ÖZET: Başvuru, Kütahya Merkez 501 ada 7 parsel numaralı taşınmazın tapu kayıtlarına Kütahya Belediyesi tarafından 1971 yılında konulan “Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu” şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir. Başvuran, müteveffa babasından intikal eden dairenin tapu işlemleri sırasında bu borcun varlığını öğrendiğini, ancak belediyede herhangi bir borç kaydının bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, 47 yıl boyunca bu borcun tahsil edilmediğini ve kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını ifade etmiştir. Başvuran, belediyeden alınan hesaplamaya göre şerhin kaldırılması için talep edilen 13.000 TL’nin fahiş olduğunu ve bu borcun zamanaşımına uğramış olabileceğini savunmuştur.

Kütahya Belediye Başkanlığı, başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada, şerhin kaldırılması için borcun güncellenerek tahsil edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın iddialarına göre, bu borcun tahakkukuna dair belgeler mevcut değildir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, borcun zamanaşımına uğramış olabileceği ve idarenin bu konuda gerekli incelemeleri yapması gerektiği sonucuna varmıştır. İdareye, bu hususların tespitine yönelik bir inceleme yapılması ve sonuçların Kuruma bildirilmesi tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 4248-4248

BAŞVURU NO : 2018/10841

KARAR TARİHİ : 21/02/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Kütahya Belediye Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Kütahya Merkez .. ada .. parsel no’lu ..’te bulunan dairenin tapu kayıtlarına Kütahya Belediyesi tarafından .. tarihli ..

yevmiye no ile konulan ‘Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu” şerhinin,kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31/08/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; müteveffa babasından intikal eden Kütahya Merkez 501 ada 7 parsel no’lu … Mahallesi … A Blok No:15 Daire 3’te bulunan dairenin tapu kayıtlarına Kütahya Belediyesi tarafından 04.05.1971 tarihli …

yevmiye no ile ‘kaldırım ve kanalizasyon borcu (70687.76 TL)’ ile ilgili şerh konulduğunu ve söz konusu şerhin, mezkur dairenin maliki olan babasının 2016 yılındaki vefatı sonrasında tapu işlemleri esnasında fark edildiğini, 1.1. Söz konusu daire ile ilgili Kütahya Belediye’si nezdinde yapılan borç sorgulamasında, babası adına veya mezkur dairenin malikleri olarak kendisi, ablası veya annesi adına herhangi bir borcun görülmediğini, fakat tapu da yazı ile şerh konulduğunu ve tapu da işlem yapabilmesi için de bu şerhin kaldırıldığına dair kendisinden yazı istenildiğini, 1.2. Belediyenin Fen İşleri Müdürlüğüne yaptığı başvuru sonrasında yapılan hesaplama sonucu, şerhin kaldırılması için 13.000.- TL ücret çıkarıldığını, 1.3. Ancak, Belediye’de mezkur daire ile ilgili borç kaydının bulunmadığını, Belediye’den borcu olduğuna dair belge istediğini ancak gösterilemediğini, eğer böyle bir borç var ise kendisine gösterilmesini ayrıca, eğer böyle bir borç var ise 47 yıldır neden tahsil edilmediğini, müteveffa babasına, borç ile ilgili herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi herhangi bir bilgi de verilmediğini, 1.4. Mezkur dairenin tapu kaydına konulan şerhin 1971 yılında konulduğunu ancak, 1973 yılında kooperatif olarak yapılmış olan apartmanın kurasının da yine aynı yıl çekildiğini, kendilerinin de 1975 yılında mezkur daireye taşındıklarını, durumun bu şekilde olmasına rağmen kuraların çekilmediği, 18 ortağı olan ve yapılmamış bir apartmanda söz konusu şerhin, neden babası adına konulduğunu anlamadığını, 1.5. Söz konusu borç tüm apartmanın borcu ise apartmandaki diğer kişilere bu borcun neden yazılmadığını, bu kişilerin çoğunun evlerinin alım satım işlemlerini yaptıklarını ve hiç bir problem çıkmadığını neden sadece kendi dairelerinde şerh olduğunu, dairenin üzerinde şerh var ise neden tapuları verildiğini, 47 yıldır su, kanalizasyon, asfalt gibi borçlar tahsil edilirken neden bu borç ile ilgili kendilerinden bir tahsilat yapılmadığını, 1.6. Diğer taraftan 1971 yılında olan borcun üzerinden 47 yıl geçmesine rağmen, yeni bir borçmuş gibi hesaplanıp 13.000.- TL gibi fahiş bir rakam gösterilmesinin etik olmadığını, ayrıca borcun yapılandırılmasını sözlü olarak ifade etmesine rağmen bunun da mümkün olmadığının tarafına söylendiğini, Belediyenin vatandaşa yardım ve yol göstermesi gerekirken olmayan ve tebliğ edilmeyen bir borçtan dolayı kendilerine zorluk çıkarıldığını iddia ve ifade ederek, 1.7. Belediye kayıtlarında görünmeyen sadece tapuda şerh olarak görünen yazının kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 20.09.2018 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden

Kütahya Belediye Başkanlığı’ndan alınan 10/10/2018 tarih ve … sayılı yazıda; “İlimiz

Kütahya Merkez 501 ada 7 parselde bulunan taşınmazla alakalı 1971 yılına ait tapuya konan

‘Kaldırım Kanalizasyon’ şerhiyle alakalı vatandaş şerhin kaldırılması ile ilgili Belediyemize başvuru yapmıştır. Söz konusu şerhle alakalı Belediye arşivinde ve vatandaşta bu borcun ödendiğine dair herhangi bir evrak tespit edilemediğinden ücret ödenmediği kabul edilmiştir.

Kütahya Valiliği Mahalli İdareler Müdürlüğü’nden görüş alınmış, görüş doğrultusunda 1971 yılına ait şerh konusu ücretin Merkez Bankası Enflasyon hesaplayıcı yöntemiyle günümüze uyarlanıp tahsilatı yapıldıktan sonra şerh kaldırma işlemi yapılacağı vatandaşa iletilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Kurumumuzun 19.10.2018 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden

Kütahya Belediye Başkanlığı’ndan alınan 18/11/2018 tarih ve … sayılı yazıda; “

19.10.2018 tarih … sayılı yazınızda … hissedarı olduğu … mahallesi 637 ada 21 parseldeki

şerh için İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün görüş yazısına istinaden işlem yapılmış olup, şerh tutarı günümüze uyarlanıp tahsilatı gerçekleştikten sonra şerh kaldırma işlemi için Tapu Müdürlüğüne yazı yazılmıştır.

3.1. …’nın hissedarı olduğu … mahallesi 501 ada 7 parselde bulunan Kaldırım

Kanalizasyon Şerhi ile ilgili herhangi tahakkuk ve tahsilatın yapılmadığı, Tapu

Müdürlüğü’ne konulan şerhe konu borcun sabit olduğu ve 1971 yılından beri ödendiğine dair her hangi bir evrağın olmadığı anlaşılmaktadır. İçişleri Bakanlığı

Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün görüş yazısına istinaden borç ödendikten sonra şerh kaldırma işleminin yapılacağı vatandaşa bildirilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. 4. Kütahya Belediye Başkanlığı’ndan alınan 10/10/2018 tarih ve E.16686 sayılı ekinde yer alan İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 16/05/2018 tarih ve …

sayılı görüş yazısında “ …. vekili Av. … tarafından Kütahya Belediyesi’ne verilen 19.03.2018 tarihli dilekçede: Kütahya Merkez … Mahallesi … ada, … parsel sırasında kayıtlı taşınmazın tapu kaydında 05.09.1972 tarih ve … Y. Numaralı Kütahya Belediyesi’nin “Kaldırım ve

Kanalizasyon Borcu” başlıklı şerhinin olduğu. ….’un elbirliği mülkiyeti esaslarına göre hissedarı olduğu bu taşınmazdaki şerhin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146’ncı maddesinin amir hükmü gereğince kaldırılması gerektiği belirtilerek, söz konusu borçla ilgili olarak Belediye’de herhangi bir gelir tahakkuku kaydı yapılmadığı, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve şerhin kaldırılmasının gerekip gerekmediği hususunda görüş talep edilmektedir.

…

4.1. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden; kamu alacaklarının süresinde ödenmesinin esas olduğu, ödeme süresi içinde ödenmeyen kamu alacağınca tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, kamuya olan alacaklarını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, mal bildiriminin, borçlunun gerek kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarı veya borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesi gerektiği, ancak yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı

Kanun kapsamına giren kamu alacaklarında 10 TL’ye (10 TL dahil), diğer kamu alacaklarında ise 20 TL’ye (20 TL dahil) kadar kamu atacaklarının, kamu idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabileceği, bu miktarın üstündeki alacağın terkinine yasal olarak imkan bulunmadığı, başka bir deyişle tahsili imkansız hale gelse bile terkin yoluna gidilmeyebileceğinin öngörüldüğü, 4.2. Bu cümleden olarak; kaldırım ve kanalizasyon alacağının takip ve tahsilinde

213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, keyfiyetin Borçlar

Kanunu’na göre değerlendirilemeyeceği, nitekim anılan Belediye alacağını zamanında tahsil edinemeyince haciz şerhi koydurmak zorunda kaldığı, ancak bilahare hem borçlunun borcun ödenmesinde kayıtsız kaldığı, hem de idarenin alacağını takip ve tahsil etmekte kayıtsız davrandığı , dolayısıyla ortada bir kamu zararı bulunduğu, bu bağlamda 6098 sayılı Kanun’la kesinlikle ilişki kurulamayacağı, 4.3. Ancak, görüş istemine ilişkin belediyenin borçla ilgili bir gelir tahakkuk kaydı yapılmadığı ifadesinin yerinde olmadığı, çünkü gelir tahakkuku yapılmaksızın borçtan dolayı haciz şerhi konulamayacağı, bu bağlamda anılan Belediye’nin “Kaldırım ve

Kanalizasyon Borcu”ndan dolayı borçluların taşınmazlarına haciz şerhi konduğu dikkate alındığında tahakkuk işlemlerinin yapıldığı alacağın 6183 sayılı Kanun uyarınca cebri tahsil işlemlerini yürüttüğü, ancak bugüne kadar tahsilatın gerçekleştirilemediğinin anlaşıldığı, bu nedenle 6183 sayılı Kanun’a göre, cebren takip ve tahsil işlemi başlatılmış ve haciz şerhi konulmuş bir taşınır veya taşınmazın idarece satışa çıkarılmak suretiyle alacağın, tahsil edilmesi , 4.4. Takipli alacaklarda, özellikle cebren takip ve tahsili gereken ve haciz işlemi başlatılmış alacaklarda zamanaşımı süresinin olmadığı, borç ödenmedikçe haczin kaldırılmasının mümkün olmadığı, 4. 5.Netice itibariyle, 6183 sayılı Kanun uyarınca cebri tahsil ve haciz işlemi yürütülmekte olan bir borç ödenmedikçe haczin kaldırılamayacağı, borcun ödenmediği takdirde taşınmazın satışı ve paraya çevrilmesi suretiyle belediye alacağının tahsil edilmesi gerektiği, değerlendirilmektedir. ” açıklamalarına yer verilmiştir.

5. Kurumumuzun 05.12.2018 tarih ve … sayılı görüş isteme yazısına istinaden Yerel

Yönetimler Genel Müdürlüğü’nde alınan 25/01/2019 tarih ve … sayılı yazıda, konu ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün görüş yazısının ekte gönderildiği belirtilmiş olup, söz konusu yazıda özetle; “ İlgi yazınız ve eklerinin incelenmesinden …’nın hissedarı olduğu taşınmazın (Kütahya Merkez 501 ada, 7 parsel nolu …Mahallesi … Caddesi A Blok No:15 D:3) tapu kaydında Kütahya Belediyesi tarafından 04/05/1971 tarihli ve … yevmiye numarası ile konulan “Kaldırım ve Kanalizasyon

Borcu” şerhinin bulunduğu, bu şerhin kaldırılması talebiyle adı geçen şahıs tarafından Kamu

Denetçiliği Kurumuna başvurulduğu, söz konusu Kuruma belediyece verilen cevapta Mahalli

İdareler Genel Müdürlüğünün 16/05/2018 tarihli ve … sayılı görüş yazısı esas alınarak işlem tesis edildiğinin belirtilmesi nedeniyle Kamu Denetçiliği Kurumunca Genel

Müdürlüğünüzden; “Başvuruya konu talebin dostane çözüm yoluyla çözümünün veya mezkûr borcun yapılandırılmasının mümkün olup olmadığı, Belediyece yapılan işlem hakkında idari ye hukuki değerlendirmenizin ve şikayet konusu alacak için, tahsilat zamanaşımının geçerli olup olmadığına ilişkili hukuki mütalaanızın” bildirilmesinin istenildiği ve konu hakkında ilgili kuruma verilecek cevaba esas olmak üzere görüşümüzün sorulduğu anlaşılmaktadır.

5.1. 28/03/2013 tarihli ve 28601 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik’in “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesi, “Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikayetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” hükmünde olup şikayet konusu talebin yerine getirilip getirilmeyeceği hususunun ilgili idare (söz konusu işlemi tesis elmiş olan, belediye) tarafından değerlendirilmesi, gerekmektedir.

Diğer bir deyişle, dostane çözüm yolunun tercih edilmesi ve vatandaş ile anlaşma yoluna gidilmesi ilgili belediyenin takdirindedir.”

5.2. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un:

“Kanunun şümulü” başlıklı 1. maddesi, ; “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37. maddesi, ; “Tecil” başlıklı 48. maddesi, ; “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54.

maddesi, ; “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102. maddesi, ; “Zamanaşımının Kesilmesi” başlıklı 103. maddesi, ; “Zamanaşımının işlememesi” başlıklı 104. maddesi; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun “Tahsil şekli” başlıklı 93. maddesi, ; 17/8/2013 tarihli ve 28738 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tapu Sicili Tüzüğü’nün

“Beyanlar sütununda belirtme” başlıklı 52. maddesi, …. 5.3. İlgi yazınız ekinde yer alan taşınmaza ait tapu kaydından söz konusu kaldırım ve kanalizasyon borcunun tapu kaydında beyan olarak yer aldığı görülmekte ise de

Kütahya Belediyesi tarafından söz konusu alacağın tahsili için yapılan işlemler bilinmemektedir.

5.4. Söz konusu alacağın ödenmesi ve cebren tahsili hususunda ilgili belediye tarafından ne şekilde işlem yapıldığı, zamanaşımının kesilmesini veya işlememesini sağlayacak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması neticesinde borcun yapılandırılması ve tahsil zamanaşımı konusunda yukarıda belirtilen; düzenlemeler ve ilgili mevzuata göre değerlendirme yapılabileceği düşünülmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” , 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un; 8.1. “Kanunun şümulü” başlıklı 1 nci maddesi; “ Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.” 8.2. “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37 nci maddesi; “ Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür. Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir.” 8.3. “Tecil” başlıklı 48 nci maddesi; “ Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir. …” 8.4. “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesi; “ Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur. “ 8.5. “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103 üncü maddesi; “ Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir: 1. Ödeme, 2. Haciz tatbiki, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, 6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. Amme alacağının teminata bağlanması, 9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi. 11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.” 8.6. “Zamanaşımının işlememesi” başlıklı 104 üncü maddesi; “Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez. 2504

Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.” 9. Mülga 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Yol, lâğım ve su tesislerinin masraflarına iştirak payı” başlıklı 13 üncü maddesinde “ B) Belediyelerce lâğımların yeniden yapılması veya sıhhi ve fennî şartlara uygun olarak ıslah edilmesi halinde, iki buçuk metre derinliğine kadar gömülecek en çok 30 santimetre çapındaki boru ve kanalın yapılması için harcanan paranın üçte biri yolun kenarında bulunan yapı ve arsa sahiplerinden alınır. Bu hadlerden fazlasının masrafları yalnız belediyece ödenir. Bir yapı veya arsa birden fazla yolun kenarında bulunuyorsa hangi yoldaki lâğıma bağlanmış ise yalnız o yoldaki kısmın masrafına iştirak eder. C) Şehir ve kasabalara getirilecek içme suları tesisleriyle tevsi ve ıslahına ait inşa masraflarının üçte biri o belde veya belediye şubeleri içindeki (suyun isale ve tevzi edildiği saha içindeki) yapı ve arsaların sahiplerinden alınır. Bir yapı veya arsa birden fazla yol kenarında bulunursa yalnız suya bağlandığı yol üzerindeki uzunluğuna göre iştirak nispeti hesaplanır. D) İştirak payları yapı ve arsaların kıymetleri ve yol üzerindeki uzunlukları eşit halde hesaba katılarak tesbit olunur. İştirak payları yapılarda kıymetinin % 3 ünü ve arsalarda % 6 sını geçemez. E) İştirak payları, bu inşa ve tesislerin tamamlanmalarından sonra beş yılda ve beş eşit taksitte, Tahsili Emval Kanununa göre tahsil olunur. Taksitlerin zamanı belediye meclislerince kararlaştırılır.” 9.1. Mülga 5237 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde; “İlgili bütçe yılı sonunda başlıyarak üç yıl içinde tahakkuk ettirilmiyen ve ödeme zamanını kovalıyan bütçe yılından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmiyen belediye gelirleri zamanaşımına uğrar.” aynı Kanunun 49 uncu maddesinde “Başka vergilere bağlı olarak tahakkuk ettirilenler ile munzam kesir şeklindeki yüklenmeler ve tahakkuku tahsiline bağlı bulunanlar ayrık olmak üzere diğer belediye gelirleri ve bu gelirlere ilişkin cezalar mükelleflere bir ihbarname ile tebliğ olunur. Bu ihbarnamede vergi ve resmin nev’i, matrahı, nispeti, miktarı ve tarh sebebi gösterilir. Tebliğ işleri 3692 sayılı kanunda gösterilen usullere tabidir.” 10. 17/8/2013 tarihli ve 28738 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tapu Sicili

Tüzüğü’nün “Beyanlar sütununda belirtme” başlıklı 52 nci maddesi; “ (1) Kütüğün beyanlar sütununa, mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar tarih ve yevmiye numarası belirtilerek yazılır. (2) Tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukukî veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti hâlinde, bu husus kütüğün beyanlar sütununda re’sen belirtilir.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Uyuşmazlık konusu özetle, başvuranın müteveffa babasından intikal eden Kütahya

Merkez 501 ada 7 parsel no’lu … Mahallesi … Caddesi A Blok No:15 Daire 3’te bulunan dairenin tapu kayıtlarına Kütahya Belediyesi tarafından 04.05.1971 tarihli … yevmiye no ile konulan ‘Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu” şerhin kaldırılması talebinin ilgili idare tarafından, söz konusu şerh bedelinin günümüze uyarlanıp tahsilatı yapıldıktan sonra kaldırılabileceği gerekçesiyle ret edilmesi işlemi hakkındadır.

13. İdare tarafından Tapu Müdürlüğü’ne konulan şerhe konu borcun sabit olduğu ve 1971 yılından beri ödendiğine dair her hangi bir evrakın olmadığından bahisle borç ödendikten sonra şerh kaldırma işleminin yapılacağı belirtilmektedir.

14. Başvuruya konu kaldırım ve kanalizasyon borcuna ilişkin o dönemde yürürlükte bulunan 01/07/1948 tarihli ve 5237 sayılı Mülga Belediye Gelirleri Kanununda; belediyelerce yeniden açılan veya eskiden mevcut olup genişletilen veya mevcut olduğu halde bakımsız bulunan kaldırımların sökülüp yeniden döşenmesi halinde, yine belediyelerce lağımların yeniden yapılması veya sıhhi ve fenni şartlara uygun olarak ıslah edilmesi halinde yapılan masraflara ilişkin yapı ve arsa sahiplerinden iştirak payı alınacağı, 15. Belediye gelirleri ve bu gelirlere ilişkin cezaların mükelleflere bir ihbarname ile tebliğ olunacağı, bu ihbarnamede vergi ve resmin nev’i, matrahı, nispeti, miktarı ve tarh sebebinin gösterileceği, tebliğ işlerinin (Mülga) 3692 sayılı Kanunda gösterilen usullere tabi olduğu, iştirak paylarının bu inşa ve tesislerin tamamlanmalarından sonra beş yılda ve beş eşit taksitte, Tahsili Emval Kanununa göre tahsil olunacağı, ilgili bütçe yılı sonundan başlayarak üç yıl içinde tahakkuk ettirilmeyen ve ödeme zamanını kovalayan bütçe yılından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmeyen belediye gelirlerinin zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.

16. Ayrıca 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri

Kanununun Harcamalara Katılma Payları ile ilgili Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin

Yönetmelikte de yol, kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılma paylarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

17. Kurumumuzca, başvuruya konu borcun ilgili mevzuata uygun olup olmadığının tespiti açısından; başvuranın, mezkur dairenin tapu kaydına konulan şerhin 1971 yılında konulduğu ancak, 1973 yılında kooperatif olarak yapılmış olan apartmanın kurasının da yine aynı yıl çekildiği, kendilerinin ise 1975 yılında mezkur daireye taşındıkları, durumun bu şekilde olmasına rağmen kuraların çekilmediği, 18 ortağı olan ve yapılmamış bir apartmanda söz konusu şerhin, neden babası adına konulduğu hususu ve bahse konu diğer iddiaları hakkında idari ve hukuki değerlendirme, 18. Ayrıca, tapu kaydında Belediye’nin “Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu” başlıklı 04/05/1971 tarih ve … Yev. numaralı şerhin esasını teşkil eden şikayet konusu borç hakkında; bahse konu borcun hangi tarihte tahakkuk ettirildiği, ilanen veya ayrıca ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilip edilmediği, ilgilisine ödeme emri düzenlenip düzenlenmediği, ödeme süresinin uzatılıp uzatılmadığı ayrıca, 6183 sayılı Kanun kapsamında cebren takip ve tahsil işlemi yürütülüp yürütülmediğine ilişkin bilgi ve belgeler, Kütahya Belediye

Başkanlığı’ndan istenilmiş, 19. Yukarıda belirtilen taleplere ilişkin olarak İdare tarafından, Kararın “II. İDARENİN

BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI” başlıklı bölümünün ilgili paragraflarında yer verilen açıklamalar çerçevesinde cevap verilmiştir. Bu bağlamda idare tarafından bahse konu borcun mevzuata uygun olarak tahakkukuna veya tahsiline dönük işlemlere ilişkin

Kurumumuza her hangi bir bilgi ve belge iletilemediği görülmüştür.

20. Nitekim uyuşmazlık konusu hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınan görüş yazısında (özetle), Kütahya Belediyesi tarafından söz konusu alacağın tahsili için yapılan işlemlerin bilinmediği, söz konusu alacağın ödenmesi ve cebren tahsili hususunda ilgili belediye tarafından ne şekilde işlem yapıldığı, zamanaşımının kesilmesini veya işlememesini sağlayacak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması neticesinde borcun yapılandırılması ve tahsil zamanaşımı konusunda ilgili mevzuata göre değerlendirme yapılabileceği yönünde açıklamalara yer verilmiştir. 21. Öte yandan her ne kadar idare tarafından tapu kayıtlarında başvuru konusu borca ilişkin şerh bulunduğundan bahisle ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün başka bir taşınmaz için vermiş olduğu “…6183 sayılı Kanun’a göre, cebren takip ve tahsil işlemi başlatılmış ve haciz şerhi konulmuş bir taşınır veya taşınmazın idarece satışa çıkarılmak suretiyle alacağın, tahsil edilmesi, 21.1. Takipli alacaklarda, özellikle cebren takip ve tahsili gereken ve haciz işlemi başlatılmış alacaklarda zamanaşımı süresinin olmadığı, borç ödenmedikçe haczin kaldırılmasının mümkün olmadığı,…” yönündeki 16/05/2018 tarihli görüş yazısı doğrultusunda işlem tesis edildiği belirtilmiş ise de; başvuranın Kurumumuza iletmiş olduğu tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde bahse konu taşınmazın beyanlar hanesine Kütahya Belediyesi lehine Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu ibaresinin işlendiği görülmüştür.

22. Bilindiği üzere tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilen şerh Türk Medeni

Kanunu’nun 1010. ve 1011. maddelerinde belirtilen şahsi ve ayni hakların şerh ve tescili niteliğinde değildir. Beyanların işlevi, eylemli ve hukuki durumu göstermek, aleniyet ve kanıtlama kolaylığı sağlamaktır. (Yargıtay Gen. Kur. E:2009/5-64, K:2009/89). Bu kapsamda ilgili şerh 6183 sayılı Kanun kapsamında cebri takip işlemlerinin yapıldığına ilişkin bir emare niteliğinde değildir. Başvuruya konu borcun cebren tahsiline ilişkin ilgili belediye tarafından ne şekilde işlem yapıldığı hususunda idare tarafından Kurumumuza iletilmiş herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.

23. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın hissedarı olduğu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 04/05/1971 tarihli ve … yevmiye numarası ile konulan “Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu” şerhine istinaden başvurandan talep edilen harcamalara katılma payına ilişkin borcun; mezkur taşınmazdaki yapı veya arsa sahipliğinin dikkate alınıp alınmadığı, bahse konu borcun hangi tarihte tahakkuk ettirildiği, ilanen veya ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilip edilmediği, ilgilisine ödeme emri düzenlenip düzenlenmediği, ödeme süresinin uzatılıp uzatılmadığı, 6183 sayılı Kanun kapsamında cebren takip ve tahsil işlemi yürütülüp yürütülmediği ayrıca, zamanaşımının kesilmesini veya işlememesini sağlayacak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı hususlarında idarece Kurumumuza herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığından bahse konu borcun zamanaşımına uğramış olduğu değerlendirilmekle birlikte, idare tarafından bahsi geçen hususların tespitine ilişkin inceleme yapılması gerektiği ve bu incelemenin sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir. Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Avrupa Doğru

İdari Davranış Yasası”nın yanı sıra Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına

İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup, Kamu İdarelerinin bu ilkelerle bağlı olduğu kuşkusuzdur. 25. Dolayısıyla; Kütahya Belediyesinin, 47 yıl öncesine ait bir alacağı ‘ödemeye ilişkin bir evraka rastlanmadığı’ gerekçesiyle, şikayetçiden talep edilmesi yönünde tesis ettiği idari işlemin, Hukuk Devletinin belirgin ilkelerinden olan “Hukuk Güvenliği” ve “Belirlilik” ilkelerine ters düşen bir talep olduğu ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir.

26. Bununla birlikte, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuran tarafından şikayet konusu hakkında Kurumumuza yapılan başvurunun incelenmesi amacıyla konusu hakkında Kurumumuza yapılan başvurunun incelenmesi amacıyla Kütahya

Belediye Başkanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgelere ilişkin olarak alınan cevabi yazıların, uyuşmazlık konusu hakkında gerekli inceleme ve araştırma yapılmasını mümkün kılmaması nedeniyle İdarenin şeffaflık ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun hareket etmediği değerlendirilmiştir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu “Tavsiye Kararı”nın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Manisa

Vergi Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;

Şikayetçinin hissedarı olduğu taşınmazın tapu kaydına 04/05/1971 tarihli ve … yevmiye numarası ile konulan “Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu” şerhine istinaden şikayetçiden talep edilen harcamalara katılma payı alacağı hakkında; başvuranın hissedarı olduğu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 04/05/1971 tarihli ve … yevmiye numarası ile konulan “Kaldırım ve Kanalizasyon Borcu” şerhine istinaden başvurandan talep edilen harcamalara katılma payına ilişkin borcun; mezkur taşınmazdaki yapı veya arsa sahipliğinin dikkate alınıp alınmadığı, bahse konu borcun hangi tarihte tahakkuk ettirildiği, ilanen veya ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilip edilmediği, ilgilisine ödeme emri düzenlenip düzenlenmediği, ödeme süresinin uzatılıp uzatılmadığı, 6183 sayılı Kanun kapsamında cebren takip ve tahsil işlemi yürütülüp yürütülmediği ayrıca, zamanaşımının kesilmesini veya işlememesini sağlayacak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı hususlarında idarece

Kurumumuza herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığından bahse konu borcun zamanaşımına uğramış olduğu değerlendirilmekle birlikte, idare tarafından bahsi geçen hususların tespitine ilişkin inceleme yapılması gerektiği ve bu incelemenin sonucuna göre işlem tesis edilmesi için KÜTAHYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNMASINA, Kararın BAŞVURANA ve KÜTAHYA BELEDİYE

BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Kütahya Belediye

Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi