|
ÖZET: Başvuran, KYK yurtlarında uygulanan süresiz çıkarma cezasının iptali ve bursunun geri ödenmesi talebiyle başvuruda bulunmuştur. Başvuran, yurttan çıkarılmasının, 2015 yılında KYK yurtları dışında gerçekleşen bir olay nedeniyle açılan davadan kaynaklandığını ve bu davadan beraat ettiğini belirtmiştir. Ancak, itiraz süresinin yurttan çıkarıldıktan sonraki iki hafta ile sınırlı olduğu ve bu süreyi aştığı gerekçesiyle itirazının kabul edilmediği ifade edilmiştir.
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, başvuranın milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle disiplin cezası uygulandığını ve bu cezanın itirazının uygun görülmediğini belirtmiştir. Mahkeme, disiplin cezasının, adli kovuşturma ile birlikte yürütülebileceğini ve disiplin cezasının, adli ceza ile aynı kapsamda değerlendirilemeyeceğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvuranın itirazının reddedilmesi yönündeki idari işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 11936-11936 |sayi|86171061-101.07.05-E.86171061-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/17289 2017/ 17289
KARAR TARİHİ : 04/07/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran hakkında uygulanan süresiz yurttan çıkarma cezasının kaldırılması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 29/12/2017 29.12.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran 29/ 12/ 2017 tarihli başvurusunda özetle; 2015 yılında KYK yurdu dışında gerçekleşmiş bir olaydan dolayı şahsına açılmış bir dava yüzünden Düzce Kredi Yurtlar Kurumu yurdundan atıldığını, yurttan atılması dolayısıyla bursunun da kesildiğini, dava sonuçlanmadan bursunun kesilmesine ve yurttan atılmasına itiraz ettiğini, fakat itirazının kabul edilmediğini, 2017 yılında davanın sonuçlandığını ve üzerine atılı tüm suçlardan beraat ettiğini, davanın sonucunu, kesinleşme şerhini ve durumu izah eden bir dilekçeyi Kredi Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne gönderdiğini, bir hafta sonra kendisine gelen cevapta itiraz etmek için geçerli sürenin yurttan atıldıktan sonraki iki hafta olduğu ve kendisinin o süreyi aştığı hususlarının yer aldığını, yurttan atılmasından sonraki süreç içerisinde itiraz ettiğini, fakat itirazının dava sonuçlanmadığı için kabul edilmediğini, dava sonuçlandığında itiraz ettiğinde ise sürenin geçtiğinin söylendiğini, bu durumu BİMER üzerinden tekrar yetkili birimlere bildirdiğini, ”Sayın İlgili, Bolu İl Müdürlüğüne bağlı Düzce Avni Akyol
Yurdunda barınmakta iken hakkınızda başlatılan disiplin soruşturması sonucu 15.06.2015 tarihinde
Yurttan Süresiz Çıkarma Cezası aldığınız, onaylanan bu cezaya itirazda bulunduğunuz ve 31.07.2015 tarihinde de itirazınızın reddedildiği tespit edilmiştir . 09/ 10/ 2017 tarihli dilekçeniz ve eklerinde gönderdiğiniz beraat kararı incelendiğinde ise Kurumumuzca hakkınızda yapılan idari işleme dair herhangi bir idari mahkeme kararı bulunmadığından BİMER başvurunuza istinaden yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır . Bilgilerinize sunulur . ” şeklinde bir yanıt aldığını, işlediği iddia
1 / 9edilen suçlardan beraat kararı olmasına rağmen tekrar bu konuyu yargıya taşımasının istendiğini,
yurttan bir anda atılması sonrasında uzun bir süre barınma problemi yaşadığını, bu olayla bağlantılı olarak bursunun kesilmesi sonucunda ise ekonomik olarak ciddi zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldığını, bu geçen süreçte bir öğrenciyi psikolojik olarak yıpratmaya yetecek ölçüde borcunun oluştuğunu, işlediği iddia edilen suçların ne kadar ciddi suçlar olduğunun farkında olduğunu ve bu konuda cesur kararlar almanın zor olduğunu tahmin edebildiğini, fakat kendisinin yargılama sonucunda suçsuz bulunduğunu, suçsuz olduğunu gerçekten bildiği için bu kadar ısrarla itiraz ettiğini belirtmiştir . Başvuran, idarenin “yurttan süresiz çıkarma cezasını” iptal etmesini, burslarının geriye dönük surette bağlanarak normal şartlarda ödenmesinin sona ereceği tarihe kadar tarafına ödenmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 27/ 02/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Kurum Burs Yönetmeliğinin 28 inci maddesinde; “ Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği hükümlerine göre Kurum yurtlarından süresiz çıkarma cezası alan öğrencilerin bursları kesilir .” hükmünün yer aldığı, 2.2. Bu sebeple Kurum Yurt İdare ve İşletme Daire Başkanlığının 17/ 06/ 2015 tarih ve sayılı yazısına istinaden başvuranın bursunun 22/ 06/ 2015 tarihi itibariyle kesildiği, 2.3. Kurum Kredi Dairesi Başkanlığı tarafından 25/ 06/ 2015 tarih ve sayılı yazı ile başvuranın MERNIS kayıtlarında görünen adresine bilgi verildiği, Hususlarına yer ver verilmiştir .
3. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin bila tarih ve sayılı yazısında özetle; 3.1. isimli öğrencinin Düzce İl Müdürlüğüne bağlı Avni Akyol Yurt Müdürlüğünde barınmakta iken Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliğinin 23 üncü madde (f) fıkrası uyarınca; “(Milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek)” 15/ 06/ 2015 tarihinde “Yurttan Süresiz Çıkarma” cezası ile tecziye edildiği, 3.2. Başvuranın bu cezaya yapmış olduğu itirazın Yönetim Kurulu’nun 31/ 07/ 2015 tarih ve sayılı kararı gereğince uygun görülmediği, 3.3. Kurumca onaylanan cezalar hakkında tebliğinden itibaren Kanunda belirtilen süre içerisinde işlemin iptali davası açılmadığı takdirde cezanın kesinleştiği, bu nedenle mezkur öğrencinin itirazına dair yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı, Belirtilmiştir .
3. 4. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nün bahse konu yazısının eklerinden;
3.4.1 Üniversite Güvenlik Koordinasyon Toplantısı kararı uyarınca, üniversitelerde yasadışı olaylara
2 / 9karıştıkları belirlenen öğrencilere ait bilgilerin, Emniyet Müdürlüğü tarafından, gerekli disiplin
işlemleri için ilgili Yükseköğretim Kurumları ve Kredi Yurtlar Kurumu İl Müdürlüklerine bildirildiği, 3.4.2. Bu kapsamda Düzce İl Emniyet Müdürlüğünün 09/ 3/ 2015 tarih ve sayılı yazısı ile; 03/ 01/ 2015 tarihinde saat 22.30 sıralarında D- 655 Devlet Karayolu üzeri Endüstri Meslek Lisesi önündeki üst geçide “GERİCİ HIRSIZ VE YOBAZLARI DÜZCEDE İSTEMİYORUZ” yazılı pankartı asan üniversite öğrencisi şahıslar arasında Düzce Üniversitesi öğrencisi ’ın da olduğunun tespit edildiği ve hakkında Düzce Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından Soruşturma Numarası ile Kamu Malına Zarar Verme, Hakaret ve
Devlet Büyüklerine Hakaret suçundan adli işlem başlatıldığı bilgilerine yer verildiği, 3.4.3. Başvuran hakkında “Kamu Malına Zarar Vermek ve Devlet Büyüklerine Hakaret” suçunu işlediğine dair tutanak tutulması üzerine, yönetim memurlarından birisinin adı geçen öğrencinin ifadesini almak ve konu hakkında bir rapor hazırlamakla görevlendirildiği, 3.4.4. Başvuranın 27/ 03/ 2015 tarihli ve el yazısı ile kaydedilmiş ifadesinde, pankartı Mersin’de gözaltına alınan arkadaşlarını hatırlatmak için astıklarını, pankartta herhangi bir kurum ve kişiyi hedef almadıklarını, pankart asmanın suç olduğunu bilmediklerini, üst geçidin ayaklarına yazılan yazılarla ilgili bilgisinin olmadığını belirttiği, 3.4.5. İfadede belirtilen hususlar ve yönetim memurunun raporu doğrultusunda başvuranın disiplin kuruluna sevk edildiği ve 03/ 04/ 2015 tarihinde başvurandan savunma talep edildiği, 3.4.6. Başvuranın 06/ 04/ 2015 tarihli ve yine el yazısı ile kaydedilmiş savunmasında, önceki ifadesinde yer verdiği hususları tekrarlayarak, pankartın üzerinde herhangi bir şahıs ya da kurum ismi bulunmadığını, belirtilen olay ile ilgili daha önce polise ifade verdiğini, suç olduğunu bilmediğini, bu yüzden savcılığın herhangi bir kovuşturma işlemi başlatmadığını, yurdun dışında gerçekleşen ve suç olduğunu bilmediği bir olaydan ötürü neden yurtta ifade vermesi gerektiğini merak ettiğini belirttiği, 3.4.7. Disiplin Kurulunca 10/ 04/ 2015 tarihinde oybirliği ile alınan kararda; başvuran hakkında Yurt
İdare ve İşletme Dairesi Başkanlığının Öğrenci Disiplin İşlemleri Uygulama Talimatının 8.
Maddesinin (a) bendi gereği disiplin soruşturması başlatıldığı, Düzce İl Emniyet Müdürlüğünün resmi yazısında, adı geçen hakkında üstgeçide pankart asma eyleminde bulunduğu ve aynı üstgeçidin ayaklarına aynı sprey boya ile yazı yazıldığı bilgilerine yer verildiği, konu hakkında ifadesi ve savunması alman öğrencinin de, pankart asma olayını kabul ettiği ancak sprey boya ile yazı yazma fiilini kabul etmediğinin görüldüğü, olayın Yurt İdare İşletme Yönetmeliğinin 23.
Maddesinin (f) bendi uyarınca, milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak . ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek kapsamında değerlendirildiği ve yapılan eylem gereği yurttan süresiz çıkarma cezası ile cezalandırılması kanaati oluştuğu hususlarına yer verildiği, 3.4.8. Genel Müdürlüğün 15.06.2015 tarihli onayı ile başvuran hakkında “Yurttan Süresiz Çıkarma” cezası verilerek başvurana tebliğ edildiği, 3.4.9. Düzce Avni Akyol Yurt Müdürlüğü Disiplin Kurulu tarafından hakkında “Yurttan Süresiz
3 / 9Çıkarma” cezası verilen başvuranın Genel Müdürlüğe itiraz dilekçesi ile başvurduğu, 03/ 01/ 2015
günü yapılmış olan eylemle ilgili daha önce bir planlama aşamasına dahil olmadığını, o gün akşam saatlerinde yolda karşılaştığı arkadaşlarının pankart asacaklarını belirttiklerini ve kendisinin de gelmesini istediklerini, bunun üzerine onlarla birlikte olayın gerçekleştiği yere gittiğini, pankartın asılmasında fiili olarak bulunmadığını, sadece olay yerinde bulunduğunu, pankartta ne yazıldığını asılana kadar görmediğini ve bilmediğini, asıldıktan sonra yazıyı okuyup, pankartın neden asıldığını arkadaşlara sorduğunu, onların da Mersin’de gözaltına alınan arkadaşlara destek için astıklarını söylediklerini, daha sonra kendisinin oradan hemen ayrıldığını, herhangi bir alakası olmamasına rağmen Emniyet Müdürlüğünde ve yurtta verdiği ifadesinde de daha önce hiç böyle bir şey ile karşılaşmadığı için pankartı asan kişilerin yönlendirmesi ile ifade verdiğini, ama sonunda mağdur olduğunu, daha önce adli olaylarla hiç işi olmadığını ve olamayacağını, pankarttaki söylemlerle kimin hedef alındığı hakkında bir fikri olmadığını, Mahkemelerce hakkında yargılamama bile yapılmadan yurttan süresiz çıkarma cezası verildiğini, bu cezanın hem kendisini hem de ailesini mağdur ettiğini, hakkında herhangi bir yargılama bile yapılmadan yurttan süresiz bir şekilde uzaklaştırılmasının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, Yurt Müdürlüğü tarafından yapılan bu işlemin herhangi bir yasal dayanağı olmadığını ve masumiyet karinesine de aykırı olduğunu, kendisinin hiç bir şekilde pankart asma eyleminde bulunmadığını sadece arkadaşlarının çağırması ile olay yerinde bulunduğunu, daha önce bu tür hiçbir olaya karışmadığını, başkalarının planlayıp uyguladığı eylemin üzerine yıkıldığını düşündüğünü, karardan önce yurttan ayrılmış olmasına rağmen bu karara itiraz etmesinin nedeninin olayla bir ilgisi olmamasına rağmen cezalandırılması olduğunu, çünkü daha önce böyle bir olaya karışmadığı gibi bu olayı planlayanlar arasında bile olmadığını, Kamu malına zarar verecek ya da devlet büyüklerine hakaret edecek bir genç olmadığını, bu durumdan ders çıkardığının bilinmesini ve durumunun tekrar değerlendirilmesini, Başbakanlık bursunun kesilmemesini talep ettiğini belirttiği, 3.4.10. Başvuranın Düzce Avni Akyol Yurt Müdürlüğü Disiplin Kurulunca verilen cezaya yaptığı itirazın, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı tarafından Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği’nin 26’ncı maddesi gereğince incelenerek 31/ 07/ 2015 tarihli ve sayılı kararı ile uygun görülmediği, Anlaşılmıştır .
4. Öte yandan, Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/ 3/ 2017 tarihli, sayılı kararında; 4.1. ’ın savunmasında tarafına isnat edilen Kamu Malına Zarar Verme, Cumhurbaşkanına Hakaret, Kamu Görevlisine Hakaret suçuna ilişkin olarak, olay tarihinden önceki birkaç gün içinde, kendisinin de üyesi bulunduğu Türkiye Gençlik Birliği üyesi bazı arkadaşlarının
Mersin’de gözaltına alındığını duyduklarını, sadece bu arkadaşlarının gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla, Mersin’deki arkadaşlarının asmış olduğu pankarta yazılan yazıyı, Mersin yerine
Düzce yazmak suretiyle pankartı oluşturduklarını, pankartı diğer erkek sanık ile birlikte yaptıklarını, diğer kadın sanığın ise derste olması nedeniyle pankartın yapımına katılamadığını, üzerine “gerici, hırsız ve yobazları Düzce’de istemiyoruz” yazdıkları pankartı Akçakoca yolu üzerindeki bir üst geçide astıklarını, bu ibareler ile herhangi bir kişiyi hedef almadıklarını, sadece önceki olayı protesto etmek istediklerini, üst geçit ayaklarına yazılan yazıyı kendilerinin yazmadığını, kimin yazdığını bilmediklerini belirttiği,
4 / 94.2. Mağdur vekilinin beyanında, Mersin’de aynı kuruluşa üye kişilerin asmış
olduğu, aynı içeriğe sahip pankarttan dolayı görülen davada sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğunu, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin düşünüldüğü şeklinde beyanda bulunulduğu, 4.3. Üst geçit üzerine sprey boya ile yazılmış olan yazıların sanıklar tarafından yazıldığı hususunda, cezalandırmaya yetecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak, sanıkların üzerlerine atılı
Cumhurbaşkanına hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarından beraatlerine karar vermek gerektiği, yine üst geçide asılan pankartın sanıklar tarafından gerçekleştirildiği sabit olsa da bunun kamu malına zarar verme suçuna vücut vermeyeceği kanaatine varıldığı, üst geçide asılan pankartın üzerine yazılan “gerici, hırsız ve yobazları Düzce’de istemiyoruz” şeklindeki sözlerin hakaret içerikli sözler olduğu ve sanıkların kabulü ile bu pankartın sanıklar tarafından asıldığının sabit olduğu, ancak söz konusu pankart üzerine yazılan yazıda doğrudan bir gerçek kişinin belirtilmediği, üstü kapalı şekilde dahi kime yönelik olduğunun anlaşılamadığı, bu haliyle hakaret içerikli sözlerin suç tarihinde Başbakanlık görevini yürüten mağdur ’na yönelik olarak gerçekleştirildiğinin her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin olarak tespiti mümkün olmadığından sanıkların bu yönden de beraatlerine karar vermek gerektiği, hususlarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 7. 9 Ağustos 2016 Tarihli ve 29796 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliğinin; 7.1. Disiplin İşlemleri başlıklı 7 nci bölümünün Öğrencilerin uymak zorunda oldukları hususlar başlıklı 20 nci maddesinde; “Yurt Öğrencileri; Kurum tarafından tespit edilen yurt kurallarına uymak zorundadırlar . Bu kurallara uymayanlar ile yüksek öğrenim öğrenciliği sıfat ve onuruna aykırı harekette bulunan, doğrudan veya dolaylı olarak kurumların sükun, huzur ve çalışma düzenini bozan eylemlere katılan, bunları teşvik veya tahrik edenlere fiillerine uyan disiplin cezaları uygulanır .” 7.2. Yurttan süresiz çıkarma cezası başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının f) bendinde;
“Milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol aşmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek,”
5 / 97.3. Yurttan süresiz çıkarma cezası başlıklı 23 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında
“Hakkında bu madde hükümlerine göre disiplin soruşturması yapılan Öğrencinin 15 güne kadar yurt binalarına girmesini yurt müdürü tedbir olarak yasaklayabilir . Bu sürenin 15 günden fazla olması halinde Genel Müdürden onay alınır . Yönetmeliğin bu maddesine göre yurttan ilişiği kesilen öğrencilerin kredileri de kesilir .” 7.4. Disiplin cezalarının onay mercileri başlıklı 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının b)
bendinde; “Disiplin Kurulu tarafından teklif edilen uyarma cezası, yurt müdürünün, kınama cezası bölge müdürünün, yurttan süresiz çıkarma cezası Genel Müdürün onayı ile yürürlüğe girer .” 7.5. Disiplin cezasına itiraz başlıklı 26 ıncı maddesinde; “Disiplin cezalarının öğrenciye tebliği veya duyurulması tarihini takip eden 7 gün içinde öğrenci bir üst makama itiraz edebilir . İtiraz, kararın uygulanmasına engel olmaz . İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir . Ancak, Genel Müdür süresiz çıkarmalarda, uygulamayı itiraz konuşunda karar verilinceye kadar durdurabilir .” 7.6. Disiplin kurulunun çalışma usul ve esasları başlıklı 28 inci maddesinde; “Disiplin Kurulu, yurtların disiplini ile ilgili konularda karar alır .
Disiplin Kurulunun çalışma usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir .
a) Öğrencinin Disiplin Kuruluna sevkinden önce yapılması gerekli inceleme ve araştırmalar, disiplin kurulu başkan ve üyesi dışında yurt müdürü veya görevlendireceği personel tarafından en kısa sürede yapılır . Görevlendirilen personel öğrencinin yazılı ifadesini de alarak sonucu bir rapor halinde yurt müdürüne sunar.
b) Araştırma veya incelemenin yurt müdürü veya görevli personel tarafından yapılmasını müteakip, yurt müdürü gerekli görürse disiplinle ilgili konuları iki gün içinde kurula havale eder .
c) Disiplin Kurulu gerek görürse toplu olarak veya bir üyesini görevlendirerek soruşturmayı genişletebilir, ilgiliyi ve şahitlerini çağırarak dinleyebilir .
d) Disiplin Kurulu tarafından savunması alınmadan öğrenciye ceza verilemez . Öğrenci tebliğ tarihinden itibaren yurtta bulunduğunda üç gün, yurtta bulunmaması halinde ise yedi gün içinde yazılı savunma vermediği takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılır .
e) Disiplin Kurulu, savunmanın kurula intikal ettiği tarihten itibaren üç iş günü içerisinde toplanır .
Yedi iş günü içinde karar verir . Bu süre içinde çalışmalar tamamlanmadığı takdirde ara karar alınarak yedi iş gününü geçmemek üzere süre uzatılabilir . Karar tarihini takip eden ilk iş günü kararın onay mercilerine intikali için gerekli işlemler tamamlanır .
d) Karara bağlanacak olayın üyelerin şahsıyla ilgili olması halinde kurulda yedek üye görev alır .
g) Disiplin cezası verilirken, öğrencinin yurt içinde ve dışındaki hal ve hareketi, yurt idaresi ve arkadaşlarına karşı tutumu, fiil veya hallerin ne gibi şartlar altında işlenmiş olduğu, psikolojik durumu ve diğer sebepler de göz önünde bulundurulur . Buna göre bir derece ağır veya hafif ceza verilebilir . Ceza tespitinde, aynı cezanın verilmesini gerektiren birden fazla suçun işlenmesi veya toplu suç işlemeyi teşvik, ağırlaştırıcı sebep sayılır . Birden çok cezanın verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesi halinde ise bu fiillere ilişkin cezaların en ağırı verilir .
h) Bu Yönetmelikte belirtilen suçların işlenmesine başkalarını zorlayan veya teşvik edenler hakkında da aynı cezalar uygulanır .
6 / 9ı) Onaylanan disiplin cezaları “Disiplin Kurulu Karar Defterine” yapıştırılır . Karar numarası
yurtların hizmete açıldığı ay itibariyle yıl belirtilerek her öğretim yılında yeniden verilir .
7.7. Adli kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi başlıklı 31 nci maddesinde; “Aynı olaydan dolayı öğrenci hakkında adli kovuşturmanın başlamış olması, disiplin kovuşturmasını geciktirmez .” 8. 24 Ağustos 2004 Tarihli ve 25563 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliğinin Kurum Yurtlarından
Çıkarılma Halinde Bursun Kesilmesi başlıklı 28 inci maddesinde; “Yüksek Öğrenim Kredi ve
Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği hükümlerine göre Kurum yurtlarından süresiz çıkarma cezası alan öğrencilerin bursları kesilir .”
Hükümlerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, KYK yurdu dışında gerçekleşmiş bir olaydan dolayı şahsına açılmış bir dava yüzünden Düzce Kredi Yurtlar Kurumu yurdundan atıldığını ve bursunun kesildiğini, dava sonuçlanmadan itiraz ettiğini, fakat itirazının kabul edilmediğini, dava sonucunda üzerine atılı tüm suçlardan beraat ettiğini, davanın sonucunu, kesinleşme şerhini ve durumu izah eden bir dilekçeyi
Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne gönderdiğini, kendisine gelen cevapta itiraz etmek için geçerli sürenin yurttan atıldıktan sonraki iki hafta olduğu ve kendisinin o süreyi aştığı hususlarının yer aldığını, yurttan atılmasından sonraki süreç içerisinde itiraz ettiğini, fakat itirazının dava sonuçlanmadığı için kabul edilmediğini belirterek, idarenin “yurttan süresiz çıkarma cezasını” iptal etmesini, burslarının geriye dönük surette bağlanarak normal şartlarda ödenmesinin sona ereceği tarihe kadar tarafına ödenmesini talep etmektedir .
11. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, başvuran öğrencinin milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek fiillerini işlediği kanaatiyle, Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği uyarınca; yurttan süresiz çıkarma cezası ile tecziye edildiğini, bu cezaya yapılan itirazın Kurum Yönetim Kurulunca uygun görülmediğini belirtmiştir .
12. Düzce Üniversitesi Bölümü öğrencisi olan , Kurumumuza göndermiş olduğu dilekçede de kabul ettiği üzere, 03/ 01/ 2015 tarihinde D- 655 Devlet
Karayolu üzerindeki bir üst geçide “Gerici, Hırsız ve Yobazları Düzce’de İstemiyoruz” yazılı bir pankart asmış ve bu nedenle barınmakta olduğu Avni Akyol Yurt Müdürlüğü Disiplin Kurulunca hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır .
13. Adı geçen bahse konu disiplin soruşturması kapsamında vermiş olduğu ifade ve savunmasında, söz konusu pankartı Mersin’de gözaltına alınan arkadaşlarını hatırlatmak için astıklarını, pankartta
7 / 9herhangi bir kurum ve kişiyi hedef almadıklarını, pankart asmanın suç olduğunu bilmediklerini, üst
geçidin ayaklarına yazılan yazılarla ilgili bilgisinin olmadığını belirtmiştir . Buna karşın Disiplin
Kurulu kararına karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesinde ise, bahse konu eylemle ilgili planlama aşamasına dâhil olmadığını, akşam saatlerinde yolda karşılaştığı arkadaşlarının pankart asacaklarını belirterek kendisinin de gelmesini istediklerini, pankartı kendisinin asmadığını sadece olay yerinde bulunduğunu, pankartta ne yazıldığını asılana kadar görmediğini ve bilmediğini, asıldıktan sonra yazıyı okuyup, pankartın neden asıldığını arkadaşlara sorduğunu, onların da Mersin’de gözaltına alınan arkadaşlara destek için astıklarını söylediklerini, daha önce bu tür bir olaya karışmadığını, başkalarının planlayıp uyguladığı eylemin üzerine yıkıldığını düşündüğünü, Kamu malına zarar verecek ya da devlet büyüklerine hakaret edecek bir genç olmadığını, bu durumdan ders çıkardığını belirtmiştir . Adı geçenin Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesince hakkında verilen beraat kararında geçen, olay tarihinden önceki birkaç gün içinde, kendisinin de üyesi bulunduğu Türkiye Gençlik
Birliği üyesi bazı arkadaşlarının Mersin’de gözaltına alındığını duydukları, sadece bu arkadaşlarının gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla, Mersin’deki arkadaşlarının asmış olduğu pankarta yazılan yazıyı, Mersin yerine Düzce yazmak suretiyle pankartı oluşturdukları, pankartı diğer erkek sanık ile birlikte yaptıkları, üzerine “gerici, hırsız ve yobazları Düzce’de istemiyoruz” yazdıkları pankartı Akçakoca yolu üzerindeki bir üst geçide astıkları, bu ibareler ile herhangi bir kişiyi hedef almadıkları, sadece önceki olayı protesto etmek istedikleri yönündeki ifadeleri Disiplin Kurulu kararına karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesindeki beyanları ile örtüşmemektedir . Disiplin cezası verilirken, öğrencinin hal ve hareketinin, fiil veya hallerin ne gibi şartlar altında işlenmiş olduğunun, psikolojik durumu ve diğer sebeplerin de göz önünde bulundurulacağına dair kural göz önünde tutulduğunda, başvuranın Disiplin Kurulu tarafından uygulanan cezaya yapmış olduğu itirazın yeniden değerlendirilmesi yönündeki talebinin reddedilmesinde hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı düşünülmektedir .
14. Bilindiği üzere idare statü hukukunun bir sonucu olarak, belirli yükümlülükleri gerçekleştirmeyen bireylere yaptırım uygulama yetkisine sahiptir . Bu tür yaptırımların önemli bir türü de disiplin cezalarıdır . Mevzuat kısmında 7 numaralı paragrafta yer verildiği üzere, aynı olaydan dolayı öğrenci hakkında adli kovuşturmanın başlamış olması, disiplin kovuşturmasını geciktirmemektedir . Bu kuralın temel dayanağı adli cezalar ile disiplin cezalarının birbirinin ikamesi olmayışlarıdır . Bir diğer deyiş ile kanunlara ve/veya mevzuata aykırı bir fiil için hem adli hem de disiplin cezası uygulanmasını gerektiren düzenlemeler, hukuka aykırı eylem ya da davranışın mükerrer surette, birden fazla yaptırımla cezalandırılması olarak görülemeyeceği gibi, ceza davasında verilen mahkûmiyet ya da beraat kararı, soruşturma konusu olan fiilin ceza hukukunda suç teşkil eden fiilin unsurları ile birebir örtüştüğü durumlar haricinde disiplin cezasını etkilemeyecektir .
Disiplin cezasına temel oluşturan eylem ya da davranış şeklindeki idarî ihlâl, aynı zamanda ceza hukukunda suç sayılabileceği gibi, ceza hukukunda suç teşkil etmeyen bir fiilin disiplin hukukunda suç olması mümkündür . Bu iki yaptırım türü, sebep, sonuç, hukuksal dayanak, amaç ve usul açılarından birbirlerinden farklıdırlar . Kaldı ki Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesince başvuran hakkında verilen beraat kararı incelendiğinde, adı geçenin pankart asmak fiilini gerçekleştirdiğinin kendi kabulü ile sabit olduğu, pankarta yazılan yazıların hakaret niteliğinde olduğu belirtilmiş, buna karşın hakaret söyleminin yöneltildiği kişi veya kurumun anlaşılamaması sebebi ile suçun oluşmadığı hususuna yer verilmiştir . Disiplin Kurulunca başvurana verilen disiplin cezasının ise kamu görevlilerine hakaret fiilinin karşılığı olarak verilmediği, milli birlik ve bütünlük duygularını
8 / 9zedeleyici veya bozucu maksatla pankart asma ve ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı,
tören düzenleme fiillerinin işlendiği kanaatiyle uygulandığı anlaşılmaktadır . Mahkeme kararı doğrultusunda başvuran tarafından asılan pankartın hakaret niteliğinde olduğu, başvuranın mahkemedeki ifadesinden, söz konusu eylemin politik amaçlı bir protesto olduğu hususlarında tereddüt bulunmamaktadır .
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuran hakkında uygulanan “yurttan süresiz çıkarma” cezasına yapılan itirazın reddedilmesi yönündeki idari işlemin hukuka/hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği, Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgelerin süresinde gönderildiği, ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir .
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi