|
ÖZET: Danıştay kararında, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından getirilen 40 yaş sınırının, KYK yurtlarında barınma hakkını kısıtladığı ve Anayasa’nın eğitim hakkına aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Başvuran, 42 yaşında eğitimine devam etmekteyken, bu sınırlama nedeniyle mağduriyet yaşamaktadır. İdare, yaş farkının yaratabileceği psikolojik baskı ve sorunları önlemek amacıyla bu düzenlemeyi getirdiğini belirtse de, Anayasa’nın 42. maddesi gereği eğitim hakkının engellenemeyeceği vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, Danıştay, 40 yaş sınırının yasal dayanağının bulunmadığını, bu durumun eğitim ve öğretim hakkını kısıtladığını belirterek, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bu düzenlemenin Yönetmelik ile yapılması gerektiği yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin önemini ve idarelerin düzenlemelerinin üst hukuk normlarına uygun olması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3009-S.4302
BAŞVURU NO : 2018/13333
KARAR TARİHİ : 14/05/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KREDİ VE YURTLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : KYK yurtlarındaki 40 yaş sınırına ilişkin talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/10/2018
I. BAŞVURANLARIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, iki yıl önce KYK Yalova Termal Erkek Öğrenci Yurdu’na öncelikli ve burslu öğrenci olarak yerleştirildiğini, 2018 yılında Ege Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptığını, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı yurtlarda kalmak için başvurduğunu, ancak “40 yaş ve üzerinde bulunan öğrencilerin KYK yurtlarında kalamayacağı” gerekçesiyle isteminin reddedildiğini, kendisinin 42 yaşında eğitimine devam ettiğini belirterek, söz konusu üniversite eğitimi süresince Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı yurtlarda barınması suretiyle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere Kredi ve Yurtlar Genel
Müdürlüğü‘nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
3. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü Yurt İdare ve İşletme Dairesi Başkanlığı tarafından
Kurumumuza gönderilmiş olan 20/12/2018 tarih ve … sayılı cevabi yazıda özetle;
3.1. 06/12/2018 tarihi itibariyle, ülke genelinde 781 yurtta 570.920 öğrencinin fiilen barınmakta olduğu, bu kişilerden 13-17 yaş aralığında 4.731 öğrenci, 17-25 yaş aralığında ise 556.908 öğrenci olmak üzere 25 yaşın altında toplam 561.639 öğrencinin barındığı, yurtlarda barınan öğrencilerin %98’inin 25 yaş ve altı grubunda bulunduğu, 3.2. Yurtların toplu yaşam alanları olduğu göz önünde bulundurulduğunda, barınmakta olan öğrenciler arasındaki yaş farkının fazla olmasından mütevellit tahakküm, psikolojik baskı vb.
davranış biçimlerinden dolayı ileride telafisi mümkün olamayacak sorunlarla karşılaşılmasının önüne geçilebilmesi amacıyla 20/06/2017 tarihli ve 913 no’lu Yönetim Kurulu Kararı ile yurtlarda barınmak için başvuru yaşının 40 ile sınırlandırıldığı, 3.3. Başvuruların Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar (Kıstaslar) Talimatının yurt yerleştirme işlemlerine temel teşkil eden uygulama olarak kamuoyuna duyurulmadığı,
3.4. 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı Başvurularının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve
Esaslar (Kıstaslar) Talimatının “40 yaş ve üzeri öğrenciler öncelikli olsalar dahi yurtlarımızda barındırılmaz” maddesinin yer aldığı 1. ve 5. sayfasının gizlilik esaslarına binaen gönderildiği,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C Anayasasının;
4.1. “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11’inci maddesinde; “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.”
4.2. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42’inci maddesi; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”
4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6. 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununun “Amaç” başlıklı 2 nci maddesi; “yurt içinde ve dışında yükseköğrenim gören öğrenciler için yurtlar yapmak ve bunların işletmesini sağlamak, beslenme yardımı yapmak, eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle milli ve manevi gelişmelerine katkı sağlamak, yükseköğrenim öğrencilerine kredi veya burs vermek, öğrencilerin yükseköğrenimlerini kolaylaştırmaktır.”,
7. 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve
Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliğinin,
7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, Kurum tarafından işletilen yurtlarda idare, işletme, barındırma usul ve esaslarını düzenlemek suretiyle yükseköğrenim öğrencilerinin eğitim ve öğretimlerini kolaylaştırmaktır.”
7.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, Kurum tarafından işletilen yurtlarda barındırılacak öğrencilerde aranacak şartlar, yeni yurtların açılması, yurtların idaresi, işletilmesi, öğrenci disiplin işlemleri ile özel ve gece hizmetlerine ait usul ve esasları kapsar.”
7.3. “Barınma şartları” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Yurtlara başvuru ve barınma şartları;
a) Öğrencinin, örgün eğitim veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olması,
b) Öğrenci ailesinin Kurum yurdunun bulunduğu şehrin belediye sınırları dışında ikamet etmesi,”
7.4. “Değerlendirme” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Yurt başvuruları; öğrenci ve ailesinin sosyal, ekonomik ve başarı durumlarından hepsi veya bazıları dikkate alınarak Yönetim Kurulunca belirlenen kıstaslar doğrultusunda değerlendirilir.”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından 40 yaş üzerindeki öğrencilere yurtta barınma imkanı verilmediği, kendisinin 42 yaşında eğitimine devam ettiğini, söz konusu üniversite eğitimi süresince Kredi ve Yurtlar
Genel Müdürlüğü’ne bağlı yurtlarda barınması suretiyle mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
10. İdareden temin edilen bilgi ve belgelerden, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nün 20/06/2017 tarihli ve 913 no’lu Yönetim Kurulu Kararı ile yurtların toplu yaşam alanları olduğu göz önünde bulundurularak, yurtlarda barınmakta olan öğrenciler arasındaki yaş farkının fazla olmasından mütevellit tahakküm, psikolojik baskı vb. davranış biçimlerinden dolayı ileride telafisi mümkün olamayacak sorunlarla karşılaşılmasının önüne geçilebilmesi amacıyla, Başvuruların Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar (Kıstaslar) Talimatına yurtlarda barınmak için başvuru yaşının 40 ile sınırlandırıldığı maddesinin eklendiği açıklamalarına yer verilmiştir.
11. Anayasanın “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi” başlıklı 42’nci maddesinde ise, kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı hükmüne yer verilerek, bu hüküm ile
Devletin, eğitim ve öğretim alanında “fırsat eşitliğini” gerçekleştirme anlayışı ile hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu kuralın Anayasa’ya konulmasının amacı, hangi düzeyde olursa olsun eğitim ve öğretimin engellenmeyip aksine teşvik edilmesidir. Eğitim ve öğretim alanında fırsat eşitliği anlayışı ile hareket etmesi ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri alması Devletin ve ona bağlı kurumların asli vazifesidir.
12. Anayasanın muhtelif maddelerinde belirtildiği üzere, temel metin olan Anayasa’dan başlamak üzere bir normlar hiyerarşisi ortaya konmuştur. Nitekim Anayasa’nın 11’inci maddesinde yer alan “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar
Anayasaya aykırı olamaz.” şeklindeki düzenlemeyle de Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü açıkça vurgulanmış ve normlar hiyerarşisi adına temel bir kural öngörülmüştür. Normlar hiyerarşisi kavramı çerçevesinde bakıldığında; Anayasa, temel hak ve özgürlüklere ilişkin usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar, kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve genelgeler şeklinde bir sıralama yapmak mümkündür. Her bir norm kendinden sonra gelen hukuk normuna kaynak teşkil etmekte ve sıralamada sonraki normlar önceki normlara uygun olmak zorundadır. Normlar hiyerarşisinde yer alan hiçbir norm kendisinden bir önce gelen norma aykırı olamayacağı gibi, sonraki norm bir önceki normun uygulanmasını imkânsız kılacak şekilde düzenleme de ortaya koyamaz.
13. Danıştay 16. Dairesi’nin 2015/18219 Esas ve 2015/18219 Karar ile 29/09/2015 tarihli ilamında; ” …Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü
Anayasa’dan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir. Dolayısıyla, İdarenin düzenleyici işlem tesis ederken üst hukuk normlarına uygun hareket etmesi, bir hakkın tesisi ve sona erdirilmesi noktasında üst norma aykırı olacak şekilde söz konusu normlarda öngörülmemiş bir yükümlülük öngörmemesi gerekmektedir. Aksi durumda kanunilik ilkesi ihlal edilmiş olacaktır.
14. İdarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, her zaman yönetmelik, tebliğ, genelge çıkarabilme ve bu düzenlemelerle, değişen koşullar dikkate alınarak, daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip oldukları kabul edilmekle beraber, yapılan düzenlemeler anayasa, yasa gibi üst hukuk normlarına veya alt düzenleyici işlemlere karşı aykırı olamayacağı gibi söz konusu üst hukuk normlarını dar yorumlayarak hakkın kullanımını sınırlandıran veya kısıtlayan düzenlemelere yer verilemez.
15. Başvuruya konu durumla ilgili Kanun, Bakanlar Kurulu Kararı, Yönetmelik gibi mevzuatta öğrencilerin yurda başvuru ve kabul şartlarında yaş şartı ile ilgili herhangi bir sınırlamaya ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bahse konu uygulamanın dayanağını Başvuruların
Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar (Kıstaslar) Talimatı oluşturmaktadır. Dolayısıyla bahse konu talimat üst hukuk normlarında öngörülmeyen bir sınırlama getirmiştir. Bununla birlikte, mezkur Talimatın dayanağı olan 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri
Kanununun 2’nci maddesinde, yurt hizmetlerinin amacının; yurt içinde ve dışında yükseköğrenim gören öğrenciler için yurtlar yapmak ve bunların işletmesini sağlamak, beslenme yardımı yapmak, eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle milli ve manevi gelişmelerine katkı sağlamak, yükseköğrenim öğrencilerine kredi veya burs vermek, öğrencilerin yükseköğrenimlerini kolaylaştırmak olduğu belirtilmiştir. Yine aynı şekilde
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliğinde, Yönetmeliğin amacının, Kurum tarafından işletilen yurtlarda idare, işletme, barındırma usul ve esaslarını düzenlemek suretiyle yükseköğrenim öğrencilerinin eğitim ve öğretimlerini kolaylaştırmak olduğu düzenlenmiştir. Aynı Yönetmeliğin 8’inci maddesinde ise yurt başvurularının; öğrenci ve ailesinin sosyal, ekonomik ve başarı durumlarından hepsi veya bazıları dikkate alınarak Yönetim Kurulunca belirlenen kıstaslar doğrultusunda değerlendirileceği belirtilmiştir.
16. Dolayısıyla, 06/12/2018 tarihi itibariyle, ülke genelinde 781 yurtta 570.920 öğrencinin fiilen barınmakta olduğu, bu kişilerden 13-17 yaş aralığında 4.731 öğrenci, 17-25 yaş aralığında ise
556.908 öğrenci olmak üzere 25 yaşın altında toplam 561.639 öğrencinin barındığı, yurtlarda
barınan öğrencilerin %98’inin 25 yaş ve altı grubunda bulunduğu hususları dikkate alındığında, Talimata 40 yaş sınırı konmasının öğrenciler arasındaki yaş farkının fazla olmasından kaynaklanabilecek tahakküm, psikolojik baskı vb. davranış biçimlerinden dolayı, ileride telafisi mümkün olamayacak sorunlarla karşılaşılmasının önüne geçilebilmesi, dolayısıyla da ilgili
Kanunda ve Yönetmelikte öngörülen öğrencilerinin eğitim ve öğretimlerini kolaylaştırılması amacına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 40 yaş üzerindeki öğrencilere yurtlarda barınma imkanı verilmemesi nedeniyle üniversite eğitimi süresince Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı yurtlarda barınması isteminin, 40 yaş sınırı getirilmesi hususunun ileride telafisi mümkün olamayacak sorunlarla karşılaşılmasının önüne geçilebilmesi amacına yönelik olması ile birlikte, Talimattaki düzenlemenin Yönetmelikle yapılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuz tarafından idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içerisinde Kurumumuza gönderildiği; İdarenin “makul sürede karar verme”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı; ancak başvuruna verilen cevapta “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanunu ile Yüksek Öğrenim Kredi ve
Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliğinde öngörülen öğrencilerinin eğitim ve öğretimlerini kolaylaştırılması amacına uygun olarak Başvuruların Değerlendirilmesine İlişkin
Usul ve Esaslar Talimatı ile getirilen 40 yaş sınırının Yönetmelik ile düzenlenmesi hususunda
KREDİ VE YURTLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Kredi ve Yurtlar Genel
Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve KREDİ VE YURTLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi