ÖZET: Başvuran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Hukuk Müşaviri olarak görev yaparken, kendisine uygulandığını iddia ettiği mobbingin sonlandırılmasını ve geçici görevlendirme işleminin iptal edilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın geçici görevlendirmesinin hukuka uygun olduğunu savunmuş, ancak yapılan incelemede, geçici görevlendirmenin Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği’nin 7. maddesine aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Mobbing iddialarının ise sistematik, sürekli ve kasıtlı bir şekilde gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Başvuranın, mobbing iddialarını destekleyecek yeterli delil sunamadığı, dolayısıyla bu iddiaların kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın mobbingin sonlandırılması ve BELGENET sistemine erişim talepleri reddedilirken, geçici görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/15611-S.22.23832

BAŞVURU NO : 2022/14516

KARAR TARİHİ : 05/12/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

Başvuranın mobbingin sonlandırılması, geçici görevlendirmenin iptal

BAŞVURUNUN KONUSU :

edilmesi ve erişim talepleri hk.

BAŞVURU TARİHİ : 06/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Hukuk

Müşaviri olarak görev yapmakta olduğunu, Av. ’le ilgili soruşturmanın, muhakkik olarak tarafına verilmesinin ve kendisinin bu görevi yapamayacağını devlet adabına uygun bir şekilde 24/01/2022 tarihli dilekçesiyle bildirmesi üzerine her gün sistematik olarak ve sürekli artan bir şekilde kendisine mobbing uygulandığını, akabinde tamamen mobbing amacıyla hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında, mobbing iddialarını soruşturmayı yürüten müfettişlere yazılı olarak bildirmesine rağmen müfettişlerce mobbing yönünden tek bir ifade dahi alınmadan, inceleme ve araştırma yapılmadan, tarafına uyarma cezası verilmesinin teklif edildiğini, müteakiben, 05/07/2022 tarih ve sayılı yazıyla 6 ay süreyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığında görevlendirilmesine ilişkin işlemin 06/07/2022 günü saat 17:10’da tarafına tebliğ edildiğini, Kurumlar Arası Geçici

Görevlendirme Yönetmeliğinin 7. mad. yer alan “…geçici görevlendirme başlangıç tarihinden en az bir ay önce muvafakat işlemlerinin tamamlanması için personelin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma gönderilir. Geçici görevlendirme, personelin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kurum tarafından verilecek muvafakat ile tekemmül eder…ilgili personele görevlendirme başlangıç tarihinden en az 5 gün önce tebliğ edilir…” açık hükmü uyarınca bu görevlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, kasten, tamamen kendisini Bakanlıktaki Hukuk Müşavirliği görevinden uzaklaştırmaya yönelik olduğunu, hatta tebliğin mesai bitimine yakın 06/07/2022 günü saat 17:10’da yapılarak iş arkadaşlarına veda etmesinin dahi engellendiğini, yine hukuka ve mevzuata aykırı biçimde henüz geçici görevlendirme işlemi tarafına tebliğ edilmeden sanki bir terör suçlusuymuşçasına 05/07/2022 günü mesai bitiminde Bakanlığın BELGENET elektronik yazışma sistemine erişiminin engellendiğini, tamamen mesleki birikimiyle oluşturduğu taslak evraklarına dahi erişiminin engellendiğini, tarafına zimmetli olan dizüstü bilgisayarı da aynı gün teslim etmek zorunda bırakılarak, tarafınca oluşturulan birçok evraka erişiminin de engellendiğini, kendisinin

geçici olarak görevlendirilmesinin ardından Bakanlığa Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yapan bir hukuk müşavirinin naklen atandığını, bu durumun, Bakanlıkta Hukuk Müşaviri ihtiyacı bulunduğunu gösterdiğini iddia ederek, geçici görevlendirme işleminin iptal edilmesini, tarafına uygulanan mobbingin sona erdirilmesini ve BELGENET’te tarafınca oluşturulmuş belgeler ile daha önce tarafına zimmetli bulunan ve teslim etmek zorunda bırakıldığı dizüstü bilgisayara erişiminin sağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 26/10/2022 tarih ve cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Av. ile ilgili olarak çeşitli kanallardan intikal eden bilgi ve belgeler üzerine disiplin soruşturması yürütülmesi ihtiyacı doğduğu, bu amaçla başvuranın görevlendirildiği, yazı eki belgelerden görüleceği üzere, bu soruşturma sürecinde kendisinin talebi üzerine bir hukuk müşavirinin daha görevlendirilerek soruşturma konusunun genişletildiği, yine başvuranın ilave bir takım taleplerde bulunması, aksi takdirde görevin kendisinden alınması talebi üzerine görevin kendisinden alınarak Bakanlık

Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına intikal ettirildiği, söz konusu sürecin başvuranın talepleri dikkate alınarak ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü, mobbing iddiasına dayanak oluşturacak herhangi bir durumun ortaya çıkmadığı,

2.2. Başvuran hakkında yürütülen ve mobbing amaçlı olduğu iddia edilen soruşturmanın, başvuranın takibini yaptığı Ankara 5. İdare Mahkemesinin 18.03.2021 tarih ve sayılı kararını temyiz etmeyerek Bakanlık aleyhine kesinleşmesi ve bu nedenle davacı tarafa gerekli ödemelerin yapılmasına sebebiyet verdiği konusuna ilişkin olduğu, soruşturmanın, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca

Bakanlık Makamının 09.03.2022 tarihli ve sayılı görev emri uyarınca yürütüldüğü, soruşturma sonucunda düzenlenen 20.05.2022 tarihli ve sayılı Soruşturma Raporunun ilgili bölümlerinde özetle; ” (…) Hukuk Müşaviri ‘ e takibi için havale edilen Ankara 5.İdare Mahkemesinin sayılı dava dosyasına ilişkin evrakın adı geçenin hem fiziki hem de belgenet üzerinden takip etme imkanı olduğu ve dava dosyasına ilişkin tüm evrak süreci ile belgelerin evveliyatı hakkında bilgi sahibi olabileceği, (…) Açıklanan nedenlerle. Hukuk Müşaviri ‘ in takibi için resmi görev olarak havale edilen Ankara 5. İdare Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve sayılı mahkeme kararının temyizi süreciyle ilgili yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek süresi içerisinde gerekli iş ve işlemi yapmadığı ve bu suretle adı geçenin söz konusu dava dosyasına ilişkin işlemi sonuna kadar takip ve yerine getirmede kayıtsızlık gösterdiği anlaşıldığından.

Hukuk Müşaviri ‘ in belirtilen fiilinden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun

125 inci maddesinin (A) bendinin (a) alt bendinde yer alan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında

yapılmasında kayıtsızlık göstermek… ” şeklindeki hüküm gereğince “Uyarma” cezasıyla tecziye edilmesinin uygun olacağı, ” sonuç ve kanaatine varılması ve söz konusu Raporun Bakanlık Makamının 01.07.2022 tarihli, sayılı Oluru ile uygun görülmesi üzerine başvurana “Uyarma” cezası verildiği,

2.3. Başvuran tarafından mobbing iddiasına dayanak olarak gösterilen soruşturmanın müfettiş raporuyla ortaya konulan maddi gerçeklikler ve bunun sonucu olarak uygulanan disiplin işlemlerinden oluştuğu, 12/1/1983 tarihli ve 17926 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Şikayet ve

Müracaatları Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinde Devlet memurlarının şikayetlerini en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile ve şikayet edilen amirleri atlayarak yapacağı, 6 ncı maddesinde ise şikayet hakkında karar verme yetkisinin ilk disiplin amirine ait olduğu, şikayeti kabul eden ancak kabul

verme yetkisi bulunmayan amirlerin bunları silsile yolu ile kendi görüşlerini de ilave ederek karar verme yetkisi olan amire intikal ettireceğinin hükme bağlandığı, başvuranın iddia ettiği üzere hakkında devam eden bir soruşturma sürecinde müfettişlere savunmasıyla birlikte yapılan bir mobbing iddiasının söz konusu usule uygun olarak yapılmış bir başvuru olarak kabul edilemeyeceği, söz konusu beyanların

Yönetmelikte belirtilen silsile içinde olmadığı göz önüne alındığında usule uygun yapılmadığı ve soruşturma kapsamında değerlendirilemeyeceğinin açık olduğu,

2.4. Başvuranın geçici görevlendirmesinin 375 sayılı KHK’nın 25 inci ek maddesi ile 3/5/2019 tarihli ve

30763 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurumlararası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin 8 inci

maddesi çerçevesinde, Bakanlığın bağlı kuruluşu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma

Merkezi Başkanlığının talebinin Bakanlık Personel Dairesi Başkanlığınca uygun bulunması sonucunda,

05.07.2022 tarihli ve sayılı yazı ve eki Geçici Görevlendirme Formuyla yapıldığı ve ilgiliye

06.07.2022 günü tebliğ edildiği, başvuranca, her ne kadar tebliğ süresine uyulmadığı ve tebliğin saat

17.30’da yapıldığı ve bu durumun mobbing amaçlı olduğu iddia edilse de, başvurucunun görevi ve eğitimi dikkate alındığında tebliğin kendisine zorla veya dayatmayla yapılmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu, görevlendirme sürecinin kendisiyle yapılan telefon görüşmeleri ve belirtilen gün ve saatte Kuruma gelmesi üzerine yapıldığı, ilgili tarafından herhangi bir çekince ortaya konmaksızın tebellüğ edildiği, başvuranın belirtilen haftaya ilişkin kart hareketleri incelendiğinde iddialarının aksine sürecin tamamen kendi inisiyatifinde geliştiği ve Bakanlığa giriş çıkışıyla ilgili bir sorun olmadığının anlaşılacağı, Bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kuruluşları arasında geçici görevlendirme uygulamasının olağan olduğu, görevlendirilen yerde uzmanlık alanı ve kıdemine uygun mesleği icra edecek olması karşısında mobbing iddiasının maddi dayanağının bulunmadığı,

2.5. Başvuruda belirtilen “BELGENET” sisteminin Bakanlığın Resmi Yazışmalarda Elektronik Belge

Yönetim Sisteminin kısa adı olduğu, bu sistemin içeriğindeki belgelerin resmi evrak niteliğinde olduğu,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 16 ncı maddesinin “Devlet memurları görevleri ile ilgili resmi

belge araç ve gereçleri, yetki verilen mahaller dışına çıkaramazlar, hususi işlerinde kullanamazlar. Devlet memurları görevleri icabı kendilerine teslim edilen resmi belge, araç ve gereçleri görevleri sona erdiği zaman iade etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk memurun mirasçılarına da şamildir. ” düzenlemesini ihtiva ettiği, yapılan geçici görevlendirmeyle birlikte adı geçen personelin ÇASGEM’de Elektronik Belge

Yönetim Sistemi (EBYS)’ne erişimi için kullanıcı adı ve şifresi alması gerekeceğinden bu şekilde rutin bir uygulama gerçekleştirildiği, Bakanlık sistemi üzerinde aktif kullanıcı kaydı mevcutken diğer kamu kurumu sistemine giriş yapılamadığı, bu duruma ilişkin Bakanlık Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğünün 06/07/2022 tarihli yazısı ile de BELGENET üzerindeki birim dışına ve kurum dışına yazı yazma yetkisine ilişkin rollerin kaldırıldığı ancak pasife alma işleminin yapılamadığının bildirildiği,

2.6. Başvuranın ve diğer tüm personelin sisteme erişiminin yürütmekte olduğu görevle bağlantılı olduğu, dolayısıyla, söz konusu evrakların kendisi tarafından oluşturulduğunun gerekçe gösterilerek sistemin kişisel arşiv olarak değerlendirilmesinin uygun görülmediği, hangi bilgi ve belgelere ve hangi hizmet gereği olarak erişilmek istendiği net olarak anlaşılmamış olsa da Kuruma ait evrakın kişisel evrak olarak değerlendirilerek erişime açık tutulmasının gerek hukuken ve gerekse de teknik açıdan uygun olmayacağı, varsa örnek, taslak vb. arşiv ihtiyacının ilgili personelin kişisel sorumluğunda bulunduğu, kaldı ki, herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına dizüstü bilgisayar alınmadan önce başvuranla iletişime geçildiği, kendisinin onayı üzerine dizüstü bilgisayarın 06/07/2022 günü teslim/tesellüm belgesi düzenlenerek teslim alındığı ve bu süreçte herhangi bir çekince ortaya konmadığı, kamu görevlilerinin kendilerine zimmetli bilgisayarları hizmet gereği doğrultusunda kullanması yükümlüğü ve günümüz teknolojisi dikkate alındığında kurum bilgisayarından taşınabilir herhangi bir belleğe veri aktarımının oldukça basit bir işlem

olması nedeniyle bilgisayarın aynı gün teslim edilmesinin herhangi bir hak kaybı doğurmasının da mümkün görülmediği,

2.7. Bakanlığa Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yapan bir hukuk müşavirinin naklen atandığı iddiası ile ilgili olarak, söz konusu naklen atamaya konu münhal kadronun 2021 yılına ait olduğu, naklen atamaya ilişkin yazının 2021 yılında Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne yazıldığı, muvafakat işlemlerinin gecikmesi sebebiyle göreve başlamasının 2022 yılı Temmuz ayına sarktığı, bu naklen atamanın, geçici görevlendirme işlemiyle ilişkilendirilmesi mümkün görülmediği,

ifade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,

3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında;

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”

3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu,

5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet

Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin “Kurumlar arası geçici görevlendirme” başlıklı Ek 25’inci maddesinde; “Hâkim ve savcılar ile bu meslekten sayılanlar hariç olmak üzere, statülerine bakılmaksızın bir kadro veya pozisyona dayalı olarak kamu kurum veya kuruluşlarında istihdam edilenler, kurumlarının muvafakatiyle bir yılı

geçmemek üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici görevlendirilebilir. Bu süre birer yıl olarak uzatılabilir.

….

Toplamda altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakatinin de alınması şarttır.

…

Bu madde kapsamında görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanarak

Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.”

7. Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin,

7.1. “Geçici görevlendirme usulü” başlıklı 7’nci maddesinde, “(1) Geçici görevlendirmeyi yapmak isteyen kurum tarafından doldurulan form, öngörülen geçici görevlendirme başlangıç tarihinden en az bir ay önce muvafakat işlemlerinin tamamlanması için personelin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma gönderilir. Geçici görevlendirme, personelin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kurum tarafından verilecek muvafakat ile tekemmül eder.

(2) Tekemmül eden geçici görevlendirmeye ilişkin form, geçici görevlendirme yapılan kuruma gönderilir ve ilgili personele görevlendirme başlangıç tarihinden en az 5 gün önce tebliğ edilir. Formun bir örneği ilgili personelin özlük dosyasında saklanır.”

7.2. “Ortak hükümler” başlıklı 8’inci maddesinde, “… (3) Kesintili ya da kesintisiz olarak bu

Yönetmelik kapsamında toplamda altı ayı geçen geçici görevlendirmelerde personelin muvafakatinin alınması şarttır. ”

8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Resmi belge, araç ve gereçlerin yetki verilen mahaller dışına çıkarılmaması ve iadesi” başlıklı 16’ncı maddesinde, “… Devlet memurları görevleri icabı kendilerine teslim edilen resmi belge, araç ve gereçleri görevleri sona erdiği zaman iade etmek zorundadırlar. … .”

9. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir

hükümleri düzenlenmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Hukuk Müşaviri olarak görev yapmakta olan başvuran, tarafına uygulandığını iddia ettiği mobbingin sonlandırılmasını, geçici görevlendirme işleminin iptal edilmesini ve BELGENET’te tarafınca oluşturulmuş belgeler ile daha önce tarafına zimmetli bulunan ve teslim etmek zorunda bırakıldığı dizüstü bilgisayara erişimini talep etmektedir.

12. İlgili idarece temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, Av. ile ilgili yürütülecek disiplin soruşturması için başvuranın muhakkik olarak görevlendirildiği, bu süreçte başvuranın talebi üzerine bir hukuk müşavirinin daha görevlendirilerek, soruşturma konusunun genişletildiği, ardından başvuranın, hukuk müşavirliği biriminin iş yükünün fazla olması hasebiyle kendisi ile talebi doğrultusunda görevlendirilen diğer muhakkike soruşturma süreci boyunca dosya verilmemesi, aksi halde, soruşturma görevinin kendisinden alınmasını talep ettiği, başvurana soruşturma süresi boyunca dosya verilmesinin mümkün olmaması sebebiyle soruşturmanın kendisinden alınarak Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettirildiği, başvuran hakkında yürütülen ve mobbing amaçlı olduğu iddia edilen soruşturmanın, başvuranın takibini yaptığı Ankara 5. İdare Mahkemesinin 18.03.2021 tarih ve sayılı kararını temyiz etmemesi sonucunda Bakanlık aleyhine kesinleşerek davacı tarafa gerekli ödemelerin yapılmasına sebebiyet vermiş olması hasebiyle yürütüldüğü ve sonucunda uyarma cezası verildiği, başvuranın geçici görevlendirmesinin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığının talebinin

Bakanlık Personel Dairesi Başkanlığınca uygun bulunması sonucunda, 05.07.2022 tarihli ve sayılı yazı ve eki Geçici Görevlendirme Formuyla yapıldığı ve ilgiliye 06.07.2022 günü tebliğ edildiği, bu geçici geçici görevlendirmeyle birlikte başvuranın ÇASGEM’de Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS)’ne erişimi için kullanıcı adı ve şifresi almasının gerekmesi ve Bakanlık sistemi üzerinde aktif kullanıcı kaydı mevcutken diğer kamu kurumu sistemine giriş yapılamaması sebepleriyle BELGENET elektronik yazışma sistemine erişiminin sonlandırıldığı, müteakiben, başvuranın, dizüstü bilgisayarın 06/07/2022 günü teslim/tesellüm belgesi düzenlenerek teslim alındığı anlaşılmaktadır.

13. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle

Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]

14. Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin

soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği

Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]

15. Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 12/02/2013 tarihli ve E:2010/38293, K:2013/5360 sayılı kararında; “Hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Örneğin, yöneticinin otoriter olması tek başına mobbing uygulandığı anlamına gelmez. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini ise her somut olayın özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız kabulünü doğurur.” İfadelerine yer verilmektedir.

16. İzmir BİM Altıncı İdare Dava Dairesinin E. 2020/164, K. 2020/364 sayılı kararında ise, “Bu bakımdan idarelerin yetkili merci ya da personelinin; statü hukukundan kaynaklanan hiyerarşik yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken; hizmetin niteliği ve gerekleri bakımından yetkili ve görevli oldukları konularda, hizmetin niteliği, gerekleri ve işleyişinin gerektirdiği kabul edilebilir amaçlarla ve yetki kuralının öngördüğü konularda tesis ettikleri işlemlerde ya da işyeri uygulamalarında salt “amaç ve neden” yönünden hukuksal sakatlıkların; salt ilgililerinin öznel değerlendirmeleri nedeniyle doğurduğu algı ve manevi zararların “işyerinde psikolojik taciz” olarak kabul edilmesine hukuksal olanak bulunmamaktadır…” şeklinde tespitte bulunulduğu görülmektedir.

17. Somut olayda, her ne kadar başvuranca Av. hakkında yürütülecek olan disiplin soruşturmasında muhakkik olarak görevlendirildiği ve kendisinin bu görevi yapamayacağını 24/01/2022 tarihli dilekçesiyle bildirmesi üzerine her gün sistematik olarak ve sürekli artan bir şekilde kendisine mobbing uygulandığı iddia edilmişse de, başvuranın adı geçen avukat ile ilgili yürütülecek disiplin soruşturması için muhakkik olarak görevlendirildiği, bu süreçte, başvuranın talebi üzerine bir hukuk müşavirinin daha görevlendirilerek, soruşturma konusunun genişletildiği, ardından başvuranın, hukuk müşavirliği biriminin iş yükünün fazla olması hasebiyle kendisine ve talebi doğrultusunda görevlendirilen diğer hukuk müşavirine soruşturma süresi boyunca dosya verilmemesi ile katibe soruşturma süreci boyunca evrak işi verilmemesi, aksi halde, soruşturma görevinin kendisinden alınmasını talep ettiği, başvurana soruşturma süresi boyunca dosya verilmesinin mümkün olmaması sebebiyle soruşturmanın kendisinden alınarak Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettirildiği, başvuran hakkında yürütülen ve mobbing amaçlı olduğu iddia edilen soruşturmanın, başvuranın takibini yaptığı Ankara 5. İdare Mahkemesinin 18.03.2021 tarih ve sayılı kararını temyiz etmemesi sonucunda söz konusu kararın Bakanlık aleyhine kesinleşerek davacı tarafa gerekli ödemelerin yapılmasına sebebiyet vermiş olması hasebiyle yürütüldüğü ve sonucunda uyarma cezası verildiği, bu itibarla, söz konusu soruşturmanın başvurana uygulandığı iddia edilen mobbingingin bir parçası olarak yürütüldüğünü kabul etmeye imkan bulunmadığı, başvuranın geçici görevlendirmesinin, hizmet ihtiyacı gerekçesiyle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve

Araştırma Merkezi Başkanlığının talebinin Bakanlık Personel Dairesi Başkanlığınca uygun bulunması sonucunda, 05.07.2022 tarihli ve sayılı yazı ve eki Geçici Görevlendirme Formuyla yapıldığı ve ilgiliye 06.07.2022 günü tebliğ edildiği, belirli bir süre ile sınırlı geçici görevlendirme yapılmış olmasının tek başına mobbing teşkil eden bir işlem olarak değerlendirilemeyeceği, bu geçici geçici görevlendirmeyle birlikte başvuranın ÇASGEM’de Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS)’ne erişimi için kullanıcı adı ve şifresi almasının gerekmesi ve Bakanlık sistemi üzerinde aktif kullanıcı kaydı mevcutken diğer kamu kurumu sistemine giriş yapılamaması sebepleriyle BELGENET elektronik yazışma sistemine erişiminin sonlandırıldığı, başvuranın adı geçen sisteme erişiminin yürütmekte olduğu görevin gerekliliğinden ibaret

olduğu, başvuranın geçici görevlendirmesiyle birlikte BELGENET’e erişim yetkisinin sona erdiği ve varsa örnek, taslak vb. arşiv ihtiyacının karşılanmasının tek yolunun bu sisteme erişim olduğunu kabul etmenin günümüz teknolojik gelişmeleri ile bağdaşmayacağı, ayrıca, başvuranın, dizüstü bilgisayarının 06/07/2022 günü teslim/tesellüm belgesi düzenlenerek teslim alındığı, ancak, herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına dizüstü bilgisayar alınmadan önce başvuranla iletişime geçildiği, kendisinin onayı üzerine dizüstü bilgisayarın 06/07/2022 günü teslim/tesellüm belgesi düzenlenerek teslim alındığı ve yine günümüz teknolojisi ile kurum bilgisayarından taşınabilir herhangi bir belleğe veri aktarımının oldukça basit bir işlem olduğu, Bakanlığa Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yapan bir hukuk müşavirinin naklen atanmasına konu münhal kadronun 2021 yılına ait olduğu, naklen atamaya ilişkin yazının 2021 yılında

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne yazıldığı, muvafakat işlemlerinin gecikmesi sebebiyle göreve başlamasının 2022 yılı Temmuz ayına sarktığı hususları bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda, mobbing olduğu iddia edilen fillerin, sistematiklik, süreklilik ve kasıtlılık unsurlarını taşıdığını kabulün mümkün olmadığı, bununla birlikte, başvuranın mobbinge uğrandığını ispata yarayacak kuvvetli emare niteliğinde herhangi bir bilgi ve belgenin de dosya kapsamında başvuranca Kurumumuza ibraz edilemediği, bu itibarla, başvuranın sübjektif algısı ile mobbing kapsamında bulunduğunu iddia ettiği fiillerin, mobbing kapsamında olduğunu kabule imkan bulunmadığı değerlendirilmektedir.

18. Diğer yandan, hukuk devleti, insan haklarına saygılı, bu hakları koruyan, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kurmak ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün davranışlarında Anayasaya ve hukuk kurallarına uyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan

Devlettir. (AYM, E. 2002/38, K. 2002/89, KT: 08.10.2002) Bu kapsamda, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları doğrultusunda hareket etmesi kuşkusuz hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birini teşkil etmektedir.

19. Somut olayda ise, geçici görevlendirme işlemini mobbing teşkil eden bir fiil olarak kabul etmeye imkan bulunmasa da, ÇASGEM tarafından başvuranın geçici görevlendirmesinin 5.7.2022 tarih ve sayılı yazı talep edildiği, bu talebin, Bakanlık Personel Daire Başkanlığının 5.7.2022 tarih ve sayılı yazısı ile aynı gün uygun görüldüğü, , 6.7.2022 tarihinde ise, tebliğ-tebellüğ ve ayrılış işlemlerinin gerçekleştirildiği hususları dikkate alındığında, ilgili idarece geçici görevlendirme işlemi yapılırken, Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin 7’nci maddesinde öngörülen usule riayet edilmediği, bu kapsamda, ilgili idarece ileri sürülen başvurucunun görevi ve eğitimi dikkate alındığında tebliğin kendisine zorla veya dayatmayla yapılmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu ve başvuranca herhangi bir çekince ileri sürülmediği açıklamasının da dayanaktan yoksun olduğu, zira, başvuranın geçici görevlendirmesinin 6 ay süre ile yapıldığı, gerek 375 sayılı KHK’nın Ek 25. Maddesi ve gerekse de yukarıda sözü edilen Yönetmeliğin 8 inci maddesinde, toplamda altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakatinin alınması şartının öngörüldüğü, bu itibarla, başvuranca 6 aylık geçici görevlendirme için çekince ileri sürülmüş olmasının ya da olmamasının ilgili mevzuat hükümleri kapsamında hukuk dünyasında sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu itibarla, Kurumlar Arası Geçici

Görevlendirme Yönetmeliğinin 7’nci maddesinde öngörülen usule riayet edilmeksizin yapılan geçici görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

20. Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri, yargı kararları, mobbing konusuna ilişkin yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları ve ilgili idarenin açıklamaları birlikte göz önünde bulundurularak

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın mobbingin sonlandırılması talebinin reddedilmesi, BELGENET’e ve dizüstü bilgisayarına erişiminin sağlanması taleplerinin, bu kapsamda tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olması hasebiyle reddedilmesi gerektiği, geçici görevlendirme işleminin ise Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin 7’nci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili idarece geri alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

/

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderdiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karar karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, İdareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle,

Başvuranın mobbingin sonlandırılması talebi ile BELGENET’e ve dizüstü bilgisayarına erişiminin sağlanması taleplerinin REDDİNE,

Başvuranın geçici görevlendirme işleminin ise Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin 7’nci maddesine aykırı olması hasebiyle ivedilikle geri alınarak mağduriyetinin giderilmesi hususunda

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi