|
ÖZET: Başvuran, babasının Libya’da çalıştığı sürelerin eksik hesaplandığını ve bu nedenle ölüm aylığı bağlanmadığını iddia ederek, babasının sigortalı gün sayısının düzeltilmesini talep etmiştir. Başvuru, Türkiye’deki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından reddedilmiş, başvurana yapılan açıklamada, babasının Libya’da toplamda 1705 gün çalıştığı belirtilmiştir. Başvuranın iddialarının aksine, SGK’nın hesaplamaları, Libya’daki sigortalılık sürelerinin Türkiye’deki sürelerle birleştirilmesi esasına dayanmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın babasının Libya’daki sigortalılık süresinin tespitinde, Libya Sosyal Güvenlik Sekreterliği’nden alınan resmi belgeleri esas almıştır. Başvuranın, Libya’da çalıştığı döneme ait belgeleri yeterli görmemesi nedeniyle itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak, SGK’nın sisteminde görünen toplam gün sayısının, aylık bağlama şartlarını karşılamadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talebi, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilmediği için reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını inceleyerek, SGK’nın işlemlerinin uygun olduğunu ve başvuranın hak taleplerinin yasal çerçevede değerlendirildiğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın hak sahipliği sürecinde yaşanan gecikmelerin makul olmadığına dair önerilerde bulunulmuştur. Başvurunun reddi, ilgili idareye tebliğ edilerek, itiraz sürecinin devam edeceği bildirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/5513-S.21.8920
BAŞVURU NO : 2020/99532
KARAR TARİHİ : 05/04/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın babasının Libya’da geçen sigortalı süreleri ile başvuranın
BAŞVURUNUN KONUSU :
ve diğer hak sahiplerinin ölüm aylıkları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; tarihinde vefat eden babası Türkiye’de 679 gün, Libya’da 1976 ila 1984 yıllarında iki farklı firmada 1376 ve 1729 gün olmak üzere toplam 3784 gün çalışması bulunmaktayken 27.12.1984 tarihinde yurda dönüş yaptığını, SGK sisteminde ise toplam gün sayısının 2385 olarak göründüğünü, hak sahipleri olarak taraflarına ölüm aylığı bağlanması için yaptıkları başvurulara şimdiye değin Türkiye’deki çalışma süresinin ölüm aylığı bağlanmasına yetecek kadar olmadığı gerekçesiyle olumsuz yanıt aldıklarını belirterek babasının sigortalı gün sayısının düzeltilmesini ve buna göre hesaplanacak ölüm aylığının babasının vefat ettiği tarihinden hak sahipliklerinin sona erdiği tarihe kadar yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 5.1.2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 4.2.2021 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. Başvuranın babasının 06.09.1979-31.05.1984 tarihleri arasında Libya’da geçen sigorta sürelerinin tespitinin, 19.06.1984 tarihli Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi Sosyal Güvenlik Sekreterliği’nden alınan ve ekte gönderilen yazı ile yapıldığı, 2.2. ölüm aylığı bağlanması talebi üzerine müteveffa 01.10.1976-
31.05.1984 tarihleri arasında Libya’da hizmetlerinin bulunup bulunmadığının Trablus’ta bulunan Sosyal
Güvenlik Kurumu Teşkilat Müdürlüğü’ne sorulduğu, cevap alınamaması üzerine Trablus Büyükelçiliği
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği’ne ilgilin Libya’da geçen hizmetlerinin gün, ay ve yıl olarak gösteren hizmet cetvelinin gönderilmesinin ve hak sahiplerine aylık bağlanmasına ilişkin talebin Libya
Sosyal Sigorta Kurumu’na iletilmesinin istendiği, Trablus Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Müşavirliği’nden alınan yazıda hak sahiplerine aylık bağlanmasına ilişkin talebin 02.03.1992 tarih ve 108/47 sayılı nota ile Libya Sosyal Sigorta Kurumu’na bildirildiği açıklamasına yer verildiği, 2.3. Müteveffanın Libya’da geçen sigortalı gün sayısının 3105 gün olduğu varsayımında bulunmamız halinde dahi, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 67 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a)
ve (c) alt bentleri uyarınca aylık bağlama oranı %60’ı geçemeyeceği için orantılamaya esas olan aylığın miktarında herhangi bir değişiklik olmayacağı, ancak Libya’da geçen sigortalılık sürelerinin artması sebebiyle kısmi aylığın hesabında kullanılan mevcut durumdaki oranda (680/2385=0,2851) azalma (Farazi oran: 680/3785=0,1797) olacağından hesaplanacak kısmi ölüm aylığında düşme meydana geleceği, 2.4. 20.12.1996 tarihli ve 22 sayılı İç Emir’de hak sahibi eşin aynı zamanda babasından ya da sonraki eşinden de aylığa hak kazanması halinde her iki dosyadan aylık bağlanacağı, ancak sosyal yardım zammı hariç aylık olarak en fazla ödemeye imkan veren dosyadan ödeme yapılacağı, diğer dosyadaki aylığın mahfuz tutulacağı ve sosyal yardım zammının aylık aldığı dosya üzerinden ödeneceği düzenlendiği, buna göre babasından dolayı numaralı dosyadan 21.07.1998 tarihinden itibaren aylık almaya başladığı, ilgilinin vefat eden eşi dolayı sayılı dosyadaki aylık hakkının mahfuz tutulduğu, 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığın ödeneceğine ilişkin yer alan hüküm nedeniyle 21.10.2008 tarihinden itibaren eşinden dolayı hak sahibi olduğu sayılı dosyada mahfuz tutulan aylık hakkının sona erdiği, 2.5. 20.3.1976 tarihinde imzalanan ve 1.10.1976 tarihinde yürürlüğe giren “Türkiye Cumhuriyeti İle
Libya Arap Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması”nın 2 nci maddesinde; “Bir Akit Taraf vatandaşının diğer Akit Taraf Mevzuatına göre tamamladığı prim ödeme süreleri ile bu vatandaşın kendi ülkesindeki mevzuata göre tamamladığı prim ödeme süreleri, o kimsenin ve ölümü halinde geride kalan hak sahiplerinin, yaşlılık aylığına normal hastalık sonucu meydana gelen iş göremezlik aylığına ve geride kalan hak sahibi aylıklarına hak kazanmaları ve aylık tutarlarının hesaplanması amacıyla birleştirilir.” hükmü yer aldığı, 2.6. 1976 tarihli Anlaşmaya göre Libya’da çalışan Türk işçilerinin Libya Sosyal Güvenlik mevzuatına tabi çalıştığı, bu kişilerin sosyal güvenlik primlerinin Libya’ya yatırılmış olması sebebiyle emeklilik hakkının elde edilebilmesi için bu sürelerin birleştirildiği ve anlaşma kapsamında aylık bağlandığı, 2.7. Aynı zamanda 1976 tarihli Anlaşma kapsamında Libya’da çalışması bulunanlar ile 01.09.1985 tarihinden sonra yabancı işverenlerce Libya’da istihdam edilen Türk sigortalılar ile vefatları halinde bunların hak sahiplerinin Libya’daki çalışma sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlanabilme hakları da bulunduğu, 2.8. 01.09.1985 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Sözleşmenin uygulanmasına ilişkin İdari Anlaşma’nın
14 üncü maddesi gereğince akit taraflardan birinde daimi olmayan işçi statüsünde çalışan sigortalının
ülkesine kesin dönüş yapmış olması koşuluyla kendisinin veya ölümü halinde hak sahibinin çalışılan ülkede
01.09.1985 tarihinden sonra adına yatırılmış olan primlerinin transferini talep etme hakkı mevcut olduğu,
ancak bu hakkın 1976 tarihli Anlaşma’da tanınmamış olduğu, müteveffa 06.09.1979/
31.05.1984 tarihleri arasında Libya’da çalışmış olduğundan bu tarih aralığında geçen çalışmalarına ait
primlerinin transfer edilmesine imkan bulunmadığı, 2.9. Müteveffa Kurumumuza tabi 680 gün hizmeti ile Libya Sigorta Kurumuna tabi 1705 gün hizmeti dikkate alınarak sigortalının hak sahipleri olan ve
16.01.1986 tarihini takip eden 01.02.1986 tarihinden itibaren sigortalının Türkiye’deki
680 günlük hizmeti nispetinde ve ülkemizde elde ettiği prime esas kazançlar nazara alınarak kısmi ölüm
aylığı bağlandığı, 2.10. üniversiteden mezun olduğu 21.10.2002 tarihine kadar almayı hak ettiği aylıkların toplamı ile 21.07.1998 tarihine kadar almaya hak ettiği aylıkların toplamının 2004 yılının sekizinci ayında PTT Bank Bornova şubesine gönderildiği, aylıklarının 25 yaşını doldurduğu tarih olan 21.10.2008 tarihine kadar aynı şubeye gönderildiği, 2.11. Kurumun Emektar sisteminde toplam hizmetinin 2385 gün olarak görünmesinin sebebinin 01.10.1976 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye-Libya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi gereğince
Türkiye’deki sigortalılık sürelerinin aylığa hak kazanmaya yetmemesi sebebiyle sigortalının Libya’da geçen sigortalılık süreleri ile Kurumumuza tabi geçen hizmetlerinin birleştirilerek hak sahiplerinin ölüm aylığına hak kazanma durumunun değerlendirilmesi ve Libya’da geçen hizmetleri ile Türkiye’de geçen hizmetlerinin toplamının sisteme işlenmesi olduğu, bunun dışında hak sahibi dilekçesinde belirttiği gibi bahse konu tarih aralığında Libya’da geçen hizmetlere ait primlerin transferinin yapılmasına ilişkin
Kurumumuzun taraf olduğu her hangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, 2.12. hak sahiplerinin Kurumumuzdan hiç bir ad altında herhangi bir alacakları bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 20/3/1976 tarihinde imzalanan, 20/8/1976 tarihli ve 15683 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 1/10/1976 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Arap Cumhuriyeti arasında
Sosyal Güvenlik Anlaşmasının; 5.1. 1 inci maddesinin (c), (d) ve (e) bentleri; “(c) «Yetkili Makam» Türkiye Cumhuriyeti bakımından
Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Libya Arap Cumhuriyeti bakımından Sosyal İşler ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve/veya her Âkit Tarafın tayin edeceği diğer herhangi bir makam anlamını taşır.
(d) «İlgili Kurum» mevzuatı uygulamakla yükümlü olan herhangi bir Kurum anlamını taşır.
(e) «Sigortalı» herhangi bir Âkit Tarafın, diğer Âkit Taraf ülkesinde istihdam edilmesi neticesi, o Âkit
Tarafın mevzuatına göre mecburi sigorta rejimine tabi olan vatandaşı anlamım taşır.” 5.2. 2 nci maddesi; “Bir Âkit Taraf vatandaşının diğer Âkit Taraf Mevzuatına göre tamamladığı prim ödeme süreleri ile bu vatandaşın kendi ülkesindeki Mevzuata göre tamamladığı prim ödeme süreleri, o kimsenin ve ölümü halinde Geride Kalan Hak Sahiplerinin, yaşlılık aylığına, normal hastalık sonucu meydana gelen iş göremezlik aylığına ve geride kalan hak sahibi aylıklarına hak kazanmaları ve aylık tutarlarının hesaplanması amacıyla birleştirilir. Âkit Tarafların İlgili Kurumlan, bu gibi prim ödeme sürelerinin birleştirilmesi ve aylıklara hak kazanılması ile miktarlarının tesbitine ilişkin esas ve usulleri düzenlemek üzere mümkün olan en kısa zamanda mutabakata varırlar.” 5.3. 3 üncü maddesi; “Bir Âkit Taraf, ülkesinde sigortalı bulunan diğer Âkit Taraf vatandaşlarına veya bunların hak sahiplerine bu Âkit Taraf mevzuatı uyarınca hak kazanmış olduklan aşağıdaki yardımların
kendi ülkelerine transfer edilmesini garanti eder :
a) Her çeşit aylıklar, b) Normal hastalık, iş kazası ve analık gibi hallerde yapılan para yardımları, c) Doğum, cenaze, iş kazası veya normal hastalık sonucu kısmi iş göremezlik, yaşlılık sebepleriyle ve geride kalan hak sahiplerine, ya puan para bağışları.
İlgili Kurum diğer Âkit Tarafın İlgili Kurumu ile iş birliği yaparak bunları almaya hak kazanmış kimselere aylıkların, yardımların ve bağışların transfer edilmesi için gereken işlem usullerini tesbit ederler” 6. 13.09.1984 tarihinde imzalanan, 11.03.1985 tarihli ve 18691 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 19.1985 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Arasında Sosyal Güvenlik
Sözleşmesinin; 6.1. 10 uncu maddesinde; “Bu sözleşme yürürlüğe girmeden önce, akit taraflardan biri vatandaşının diğer akit taraf ülkesindeki sigorta primi ödenmiş önceki çalışma süreleri; esas ülkesindeki primini ödemiş bulunduğu süreler ile ihtiyarlık, iş kazası haricindeki malüllük veya geride kalanların aylık istihkaklarının tesbiti için, akit taraflar arasında aktedilen eski sözleşme hükümleri ve anılan sözleşmenin uygulanmasına ilişkin idari anlaşma hükümleri gereğince birleştirilir.” 6.2. 14 üncü maddesi; “20 Mart 1976 (Miladi) 19 Rebilülevvel 1396 (Hicri) tarihinde akit taraflar arasında imzalanmış bulunan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi işbu Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile yürürlükten kalkar.” 7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 7.1. “Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans” başlıklı 97 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar.
Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümler uygulanmaz.” 7.2. “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983
/
tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” 8. Başvuranın babasının vefat ettiği tarihte yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun “Eş ve çocuklara aylık bağlanması” başlıklı mülga 68 inci maddesinde; “Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır.
I- Ölen sigortalının 67 nci madde gereğince tespit edilecek aylığının;
…
C) Çocuklardan:
a) 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan (…) çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine %25’i, …
Oranında aylık bağlanır.
…
VI- Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, Sosyal Sigortaya Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya, buralardan gelir veya aylık almaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde 1 inci bölümün (C) fıkrası hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihten başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almağa hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir.”, hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, babasının Libya’daki çalışmalarına ait gün sayısının eksik belirlendiğini, bugüne değin babasından dolayı tarafına ve diğer hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmayıp herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek söz konusu hakların yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini talep etmektedir.
11. Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın babasının Libya’da geçen prim gün sayısının Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi Sosyal Güvenlik Sekreterliğinden alınan resmi yazı doğrultusunda 1705 gün olarak belirlendiği, başvuranın babasının Libya’da çalıştığı dönemde
yürürlükte olan “Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Arap Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması” gereği aylığa hak kazanma şartı yönünden ilgililerin Türkiye’de ve Libya’da geçen prim ödeme sürelerinin birleştirildiği, başvurana ve diğer hak sahiplerine birleştirilen süreler üzerinden başvuranın babasının
Türkiye’deki 680 günlük prim ödeme günü nispetinde ve Türkiye’de elde ettiği prime esas kazançlar nazara alınarak babasının vefat tarihinden başlamak üzere kısmi ölüm aylığı bağlandığı, birikmiş aylıkların 2004 yılı Ağustos ayında toplu olarak hak sahiplerine ödendiği, başvurana ise öğrenciliğinin bitmesi nedeniyle hak sahipliğinin de sona erdiği 2008 yılına kadar ödeme yapılmaya devam edildiği bildirilmiştir.
12. Dosya muhteviyatındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın babası müteveffa 27/12/1984 tarihli dilekçesi ile yurda kesin dönüş yaptığını belirterek Libya’da geçen çalışmalarına ait primlerin tarafına iadesini talep ettiği, 16/1/1989 tarihinde vefat etmesi üzerine eşi 23/1/1989 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 12.1. Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Yurtdışı İşçi Hizmetleri Dairesi Başkanlığının (SGK)
27/11/1990 tarihli ve sayılı yazısı ile tahsis talebine binaen bir takım bilgi ve belgelerin istenildiği, 12.2. Yine Kurumun 2/4/1991 tarihli ve I sayılı yazısı ile eşinin 1800 prim ödeme gün sayısı bulunmadığında tarafına ölüm aylığı bağlanamadığının bildirildiği, ancak Libya ile yapılmış sosyal güvenlik sözleşmesi hükümlerine göre eşinin hizmetlerinin tespiti ve her iki ülkede geçen hizmetlerinin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanması için gerekli belgelerin gönderilmesinin kendisinden istenildiği, 12.3. SGK’nın 26/11/1991 tarihli ve sayılı yazısı ile tahsis talep belgelerinin gereği yapılmak üzere Libya Sosyal Güvenlik Kurumuna intikal ettirilmek üzere
Trablus’taki Büyükelçiliğe gönderildiği, SGK’nın 31/10/2001 tarihli ve sayılı yazı ile aynı talebin yinelenmesi üzerine Trablus Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği tarafından verilen 12/11/2001 tarihli ve sayılı yazıda anılan belgelerin 2.3.1992 tarih ve 108/47 sayılı nota ile Libya Sosyal Güvenlik kurumuna iletildiği, konu hakkında Libya sosyal
Güvenlik Kurumunun ilgili birimleri nezdinde girişimlerin devam etmekte olup sonuç alındığında
Kurumlarına bilgi verileceği cevabının verildiği, 12.4. Eşi dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduktan yaklaşık 9 buçuk yıl sonra ve henüz eşinden dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanmamışken, vefat eden babasından dolayı 21/7/1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında yetim aylığı bağlandığı, 12.5. SGK’ya verdiği 8/5/2002 tarihli dilekçesiyle tarafına eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanması talebini yinelediği, 12.6. SGK’nın 2.8.2004 tarihli ve sayılı işlemiyle başvurana ve diğer hak sahiplerine vefat tarihini takip eden aybaşı olan 1.2.1989 tarihinden başlamak üzere ölüm aylığı bağlama işlemi yapıldığı ve birikmiş ölüm aylıklarının ( üniversiteden mezun olduğu 21.10.2002 tarihine kadar almayı hak ettiği aylıkların toplamının (540 TL), babasından dolayı yetim aylığı bağlandığı 21.07.1998 tarihine kadar almaya hak ettiği aylıkların toplamının (116,22 TL), Ağustos 2004 tarihine kadar almayı hak ettiği aylıkların toplamının (1140,6 TL)) aynı ay içerisinde PTT Bank Bornova Şubesine gönderildiği, söz konusu ödemelere herhangi bir faiz uygulanmadığı, /
12.7. Trablus Büyükelçiliğine eşinin hizmet belgesinin düzenlenmesi talebiyle yaptığı 23/9/2004 tarihli başvuruya Trablus Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliğinin 19/10/2004 tarihli ve sayılı yazısı ile ilgili belgeler gönderilmediğinden hizmet belgesinin düzenlenemediği, hizmet belgesinin düzenlenebilmesi için ilgili belgelerin gönderilmesinin gerektiği şeklinde yanıt verildiği, 12.8. SGK’nın 2.7.2007 tarih ve sayı ile hitaben yazılan yazıda başvuranın
23.5.2007 tarihli dilekçesi ilgi tutulmak suretiyle, zamanında alınmadığından bankadan iade edilen Ocak
2007- Temmuz 2007 dönemi aylıklarının PTT Bank Bornova şubesine gönderildiği bilgisinin verildiği, 12.9. Son olarak, 21.10.2008 itibarıyla 25 yaşını doldurması üzerine başvuranın aylığının kesildiği, Anlaşılmıştır.
13. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın babasının Libya’da geçen sigortalı günlerinin tespiti ve ölüm aylığı hesabında dikkate alınıp alınmadığı ile başvurana ve diğer hak sahiplerine ölüm aylıklarının ödenip ödenmediği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre; 14. Başvuranın babasının Libya’da geçen sigortalı gün sayısının tespiti yönünden; 14.1. Başvuran, babasının Libya’da geçen çalışmalarının 26.11.1975-5.12.1979 ile 6.9.1979-31.5.1984 tarihleri arasında toplam 3105 gün olduğunu, SGK tarafından bunun yalnızca 6.9.1979-31.5.1984 tarihleri arasındaki 1705 gününün dikkate alındığını, babasının 26.11.1975-5.12.1979 tarihleri arasındaki çalışma süresine ilişkin büyükelçilik onaylı belgenin ise SGK tarafından kabul edilmediğini ifade etmektedir.
Başvuranın, babasının 26.11.1975-5.12.1979 tarihleri arasında sigortalı olduğu iddiasını, anılan dönemde çalıştığı ilgili firma tarafından düzenlenmiş bonservis yazıları ile aynı firma tarafından SGK’ya sunulmak üzere düzenlenmiş ve üzerindeki imzanın ilgili firmanın bölge müdürüne ait olduğunun Bingazi
Başkonsolosluğunca 5.12.1979 tarihinde onaylandığı belgeye dayandırdığı anlaşılmaktadır. Söz konusu belgeler haricinde, bugüne değin gerek Libya resmi organlarınca gerekse Libya’da bulunan dış temsilciliklerce düzenlenmiş ve anılan tarihler arasında başvuranın babasının sigortalı olduğunu gösterir herhangi bir resmi belgenin SGK’ya iletilmediği görülmektedir.
14.2. SGK tarafından başvuranın babasının Libya’da geçen sigortalılık süresine ilişkin tespitin ise Libya
Sosyal Güvenlik Sekreterliğince düzenlenmiş 19.6.1984 tarihli ve ilgilinin 6.9.1979-31.5.1984 tarihleri arasında Libya’da sigortalı olduğunu bildirir belgenin Bingazi Başkonsolosluğunca 21.6.2984 tarihinde onaylanmış çevirisi dikkate alınarak 1705 gün olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
14.3. Başvuranın babasının Libya’da sigortalı çalıştığı ifade edilen dönemde yürürlükte olan sosyal güvenlik sözleşmesinin birinci maddesinde, ilgililerin istihdam edildikleri ülkenin sigorta rejimine tabi olduğuna, sigortalılığa ilişkin işlemlerinin yürütülmesinde sözleşme çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti bakımından Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Libya Arap Cumhuriyeti bakımından Sosyal İşler ve Sosyal
Güvenlik Bakanı ve/veya her Âkit Tarafın tayin edeceği diğer herhangi bir makamın yetkili olarak belirlendiğine, mevzuatı uygulamakla görevli kurumların ise ilgili kurum olduğuna yer verilmiştir. Buna göre, akit ülkede geçen sigortalılık sürelerinin tespitinin akit ülkenin yetkili bir makamı ya da ilgili kurumu tarafından düzenlenmiş belgelere dayanarak yapılması gerektiği açıktır. Bu durumda, başvuranın babasının bahse konu tarihlerde Libya’da sigortalı çalıştığının bugüne değin herhangi bir yetkili bir makam ya da ilgili kurum tarafından tevsik edilmediği anlaşıldığından söz konusu sürelerinin salt ilgili firma tarafından düzenlenmiş belgelere dayanarak Libya’da sigortalı olarak geçmiş kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir.
/
15. Başvuranın ve diğer hak sahiplerinin ölüm aylığının hesabı yönünden; 15.1. Anılan Sözleşmenin 2 nci maddesinde, taraf ülkelerden birinde geçmiş olan sigortalılık sürelerinin sigortalının veya hak sahiplerinin aylığa hak kazanması ve aylık tutarlarının hesaplanması amacıyla birleştirileceği, bu kapsamda ilgili kurumca yapılması gereken aylık ödemelerinin sigortalının ülkesine transfer edileceği, prim ödeme sürelerinin birleştirilmesi, aylıklara hak kazanılması ve miktarlarının tesbiti işlemlerin ise ilgili kurumlarının işbirliği ve mutabakatı çerçevesinde yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, iki ülkede de sigortalı çalışması olan ilgililere veya bunların hak sahiplerine, iki ülkede geçmiş toplam hizmet süreleri üzerinden değerlendirme yapılarak ilgili kurumca aylık bağlanacağı, aylık bağlanması neticesinde akit tarafça ödenmesi gereken yardım tutarının sigortalının kendi ülkesine transfer edileceği, ilgili Kurumlarca iş birliği yapılarak ödeme almaya hak kazanmış kimselere söz konusu ödemelerin transfer edilmesinin sağlanacağı anlaşılmaktadır. Nitekim SGK tarafından, başvuranın babasının hak sahiplerine aylık bağlanıp bağlanamayacağının iki ülkede geçen toplam hizmet süresi esas alınarak belirlendiği, Libya’da geçen sigortalılık sürelerinin tespitinde ilgili kurumun hizmet bildirim süresine ilişkin yazısının esas alındığı, aylık tutarı hesabının, ilgilinin Türkiye’de geçen sigortalılık süresinin iki ülkede geçen birleştirilmiş hizmet süresi içindeki oranına göre belirlendiği ve hak sahiplerine kısmi sözleşme aylığı bağlandığı görülmektedir. Bu durumda anılan sözleşme hükümlerine göre geride kalan hak sahiplerine birleştirilmiş hizmet süresinin tamamı Türkiye’de geçmiş gibi değerlendirilerek aylık bağlanamayacağı, Libya’da geçen sigortalılık süreleri için Libya makamlarınca sözleşme çerçevesinde bağlanacak kısmi aylığın Türkiye’ye transfer edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
15.2. Bununla birlikte, birleştirilmiş sigortalılık sürelerine aylık bağlanırken, kendi mevzuatı kapsamında geçmiş sürelere aylık bağlanmasından ve bağlanan aylıkların ilgililere transferinden akit ülkelerin sorumlu olduğu, ilgili kurumların sadece söz konusu ödemelerin transfer usulünün belirlenmesinde yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim başvuranın babasının Libya’da geçen hizmetlerinin tespiti ile bu sürelere karşılık ilgili Kurumca hak sahiplerine aylık bağlanması işlemlerinin başlatılmasına yönelik olarak SGK tarafından dış temsilcilikler aracılığıyla gerekli girişimlerin yapıldığı görülmüş ancak bugüne değin Libya tarafınca harekete geçildiğine dair herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır.
15.3. Öte yandan, başvuran tarafından babasının SGK sisteminde görünen sigortalı gün sayısı (2385) ile
SGK tarafından aylık hesabında dikkate alındığı bildirilen gün sayısının (680) tutarsız olduğu ifade edilmektedir. Yapılan incelemede SGK sistemindeki sigortalı gün sayısının 2385 gün olarak görünmesinin sebebinin, aylık bağlama sisteminde ölüm aylığı bağlanma şartının karşılanması amacıyla başvuranın babasının Libya’da ve Türkiye’de geçen sigortalı gün sayısının toplamının sisteme işlenmesinden kaynaklandığı, aylık hesabına esas gün sayısını yansıtmadığı, dolayısıyla herhangi bir hata ya da tutarsızlık taşımadığı anlaşılmaktadır.
16. Ölüm aylıklarının ödenmediği iddiası yönünden; 16.1. Başvuran, Kurumuz kayıtlarına giren 24/7/2020 ve 29/8/2020 tarihli dilekçelerinde her ne kadar bugüne değin tarafına herhangi bir toplu ödeme ya da ölüm aylığı ödemesi yapılmadığını ifade etmişse de 18/2/2021 tarihli ek beyanında geçmişte tarafına tek sefer için 1140,64 TL ödeme yapıldığını ifade ettiği görülmektedir.
16.2. SGK’dan alınan bilgi, belge ve aylık dökümlerinden dosyadaki hak sahiplerine ilk olarak 2.8.2004 tarihli ve sayılı işlemle aylık bağlandığı ve birikmiş ödemelerin PTT Bank Bornova Şubesine gönderildiği, anılan aylık bağlama kararının hak sahiplerine gönderildiğine veya ilgililere bilgi verildiğine
dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, bununla birlikte SGK’nın 2.7.2007 tarihli ve sayılı hitaplı yazısında başvuranın 23.5.2007 tarihli dilekçesine ilgi tutulmak suretiyle, zamanında alınmadığından bankadan iade edilen Ocak 2007- Temmuz 2007 dönemi aylıklarının PTT Bank Bornova şubesine gönderildiği ifadelerine yer verildiği, son olarak 2008 yılı Ekim ayında başvuran adına anılan şubeye aylık ödemesi gönderildiği görülmüştür. Diğer yandan, Kurumumuza 2020 yılı Temmuz ayında yapılan 2020/90644 sayılı başvuruya değin gerek başvuran gerekse diğer hak sahipleri tarafından ölüm aylıklarının ödenmediği yönünde SGK’ya müracaatta bulunulduğuna dair herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Ayrıca başvuran tarafından SGK kayıtlarının aksini gösterir şekilde aylıklarının tarafına ödenmediğine dayanak olabilecek herhangi bir belge ya da kaydın Kurumumuza sunulmadığı görülmüştür.
16.3. Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 97 nci maddesinde, Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde ölüm hallerinde bağlanması gereken aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağı, Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında ise söz konusu hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, sonuncusu 25 yaşını doldurması nedeniyle hak sahipliğinin ve ölüm aylığı alma hakkının sona erdiği 2008 yılı Ekim aylığı olmak üzere şikayete konu aylıklarının ödenmesi için takip eden 5 yıl içerisinde Kuruma müracaat etmediği ve müracaat etmemesinin haklı bir nedene dayandığını genel hükümlere göre ispat etmeyen başvurana herhangi bir ödeme yapılmasına imkan bulunmadığı değerlendirilmektedir.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın babasının Libya’da geçen sigortalı gün sayısının 3105 gün kabul edilmesi, ölüm aylığının Libya’da ve Türkiye’de geçen tüm sigortalı günlerinin Türkiye’de geçmiş gibi dikkate alınarak hesaplanması ve hesaplanan birikmiş aylık tutarlarının yasal faiziyle birlikte hak sahiplerine ödenmesi taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
19. Diğer yandan, başvuranın babasının 1986 yılı Ocak ayında vefatı sonrasında başvuranın annesi tarafından ilk kez 3 yıl sonra 23/1/1989 tarihinde SGK’dan tahsis talebinde bulunulduğu, SGK tarafından 1990 yılı Kasım ayında tahsis işlemlerinin tamamlanması için ilgiliden bir takım bilgi ve belgelerin istenildiği ve 1991 yılının Nisan ayında 1800 prim ödeme gün sayısı olmadığından talebin reddedilmesine rağmen 2004 yılı Ağustos ayında ilgiliye ve diğer hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığı görülmektedir. Tahsis talebinde bulunulan tarih ile tahsis tarihi arasında geçen süre yaklaşık 15 yıldır.
Anılan süre içinde SGK tarafından başvuranın babasının Libya’da geçen hizmet süresinin tespiti için çeşitli girişimlerde bulunulduğu görülmekteyse de dosya içeriğinden başvuranın babasının Libya’da sigortalı olarak geçen ve SGK tarafından son aşamada aylık bağlaması işleminde dikkate alınan süreyi gösterir bilgi
ve belgelerin (Libya Sosyal Güvenlik Sekreterliğinin 19/6/1984 tarihli hizmet gösterir yazısı) anılan tahsis tarihinden önceki bir tarihte ikmal edildiği, dolayısıyla tahsis talebinin sonuçlandırılması için geçen süre makul ve kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmektedir.
20. Ölüm aylığı sigortalıların geride kalanları bakımından sosyal devlet olmanın gereği olarak ölüm riskine karşı aile bireylerinin ekonomik geleceğine yönelik olarak alınan bir güvence, devlet için bir ödevdir. Bu çerçevede, idarenin vefat eden sigortalının geride kalan hak sahiplerini bu hakkın kazanılmasına yönelik işlemlerinde yasaya uygun davranarak azami dikkat ve özeni göstermesi, ilgililerin anılan haklara ulaşmasında mümkün olan en yüksek süratle hareket etmesi, ilgililerin haklarından mahrum kalmaması için idarenin, hizmetin gerekleri göz önüne alınarak personelin eğitimi ve yetiştirilmesine ve kendi içinde kontrol ve denetim mekanizmalarına gereken önemi vermesi, yine, yaptığı hataları düzeltirken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlı olarak hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/