ÖZET: Başvuru, 6360 sayılı Kanun çerçevesinde emlak vergisi muafiyeti talebine ilişkindir. Kurubaş Mahallesi’nde ikamet eden başvuran, bu yerin köy statüsünden mahalleye dönüştürülmesiyle birlikte, 30/03/2014 tarihinden itibaren her türlü vergiden muaf tutulması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, Edremit Belediye Başkanlığı tarafından, mücavir alan gerekçesiyle 1.671,87 TL emlak vergisi tahsil edilmiştir. Başvuran, bu tutarın iadesini ve 2020 yılına ait 1.187,47 TL vergi borcunun iptalini talep etmiştir.

Edremit Belediyesi, başvuranın iddialarına yanıt vererek, Kurubaş Mahallesi’nin mücavir alan sınırları içinde bulunduğunu ve bu nedenle emlak vergisine tabi olduğunu ifade etmiştir. 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi, köyden mahalleye dönüşen yerlerin 31/12/2022 tarihine kadar vergiden muaf tutulacağını belirtmektedir. Ancak, idarenin açıklamaları, bu muafiyetin uygulanmadığını göstermektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, tahsil edilen emlak vergisinin iadesi ve borcun terkin edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın taleplerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu karar, Edremit Belediye Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir ve idarenin, belirtilen süre içinde gerekli işlemleri yapması beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/6771-S.21.10880

BAŞVURU NO : 2020/99945

KARAR TARİHİ : 28/04/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : EDREMİT BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın 6360 sayılı Kanun kapsamında emlak vergisi muafiyetinden faydalandırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan (TC: ), ikametgahı olan Kurubaş

Mahallesi’nin “6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile köy statüsünden çıkarılarak mahalleye dönüştürüldüğünü, adı geçen Kanun’un geçici 1 inci maddesi gereğince köyden mahalleye dönüştürülen yerlerin ilk mahalli seçim tarihi olan 30/03/2014 tarihinden 31/12/2022 tarihine kadar her türlü vergiden muaf tutulduğu yönünde hüküm bulunduğunu, Ancak Van Edremit Belediye Başkanlığınca tamamı Kurubaş mahallesinde bulunan ve tarım arazisi olarak kullandığı arazileri için mücavir alan içerisinde olduğu gerekçesiyle 30/03/2014 tarihinden sonraya tekabül eden 1.671,87 TL emlak vergisi tahsil edildiğini, bir kısım arazileri için ise aynı sebepten dolayı 1.187,47 TL emlak vergisi borç çıkarıldığını iddia ederek kendisinden tahsil edilen 1.671,87

TL’nin tarafına iadesi ile adına çıkarılan 2020 yılına ait 1.187,47 TL vergi borcunun terkin edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında 05/12/2020 tarih ve sayılı yazımız ile Edremit

Belediye Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin 20/01/2021 tarihli ve sayılı ve 08/04/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazılarında; 2.1. 2014 yılı öncesinde Kurubaş Mahallesinin Van Belediyesi sınırı içinde kalan köy statüsünde bir yerleşim alanı olduğu, On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6360 sayılı Kanunla Van İlinde

Büyükşehir Belediyesi kurulduğu, yasa ile birlikte yeniden büyükşehir ilçe sınırları belirlenerek Kurubaş

Mahallesinin Edremit İlçesine bağlandığı, 2.2. Kurubaş Köyü Van Belediyesi döneminde köy statüsünde iken; Van Belediye Meclisinin 08/04/2005 tarih ve 167 sayılı kararına göre Kurubaş Mahallesinin mücavir alan sınırlarına dahil edilerek, 04/11/2010 tarih ve 789 sayılı meclis kararı ile hizmet götürülmesine karar verildiği, dolayısıyla 2014 yılında söz konusu mahallenin Edremit İlçesine dahil edilmesi ve devri esnasında Van Belediye Meclisi’nin almış olduğu kararlar doğrultusunda işlem yapıldığı, 2.3. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 4/u ve 14/g maddelerinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan bina ve arazilerin kiraya verilmemek şartıyla bina ve arazi vergisinden daimi muaf tutulacağı, ancak anılan yerlerde bulunan ve muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina ve araziler ile arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin uygulanamayacağı, ayrıca Emlak Vergisi Kanunu’nun 12’nci maddesinde, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin arsa sayılacağının Cumhurbaşkanı Kararı ile belli edileceğinin hükme bağlandığı, 2.4. Ayrıca; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi gereğince; “Büyükşehir belediyelerinde, büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı, ilgili ilçe belediyeleri tarafından alınır. Emlak vergisinden Büyükşehir Belediyesine veya Özel

İdareye ayrıca pay kesilmez.” hükmünün amir olduğu, 2.5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 14’üncü maddesinin (g) fıkrası hükmüne göre, bir arazinin emlak vergisi daimi muafiyetinden yararlanabilmesi için; belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunması, kiraya verilmemesi, ticari, sınai ve turistik faaliyette kullanılmaması gerektiği, buna göre, belediye ve mücavir alan sınırları içine bulunup da imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan arazi ve arazi parçalarının da arsaya ait oran üzerinden vergiye tabi tutulduğu, 2.6. 11/03/1983 tarih ve 17984 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/1983 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 28/02/1983 tarih ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Arsa Sayılacak

Parsellenmemiş Arazi Hakkında Karar”ın 1’inci maddesinin (b) fıkrasında belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da, imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılması ancak bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılmaları halinde arsa sayılmayarak araziye ait oran üzerinden vergilendirilmelerinin öngörüldüğü, 2.7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 12’nci maddesinde “Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.” denildiği, bu kapsamda İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 14/01/2021 tarih ve sayılı yazısında belirtildiği üzere

Kurubaş mahallesinin 2013 yılında ve kısmen 2019 yılında imar planı kapsamında olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.2 “Vergi ödevi” başlıklı 73’üncü maddesi; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler

kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi

Cumhurbaşkanına verilebilir.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun, 5.1. “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”, 5.2. “Bina tabiri” başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu kanundaki bina tabiri, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsar.”, 5.3. “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”, 5.4. “Daimi muaflıklar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina

Vergisinden daimi olarak muaftır.

(…)

u) (Ek : 4/12/1985 – 3239/100 md.) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalar (Gelir

Vergisinden muaf esnaf ile basit usulde Gelir Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan binalar hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan binalar ile muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar için bu muafiyet uygulanmaz.)” 5.5. “Mevzu” başlıklı 12’nci (Değişik: 17/7/1972-1610/7 md.) maddesinde; “… Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı Kararı ile belli edilir.”, 5.6. “Daimi muaflıklar” başlıklı 14’üncü maddesinde; “(Değişik birinci fıkra : 16/10/1981 – 2536/2 md.) Aşağıda yazılı arazi kiraya verilmemek (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Arazi Vergisinden daimi olarak muaftır.

(…)

g) (Ek : 4/12/1985-3239/104 md.) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi. (Gelir

Vergisinden muaf esnaf ile basit usulde Gelir Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan arazi ile arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyet uygulanmaz.)”, 6. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin gelirleri” başlıklı 59’uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır.

Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”, 7. 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve

Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1’inci maddesinin on beşinci fıkrasında; “Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmaz ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümleri 31/12/2022 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uygulanmaya devam edilir.

Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir. (Mülga cümle:17/7/2019-7186/33 mad.)(…) .” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, Kurubaş Mahallesi’nin 6360 sayılı Kanun ile köy statüsünden çıkarılarak mahalleye dönüştürüldüğünü, adı geçen Kanun’un geçici 1 inci maddesi gereğince köyden mahalleye dönüştürülen yerlerin ilk mahalli seçim tarihi olan 30/03/2014 tarihinden 31/12/2022 tarihine kadar her türlü vergiden muaf tutulduğu yönünde hüküm bulunduğunu, ancak Van

Edremit Belediye Başkanlığınca tamamı Kurubaş mahallesinde bulunan ve tarım arazisi olarak kullandığı arazileri için mücavir alan içerisinde olduğu gerekçesiyle 30/03/2014 tarihinden sonraya tekabül eden 1.671,87 TL emlak vergisi tahsil edildiğini, bir kısım arazileri için ise aynı sebepten dolayı 1.187,47 TL borç çıkarıldığını iddia ederek kendisinden tahsil edilen 1.671,87 TL’nin tarafına iadesi ile adına çıkarılan 2020 yılına ait 1.187,47 TL vergi borcunun terkin edilmesini talep etmektedir.

10. İlgili idare tarafından, Kurubaş Mahallesinin 2014 yılı öncesinde Van Belediye sınırı içinde kalan köy statüsünde bir yerleşim alanı olduğu, 6360 sayılı Kanun ile Van İlinde Büyükşehir Belediyesi kurulduğu ve yasa ile birlikte büyükşehir ilçe sınırları yeniden belirlenerek Kurubaş Mahallesinin de Edremit

İlçesine bağlandığı, Kurubaş Mahallesinin Van Belediyesi döneminde köy statüsündeyken Van Belediye

Meclisinin 08/04/2005 tarih ve 167 sayılı kararına göre mücavir alan sınırlarına dahil edilerek, 04/11/2010 tarih ve 789 sayılı Meclis kararı ile hizmet götürülmesine karar verildiği, 2014 yılında söz

konusu mahallenin Edremit İlçesine dahil edilmesi ve devri esnasında Van Belediye Meclisinin almış olduğu kararlar doğrultusunda işlem yapıldığı, buna göre 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi gereğince emlak vergisine tabi olduğu, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 4/u ve 14/g maddeleri kapsamında muafiyet şartlarını sağlamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

11. Emlak Vergisi Kanunu’nun 4’üncü maddesinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binaların bina vergisinden daimi muaf olduğu, 12’nci maddesinde, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerin arsa sayılacağı, belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağının ise Cumhurbaşkanı Kararı ile belirleneceğini, 14’üncü maddesinde ise yine Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan arazilerin arazi vergisinden muaf olduğu düzenlenmiştir.

12. Somut dosya kapsamında başvuruya konu Kurubaş Mahallesinin Van Belediyesi döneminde köy statüsündeyken Van Belediye Meclisinin 08/04/2005 tarih ve 167 sayılı kararına göre mücavir alan sınırlarına dahil edildiği, 04/11/2010 tarih ve 789 sayılı Meclis kararı ile hizmet götürülmesine karar verildiği, ayrıca söz konusu mahallenin 2013 yılında ve kısmen 2019 yılında imar planı kapsamına alındığı dolayısıyla ilgili idarece emlak vergisine tabi tutulduğu görülmüştür.

13. Ancak, 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1’inci maddesinin on beşinci fıkrasında, tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak

Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye

Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmayacağı da açıkça hükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenlemede tüzel kişiliği kaldırılan köylerin mücavir alan içerisinde veya dışarısında olması, imar planı kapsamına alınması veya alınmaması gibi bir ayrıma gidilmemiş, herhangi bir istisna öngörülmemiştir.

14. Kurumumuza yapılan şikayet başvurusuna benzer nitelikte olan bir dava kapsamında Danıştay 9. Dairesi’nce verilen E. 2016/605, K. 2016/5202 sayılı kararda;“… 06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanan 6360 sayılı Kanun’un, 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 1.

maddesinin 15. bendinde “Bu Kanun’a göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre alınması gereken emlak vergisi ile 26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz ve 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir

Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümleri

31.12.2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) uygulanmaya devam edilir. Bu yerlerde içme ve kullanma

suları için alınacak ücret beş yıl süreyle en düşük tarifenin %25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir.

10.07.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 2’nci maddesi ile köy tüzel

kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 01.03.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1610 sayılı

Kanunu’nun 14. maddesiyle değişik 22. maddesinde bina ve arazi vergileriyle ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin, bu Kanun’a eklenmek veya bu Kanun’da değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği hükmü yer almakta ise de Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 11.02.1988 tarihinde verilen

E:1987/3, K:1988/1 sayılı kararında gerekse Danıştay Dokuzuncu Dairesince aynı yönde verilen birçok kararda belirtildiği sonra çıkan kanunun, genel nitelikteki önceki kanunun yerine geçeceği ve sonradan yürürlüğe giren özel nitelikteki kanunda yer alan istisna ve muafiyet hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş bulunmaktadır.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

15. Her ne kadar idare tarafından Kurubaş Mahallesinin mücavir alan sınırlarına dahil edildiği, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ve 5393 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda öngörülen muafiyetler kapsamı dışında kaldığı, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan bina ve arazilerin kiraya verilmemek şartıyla bina ve arazi vergisinden daimi muaf tutulacağı, ancak anılan yerlerde bulunan ve muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina ve araziler ile arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetin uygulanamayacağı ifade edilmiş olsa da, 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1’inci maddesinin on beşinci fıkrasında ‘tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı

Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı

Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmaz.’ şeklinde açık bir düzenlemenin olduğu ve ilgili düzenlemede mücavir alanlara ilişkin herhangi bir istisna öngörülmediği, köyden mahalleye dönüştürülen yerlerin, ilk mahalli seçim tarihi olan 30/03/2014 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile her türlü vergiden muaf tutulduğu, daha sonra bu sürenin 31/12/2022 tarihine kadar uzatıldığı tespit edilmiştir.

16. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan Hakları

Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık” başlığı altında; “Belgede, hukuk kurallarını sosyal ve ekonomik hayatın bir teminatı olarak gören uygulama anlayışına yönelik faaliyetler de öngörülmüştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenliği ilkesini gerçekleştirmeye devam etmesi vurgulanmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması altında olduğuna yönelik güçlü bir mesaj verilmiştir. Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki Öngörülebilirlik ve

Şeffaflığın Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmıştır.

17.Kamusal alanda faaliyet gösteren insan hakları kurum ve kuruluşları arasında olan Kamu Denetçiliği

Kurumu, 2021 yılı Mart ayında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan Hakları Eylem Planında ifade edildiği üzere, kamu hizmetlerinin insan haklarına dayalı olarak işlemesinin temini açısından önemli işlevler görmektedir. Anayasal ve yasal değişikliklerle sistemimize dâhil edilen bu kurumların her biri, kişiler için yeni bir başvuru ve güvence imkânını da beraberinde getirmiştir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.21)

18. Anayasal bir hak arama kurumu olan ve Cumhurbaşkanlığı İnsan Hakları Eylem Planında da önemine atıf yapılan Kurumumuz tarafından bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi maksadıyla hem bilgi belge talep edilmiş hem de idare ile görüşmeler yaparak sorunun dostane çözüme kavuşması için çaba gösterilmiştir. Bu kapsamda Kurumumuza yapılan 33 şikayet başvurusundan 14’ü dostane çözüme kavuşturulmuş olup, somut dosyada ise 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1’inci maddesinin on beşinci fıkrasında ‘tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmaz.’ şeklinde açık bir düzenlemenin olduğu ve ilgili düzenlemede mücavir alanlara ilişkin herhangi bir istisna öngörülmediği, köyden mahalleye dönüştürülen yerlerin, ilk mahalli seçim tarihi olan 30/03/2014 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile her türlü vergiden muaf tutulduğu anlaşılan işlemde başvurandan 1.671,87 TL emlak vergisi

tahsil edilmesi ve 2020 yılı için 1.187,47 TL emlak vergisi tahakkuk ettirilmesi işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza gönderildiği; İdarenin

“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak “kanunlara uygunluk”, “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Van Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ; Başvurandan tahsil edilen 1.671,87 TL emlak vergisinin iadesi ile başvurana tahakkuk ettirilen 1.187,47

TL emlak vergisi borcunun terkin edilmesi hususunda EDREMİT BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve EDREMİT BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi