ÖZET: Başvuran, zamanaşımına uğramış olan KYK borçlarının silinmesi ve e-haciz uygulamasının kaldırılması talebinde bulunmuştur. Başvurusunda, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın zamanaşımı hesaplamasında hatalı bir yöntem izlediğini, kendisine tebligat yapılmadan banka hesaplarına haciz uygulandığını belirtmiştir. 2016 yılına ait borcunun zamanaşımına uğradığını ve 2000 TL altındaki borçların 7420 sayılı kanun kapsamında silinmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın 2016 vadeli taksitlerinin zamanaşımına uğramadığını, çünkü 1/6/2021 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin zamanaşımını kestiğini belirtmiştir. Ayrıca, 7440 sayılı Kanun gereği, 1/1/2023 tarihi itibarıyla borç toplamının 2000 TL’nin altında olmasının, borcun silinmesini sağlamayacağını ifade etmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın başvurana ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na tebliğ edilmesi sağlanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve başvuranın hak arama özgürlüğüne dair bilgilerin yeterli şekilde sağlanmadığını belirtmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2342-S.24.3728

BAŞVURU NO : 2023/16601

KARAR TARİHİ : 28.02.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Başvuranın KYK borçlarının silinmesi ve e-haciz uygulamasının

BAŞVURUNUN KONUSU :

kaldırılması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 17.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. tarafından Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda özetle; başvuran, zamanaşımına uğrayan öğrenci KYK borcu nedeniyle kendisine bildirim/tebligat gönderilmeden banka hesaplarına haciz uygulandığını, Gelir İdaresi Başkanlığının zamanaşımı hesaplamasında her bir alacağın dönemine göre tespit yapılması gerektiğini belirtmesine rağmen İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından kendisine verilen cevap yazısında önceki dönemlerin zamanaşımına girip girmediği kontrol edilmeden en son vade tarihi olan 30/06/2016 tarihinin baz alındığını, 01/06/2021 tarihinde kendisine ödeme emri düzenlenmesinden dolayı 30/06/2016 vadesi olan amme alacağından öncekilerin 5 yıl geçmesinden ötürü zamanaşımına uğradığını, ilgili Tebliğde “9/11/2022 tarihinden önce vergi dairesine takip için bildirilmiş kredi taksitlerine ilişkin 6183 sayılı kanunun 102 nci maddesine göre hesaplanacak 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin hesabında her bir taksitin vade tarihi esas alınacaktır.” denilmekte olduğunu, amme alacağının büyük kısmının zamanaşımına uğradığını ve kalan borcunun 2016 yılına ait olması ve 2000 TL altı borçların da 7420 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında silinmesi nedeniyle borcunun tamamının silinmesi gerektiğini belirterek borçlarının silinmesini ve e-haciz uygulamasının kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusu ile ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup konuyla ilgili olarak gönderilen 28/11/2023 tarihli ve E- – [ – – sayılı cevabi yazıda;

2.1. 7420 sayılı Gelir Vergi Kanunu ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanunun 6 ncı maddesiyle değiştirilmeden önce 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri

Kanunun 17 nci maddesinde, borç taksitlerini zamanında ödemeyenlerin birinci defada borçlarının bir seneliği, tekrarında ise tamamının ivedilik kazanacağı, bu tarihten itibaren borcun 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mal sandıklarınca tahsil olunarak Gençlik ve Spor Bakanlığına ödeneceği hükmünün yer aldığı, 2.2. Söz konusu hükme göre, 351 sayılı Kanun kapsamında verilen öğrenim ve katkı kredisine ilişkin borç taksitlerini zamanında ödemeyenlerin, birinci defada borçlarının bir seneliği, tekrarında ise tamamının ivedilik kazanacağı ve bundan sonra bu borçların 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil edileceği belirtildiği, Kanunda bahsi geçen borçların ivediliği kavramından, ödenmeyen borçların muaccel (ödeme zamanı gelmiş) hale geldiğinin anlaşıldığı, 2.3. 6183 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde amme alacağının cebren takip ve tahsil şekillerinin belirtildiği, 55 inci maddesinde ise “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur.” hükmünün yer aldığı, 2.4. Bu itibarla, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünden alınan öğrenim ve katkı kredilerinin geri ödeme zamanlarına uyulmaması suretiyle muaccel hale gelen öğrenim ve katkı kredisi borçlarının takip ve tahsili için anılan Genel Müdürlük tarafından vergi dairesi müdürlüklerine aktarılması üzerine 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi hükmüne göre ödeme emri düzenlenmek suretiyle takip işlemlerine başlanılması gerektiği, 2.5. Öte yandan, 7420 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda 351 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin, “Süresinde ödenmeyen taksitlere vadesinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının

Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme zammı hesaplanır. Taksitlerin, son taksitin vade tarihine kadar ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen taksit tutarları 6183 sayılı Kanuna göre takip edilmek üzere ilgili vergi dairesine bildirilir. Taksitler için zamanaşımı süresinin belirlenmesinde son taksitin vade tarihi esas alınır. Vergi dairelerince bu alacaklarla ilgili olarak yapılan tahsilatlar, takip eden ayın sonuna kadar Gençlik ve Spor Bakanlığına aktarılır.

Öğrenimi sırasında veya öğrenimden sonra ölenlerin veya yüzde doksan ve üzeri engel sahibi oldukları tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kurulu tarafından tespit edilenlerin kalan borçları terkin edilir.” şeklini aldığı, 2.6. 7420 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle 351 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddede, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kredi almakta olan veya kredi borcunun ödeme zamanı henüz başlamamış kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara endeks hesaplanmaz, kredi geri ödemesi devam eden veya borçları vergi dairesine takip için bildirilmiş olan kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara ilave edilmiş endeks tutarları terkin edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez ve vergi dairesine takip için bildirildiği halde henüz tahsil edilmemiş olan kredi taksitleri içerisindeki endeks tutarları terkin edildikten sonra bakiye taksitler vadesinde ödenmediği takdirde takip edilmeye devam olunur.” hükmünün yer aldığı, 2.7. 7420 sayılı Kanunla değişen 351 sayılı Kanunun 17 ve geçici 7 nci maddeleri uygulamasına dair açıklamalara Seri: B Sıra No: 15 Tahsilat Genel Tebliğinde yer verildiği,

2.8. Ayrıca, 351 sayılı Kanuna eklenen geçici 8 nci maddede, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, geri ödemesi başlamış veya takip için vergi dairesine bildirilmiş olan öğrenim ve katkı kredilerinden vadesi geldiği hâlde ödenmemiş bulunanların asıllarına vade tarihleri ile 9/11/2022 tarihi (bu tarih dâhil) arasında gecikme zammı, Yİ-ÜFE tutarı, katsayı tutarı gibi alacaklar hesaplanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez. Bu maddenin uygulamasına dair usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Hazine ve Maliye

Bakanlığı yetkilidir.” hükmünün yer aldığı, 2.9. Buna göre, 7420 sayılı Kanunla 351 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerden önce vergi dairesine bildirildiği halde henüz tahsil edilmemiş olan öğrenim kredi taksitleri içinde yer alan endeks tutarları ile bu kredilerin vadeleri ile 9/11/2022 tarihi (bu tarih dâhil) arasında gecikme zammı, Yİ-ÜFE tutarı, katsayı tutarı gibi alacaklar terkin edildikten sonra bakiye taksitlerin vadesinde ödenmemesi halinde, vergi dairelerince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilmesi gerektiği, 2.10. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünden almış olduğu öğrenim kredisi taksitlerini süresinde ödememesi nedeniyle muaccel hale gelen bu taksitlerin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsili için anılan Genel Müdürlük tarafından vergi dairesine bildirildiği, söz konusu alacakların 11/8/2016 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına alındığı, adı geçen tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine nolu takip dosyası oluşturularak düzenlenen ödeme emrinin 1/6/2021 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, daha sonra sayılı haciz bildirisiyle banka hesaplarına haciz tatbik edildiği, 2.11. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda düzenlenen tahsil zamanaşımının, bu Kanunun uygulandığı bütün amme alacakları yönünden düzenlendiği ve Kanunun “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.” hükmünün,

“Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103 üncü maddesinde “Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:

1. Ödeme, 2. Haciz tatbikı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat. 4.

Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, 6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. Amme alacağının teminata bağlanması, 9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10.İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi. 11.Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması. Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.” hükmünün, “Zamanaşımının işlememesi” başlıklı 104 üncü maddesinde de “Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün

/

bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.” hükmünün yer aldığı, 2.12. Buna göre, amme alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, bu sürenin tayininde amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının başının esas alındığı, ancak takip edilen amme alacaklarına ilişkin tahsil zamanaşımı süresince zamanaşımını kesen hallerden herhangi birinin varlığı halinde; kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl boyunca amme alacaklarının zamanaşımına uğramadığı, bununla birlikte, borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımının işlemediği, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başladığı ve durmasından evvel başlamış sürenin kaldığı yerden işlemeye devam ettiği, 2.13. 7420 sayılı Kanunla 351 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile öğrenim kredilerinin zamanaşımına ilişkin özel bir düzenleme yapıldığı ve Kanunun 17 nci maddesinde kredi taksitleri için zamanaşımı süresinin belirlenmesinde son taksitin vade tarihinin esas alınacağının hükme bağlandığı, 2.14. Ancak, 7420 sayılı Kanunla değişik düzenlemenin yürürlüğünden önce takip için vergi dairesine gönderilen öğrenim kredisi alacaklarına yönelik 351 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde düzenlemelere yer verildiği ve bu maddenin uygulamasına ilişkin Seri: B Sıra No: 15 Tahsilat Genel Tebliğinde detaylı açıklamaların yapıldığı, 2.15. Anılan Tebliğin “351 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi uygulaması” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(1) 7420 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle 351 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddede “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kredi almakta olan veya kredi borcunun ödeme zamanı henüz başlamamış kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara endeks hesaplanmaz, kredi geri ödemesi devam eden veya borçları vergi dairesine takip için bildirilmiş olan kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara ilave edilmiş endeks tutarları terkin edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez ve vergi dairesine takip için bildirildiği halde henüz tahsil edilmemiş olan kredi taksitleri içerisindeki endeks tutarları terkin edildikten sonra bakiye taksitler vadesinde ödenmediği takdirde takip edilmeye devam olunur.” hükmü yer almaktadır.

351 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddenin yürürlüğe girdiği 9/11/2022 tarihinden önce vergi

dairesine takip için bildirilen kredi taksitlerine ilişkin aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

(2) 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairelerine takip için bildirilen ve maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla tahsil edilmemiş kredi taksitleri içinde yer alan endeks tutarları ile endeksten arındırılmış taksit tutarlarının Bakanlık tarafından GİB’e bildirilmesi üzerine, ödenmemiş taksit tutarlarına isabet eden endeks tutarı vergi dairesi kayıtlarından terkin edilecektir.

(3) 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairesine takip için bildirilen kredi taksitlerinin içindeki endeks tutarları terkin edildikten sonra vergi dairesi kayıtlarına işlenen bakiye taksitlerden, vadesi geçmiş olanların vergi dairesince takibine devam edilmesi, vadesi henüz gelmemiş olanların ise vergi dairesince

Bakanlığa geri gönderilmeksizin vadelerinde ödenmemesi halinde takibe konu edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, 351 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin değişiklik öncesi hükmü gereğince, ivedilik kazanmış olmasından dolayı vergi dairesine bildirilmiş ve takibe başlanılmış taksitlerden vadesi gelmemiş olan taksitlere yönelik vergi dairelerince yapılmış olan cebri icra işlemlerinin sonlandırılması, ancak bu taksitlerin vadesinde ödenmemesi halinde takibinin 6183 sayılı Kanuna göre yapılması gerekmektedir.

/

(4) Vergi dairesine takip için bildirilmiş kredi taksitlerine ilişkin olarak 9/11/2022 tarihinden önce kredi, endeks, gecikme zammı, katsayı, Yİ-ÜFE tutarı gibi adlarla tahsil edilmiş olan alacaklar iade edilmeyecektir.

(5) 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 3/6/2021 tarihli ve 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden

Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılan veya 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında taksitlendirilen kredilere ilişkin ödenmemiş taksitlerde yer alan endeks tutarları ikinci fıkrada belirtilen şekilde terkin edildikten sonra bakiye taksitlerin vadelerinde ödenmesine devam edilecektir.

(6) 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairesine takip için bildirilmiş kredi taksitlerine ilişkin 6183 sayılı

Kanunun 102 nci maddesine göre hesaplanacak 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin hesabında her bir taksitin vade tarihi esas alınacaktır.” açıklamalarının yapıldığı, 2.16. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, 7420 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle 351 sayılı

Kanuna eklenen geçici 7 nci maddenin yürürlüğe girdiği 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairesine takip için bildirilen kredi taksitlerinin içindeki endeks tutarları terkin edildikten sonra bu taksitlerden vadesi geçmiş olanların vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibine devam edilmesinin gerektiği, 2.17. Ayrıca, 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairesine takip için aktarılan öğrenim kredisi borçlarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına yönelik değerlendirmelerde, her bir taksitin vade tarihinin esas alınmasının gerektiği, 2.18. Bu itibarla, öğrenim kredisi borçlarının takip için vergi dairesine 9/11/2022 tarihinden önce aktarıldığı, bu borçların 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesine göre hesaplanacak 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin hesabında her bir taksitin vade tarihi esas alınması gerektiği, adı geçenin öğrenim kredisi borçlarının vadelerinin 31/10/2014 tarihinden başladığı, son taksitin vadesinin ise 30/6/2016 tarihi olduğu, söz konusu borçlara yönelik 31/10/2014 tarihinde bir ödeme yapıldığı, başkaca bir ödemenin bulunmadığı, borçlara ilişkin düzenlenen ödeme emrinin 1/6/2021 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, öğrenim kredisi borçlarından vadeleri 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olan taksitlerin zamanaşımını kesen veya durduran bir halin bulunmadığının tespit edildiği, 2.19. Bu kapsamda, yapılan araştırmalar sonucunda söz konusu öğrenim kredisi borçlarından vadeleri 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olan taksitlerin zamanaşımına uğradığı tespit edilerek terkin işlemlerinin yapıldığı, 2.20. Ancak, 2016 vadeli taksitlerin tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2021 tarihi olduğu ve 1/6/2021 tarihinde yapılan ödeme emri tebliği ile zamanaşımı kesildiği dikkate alındığında, 2016 vadeli taksitler zamanaşımına uğramadığından bu borçların terkin edilmediği, 2.21. 7440 sayılı Bazı Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “(1) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir. Bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtları esas alınır. Bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilen alacaklar ile ilgili açılmış davalar, alacaklı tahsil

dairesinin alacağın terkin edildiğine ilişkin bildirimi üzerine mahkemesince sonlandırılır, bu davalar ile ilgili yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olan tutarlar iade edilmez.” hükmünün yer aldığı, 2.22. Anılan Kanun uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden

Yapılandırılmasına Dair 7440 sayılı Kanun Genel Tebliğinin Ç- TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN

ALACAKLAR alt başlıklı bölümünde, “Anılan fıkra kapsamına; – Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan, – Vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan, – 1/1/2023 tarihi itibarıyla her bir borçlu adına tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk Lirasını aşmayan, – Tahsil dairelerinin 1/1/2023 tarihi itibarıyla kayıtlarında olan, alacaklar girmektedir. … Ayrıca, fıkra kapsamında yapılacak terkin işlemlerinde 1/1/2023 tarihi dikkate alınacağından, bu tarihten önce tüm vergi dairelerine olan borç toplamı 2.000 Türk Lirasının üzerinde olduğu halde, 1/1/2023 tarihinden (bu tarih dâhil) sonra yapılan ödemeler, terkin veya mahsup gibi işlemler sonucunda borç toplamının 2.000 Türk Lirasına veya bu tutarın altına inmiş olması bu alacağın terkin edilmesini sağlamayacaktır.” açıklamalarına yer verildiği, 2.23. Buna göre, Bakanlıklarına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilecek olup, bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtlarının esas alınması gerektiği, 2.24. Ayrıca, 1/1/2023 tarihinden (bu tarih dâhil) sonra tahsil zamanaşımına ilişkin yapılan değerlendirme ile yapılan terkin işlemi sonucunda borç toplamının 2.000 Türk Lirasına veya bu tutarın altına inmiş olmasının bu alacağın terkin edilmesini sağlamayacağı, 2.25. başvurularında öğrenim kredisi borçlarının zamanaşımına uğradığı, kalan borcunun ise 2.000 Türk Lirasının altında kaldığı, bu nedenle borcun silinmesini talep ettiği, adı geçenin öğrenim kredisi borçlarından vadeleri 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olanlar terkin edildiği, ancak 7440 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uygulamasında tahsil dairelerinin 1/1/2023 tarihi itibarıyla kayıtlarında olan alacaklar esas alındığından, bu tarihten sonra yapılacak terkin işlemi sonucunda adı geçenin borcunun 2.000 Türk Lirasına veya bu tutarın altına inmiş olmasının bu alacağın terkin edilmesine imkan sağlamayacağı hususlarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” ,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanunun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde, “Yurt içinde ve dışında yükseköğrenim gören öğrenciler için yurtlar yapmak ve bunların işletmesini sağlamak, beslenme yardımı yapmak, eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle milli ve manevi gelişmelerine katkı sağlamak, yükseköğrenim öğrencilerine kredi veya burs vermek, öğrencilerin yükseköğrenimlerini kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Taksitlerin zamanında ödenmemesi” başlıklı 17 nci maddesinde, “Süresinde ödenmeyen taksitlere vadesinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun

51 inci maddesine göre gecikme zammı hesaplanır. Taksitlerin, son taksitin vade tarihine kadar

ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen taksit tutarları 6183 sayılı Kanuna göre takip edilmek üzere ilgili vergi dairesine bildirilir. Taksitler için zamanaşımı süresinin belirlenmesinde son taksitin vade tarihi esas alınır. Vergi dairelerince bu alacaklarla ilgili olarak yapılan tahsilatlar, takip eden ayın sonuna kadar Gençlik ve Spor Bakanlığına aktarılır.”, 5.3. Geçici 7 nci maddesinde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kredi almakta olan veya kredi borcunun ödeme zamanı henüz başlamamış kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara endeks hesaplanmaz, kredi geri ödemesi devam eden veya borçları vergi dairesine takip için bildirilmiş olan kişilere öğrenim ve katkı kredisi olarak verilen tutarlara ilave edilmiş endeks tutarları terkin edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez ve vergi dairesine takip için bildirildiği halde henüz tahsil edilmemiş olan kredi taksitleri içerisindeki endeks tutarları terkin edildikten sonra bakiye taksitler vadesinde ödenmediği takdirde takip edilmeye devam olunur.”, 5.4. Geçici 8 nci maddesinde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, geri ödemesi başlamış veya takip için vergi dairesine bildirilmiş olan öğrenim ve katkı kredilerinden vadesi geldiği hâlde ödenmemiş bulunanların asıllarına vade tarihleri ile 9/11/2022 tarihi (bu tarih dâhil) arasında gecikme zammı, Yİ-ÜFE tutarı, katsayı tutarı gibi alacaklar hesaplanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez. Bu maddenin uygulamasına dair usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”, 6. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun; 6.1. “Kanunun şümulü” başlıklı 1 inci maddesinde, “Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.”, 6.2. “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54 üncü maddesinde, “Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbikı

suretiyle yapılır: 1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi, 2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi, 3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.”, 6.3. “Ödeme emri” başlıklı 55 inci maddesinde, “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.”, 6.4. “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde, “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”, 6.5. “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103 üncü maddesinde, “Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir: 1. Ödeme, 2. Haciz tatbikı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, 6. Yukardaki

5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine

tatbikı veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. Amme alacağının teminata bağlanması, 9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi. 11. Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması. Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.”, 7. 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında, “Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir. Bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtları esas alınır. Bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilen alacaklar ile ilgili açılmış davalar, alacaklı tahsil dairesinin alacağın terkin edildiğine ilişkin bildirimi üzerine mahkemesince sonlandırılır, bu davalar ile ilgili yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olan tutarlar iade edilmez.”, 8. 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 sayılı Kanun Genel Tebliğinin

“Ç- TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN ALACAKLAR” başlıklı bölümünde, “Anılan fıkra kapsamına; – Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan, /

– Vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan, – 1/1/2023 tarihi itibarıyla her bir borçlu adına tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk Lirasını aşmayan, – Tahsil dairelerinin 1/1/2023 tarihi itibarıyla kayıtlarında olan, alacaklar girmektedir. …

Ayrıca, fıkra kapsamında yapılacak terkin işlemlerinde 1/1/2023 tarihi dikkate alınacağından, bu tarihten önce tüm vergi dairelerine olan borç toplamı 2.000 Türk Lirasının üzerinde olduğu halde, 1/1/2023 tarihinden (bu tarih dâhil) sonra yapılan ödemeler, terkin veya mahsup gibi işlemler sonucunda borç toplamının 2.000 Türk Lirasına veya bu tutarın altına inmiş olması bu alacağın terkin edilmesini sağlamayacaktır.” hüküm ve açıklamaları yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği hususunda hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, zamanaşımına uğrayan öğrenci KYK borcu nedeniyle kendisine bildirim/tebligat gönderilmeden banka hesaplarına haciz uygulandığını, borcunun 2016 yılına ait olduğu için zamanaşımına uğradığını, ayrıca 2000 TL altı borçların 7420 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun kapsamında silinmesi nedeniyle borcunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek borçlarının silinmesini ve e-haciz uygulamasının kaldırılmasını talep etmektedir.

11. Konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın 2016 vadeli taksitlerin tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2021 tarihi olduğu ve 1/6/2021 tarihinde yapılan ödeme emri tebliği ile zamanaşımı kesildiği dikkate alındığında, 2016 vadeli taksitlerin zamanaşımına uğramadığını; öte yandan, 7440 sayılı

Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uygulamasında tahsil dairelerinin 1/1/2023 tarihi itibarıyla kayıtlarında olan alacaklar esas alındığını, bu nedenle bu tarihten sonra yapılacak terkin işlemi sonucunda adı geçenin borcunun 2.000 Türk Lirasına veya bu tutarın altına inmiş olmasının bu alacağın terkin edilmesini sağalamayacağını dolayısıyla vergi dairesince yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ifade etmektedir.

12. Konuyla ilgili mevzuata bakıldığında; 12.1. 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanunun 17 inci maddesinde, kredi borcu taksitlerinin zamanında ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödenmeyen taksit tutarlarının 6183 sayılı

Kanuna göre takip edilmek üzere ilgili vergi dairesine bildirileceğinin, 12.2. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54 üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, haciz uygulamasının cebren tahsil yöntemlerinden biri olduğunun, 55 inci maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları için ödeme emri tebliğ edileceğinin, 102 nci maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden

/

takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağının, 103 üncü maddesinde, ödeme emri tebliğinin tahsil zamanaşımını keseceğinin, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlayacağının, 12.3. 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçileceğinin, bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtlarının esas alınacağının hüküm altına alındığı görülmektedir.

13. Somut olayda, başvuranın geri ödeme zamanlarına uyulmaması suretiyle muaccel hale gelen öğrenim ve katkı kredisi borçlarının, takip ve tahsil amacıyla Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından vergi dairesi sistemine aktarıldığı, 11/8/2016 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına alındığı, başvuran tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi hükmüne göre ödeme emri düzenlenerek 01/06/2021 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle takip işlemlerine başlanıldığı, başvuranın borcunun son taksitinin vadesinin 30/06/2016 olması nedeniyle zamanaşımı süresinin son günü olan 31/12/2021 tarihinden önce (01/06/2021 tarihinde) yapılan tebliğ işleminin zamanaşımını kestiği ve ilgili borcun zamanaşımının 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi uyarınca 5 yıl daha uzadığı; dolayısıyla başvuranın şikayete konu olan 2016 yılına ait borcunun zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

14. Başvuranın söz konusu borcunun 2000 TL’nin altında olması nedeniyle 7420 Sayılı Gelir Vergisi

Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun

Geçici 2 nci maddesi kapsamında silinmesi gerektiği yönündeki iddiasına bakıldığında, vergi dairesine gönderilen öğrenim kredisi alacaklarına ilişkin özel düzenleme yapıldığı görülmektedir. Şöyle ki; 14.1. 7420 sayılı Kanunla 351 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile Kanunun 17 nci maddesinde kredi taksitleri için zamanaşımı süresinin belirlenmesinde son taksitin vade tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. 7420 sayılı Kanunla değişik bu düzenlemenin yürürlüğünden önce takip için vergi dairesine gönderilen öğrenim kredisi alacaklarına yönelik 351 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde düzenlemelere yer verilmiş ve bu maddenin uygulamasına ilişkin Seri: B Sıra No: 15 Tahsilat Genel Tebliğinde detaylı açıklamalar yapılmıştır. Anılan Tebliğin “351 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi uygulaması” başlıklı 4 üncü maddesinde, geçici 7 nci maddenin yürürlüğe girdiği 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairesine takip için bildirilen kredi taksitlerine ilişkin ne şekilde işlem yapılacağı açıklanmış olup, bu açıklamalara 2.15 nolu paragrafta yer verilmiştir.

14.2. Bu doğrultuda 7420 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle 351 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddenin yürürlüğe girdiği 9/11/2022 tarihinden önce vergi dairesine takip için bildirilen kredi taksitlerinin içindeki endeks tutarları terkin edildikten sonra bu taksitlerden vadesi geçmiş olanların vergi dairesince

6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibine devam edilmesinin gerektiği; dolayısıyla öğrenim kredisi

borçlarının 7420 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.

15. Öte yandan, 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan “fıkra kapsamında yapılacak

/

terkin işlemlerinde 1/1/2023 tarihi dikkate alınacağından, bu tarihten önce tüm vergi dairelerine olan borç toplamı 2.000 Türk Lirasının üzerinde olduğu halde, 1/1/2023 tarihinden (bu tarih dâhil) sonra yapılan ödemeler, terkin veya mahsup gibi işlemler sonucunda borç toplamının 2.000 Türk Lirasına veya bu tutarın altına inmiş olması bu alacağın terkin edilmesini sağlamayacaktır.” hükmüne göre, 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtlarının esas alınması gerektiği ve bu tarih itibarıyla adı geçenin borçları 2.000

TL üzerinde olduğundan 2016 vadeli borçlarının terkin edilmediği görülmektedir.

16. Bu çerçevede, başvuru konuş olay hakkında İdare tarafından tesis edilen işlemlerin mevzuata aykırılık teşkil etmediği değerlendirilmektedir.

17. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, idarenin cevabi yazısı ve tüm dosyanın Kurumumuzca değerlendirilmesi neticesinde, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu

kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ayrıca şikâyetçiye verilen cevapta işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle

“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede İstanbul Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu Ret Kararının, BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/