KONU İDARE Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Milli

Savunma Bakanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU Başvuranın “Konuna Hizmetleri

Yönetmeliği” kapsamında uygulamalara gerçekleştirilen ilişkin şikayeti hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ 22.8.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, “54 ‘üncü Hükumet döneminde Devlet Bakanı olarak görev yaptığını, T C.

Hükumetlerinde bakan olarak görev yapmış kişilere koruma, hizmet aracı tahsisi yapıldığını, özellikle Dışişleri, İçişleri, Adalet ve Ulaştırma Bakanlarına, İçişleri Bakanlığı müsteşarlarına ve r daha birçok sivil ve asker emekli bürok atlara hayat boyu koruma görevlisi ve hizmet aracı tahsis edildiğini, şu anda da daha önceki hükumetlerde görev yapmış eski bakanlara hizmet aracı verildiği gibi yapmış 1970’li yıllarda görev bazı bakanların da hala koruma ve araç imkanından yararlandıklarını, ayrıca Türk Silahlı Kuwetlerinde görev yapan eski komuta kademesi üyelerinin h t boyu koruma altında olduklarını ve kamu araçlarının emirlerine verildiğini, Bakanlık aya r ı görevinden ayrıldığı tarihten itibaren Ankara Valiliği ‘nden kendisine “Çağ Üzerine Koruma” r kararının devam ettiğine dair yazı geldiğini, bu uygulamanın her yıl tek ar ettiğini iddia ve ifade ederek araç ve koruma tahsisinin kaldırılmasını, şayet söz konusu uygulama devam edecekse kendisi ve kendisi gibi olan diğer bakanlara da aynı imkanların tanınmasını” talep etmektedir.

il. İDARENİN ŞİKAYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

1 / 8 2. Şikayet başvunısunun çözüme kavuştunılması amacıyla Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Milli

Savunma Bakanlığı’ndan 15/09/2017 tarih ve – sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiştir.

2.1. Milli Savunma Bakanlığı’nın 10/10/2017 tarih ve

– sayılı yazısında; “söz konusu talebin istihbarat ve lojistik alanına girdiğinin değerlendirildiği bu sebeple yazının Genel Kurmay Başkanlığı İstihbarat Başkanlığı ile Lojistik

Başkanlığına gönderildiği ve ilgili birimler tarafından Kurumumuza işlem sonucunun bildirilmesinin istendiği” ifade edilmiştir. Ayrıca söz konusu yazı ekinde yer alan Milli Savunma Bakanlığı’na ait 05/10/2017 tarih ve sayılı yazıda “Eski Bakanı kişiye olan bir envanterlerinde bulunan bir aracın tahsis edildiği” beliıtilıniştir.

2.2. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 10/10/2017 tarih ve sayılı yazısında; “Koruma hizmetlerinin 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet

Kanunu İle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20 ‘nci maddesine istinaden Başbakanlıkça yönelik çıkartılan “Koruma Hizmetleri Yönetmeliği” ve Yönetmeliğin uygulanmasına Bakan Onayı ile yürürlüğe giren “Koruma Hizmetleri Yönergesi” kapsamında yerine getirildiği, ancak

Yönetmeliğin; ayrıldıktan sonra taleplerine bakılmaksızın alınacaklar”

“Görevden korumaya 7 başlıklı ‘nci maddesinin içeriğinde Devlet Bakanlarının unvanının bulunmadığı, Komisyonların karar almada göz önünde bulunduracağı esaslar başlıklı 16’ncı maddesinde “Bir kimsenin korumaya alınıp alınmamasına veya korumasının devamına gerek olup olmadığına dair komisyonların yapacağı incelemede; kişinin terör örgütlerinin açık hedefi haline gelmiş veya getirilmiş olup olmadığı veya herhangi bir sebeple can güvenliğinin bulunup bulunmadığı yönünde güncel maruz bulunduğu önemi durumu elde edilen bilgi-belgeler ile kişinin tehdidin değerlendirilerek ve eldeki imkanlar da dikkate alınarak Yönetmeliğin 4 ‘ncü maddesinde belirtilen koruma şekillerinden birinin uygulanmasına karar verileceğinin belirtildiği, bu bağlamda Devlet

Eski Bakanı hakkında 2017 yılı için Ankara İl Koruma Komisyonunca yapılan değerlendirme neticesinde Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde belirtilen koruma şekillerinden ‘Çağrı

Üzerine Koruma’ kararının alındığı” ifade edilmiştir.

3. 2 no’lu paragrafta değinilen yazımızda talep ettiğimiz hususlara verilen cevapların tetkiki neticesinde 30/11/2017 tarih ve – sayılı yazımızla İçişleri Bakanlığı ‘ndan, 30/11/2017 tarih ve

– tarihli yazımız ile Milli Savunma Bakanlığı’ndan 07/12/2017 tarih ve – tarihli yazımız ile Başbakanlık’tan bilgi ve belge talep edilmiştir.

3.1. Başbakanlık İdari ve Mali İşler Başkanlığı’nın 18/12/2017 tarih ve sayılı yazısında; “Emniyet Genel Müdürlüğü Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 25/b maddesi gereğince; görevinden ayrılan Başbakan, Başbakan Yardımcıları ve Başbakanlık Müsteşarını korumakla görevli personel için araç tahsis işlemi gerçekleştirildiği, bu kapsamda toplam 32 adet aracın tahsis edildiği, araçlardan 1 O tanesinin mülkiyetinin Başbakanlığa ait olduğu diğerlerinin ise, kiralama yöntemi ile temin edildiği, kayıtlarının tetkikinde, şikayete konu talebe ilişkin olarak, şikayetçinin başvurusuna dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı, söz konusu yönetmeliğin ilgili maddesinde belirtilen görevler arasında Devlet Bakanlığı yer almadığından, şikayete konu talebe ilişkin olarak Başkanlıklarınca yapılacak bir işlem bulunmadığı”, 3.2. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 20/12/2017 tarih ve sayılı yazısında; “Koruma hizmetleri mevzuatı gizlilik 2/8 derecesini haiz olduğundan ve içeriğinde “uygulanması ile koruma hakkındaki tüm hususlar gizlilik içerisinde sürdürülür . Gizlilik kurallarına uymayanlar hakkında genel hükümlere göre işlem yapılır .” hükmü bulunduğundan, çoğaltılmaması, kopyalanmaması, kişilerin istifade etmesinin sağlanmaması, dijital ortama alınmaması ve yürütülmekte olan görev süresince kullanılması gerektiğinden, ilgi (c) sayılı yazınız içeriğindeki sorulara ilişkin herhangi bir bilgi paylaşımı yapılamadığı, ancak 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Bilgi ve Belge İsteme başlıklı 18’inci maddesinin “Devlet Sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler Başdenetçi veya görevlendireceği denetçi tarafından yerinde incelenebilir .” hükmüne istinaden talep edilen bilgi ve belgeler ile ilgili olarak yerinde inceleme yapılabileceği ”, 3.3. Milli Savunma Bakanlığı’nın 19/ 01/ 2018 tarih ve sayılı yazısının ekinde yer alan Genel Kurmay Başkanlığı’nın 03/ 01/ 2018 tarih ve sayılı yazısında “ Konuya ilişkin yapılan inceleme neticesinde; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin muvazzaf ve emekli personeli için sağlanan koruma hizmetleri, ilgi (ç) Koruma Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgi (d) TSK Koruma Hizmetleri Yönetmeliği esasları doğrultusunda yürütüldüğü ”, yine yukarıda belirtilen yazı ekinde yer alan MSB’nin 11/ 10/ 2017 tarih ve sayılı yazısında; “ eski Milli Savunma Bakanlarından üç kişi için ‘GİZLİ’ gizlilik derecesinde bulunan Koruma Hizmetleri Yönetmeliğine istinaden

Bakanlık envanterinde bulunan araçlardan birer adet aracın tahsis edildiği ”, 4. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 05/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazısında; “ Koruma hizmetlerinin, 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu İle 3713 sayılı

Terörle Mücadele Kanununun 20’nci maddesine istinaden Başbakanlıkça çıkartılan “Koruma

Hizmetleri Yönetmeliği” ve Yönetmeliğin uygulanmasına yönelik Bakan Onayı ile yürürlüğü giren

“Koruma Hizmetleri Yönergesi” kapsamında yerine getirildiği, Yönetmeliğin amacının korumaya alınacak kişilerin tespiti ile güvenliklerinin sağlanmasında uyulacak esas ve usuller olduğu, 4.1. Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde görevleri süresince taleplerine bakılmaksızın korumaya alınacaklar ile 7’nci maddesinde görevden ayrıldıktan sonra talepleri bakılmaksızın korumaya alınacakların belirtildiği, bu kişiler hakkında koruma kararının Merkez Koruma Komisyonunca belirlendiği, Yönetmeliğin 8’inci maddesinde görevleri süresince talepleri halinde korumaya alınacaklar ile 10’uncu maddesinde talepleri halinde korumaya alınacak diğer şahıslar belirtilmiş olup, bu kişiler hakkında koruma kararının il koruma komisyonlarınca belirlendiği, acil durumlarda ise komisyonlarda değerlendirme yapılıncaya kadar valiliklerce koruma kararı alınabildiği, ayrıca

Merkez Koruma Komisyonunun, il koruma komisyonunca kişiler hakkında alınan koruma kararlarının şeklini değiştirebildiği, il koruma komisyonlarınca alınan kararlara karşı itiraz merciinin Merkez Koruma Komisyonu olduğu, 4.2. Yönetmeliğin 6 ve 7’nci maddelerinde devlet eski bakanları bulunmamakla birlikte Devlet Eski

Bakanı ün görevinden ayırıldığı tarihten itibaren Yönetmeliğin 8’inci maddesi kapsamında hakkında değerlendirme yapılarak : 1997 yılında Ankara İl Koruma Komisyonunca hakkında “Çağrı Üzerine Koruma” kararının alındığı, 1998 yılında Ankara İl Koruma

Komisyonunca hakkında alınan “Çağrı Üzerine Koruma” kararının, Merkez Koruma

Komisyonunda“Yakın Koruma” kararına dönüştürüldüğü, 1999 yılında Ankara İl Koruma

Komisyonunca hakkında “Çağrı Üzerine Koruma” kararının alındığı, 1999 yılında Merkez Koruma

3 / 8Komisyonunda Ankara İl Koruma Komisyonunca hakkında alınan “Çağrı Üzerine Koruma”

kararının kaldırılması yönünde karar alındığı, 2006 yılına kadar hakkında herhangi bir koruma kararının alınmadığı, 2006- 2017 yılları arasında Ankara İl Koruma Komisyonunca hakkında “Çağrı

Üzerine Koruma” kararının alındığı, hakkında alınan tüm koruma kararlarına karşı herhangi bir itirazının olmadığı ve terör örgütlerince tehdit edildiğine dair güncel bilgi ve belgesinin bulunmadığı, kayıtlarının tetkikinden anlaşıldığı, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu çerçevesinde yukarıda belirtilen açıklamalar haricinde, koruma mevzuatı kapsamında yürütülen tüm hususlar gizlilik derecesini haiz olduğundan uygulanması ve koruma hakkında başka bir bilgi paylaşımı yapılamadığı, ifadelerine yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 6. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde; “Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler… Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…”, 7. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 8. 4/ 7/ 1934 tarih ve 2554 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 1’inci maddesinde, “Polis, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur . Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin eder . Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder . Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar .” 8.1. İkinci maddesinde, “ Polisin genel emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır .

A) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmayan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak, B) İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak ”

4 / 89. 12/4/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 20’inci maddesinin birinci

fıkrasında, “Terörle mücadelede görev veren veya bu görevi ifa eden adlf, istihbarı, idarf ve askerf görevlile1; kolluk görevlileri, Ceza ve Tevki/evleri Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcıları, terör suçlularının muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, Devlet Güvenlik

Mahkemelerinde görev yapmış hakim ve savcılar, Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesiyle yetkili kılınmış ağır ceza mahkemelerinde görev yapan hakim ve savcılar ile bu görevlerinden ayrılmış olanlar ve terör örgütlerinin açık hedefi haline gelen v ya getirilenler ile suçların aydınlatılmasında yardımcı olanlar hakkında gerekli tedbirleri alınır.” koruma Devlet tarafından 9.1. İkinci fıkrasında, “Ceza Muhakemesi Kanununun 250’nci maddesi uyarınca Hakimler ve

Savcılar Yüksek Kurulunca görevlendirilecek ağır mahkemeleri başkan ile bu ceza ve üyeleri mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmakla ve kovuşturmakla görevli Cumhuriyet savcılarının korunma ve güvenlik talepleri ilgili makam ve mercilerce öncelikle ve ivedilikle yerine getirilir. Koruma için ihtiyaç duyulan araç ve gereçler Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca temin edilir.” 9.2. Dördüncü fıkrasında, “Bu tedbirlerin uygulanınasında. İçişleri Bakanlığı ile ilgili diğer l kuruın ve kuruluşlar gerekli lıer tiirlii gizi lik kurallarına uymak zorundadırlar.” 9.3. Beşinci fıkrasında, “Koruma tedbirleriyle ilgili esas ve usuller Başbakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddialan, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, İyi yönetim ilkeleri çerçevesinde, 2559 ve 3713 sayılı Kanunlara dayanılarak yüıürlüğe konulan “Konıma Hizmetleri Yönetmeliği” ve bu

Yönetmelik kapsamında hazırlanan “Konıma Hizmetleri Yönergesi”nde uygulamaya yön verecek nesnel, somut ve objektif ilke ve prensipler belirlenerek değişiklik yapılması ve gizlilik kayıtlarının kaldırılması yönünde hazırlanan “Tavsiye Karan Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyet Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere özetle, 54’üncü Hükumet döneminde Devlet

Bakanı olarak görev yaptığını, önceki T.C. Hükumetlerinde bakan olarak görev yapan kişiler ve bazı emekli sivil ve askeri bürokratlara konıma ve hizmet aracı tahsisi yapıldığını, Bakanlık görevinden ayı-ıldığı tarihten itibaren Ankara Valiliği’nden kendisine ‘Çağrı Üzerine Konıma’ kararının devam ettiğine dair yazı geldiğini, bu uygulamanın her yıl tekrar ettiğini belirterek araç ve konıma tahsisinin kaldırılmasını, şayet söz konusu uygulama devam edecekse kendisi ve kendisi gibi olan diğer bakanlara da aynı imkanların tanınması talebiyle Kmlllllumuza başvunnuştur.

ve 12. Başvmu konusu ile ilgili olarak Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı Milli Savunma Bakanlığı ‘ndan talep edilen, koıllllla ve araç tahsisatının hangi gerekçe ve kriterlere göre yapıldığı, bu kapsamda ne kadar kişiye koıllllla ve araç tahsis edildiği, tahsis edilen araçların ne kadarının kamu envanterine 5/8 kayıtlı araçlardan oluştuğu, ne kadarının kiralama usulüyle karşılandığı hususundaki bilgi ve belgeler söz konusu kurumlar tarafından ilk aşamada gönderilmemiştir . Daha sonra yapılan yazışmalarda da

Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından Koruma Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında sadece kaç araç tahsisi yapıldığına dair istatistiki bilgiler gönderilmiştir .

13. İçişleri Bakanlığı’ndan 30/ 11/ 2017 tarih ve sayılı yazımızla 15/ 09/ 2017 tarih ve sayılı yazımızda talep edilen fakat cevaplandırılmayan hususlarla birlikte “Koruma

Hizmetleri Yönetmeliği” ve “Koruma Hizmetleri Yönergesi”nin birer nüshası talep edilmiş talebimize Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından “Koruma Hizmetleri mevzuatının gizlilik derecesini haiz olduğu, uygulama ile koruma hakkındaki tüm hususların gizlilik içerisinde sürdürüldüğü bu sebeple yazımızda belirtilen hususlarla ilgili olarak bilgi paylaşımı yapılamadığı, 6328 sayılı Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Bilgi ve belge isteme başlıklı 18 inci maddesinin Devlet Sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler Başdenetçi veya görevlendireceği denetçi tarafından yerinde incelenebilir .” hükmüne istinaden talep edilen bilgi ve belgeler ile ilgili olarak yerinde inceleme yapılabileceği ” belirtilmiş ve daha sonra yapılan yazışmaya da aynı yönde cevap verilmiş olup başvuru konusu hakkında incelemeye esas olabilecek net bilgiye de sahip olunamamıştır .

14. Dünyada 1990’lı yıllardan itibaren “Geleneksel Kamu Yönetimi” anlayışından “Yeni Kamu

Yönetimi” anlayışına geçilmesi tartışılmaya başlanmış ve günümüzde de tartışılmaya devam etmektedir . Yeni Kamu Yönetimi anlayışının temel unsurlarından bir tanesi de “yönetimde şeffaflık ve hesap verilebilirlik” unsurudur . Söz konusu unsurlara Kurumumuz tarafından, 6328 sayılı Kurum

Kanunumuzun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer alan “İyi Yönetim İlkeleri”nde de yer verilmiş olup Kurumumuz tarafından gerçekleştirilen araştırmalar neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararlarında” kamu kurumlarından “İyi Yönetim

İlkelerine” uygun davranmaları istenmekte ve bu ilkelerin tüm kamu kurumlarında uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır .

15. İdareler tarafından gizlilik çerçevesinde gerçekleştirilen uygulamalar, kamu yönetiminde yanlış bir uygulama ve bilgi ve belge paylaşımı ile denetim ve eleştirilere karşı bir korunma yolu olarak değerlendirilmektedir . Geleneksel bürokratik yönetim anlayışına hakim olan bu tutum 20’nci yüzyılın ikinci yarısında, demokratik taleplerin artması, sosyal baskılar, küreselleşmenin etkisi şeklindeki gelişmeler kamu yönetiminin kapalı ve hiyerarşik düzenlerden, katılımcı ve şeffaflığın sağlandığı bir yapıya geçişini zorunlu kılmakta ve yönetim anlayışında bir takım değişikliklere de gitme yolunu açmaktadır .

16. Oysaki şeffaflık ilkesi, idarelerin gerçekleştirmiş oldukları işlemleri denetime ve eleştirilere açmaya, idarelerin ellerindeki bilgi ve belgelere ilgililerin ulaşmasını sağlamaya, hesap vermeye yöneltmekte ve bu sayede çağdaş demokratik yönetim anlayışının ve idarelere olan güvenilirliğin ülkelerde yerleşmesini amaçlamaktadır .

17. Hesap verilebilirlik ilkesi, çağdaş kamu yönetimini geleneksel kamu yönetiminden ayıran ve

“şeffaflık” ilkesi ile yakından alakalı bir ilkedir . Hesap verilebilirlik, verilen sorumlulukların yerine getirilmesinden dolayı açıklamalarda bulunma yükümlülüğüdür . En basit ifadeyle hesap verilebilirlik, ilgililere rapor vermek, bilgi paylaşmaktır . Kamu görevlilerinin davranış ve sorumluluklarının sorgulanabilmesi manasına gelmekte, kısaca, hesap verebilir olma durumu veya sorumlu olma şeklinde tanımlanmaktadır . Hesap verilebilirlik, kurumlardaki faaliyet, işlem ve

6 / 8eylemler hususunda bu faaliyetlerden sorumlu otoritenin ilgili kişilere karşı açıklama sorumluluğunu

ifade etmektedir . Bu açıklama sorumluluğu, görev ve yetkiler konusunda açık ve net olarak çizilmiş prosedür ve süreçleri gerektirmektedir . Bu bakımdan hesap verilebilirlik, hizmet sunumundaki aksaklıkların tespit edilmesini, aksaklıkların sebeplerini açıklamayı, işin sorumluluğunu veya sonuçlarını üstlenmeyi içermektedir . (Erhan TUTAL, 2014:18 – 19, Dünya’da ve Türkiye’de

Ombudsmanlık . Birinci Baskı . Ankara : Adalet Yayınevi .)

18. Kamu Denetçisi Yahya Akman tarafından şikayet başvurusuna konu olan “Koruma Hizmetleri

Yönetmeliği” ve bu Yönetmelik kapsamında hazırlanan “Koruma Hizmetleri Yönergesi” incelenmiş olup başvuranın iddiaları, idarelerin cevapları ve ilgili mevzuat çerçevesinde Kamu Denetçisi

Yahya Akman tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; 19. Koruma hizmetleri kapsamında, gerek yönetmelikte belirtilen kişileri korumakla görevli koruma personeli ve şoför sayısı gerekse bu amaçla tahsis edilen araç sayısı ve bu araçlar için ödenen yakıt bedeli vb. konularda müşahhas kriterlerin bulunmadığı, 20. Bakan veya bürokrat olarak bir kısım görevlerde bulunan kişilerden bazılarına, görevleri sona erdikten sonra bile ömür boyu koruma tahsis edilmesi durumunda zaman içerisinde bu kişiler hakkındaki güncellemeye muhtaç koruma gerekçelerinin ortadan kalkabileceği, bazen de çok kısa süreliğine adı geçen görevlerde bulunanların dahi kamuoyunda adları dahi bilinmeden korunmaya devam edebilecekleri göz önüne alındığında, böyle bir durumda koruma işleminin belirli bir süre ile sınırlandırılabileceği, 21. İlgili idarelerin gizlilik kaydı gerekçesiyle başvuru konusu hakkında bilgi vermekte isteksiz davrandığı ancak, söz konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin gizli olmasını gerektirecek bir durumunun bulunmadığı, şöyle ki, kişilerle ilgili, korumaya ihtiyaç duyulacak sebeplerin gizli olması anlaşılmakla birlikte hangi kişilerin nasıl ve hangi mevzuat hükümleri ile korunduğunun kamuoyu tarafından bilinmesinde gizlilik yönünden herhangi bir sakınca olamayacağı, ayrıca idarelerin görevlerinden ayrılan bakan ve bürokratlar hakkında korumaya ilişkin uygulamalarında yeknesak bir uygulamanın bulunmadığı, uygulamada nesnel, somut ve objektif kuralların bulunmadığı, bu uygulamanın vatandaşlar nezdinde kurumlara olan güven noktasında eksikliklere sebep olduğu, 22. Koruma Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında şahıslarla ilgili uygulamaların gizlilik çerçevesinde yürütülebileceği, nitekim 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20’nci maddesinin dördüncü fıkrasında da “ Bu tedbirlerin uygulanmasında, İçişleri Bakanlığı ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlar gerekli her türlü gizlilik kurallarına uymak zorundadırlar .” hükmüne yer verilerek bu kapsamda gerçekleştirilecek uygulamaların gizlilik çerçevesinde yürütülmesinin öngörüldüğü, ayrıca Yönetmeliğin dayanağı olan 2559 sayılı Polis Vazife Salâhiyet Kanunu ile 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu’nun herhangi bir gizlilik hükmünün bulunmadığı, her iki Kanunun da aleni bir şekilde yayımlandığı göz önüne alındığında mezkûr Yönetmelik ve Yönergenin gizlilik kayıtlarının kaldırılarak iyi yönetim ilkelerinden şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri doğrultusunda inceleme ve denetime açılması ve Yönetmelik hükümlerinde koruma uygulamalarına dayanak olacak nesnel, somut, ve objektif ilke ve prensiplere yer verecek şekilde değişiklik yapılması gerektiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır .

C. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

7 / 823. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, Kurumumuz tarafından başvuru konusu hakkında, idarelere yazılan bilgi ve belge talep yazılarımıza ilgili Kurumlarca tam olarak cevap verilmediği, bu suretle idarelerin hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup söz konusu idarelerin bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre

Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu 28/ 02/ 2018 tarihli ve E .2879 sayılı yazı ile başvurana bildirilmiştir .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre ŞİKÂYETİN KABULÜNE, İyi yönetim ilkeleri çerçevesinde, 2559 ve 3713 sayılı Kanunlara dayanılarak yürürlüğe konulan

“Koruma Hizmetleri Yönetmeliği” ve bu Yönetmelik kapsamında hazırlanan “Koruma Hizmetleri

Yönergesi”nde uygulamaya yön verecek nesnel, somut ve objektif ilke ve prensipler belirlenerek değişiklik yapılması ve gizlilik kayıtlarının kaldırılması hususunda T.C. BAŞBAKANLIK, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarelerce bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, BAŞBAKANLIK, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ve MİLLİ SAVUNMA

BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi