|
ÖZET: Başvuran, kronik obstrüktif akciğer hastası olduğunu ve e-Nabız sisteminde risk raporunun görünmediği için idari izin kullanamadığını belirterek yardım talep etmiştir. Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı genelgeleri doğrultusunda, COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıkların belirlenmesi ve idari izinli sayılma koşullarını açıklamıştır. Bu kapsamda, başvuranın 01/06/2020 tarihinden önceki iki yıl içinde aynı tanıyı almış olma koşulunu sağlamadığı tespit edilmiştir.
Sağlık Bakanlığı, geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi ve kişinin sağlık durumu hakkında herhangi bir kontrol yapılmaması gibi gerekçelerle bu koşulu belirlemiştir. Başvuranın hastaneye sevk edilmesinin, COVID-19 salgınının yayılımını artırabileceği düşünülerek uygun olmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, Sağlık Bakanlığı tarafından hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. Bu karar, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde verilmiş olup, hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/1093-S.21.1764
BAŞVURU NO : 2020/101765
KARAR TARİHİ : 19/01/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : E-nabız sistemi üzerinden, idari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesinin oluşturulması talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 30/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; kronik obstrüktif akciğer hastası olduğunu, kronik hastalığı e-Nabızda risk raporunda görülmediği için idari izin kullanamadığını, 2 yılda iki kez hastalık girişi olmadığı için e-Nabızda çıkmadığını belirterek; e-nabızda raporunun gözükmesi için yardımcı olunmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından 07/12/2020 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben Sağlık
Bakanlığı Yönetim Hezimetleri Genel Müdürlüğünün 29/12/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Bilindiği üzere, “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde “…..
çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli
İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç
60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların
idari izinli sayılacağı hüküm altına alındığı, söz konusu Genelge hükmü ile Bakanlığa verilen yetki gereğince Bakanlıkça “COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik
Hastalıklar” belirlenmiş olup, “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesinin” sadece e-Nabız sisteminden alınması kararlaştırıldığı, 2.2. 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yayınlanmasını müteakip Bakanlıkça, ilgili uzmanlık dernekleri, eğitim kliniği hocaları ve daha önce kurulmuş olan bilim komisyonlarına istişare edilerek; Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin ekindeki EK:1/A
“Ayakta Tedavide Hekim ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik
Hastalıklar Listesi” ve EK:/4 “İlaç Listesi”nde yer alan kronik hastalıklar değerlendirmeye alındığı ve EK:1/A listesinde yer alan 36 hastalık, Ek4/D listesindeki 2437 hastalık ve ICD10 tanı listesindeki 15.792 hastalık kodu içinden COVID-19 hastalığı nedeniyle risk oluşturma durumu bulunanlar seçilerek “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar listesi” oluşturulduğu, bununla birlikte; COVID-19 pandemisiyle mücadelede ön safta yer alan yaklaşık 1 milyon sağlık çalışanı 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Genelgesi’nde kapsam dışı tutulmuş olup COVID-19 hastalığı bakımından en yüksek risk grubunda olmalarına rağmen sağlık çalışanları kronik hastalığı olup olmadığına bakılmaksızın görev yapmaya devam ettikleri, 2.3. Kamuoyu tarafından, 2020/8 sayılı Genelge’nin kapsamı kronik hastalığı olan tüm kamu çalışanları olarak algılandığı ve kronik hastalığı olan tüm kamu çalışanlarının e-Nabız üzerinden belge alma talebiyle karşı karşıya kalmış bulundukları, 2.4. Bakanlıkça yapılan düzenlemeyle anılan Genelge doğrultusunda sağlık çalışanları hariç olmak üzere COVID-19 için yüksek riskli kronik hastalığı bulunan kişilere belge düzenlenmesine imkan verildiği, bu nedenle belirlenmiş hastalık kodlarında kamu görevlilerinde “Son 2 yıl içinde en az 2 defa bu tanının (ana tanı, ek tanı veya ayırıcı tanı)
alınmış olması veya son 2 yıl içinde ilaç/durum bildirir raporlarında bu tanının bulunması” koşulu tanımlandığı, COVID-19 için yüksek riskli olduğu bilinen kanser hastaları ve organ nakli olan kişiler için “Son 1 yıl içinde bu koddan işlem görülmüş olması” koşuluyla belge düzenlenmesine imkan tanındığı, hastalık tanılarından bağımsız olarak kanser ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kamu görevlilerine “Tanı koduna bakılmaksızın son 6 ay içinde ilaç kullanımı” durumu olması halinde e-nabız sistemi üzerinden idari izin belgesi almalarına imkan tanındığı, zira halen pandemi nedeniyle yoğun bir yük altında çalışan sağlık kurumlarına listede yer alan tanı kodlarının yer aldığı rapor almak ya da ilaç yazdırmak amacıyla oluşacak yoğun müracaat önlenmeye çalışıldığı, sağlık kuruluşları halen tüm imkânlarıyla pandemi yüküyle mücadele etmeye devam etmekte olup, ötelenebilir veya ertelenebilir sağlık hizmetlerinin verilmesi ikinci planda yürütüldüğü, 2.5. Bu kapsamda Bakanlıkça belirlenen şartları taşımadığından ilgili kişiye e-Nabız sistemi üzerinden idari izin belgesi üretilemediği, 2.6. COVID-19 hastalığı açısından risk oluşturan kronik hastalıklar için Bakanlığımızca belirlenmiş 344 hastalık için “Son 1 yıl içinde bu koddan işlem görülmüş olması” koşulu, kanser ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kamu görevlilerine “Tanı koduna bakılmaksızın son 6 ay içinde ilaç kullanımı” koşulu, organ nakli, kemoterapi gibi 36 farklı işlem için “Son 1 yıl içinde bu koddan işlem görülmüş olması” koşulu getirilmiş olup, bu koşullar dışında istisnai bir uygulama bulunmadığı, şeklinde belirtilmiştir.
3. Öte yandan Kurumumuza benzer konuda gelen başka bir başvuruyla ilgili olarak Sağlık
Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 21/10/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 3.1. “Bakanlığımızca belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlığımız e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretilecektir.” hükmünün kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, 3.2. E-nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” temin edilebileceği koşuluna istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskıyı arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinde idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, 3.3. Yukarıda yer alan açıklamalar kapsamında gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarımızın mağdur edilmemesi amacıyla “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi”nin Bakanlığın belirlediği tanılara ve koşullara istinaden sadece e-Nabız sisteminden alınması gerektiği, şeklinde denildiği tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin
“Sağlık Bakanlığı” başlıklı on ikinci bölümünün; 6.1. “Görevler” başlıklı 352’nci maddesi:“(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve
yetkileri şunlardır:
a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak.
(2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine
Cumhurbaşkanınca belirlenir.”, 6.2. “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü” başlıklı 361’inci maddesi: “(1) Halk Sağlığı Genel
Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
a) Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, b) Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak, c) Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bunlarla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak.
ç) Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek, d) Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek, e) Sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak, f) Biyolojik ürünler ve test materyali ile benzeri ürünlerle ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu ürünleri temin etmek veya edilmesini sağlamak, ürettirmek ve gerektiğinde üretmek, g) Görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olarak hizmet standardizasyonunu sağlamak, meslek personelinin yetişmesi için ilgili kurumlarla işbirliği yaparak eğitim programları hazırlamak, eğitim ve yayın faaliyetinde bulunmak, ğ) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.”, 7. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun “Sıhhi Teşkilat” başlıklı Birinci Babın
“Devlet Hidematı Sıhhiyesi ve Sıhhi Merciler (Kamu sağlık görevleri ve sağlık otoriteleri)” başlıklı Birinci Faslın; 7.1. 1’inci maddesi: “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.”, 7.2. 2’nci maddesi: “Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.”, 7.3. 3’üncü maddesi: “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti bütçeleriyle muayyen hatlar
dahilinde olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder:
1 – Doğumu (……) teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler.
2 – Validelerin doğumdan evvel ve doğumdan sonra sıhhatlerinin vikayesi.
3 – Memlekete sari ve salgın hastalıkların hulülüne mümanaat.
4 – Dahilde her nevi intani, sari ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda vefiatı intaç ettiği
görülen sair muzır amillerle mücadele.
5 – Tababet ve şubeleri sanatlarının icrasına nezaret.
6 – (…) (1) ilaçları ve bütün zehirli müessir ve uyuşturucu maddelerle yalnız hayvanlar için
serumlar ve aşıları murakabe hariç olmak üzere her nevi serum ve aşıları murakabe.
7 – Çocukluk ve gençlik hıfzıssıhhasına ait işlerle çocuk sıhhat ve bünye sinin muhafaza ve
tekamülüne ait tesisatın murakabesi.
8 – Mektep hıfzıssıhhası.
9 – Mesai ve san’at hıfzıssıhhası işleri.
10 – Maden suları ile sair havassı şifaiyesi olan sulara nezaret.
11 – Hıfzıssıhha müesseseleri ve bakteriyoloji laboratuvarları ve alelümum hayati muayene ve
tahlillere mahsus müesseseler küşat ve idaresi.
12 – Mesleki tedrisat müesseseleri küşat ve idare veya mümasili müessesatı murakabe ve
bunlara müsaade itası.
13 – Mecnunlarla sair ruhi hastalıklara mahsus tedavihaneler veya malül veya herhangi bir
noksanii hilkate malik olanları kabul edecek yurt veya müesseseler tesis ve idare.
14 – Muhacrin sıhhat işleri.
15 – Hapisanelerin ahvali sıhhiyesine nezaret.
16 – Tıbbi istatistiklerin tanzimi.
17 – Sıhhi neşriyat ve propagandalar.
18 – Vesaiti münakale umuru sıhhiyesinin nezaret”,
7.4. 4’üncü maddesi: “Sıhhat ve içtimai Muavenet Vekaleti 3 üncü maddede zikredilen hizmetleri ifa için hususi teşkilat kanununa tevfikan teşkil edilmiş fenni ve idari şubelerden mürekkeptir. Kanunu mahsusuna tevfikan mülhak bütçe ile idare olunan Hudutlar ve Sahiller
Sıhhat Umum Müdürlüğü, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine merbut olarak ifayı vazife eyler.”, 7.5. 5’inci maddesi: “Doğrudan doğruya şehir ve kasabalar, köyler hıfzıssıhhasına veya tıbbi ve içtimai muavenete mütaallik işlerin ifası belediyelere ve idarei hususiyelere ve sair mahalli idarelere tevdi edilir. Vekalet indelicap bu idarelere rehber olmak üzere bazı mahallerde nümune tesisatı vücude getirir.”, 8. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında
Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu, 29/05/2020 tarihli ve 2020/8 sayılı Genelgesi:
“COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 13/03/2020 tarihli ve 31067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Yurt Dışına Çıkış İzni” konulu 2020/2 sayılı genelge ile 22/03/2020 tarihli ve 31076 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler” konulu 2020/4 sayılı Genelge 1/6/2020 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacaktır. İdari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak; bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır. Bu personel amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağrıldıkları nada görevlerine döneceklerdir. Kamu kurumu ve kuruluşlarınca bu süreçte tüm personelin maske kullanması, çalışma mekanları, yemekhane, servisler ve sosyal alanlarda gerekli mesafenin ayarlanması, bu mahaller ile kamuda kullanılan araçlarda dezenfekte işleminin yapılması hususunda gerekli tedbirler alınacaktır.
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”, 9. Cumhurbaşkanlığının “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” 26/08/2020 tarihli ve 2020/11 sayılı Genelgesi: “COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla; Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar
Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu yetki devredilebilir.
Bu kapsamda çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılır.
Bu Genelge kapsamında esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılırlar. Uzaktan ve dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşittir. Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile özlük hakları saklıdır.
İdari izinliler, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamazlar ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönmek zorundadır.
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.”, hükümlerini ihtiva etmektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; kronik obstrüktif akciğer hastası olduğunu, kronik hastalığı e-Nabızda risk raporunda görülmediği için idari izin kullanamadığını, 2 yılda iki kez hastalık girişi olmadığı için e-Nabızda çıkmadığını belirterek; e-Nabızda raporunun gözükmesi için yardımcı olunmasını talep etmektedir.
12. Cumhurbaşkanlığının 2020/8 ve 2020/11 sayılı Genelgeleri gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacak ve idari izinli sayılanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönecekler ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilecektir.
13. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2020/8 sayılı genelgesi kapsamında işleme konulan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazısında; 13.1. Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, 13.2. Kamu çalışanlarından idari izne esas olmak üzere COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıkların; “halen immünsüpressif tedavi alanlar, metastatik ve/veya kemoterapi/radyoterapi alan kanser hastaları, kornea nakli hariç solid organ nakli, kemik iliği/kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik obstrüktif veya destrüktif akciğer hastalığı veya status astmatikus hikayesi olan hastalar, insüline bağlı diyabet ve komplike (serebrovasküler, koroner, böbrek, polinöropati) insüline bağımlı olmayan diabetes mellitus hastaları, komplike hipertansiyon (serebrovasküler, böbrek, konjestif kalp yetmezliği), dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar, serebrovasküler hastalık (inme, kanama) geçiren hastalar” şeklinde belirlendiği, 13.3. Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olan kamu çalışanlarına Bakanlık e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” üretileceği, 13.4. E-Nabız sistemi üzerinden gerekli çalışmalar tamamlanmış olduğundan idari izinli sayılacak kamu çalışanlarının söz konusu belgeyi 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece eNabız sistemi üzerinden temin edecekleri, 13.5. Ayrıca; 02/06/2020 tarihli ve E.1183 sayılı (e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas
COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi”ni alamayan kişilerin mevcut hastalık raporlarıyla kayıtlı olduğu aile hekimine müracaat ederek, durumu uygun görülenlere hastanın ibraz ettiği hastalık raporları ek yapılarak aile hekimi tarafından
“COVID-19 idari izin” tanısı ile durum bildirir tek hekim raporu düzenleneceğine ilişkin)
yazının yürürlükten kaldırıldığı ile konuya ilişkin işlemlerin 05/06/2020 tarihli ve E.1187 sayılı yazı kapsamında gerçekleştirileceği, açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.
14. Yukarıda da açıklandığı üzere, Sağlık Bakanlığının 05/06/2020 tarih ve E.1187 sayılı yazısında, kamu çalışanlarına “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” verilebilmesi için; Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklardan 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma, söz konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edilmesi şeklinde iki koşulun sağlanması gerektiği anlaşılmıştır.
15. Ayrıca İdarenin açıklamalarından; 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki)
kez aynı tanıyı almış olma koşulunun kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği gerekçesi ile son iki yıl içerisinde hem ilaçlar hem de tıbbi gerekçeler göz önüne alınarak belirlendiği, 15.1. Söz konusu belgenin 08/06/2020 tarihinden itibaren sadece e-Nabız sistemi üzerinden temin edileceği koşulunun ise gerek kişilerin mağdur olmaması gerek ise sağlık çalışanlarımızın mağdur edilmemesi amacıyla getirildiği, bu koşula istisnalar getirildiğinde ve ilgili tıbbi branşlara sevk olduğunda kişilerin hekim üzerindeki baskısının arttıracağı ve hekime yapılan baskı sonucunda e-Nabız sistemi üzerinden idari izin alamayan ve idari izinli sayılamayacak kişiler için ayrı bir koridor oluşturulacağı, 15.2. Bu kapsamda, bahse konu kişinin 05/06/2020 tarih ve E.1187 sayılı yazılarında belirtilen
COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar için belirtilen şartları taşımadığı ve e-Nabız sistemi üzerinden “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” oluşturulamadığı, anlaşılmıştır.
16. Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile Sağlık Bakanlığına başvuruya konu işlemlerle ilgili takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. İdarelere tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekenleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisini verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüş ise bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.
17. Bu itibarla başvuranın, Sağlık Bakanlığının belirlediği “COVID-19 Hastalığı İçin Risk
Grubunda Olan Kronik Hastalıklar” listesinde yer alan “kronik obstrüktif akciğer hastalığı” tanılı kronik rahatsızlığı bulunduğu, ancak 01/06/2020 tarihinden önceki 2 (iki) yıl içerisinde 2 (iki) kez aynı tanıyı almış olma koşulunu sağlamadığı anlaşılmıştır. Sağlık Bakanlığınca “kişiye geçmişte verilen tanının yanlışlıkla verilmesi, kişinin hiçbir kontrole gitmemesi ve salah (iyileşmiş) olabileceği” gerekçeleri göz önüne alınarak bu koşulun belirlendiği görülmüştür. Bu gerekçelerden herhangi birinin olup olmadığının teyidi için başvuranın bir hastaneye sevkinin yapılması gerekmekte olup, ancak başvuranın bir hastaneye sevkinin salgının bu aşmasında
Devletimizin “COVID-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi” amacına uygun olmayacağı düşünülmüştür.
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın “İdari izne esas COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalık durum belgesi” oluşturulması talebinin Sağlık Bakanlığı tarafından reddedilmesi işleminin takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği değerlendirildiğinden, hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde iyi yönetim ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi