|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) yönelik bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin bir değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, AFAD’ın yeniden yapılandırılması ile ilgili olarak, daire başkanlıklarına ait kadro sayıları ve geçici görevlendirme belgeleri talep etmiştir. Ancak, idare, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kurum içi uygulamalara ilişkin belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğunu belirtmiştir.
İdarenin, başvuranın talebinin özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle reddi, hukuka uygun bulunmuştur. Bilgi edinme hakkı, Anayasa ve ilgili kanunlarla güvence altına alınmış olsa da, bu hakkın sınırları da belirlenmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddedilmesi, ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka uygun bir karar olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın bilgi edinme talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/15639-S.21.25003
BAŞVURU NO : 2021/10899
KARAR TARİHİ : 01/11/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına ilişkin bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran özetle, 5902 sayılı Kanun ile Afet ve Acil
Durum Yönetimi Başkanlığı kurulduğunu, 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile AFAD’ın İçişleri
Bakanlığına bağlandığını, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kapsamında AFAD’ın yeniden yapılandırıldığını ve on iki Daire Başkanlığı kurulduğunu, sonrasında hem hükümet sisteminin değişmesinden kaynaklı başka kurumlardan hem de diğer kanun kapsamında yeni atamalar ile personel yapısının taşradan, hizmet alımı ve kurumlarda yapılan geçici görevlendirmeler kapsamında güncellendiğini belirterek CİMER başvurusunda belirtilen şekliyle atanan personelin daire başkanlığına esas listesi (özel kalem dahil toplam 13 daire başkanlığı) ve daire başkanlıklarına ait ek de yer verilen çalışma grup başkanlıkları olurlarının (daire başkanlıklarına esas kurulan çalışma grupları ve konusu dahil geçici görevlendirilen çalışan personel listesinin) güncel son halini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 25/06/2021 tarihli ve S.21. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden iletilen
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 25. maddesinde yer alan “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” hükmü uyarınca başvuranın talep ettiği belgelerin Bilgi Edinme Kanunu kapsamı dışında olduğu,
2.2. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında AFAD Uzmanı kadrosunda görev yapan başvuranın, kendisi ile ilgili olmayan ve kendisini etkilemeyen kurumdaki boş kadroların unvanlarının dağılımı, diğer çalışma gruplarının onayları gibi belgeleri ne amaçla kullanacağı bilinmediğinden, kurumda çalışan personelin ad ve soyadları, unvanları, hangi Daire Başkanlığından maaş aldıkları ve Afet ve Acil Durum Başkanlığında geçici görevli personelin görevlendirme olurlarının paylaşılmasının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 4. maddesinde yer alan “… Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme. İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma …” ilkesine aykırı olup olmayacağının öngörülemediği, 2.3. Başvuranın CİMER başvurusunda istediği geçici görevlendirme olurları hususunda ise, 15/04/2011 tarihinde yayınlanan 2 No.lu Kamu Personeli Genel Tebliği’nin “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığında “Altıncı bölümde; memurun adaylık ve asli memurluğa atanmasına ilişkin belgeler, derece ve kademe ilerlemeleri, sınıf, yer, unvan, görev değişiklikleri ile ilgili belgeler, geçici görevlendirilmesine ilişkin belgeler”in kişilerin özlük dosyalarında tutulması gerektiği hususu yer aldığından ve aynı Tebliğ’in 9 uncu maddesinde “Özlük dosyalarının tutulması ve muhafazasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edilir. Özlük dosyası içeriği hakkında soruşturma ve kovuşturmaya yetkili merciler dışındakilere açıklama yapılamaz, bilgi verilemez. Ayrıca kişinin rızası olmaksızın özlük dosyasındaki bilgiler ve kayıtlar esas alınarak kişi hakkında yayında bulunulamaz.” hükümleri uyarınca ilgilinin talep ettiği belgelerin verilmesinin uygun değerlendirilmediği ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “… Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”, 3.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
…”, 3.6. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “… İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun, 5.1. Tanımlar başlıklı 3. maddesinde; “Bu Kanunda geçen; … c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, d) Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını, … ifade eder.”, 5.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”, 5.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.
Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. …”, 5.5. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.
Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”, 5.6. “İtiraz usulü” başlıklı 13. maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir. …”, 5.7. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21. maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”,
5.8. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25. maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”, 6. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun, 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; … Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi
… ifade eder.”, 6.2. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8. maddesinde; “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.
Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.
Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.”, 7. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in 7.1. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25. maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”, 7.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32. maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 8. 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2 No.lu Kamu Personeli Genel
Tebliği’nin “Özlük dosyası tutulmasına ilişkin usul ve esaslar” başlıklı bölümünün 9 uncu maddesinde; “Özlük dosyalarının tutulması ve muhafazasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edilir.
Özlük dosyası içeriği hakkında soruşturma ve kovuşturmaya yetkili merciler dışındakilere açıklama yapılamaz, bilgi verilemez. Ayrıca kişinin rızası olmaksızın özlük dosyasındaki bilgiler ve kayıtlar esas alınarak kişi hakkında yayında bulunulamaz.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan İzzetcan GÜNBEY, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere,
5902 sayılı Kanun ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurulduğunu, 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi ile AFAD’ın İçişleri Bakanlığına bağlandığını, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kapsamında AFAD’ın yeniden yapılandırıldığını ve on iki Daire Başkanlığı kurulduğunu, sonrasında hem hükümet sisteminin değişmesinden kaynaklı başka kurumlardan hem de diğer kanun kapsamında yeni atamalar ile personel yapısının taşradan, hizmet alımı ve kurumlarda yapılan geçici görevlendirmeler kapsamında güncellendiğini belirterek CİMER başvurusunda belirtilen şekliyle atanan personelin daire başkanlığına esas listesi (özel kalem dahil toplam 13 daire başkanlığı) ve daire başkanlıklarına ait ek de yer verilen çalışma grup başkanlıkları olurlarının (daire başkanlıklarına esas kurulan çalışma grupları ve konusu dahil geçici görevlendirilen çalışan personel listesinin) güncel son halini talep etmektedir.
11. Başvuranın, 17/02/2021 tarihli CİMER başvurusunda, AFAD’ın yeni hükümet sistemi kapsamında yeniden yapılandırılmasını analiz etmek için Başkanlık da on iki daire başkanlığına ait boş dolu kadro sayısının (atanan unvan yapıları ve sayıları ile birlikte maaşa esas müstakil her daire başkanlığından maaş alan personel ismi, unvanı ve boş kadro tahakkuk cetvelinin birer nüshasının) ve her daire başkanlığına ait en güncel çalışma grup başkanlığı geçici görevlendirme olurlarının bir nüshasının tarafına verilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
12. Bilindiği üzere, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19. maddesinde, herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alındığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinde ise, herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.
13. Anayasamızın 26. maddesi, herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.
14. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
15. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74.
maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13. maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3. maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4. maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
16. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.
17. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476
Karar sayılı kararında; “… 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.
Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
18. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 15. ve 27. maddeleri arasında düzenlenmiş olup 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Bu kapsamda, Kanunun 21. maddesinde; kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu, kamu yararının gerektirdiği hâllerde ise, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabileceğinin düzenlendiği; Kanunun 25. maddesinde ise, kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkının kapsamı dışında olduğu, ancak söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme haklarının saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
19. Öte yandan, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3. maddesinde kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi; kişisel verilerin işlenmesi ise, kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her
türlü işlemi ifade etmektedir. Ayrıca, kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı
6698 sayılı Kanunun 8. maddesinde düzenlenmiştir.
20. Anayasa Mahkemesinin 1986/24 Esas, 1987/8 Karar sayılı ve 21/03/1987 tarihli Kararında; “…
Özel hayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Orada cereyan edenlerin yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini istemek hakkı, kişinin temel haklarından biridir. Bu niteliği sebebiyledir ki, özel hayatın gizliliğine dokunulmaması, insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde korunması istenilmiş, ayrıca tüm demokratik ülke mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında bu hak devlet organlarına, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. İnsanın mutluluğu için büyük önemi olan özel hayata saygı gösterilmesi hakkı onun kişiliği için temel bir hak olup yeteri kadar korunmadığı takdirde kişilerin ve dolayısıyla toplumun kendini huzurlu hissedip güven içinde yaşaması mümkün değildir. Bu nedenlerle söz konusu gizliliği çeşitli biçimde ihlal eylemleri suç sayılarak ceza yaptırımlarına bağlanmıştır. …” hususları belirtilmiştir.
21. Dosya kapsamında, başvuranın Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında AFAD Uzmanı kadrosunda çalıştığı, 17/02/2021 tarihli CİMER başvurusu ile tarihli Kurumumuza yapmış olduğu başvuru dilekçesinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına bağlı 13 daire başkanlığında bulunan boş dolu kadro sayısına (atanan unvan yapıları ve sayıları ile birlikte maaşa esas müstakil her daire başkanlığından maaş alan personel ismi, unvanı ve boş kadro tahakkuk cetvelinin birer nüshasının)
ve daire başkanlıklarına ait çalışma grup başkanlıkları olurlarının (daire başkanlıklarına esas kurulan çalışma grupları ve konusu dahil geçici görevlendirilen çalışan personel listesinin) güncel haline ilişkin bilgi ve belgeleri talep ettiği; ancak ilgili talebin 4982 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince, kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgelere ilişkin olduğu, başvuranın söz konusu düzenlemelerden etkilendiğine ilişkin herhangi somut bir veri sunmadığı; ayrıca Anayasa ile güvence altına alınmış ve
4982 sayılı Kanunun 21. maddesinde düzenlenen bilgi edinme hakkının sınırları içerisinde sayılı özel
hayatın gizliliği hükmü ile 6698 sayılı Kanun hükmü gereğince kişilerin ad ve soyadları, unvanları, hangi daire başkanlığından maaş aldıkları ve geçici görevli personelin görevlendirme olurlarının üçüncü kişilerle paylaşılmasının açık rızaya bağlı olduğu; bununla birlikte 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 2 No.lu Kamu Personeli Genel Tebliği kapsamında bu bilgi ve belgelerin özlük dosyasında yer aldığı, özlük dosyalarının tutulması ve muhafazasında özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edileceği, özlük dosyası içeriği hakkında soruşturma ve kovuşturmaya yetkili merciler dışındakilere açıklama yapılamayacağı ve bilgi verilemeyeceği, kişinin rızası olmaksızın özlük dosyasındaki bilgiler ve kayıtlar esas alınarak kişi hakkında yayında bulunulamayacağı dikkate alındığında başvuranın talebinin bilgi edinme hakkının istisnaları içerisinde kaldığı değerlendirilmiştir.
22. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek somut olaya bakıldığında; başvuranın bilgi edinme talebinin
4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu ve 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2
No.lu Kamu Personeli Genel Tebliğinin ilgili hükümleri kapsamında reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede
karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi