TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/1558-S.20.2411
BAŞVURU NO : 2019/13320
KARAR TARİHİ : 27/01/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
“Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil
BAŞVURUNUN KONUSU :
edilen ve “Tarihi ve kentsel sit alanı” içerisinde yer alan taşınmazın kamulaştırılması istemine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 30/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, maliki olunan ve üzerinde tarihi eser şerhi bulunan İstanbul ili, Şişli ilçesi, mahallesi, ada, parsel numaralı taşınmazın kamulaştırılması hususunda gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 12/09/2019 tarihli ve E sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle,
“Başvuru konusuna ilişkin idarelerine yapılan başvurular ve cevabi yazılarına ilişkin olarak”:
2.1. İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne başvuruda bulunulduğu, başvurunun Bakanlıkları Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne iletildiği, başvurunun değerlendirilebilmesi için Bakanlıkları görevlendirmesi üzerine İstanbul
2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü uzmanlarınca hazırlanan 09.05.2019
tarihli raporda, ada, parsel numarasıyla kayıtlı taşınmazın Gayrimenkul Eski Eserler ve
Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 15.03.1980 tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiği, İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulu’nun 23.11.2018 tarih ve sayılı kararı ile belirlenen tarihi ve kentsel sit alanı içerisinde kaldığı, sit alanına ilişkin geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma koşullarının ise aynı kurulun 21.12.2018 tarih ve sayılı kararı ile belirlendiği hususlarına yer verildiği, başvuruya cevaben ada, parsel numarasıyla kayıtlı taşınmazın koruma statüsü hakkında başvurana bilgi verilerek, taşınmazın kamulaştırılması için Bakanlıkları ödeneğinin yetersiz olduğunun, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereği taşınmazın satışı için Bakanlıkları izni gerekmediğinin belirtildiği; 2.2. İlerleyen süreçte CİMER kanalı ile çeşitli tarihlerde taşınmazın satışına izin verilmesi ya da kamulaştırılmasına ilişkin başvuruda bulunulduğu, başvurulara, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen ya da sit alanı içerisinde kalan taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine kültür varlığı olduğu ve/veya sit alanında kaldığına dair şerh konulmasının mülkiyet hakkının kısıtlanmasına ilişkin bir işlem olmadığı, taşınmazın satışı için de Bakanlıkları iznine ihtiyaç duyulmadığı, bununla birlikte Bakanlıkları kamulaştırma ödeneğinin yetersiz olmasından dolayı kamulaştırma yapılamayacağı yönünde cevap verildiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
“Başvuranın taşınmazı üzerinde kısıtlılık (imar yasağı/satış yasağı vb.) olup olmadığına ilişkin
olarak”:
2.3. 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun “Hak ve sorumluluk” başlıklı 11. maddesine atıfla, kültür varlığı olarak tescilli ya da sit alanında kalan taşınmazların maliklerinin mülkleri üzerindeki tasarruf hakkının güvence altına alındığı; 2.4. Aynı Kanunun 17. maddesine atıfla İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu’nun 23.11.2018 tarih ve sayılı kararı ile taşınmaza ilişkin İmar planının yürürlüğünün durdurulduğu, alandaki uygulamaların, koruma amaçlı imar planı onaylanana kadar aynı Kurul’un 21.12.2018 tarih ve sayılı kararı ile belirlenen geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma koşulları çerçevesinde yürütülmekte olduğu; Açıklamalarına yer verilmiştir.
“Başvuranın taşınmazının niteliği itibarıyla kamulaştırılacak taşınmazlar arasında yer alıp almadığına, taşınmazın kamulaştırılmasının önündeki varsa hukuki ve fiili engellerin neler
olduğuna ilişkin olarak”:
2.5. ada, parsel numarasıyla kayıtlı taşınmazın kentsel ve tarihi sit alanında kalması ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş olması nedeniyle 2863 sayılı yasa kapsamında Bakanlıklarınca kamulaştırılabilecek taşınmazlar arasında olduğu ancak
Bakanlıkları Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 2019 mali yılı kamulaştırma ödeneğinin yetersiz olması nedeniyle 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanunu’nun 3. maddesi hükmü gereği bahse konu taşınmazın kamulaştırılmasının gerçekleştirilemediği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
“Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için Bakanlıklarınca sunulacak çözüm önerilerine
ilişkin olarak”:
2.6. Başvuru sahibince Bakanlıklarına yapılan başvurularda taşınmazın satışının yapılarak hissesi oranında bedelinin talep edildiği, Bakanlıklarınca ödenek yetersizliği nedeniyle kamulaştırma yapılamıyor olsa da taşınmazın maliklerince satışında 2863 sayılı yasa kapsamında hiçbir hukuki engel olmadığının başvuru sahibine yazı ile iletildiği, tarafından yapılan 06.06.2019 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda da taşınmazın satışının yapılacağı belirtilerek Bakanlıkları arşivindeki taşınmaza ait fotoğrafların bir örneğinin talep edildiği, 2.7. Sonuç olarak, başvuru sahibinin ada, parsel numarasıyla kayıtlı taşınmazın kamulaştırılarak miras hakkının ödenmesi talebinin, Bakanlıkları ödeneğinin yetersiz olması nedeniyle gerçekleştirilemediği ancak maliklerince taşınmazın satışı için 2863 sayılı Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca Bakanlıkları iznine de gerek olmadığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 4/9/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 3.1. Başvuruya konu kamulaştırma isteminin İstanbul ili, Şişli ilçesi, mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmazda bulunan . Kat, numaralı daireye ilişkin olduğu; 3.2. Arşivlerinde yapılan incelemede, taşınmaz ile ilgili bir kamulaştırma kararı alınmadığından herhangi bir kamulaştırma evrakının bulunmadığının görüldüğü; Açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Şişli Belediye Başkanlığı’nın 2/9/2019 tarihli ve E. sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, 4.1. Başvuruya konu parselin 24.06.2006 tt.li 1/1000 ölçekli Şişli-Merkez ve Çevresi Uygulama
İmar Planında ve 13.09.2013 tt.li 1/1000 Ölçekli Ticaret+Ticaret Konut Alanlarında Kat
Yükseklikleri Hakkında Plan Değişikliğinde H=5 Kat (Max.18,00 m) irtifalı bitişik nizam
Ticaret + Konut Alanında kalmakta iken, bahse konu parselin de içinde bulunduğu alanın
23.11.2018 tarih ve sayılı Kurul Kararı ile Tarihi ve Kentsel Sit Alanı ilan edildiği;
4.2. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar 21.12.2018 tarih ve sayılı Kurul Kararı ile belirlenen Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartlarına göre her türlü talebin
İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarınım Koruma Bölge Kurulunca değerlendirileceği; 4.3. Başkanlıklarınca söz konusu yere ait kamulaştırma programının bulunmadığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.
5. Şişli Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 29/8/2019 tarihli ve E sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerden özetle, 5.1. Taşınmazın tapu tescil belgesinde yapılan incelemelerde 05.10.2009 tarihinde “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır. (Kentsel sit alanındadır.)” şerhinin konulduğu ancak
12.03.2012 tarihinde söz konusu şerhin kaldırılmış olduğu ve taşınmaz üzerinde kültür varlığı
olduğuna ya da sit alanında kaldığına dair bir şerh bulunmadığının tespiti üzerine tescil kaydının devam edip etmediği bilgisinin netleştirilmesi ve taşınmazın tapu kaydına koruma statüsüne uygun şerhin konulmasının sağlanarak sonucundan Kültür Varlıkları ve Müzeler
Genel Müdürlüğüne bilgi verilmesinin Genel Müdürlüğün 17/6/2019 tarihli yazısı ile Tapu
Müdürlüğünden talep edildiği; 5.2. İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 8/7/2019 tarihli ve E sayılı yazısıyla Tapu Müdürlüğünden, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür
Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik 8.4.c maddesi uyarınca
“İstanbul İli, Şişli İlçesi, Mahallesi, ada, parselde bulunan yapı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 15.03.1980 tarih ve sayılı kurul kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiş olduğundan tapu kütüğünün beyanlar hanesine “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” belirtmesinin yapılması, ek olarak Kurullarının 23.11.2018 tarih ve sayılı kararı ile Tarihi ve Kentsel Sit Alanı olarak belirlenen ve ekte sınırları gösterilen alanda kalan tüm taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesine “Sit Alanındadır” belirtmesinin yapılması”nın talep edildiği, 6/8/2019 tarih ve yevmiye sayısı ile de belirtmenin yapıldığı, Hususları anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 6.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 6.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 6.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir…”; 6.4. “Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63. maddesinde, “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.”; 7. 10/07/2018 tarih, 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kültür ve Turizm Bakanlığının görev ve yetkilerinin sayıldığı “Görev” başlıklı 277. maddesinde, c) Tarihi ve kültürel varlıkları korumak, e) Kültür ve turizm yatırımları ile ilgili taşınmazları temin etmek, gerektiğinde kamulaştırmak, bunların etüt, proje ve inşaatını yapmak, yaptırmak, …” 8. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinde, “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda
belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler. (…) (Ek fıkra:
24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.” 9. 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 9.1. “Devlet malı niteliği:” başlıklı 5. maddesinde, “Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir. ….” 9.2. “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları:” başlıklı 6. maddesinde,
“Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, ….” 9.3. “İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı:” başlıklı 9. maddesinde (Değişik: 14/7/2004 – 5226/3 md.), “Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.”; 9.4. “Yetki ve yöntem:” başlıklı 10. maddesinde, “Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve
Turizm Bakanlığına aittir. (…) Diğer kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma ve değerlendirilmesi bu
Kanun hükümlerine uygun olarak kendileri tarafından sağlanır. (…)” 9.5. “Hak ve sorumluluk:” başlıklı 11. maddesinde, “Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar. (…) Malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler. …” 9.6. “Kamulaştırma:” başlıklı 15. maddesinde, “Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları, aşağıda belirlenen esaslara göre
kamulaştırılır:
a) Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak proğramlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm
Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur. …
e) (Değişik: 17/6/1987 – 3386/5 md.) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır. …”; 9.7. “Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar Plânı” başlıklı 17. maddesinde (Değişik: 14/7/2004 – 5226/8 md.), “a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. (Değişik ikinci paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. …”; 10. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 11. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, başvurunun kabulü ile mülkiyet hakkına saygı ilkesinin korunması için “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edilen ve “tarihi ve kentsel sit alanı” içerisinde yer alan taşınmazın kamulaştırılması hususunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tavsiyede bulunulması yönünde hazırladığı karar önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuru, maliki olunan taşınmazın “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edilmesi, aynı zamanda “tarihi ve kentsel sit alanı” içinde yer alması gerekçeleriyle kamulaştırılması istemine ilişkindir.
14. Anayasanın 35. maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak
“kamu yararı” amacıyla, “kanunla” sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının
“toplum yararına aykırı olamayacağı” düzenlenmiş olup, 46. maddesinde özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının “kamu yararının gerektirdiği hallerde”, “kanunla gösterilen esas ve usullere göre” kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasanın 46. maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile de kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılabileceği hüküm altına alınmıştır.
15. Başvuruya konu taşınmaz “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edilmiş olup, aynı zamanda “tarihi ve kentsel sit alanı” içerisinde yer almaktadır. İnsanlığın ortak mirası olarak kabul edilen “tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunması”na Anayasal düzeyde önem atfedilmiştir. Anayasanın 63. maddesinde, Devletin tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlayacağı, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alacağı ödevi düzenlenmiş, bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımların ve tanınacak muafiyetlerin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 2863 sayılı Kanun, Anayasanın 63. maddesiyle Devlete yüklenen bu ödevin bir gereği olarak tarih, kültür ve tabiat varlıkları ve değerlerinin korunması amacını taşımakta olup, gerçek ve tüzelkişilerin bu kapsamda görev ve sorumluluklarına yer vererek mülkiyetin kullanımına kontrol ve düzenleme şeklinde gerçekleşen müdahalenin esaslarını ortaya koymaktadır.
16. 2863 sayılı Kanunun 5. maddesine göre özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları niteliğindeki taşınmazlar “devlet malı” niteliğinde olup, Kanunun 6. ve 7. maddeleri uyarınca bu taşınmazlar tespit ve tescil edilerek aslına uygun olarak korunmaları ve böylelikle gelecek nesillere milli/tarihi kültür mirası olarak aktarılmaları sağlanmaktadır. Bu amaçla Kanun, özel mülkiyetteki kültür/tabiat varlıkları maliklerinin mülkiyet hakkının doğasından kaynaklanan kullanma ve yararlanma haklarına bazı sınırlamalar getirmektedir.
17. Buna göre maliklerin, Kanun uyarınca koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunmaları yasak olup, esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler de inşaî ve fizikî müdahale kapsamında kabul edilmektedir (2863 sk. md.9). Kanunun 17. maddesine göre, bir alanın koruma bölge kurulunca “sit” olarak ilanı ise bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurmakta, koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenmektedir. Bununla birlikte kanun koyucu mülkiyet hakkının kullanımına getirdiği bu gibi sınırlamalara karşın, kültür/tabiat varlıkları maliklerine, bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm
Bakanlığı’nın bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, 2863 sayılı Kanun kapsamında tanınan hak ve muafiyetlerden yararlanmaları imkânını getirmiştir (2863sk. md.11).
18. Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanlarının hangi esaslar dâhilinde kamulaştırılacağı ise Kanunun 15. maddesinde düzenlenmiştir. Kamulaştırma işlemleri, bu
Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılacak olup, kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının
Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılacağı hususu amir hüküm olarak düzenlenmiş, idareye bu konuda bir takdir yetkisi tanınmamıştır.
19. İdarelerin başvuru konusuna ilişkin gönderdiği bilgi ve belgeler çerçevesinde inceleme yapıldığında, başvuruya konu 940 ada, 93 parsel numarasıyla kayıtlı taşınmazın, Gayrimenkul
Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 15.03.1980 tarih ve sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiği; taşınmazın tapu tescil belgesinde yapılan incelemelerde 05.10.2009 tarihinde “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır. (Kentsel sit alanındadır.)” şerhinin konulduğu ancak 12.03.2012 tarihinde söz konusu şerhin kaldırılmış olduğu; taşınmazın yer aldığı parselin 24.06.2006 tt.li 1/1000 ölçekli
Şişli-Merkez ve Çevresi Uygulama İmar Planında ve 13.09.2013 tt.li 1/1000 Ölçekli
Ticaret+Ticaret Konut Alanlarında Kat Yükseklikleri Hakkında Plan Değişikliğinde H=5 Kat (Max.18,00 m) irtifalı bitişik nizam Ticaret + Konut Alanında kalmakta iken, İstanbul 2
Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 23.11.2018 tarih ve sayılı kararı ile belirlenen tarihi ve kentsel sit alanı içerisinde kaldığı; aynı kararla taşınmaza ilişkin İmar planının yürürlüğünün durdurulduğu, koruma amaçlı imar planı onaylanana kadar aynı
Kurul’un 21.12.2018 tarih ve sayılı kararı ile belirlenen geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma koşullarının belirlendiği; İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu Müdürlüğü’nün 8/7/2019 tarihli ve E sayılı yazısıyla da tapu kütüğünün beyanlar hanesine “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” ve “Sit Alanındadır” belirtmelerinin 6/8/2019 tarih ve yevmiye sayısı yapıldığı; hususları tespit edilmiştir.
20. Başvuran, “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edilen aynı zamanda
“tarihi ve kentsel sit alanı” içinde yer alan taşınmazının ilgili idaresince kamulaştırılmasını talep etmekte olup, ilgili Bakanlıkça da ada, parsel numarasıyla kayıtlı taşınmazın kentsel ve tarihi sit alanında kalması ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş olması nedeniyle 2863 sayılı yasa kapsamında kamulaştırılacak taşınmazlar arasında olduğu kabul edilmektedir.
21. Sonuç olarak, yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri ve bir önceki paragrafta yapılan tespitler ışığında, başvuranın taşınmazı üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiği, 2863 sayılı
Kanun kapsamında başvuranın mülkiyet hakkının doğasından kaynaklanan kullanma ve yararlanma haklarına birtakım sınırlamalar getirildiği, ancak bu sınırlamalara ilişkin başvuranın somut bir şikâyetinin olmadığı, taşınmazından dilediği gibi tasarrufta bulunamadığını veya
2863 sayılı Kanunun maliklere tanıdığı hak, muafiyet ve kolaylıklardan yararlanamadığını iddia
etmediği, bu bağlamda başvuranın taşınmazının “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tespit ve tescilinin aynı zamanda “sit alanı”nda kalıyor olmasının başvuran için meşru sayılamayacak ferdi ve aşırı nitelikte bir yük oluşturmadığı, buna karşın taşınmaz üzerine tapu siciline konulan belirtmelerin taşınmazın satış şansı dahil değerini kayda değer bir ölçüde düşüreceğinin kabulünün gerektiği, keza 13.09.2013 tt.li 1/1000 ölçekli son plan değişikliğinde taşınmazın ticaret ve konut alanında kalmaktayken ilgili mevzuatı gereğince taşınmaza ilişkin imar planının yürürlüğünün durdurulduğu ve taşınmaza inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamayacağı hususları gözetildiğinde, mülkiyet hakkına saygı ilkesinin korunması için taşınmazın kamulaştırılması gerektiği kanaati ve sonucuna varılmakla, bu yönden idareye tavsiyede bulunmak gerekmiştir.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı, öte yandan başvuruya konu taşınmazın kamulaştırılması yönünde çalışmalara başlanılması halinde mülkiyet saygı ilkesi bağlamında
“kanunilik” ilkesinin de karşılanacağı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile “mülkiyet hakkına saygı” ilkesinin korunması için; “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edilen ve “Tarihi ve kentsel sit alanı” içerisinde yer alan başvuruya konu taşınmazın kamulaştırılması hususunda KÜLTÜR VE
TURİZM BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek
işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, başvurana ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi