|
ÖZET: Başvuru, Serik Belediyesi’nde bulunan bir hayvan işletmesinin faaliyetinin durdurulması talebiyle ilgilidir. Şikayetçi, Antalya’nın Serik ilçesindeki ikametine yakın bir alanda koyun besleyen bir işletmenin çevreye kötü koku yaydığını ve sinek oluşumuna neden olduğunu iddia ederek, işletmenin yerinin değiştirilmesini istemiştir. Başvuru, 30 Ocak 2020 tarihinde yapılmış olup, 28 Temmuz 2020 tarihinde ret kararı verilmiştir.
Serik Belediyesi ve ilgili diğer idareler, şikayet üzerine yaptıkları incelemelerde, hayvan işletmesinin geçmişten beri bu bölgede faaliyet gösterdiğini ve işletme sahibinin hijyen kurallarına uyduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, işletmenin kapatılmasının ailenin geçim kaynağını olumsuz etkileyeceği vurgulanmıştır. Antalya Büyükşehir Belediyesi, konunun yetkisinin tamamen Serik Belediyesi’nde olduğunu ifade ederek, bu konuda herhangi bir işlem yapmamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin yapılan değerlendirmede, çevre sağlığı ve hayvancılıkla ilgili mevzuat hükümlerine atıfta bulunarak, işletmenin faaliyetinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/66300-S.20.72047
BAŞVURU NO : 2020/2040
KARAR TARİHİ : 28/07/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SERİK BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Şikayetçinin ikamet ettiği bölgede bulunan hayvan
BAŞVURUNUN KONUSU :
işletmesinin faaliyetine son verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/01/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda şikâyetçi özetle; “Antalya ili, Serik ilçesi Yukarı Kocayatak Mahallesi adresinde ikamet ettiğini, ikametine 20 metre mesafe yakınlıkta koyun beslemek maksadıyla ahır kiralandığını, söz konusu ahırda koyun beslendiğinden çevreye kötü koku yayıldığını ve yaşadıkları evin çevresinin kirletildiğini, bölgede sinek oluşumu ve diğer olumsuzluklara yol açtığını iddia ederek söz konusu ahırın yerleşim yerinden uzak bir yere taşınmasını” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikayet konusu hakkında başta Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Serik
Belediye Başkanlığı ve Serik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden 02/04/2020 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiştir.
2.1. Antalya Büyükşehir Belediye Belediye Başkanlığı’ndan alınan 17/04/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; Şikâyet konusu edilen küçükbaş hayvan yetiştiriciliği hakkında yetkinin, Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 246 ncı maddesi ile İş yeri Açma ve
Çalıştırma Ruhsat Yönetmeliği’nin Ek2 Gayrisıhhi müesseseler listesi, B ikinci sınıf gayrisıhhi müesseseler listesi 9.14 üncü maddesi ve C Üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseseler listesi 8.13.
maddeleri gereği Serik Belediye Başkanlığı ile Serik İlçe Tarım Müdürlüğü’nde olduğu bildirilerek konu hakkında idarelerince işlem tesis edilemeyeceği, bildirilmiştir.” 2.2. Serik Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 20/04/2020 tarihli ve sayılı yazıda; “Şikayetçi ’in 4’ü CİMER ve 1’de Kaymakamlık kanalıyla olmak üzere 5 başvurusunun bulunduğu, Şikayete konu ağılın Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre
Sağlığı Şube Müdürlüğü Vektör Mücadele Ekiplerince 20 günlük aralıklarla ilaçlandığı, Ayrıca işletme sahibince de bit, pire, parazit ve haşerelere karşı ilaçlandığının tespit edildiği, şikayet konusu mekanın 2000-2005 yılları arasında (129 ada, 23 parsel) aynı şekilde küçükbaş hayvan işletmesi olarak kullanıldığı, uzun yıllar boş kalan mekanın son iki yıldır işletme sahibince kiralanarak tekrar küçükbaş hayvan işletmesi olarak faaliyet gösterdiği, 2.3. Serik Belediye sınırları içinde bu tür hayvan işletmeleri için imar planlarında özel yerlerin ayrılmadığı, bu tür işletmelerin kırsal tarım bölgelerin de faaliyetlerini yürüttükleri, şikayete konu alanın 07/01/2016 tarihli Encümen kararıyla Kentsel Dönüşüm Alanı sınırları dışında bırakıldığı, Şikayete konu ağılın bulunduğu Yukarı Koca yatak Mahallesinin imar planlarında Turizm Bölgesi içerisinde yer almadığı ve geçmişten beri tarım ve hayvancılık yapılan yerlerden olduğu, 2.4. Şikayet edilen işletme sahibinin geçimini sadece küçükbaş hayvancılıkla sağladığı, başka bir işle iştigal olmadığı, dolayısıyla işletmenin kapatılması durumunda işletme sahibinin sosyoekonomik durumunun bozulabileceğinin değerlendirildiği, 2.5. Ayrıca Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 27/01/2014 tarihli ve 94390031-12504/01/370 sayılı Genelgesinde; “Küçük ölçekli aile işletmelerinin sosyo-ekonomik refahının yükseltilmesi, üretici bilgi düzeyi, ve bilinçliliğinin artırılması, kırsal alanların korunması ve çevreye duyarlı sürdürülebilir bir üretimin gerçekleştirilmesi temel prensip olmak üzere, bu mahiyetteki küçük aile işletmelerinin ülkemizin önemli bir kesimi için gıda tedarikinde bulunduğu ayrıca kırsal istihdamda önem arz ettiği, ülkemizin gıda güvenliğinde önemli bir yer tuttuğunun hatırlatılması ve faaliyetten men etmek veya cezai yaptırım uygulamak yerine fiziki alt yapılarının iyileştirilmesi ve her türlü kamu hizmet ve desteğine erişimlerin sağlanması önem arz etmektedir” şeklinde belirtildiği, 2.6. Şikayetçi ile Kurumları arasında yargıya intikal eden herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Serik Kaymakamlığı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gönderilen 21/04/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda; Serik İlçesi Yukarıkocayatak Mahallesinde; 76 adet hayvancılık işletmesinin bulunduğu, 46 adet işletmede 204 büyükbaş hayvan(sığır, inek vs.) 36 işletmede ise; küçükbaş hayvancılık yapıldığı, 4865 (4542 adet koyun, 323 keçi), Şikayete konu mahallende geçmişten beri Serik İlçesinin önemli hayvan yetiştiren merkezi olduğu, şikayet konusu yapılan işletmedeki hayvanların tamamının Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayvan kayıt sistemine dahil olduğu, söz konusu işletmedeki hayvanların sağlık taramasının ve diğer aşılama işlemlerinin Kurumlarınca eksiksiz yapıldığı, şikayet konusu işletmeyi kapatma gibi bir yetkilerinin bulunmadığı” ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. T.C. Anayasası’nın, 4.1. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması başlıklı 45 inci maddesinde; “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır. Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.” hükmüne, 4.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. hükmüne, 4.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” hükmüne, 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne, 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 6. 5393 sayılı Belediye Kanununun, 6.1. “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır….Gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; hafriyat toprağı ve moloz döküm alanlarını; sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) depolama sahalarını; inşaat malzemeleri, odun, kömür ve hurda depolama alanları ve satış yerlerini belirlemek; bu alan ve yerler ile taşımalarda çevre kirliliği oluşmaması için gereken tedbirleri almak…”
7. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun,
7.1. 20’nci maddesinde; Belediyelerin umumi hıfzıssıhha ve içtimai muavenete taallük eden mesailden ifasile mükellef oldukları vazifelere aşağıda zikredilmiştir. “. ..Her nevi muzahrafatın teb’it ve imhası, Meskenlerin sıhhi ahvaline nezaret, Umumi mahallerde halkın sıhhatine zarar veren amilleri izale…”
7.2. 246’ncı maddesinde; “Yirmi binden fazla nüfusu olan şehirlerde umumi caddelerde veya belediyelerce tayin edilecek mıntakalar içinde hayvan ahırı bulundurulması memnudur.”
8. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun, 8.1. Amaç başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir” 8.2. Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar başlıklı 27’nci maddesinde; “Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz.”
8.3. Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler başlıklı 40’ıncı maddesinde:
“Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlideden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir. Tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı % 20 fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit edenlerin faaliyeti durdurulur”
9. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun,
9.1. Amaç başlıklı 1’nci maddesinde: “Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
VI. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından, şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran 1. Paragrafta da açıklandığı üzere; ikamet etmekte olduğu evinin karşısında bulunan çevresi ve üstünün bir kısmı çadırla örtülü bulunan küçükbaş hayvan işletmesinin çevreye vermiş olduğu kötü koku ve sinek oluşumuna neden olması nedeniyle işletmenin faaliyetlerine son verdirilmesini ya da meskenlerin bulunduğu yerden uzağa taşınmasının sağlanmasını talep etmektedir.
12. Şikayete konu esas idare olan Serik Belediye Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; Yukarıkocayatak Mahallesi sakinlerinin geçmişten günümüze geçimlerini tarım ve hayvancılıkla sağladıkları, şikayete konu ağılın da bu mahallede ikamet eden bir aileye ait olduğu, ailenin geçimini küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile sağladığı, işletme sahibinin işletmesinde temizlik ve hijyen konularına riayet ettiği, ilgili işletmenin ilaçlamalarının zamanında yapıldığı, işletmenin kapatılması durumunda ailenin geçimini sağlamada zorluğa düşeceği, bildirilmiştir. Aynı Şekilde Serik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü de benzer şekilde
Yukarıkocaytak Mahallesi sakinlerinin geçmişten günümüze özellikle hayvancılıkla iştigal ettikleri, mahallede 76 adet küçükbaş ve büyükbaş hayvan işletmesi bulunduğu, bölgedeki hayvan işletmelerinin tamamının kayıtlarının idarelerince tam ve eksiksiz olarak tutulduğu ve hayvan sağlığı konusunda idare olarak vazifelerini mevzuat çerçevesinde yerine getirdikleri, küçük aile işletmelerinin korunması, geliştirilmesi ve durumlarının iyileştirilmesinin
Bakanlığın ana gayesi olduğu, özellikle sürdürülebilir gıda güvenliği açısından bu tür işletmelerin kapatılmasının ülke ekonomisi açısından olumsuzluklar oluşturulabileceği ifade edilmiştir. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ise; konu hakkında yetkinin tamamen ilçe belediyesinde olduğunu değerlendirerek şikayet konusu hakkında açıklama yapmamıştır.
13. T.C. Anayasasının 56. maddesiyle, kişinin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkını güvence altına alınmış, devlete ve vatandaşlara çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek ödevi yüklenmiştir. Aynı maddede herkesin yaşamını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alma, sağlık kuruluşlarını planlama, düzenleme ve denetleme de devletin ödevleri arasında sayılmıştır. Bu ödevler çeşitli yasalarla yaşama geçirilmiştir. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20. maddesinde, umumi mahallerde halkın sağlığına zarar veren etkenleri yok etme, belediyelerin görevleri arasında yer almıştır. Benzer şekilde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 1’inci maddesi yasanın amacını, “yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; … sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak” olarak belirlemiş, aynı Kanunun 40’ncı maddesinde ise
“Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, … birikintilerin, … hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir” denilmiştir. 2872 sayılı Çevre
Kanunu’nun 1‘nci maddesinde kanunun amacı, “…bütün vatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması; su, toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi; ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak, bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık, uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri, ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek …” olarak belirtilmiş; anılan
Kanunun 3’üncü maddesinde, çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler tespit edildikten sonra üçüncü bölümde, çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin önlemlere ve yasaklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
14. Diğer taraftan yine T.C. Anayasası’nın 45. maddesinin birinci fıkrasında ise “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.” hükmüyle tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işlerini kolaylaştırmak gibi bir ödev de yüklenmiştir.
15. 6360 Sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği, büyükşehir olan illere bağlı olan ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılmış köyler mahalle olarak belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine dahil olmuşlardır. Söz konusu Kanunun Geçici 1 nci maddesinde de Bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı
Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SERİK BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi