|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının limited şirket ortağı olarak, şirketten tahsil imkanı bulunmayan kamu alacağından sermaye hissesi oranında sorumluluğu olup olmadığını ve düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini kapsamaktadır. Davacı, %5 hissesine dayanarak, kendisine düzenlenen ödeme emirlerinin yasaya aykırı olduğunu ve tebliğlerin usulsüz olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının şirketteki müdürlük sıfatının sona erdiği tarihten sonra, şirketin borçlarından yalnızca sermaye hissesi oranında sorumlu olabileceğine hükmetmiştir.
Yargıtay, davacının maaşına konulan hacze dayanak olan ödeme emirlerinin tamamının kendisine tebliğ edilmediğini belirlemiş ve bu nedenle haczin yerinde olmadığına karar vermiştir. Ayrıca, tebliğ edilmeyen ödeme emirleri nedeniyle davacının sorumluluğunun net bir şekilde ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, tebliğlerin geçersizliği ve takibin kesinleşmediği tespit edilerek, davacının maaş haczinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durum, davacının yalnızca tebliğ edilen borç miktarları üzerinden sorumlu olacağını ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/9493 E. , 2024/9398 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/910 E., 2023/846 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen ödeme emri ve haczin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının … Paz. Ltd. Şti. nin ortağı olduğunu, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmayan kamu alacağından sermaye hissesi oranında sorumlu olduğunu, davacının borçlu şirketteki hissesinin %5 olduğunu, borcun tamamından davacı sorumluymuş gibi ödeme emri düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacının 2000/3 dönemde bordro verilip verilmediğini bilmediğini ve bu dönemde yönetimde bulunmadığını, 2000 yılı 3. dönemde geçerli olan asgari ücret üzerinden para cezası tahakkuk ettirilmesi gerekirken para cezası alınmasının mümkün olmadığını beyanla 2000/462 takip dosyasındaki davacıya ait ödeme emrinin ve tüm tebligatların usulsüzlüğünün tespiti ile ödeme emri ve haciz bildirgesinin 25.02.2009 günü tebliğ edildiğinin tespitine ve 747 konulu işleminin iptaline ve emekli maaşında olan haczin kaldırılmasına, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, 49709 sayılı ödeme emrinin 28.06.2000 tarihinde davacının kardeşi Atiye imzasına tebliğ edildiğini, davacının 03.07.2000 tarihinde mal bildirimi imzalayarak 04.07.2000 tarihinde Kuruma teslim ettiğini, mal bildiriminde ödeme emrinin 28.06.2000 tarihinde tebliğ edildiğinin davacının imzası ile beyan edildiğini, ödeme emrinin iptaline süre yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini, 7 günlük itiraz süresi geçtiği için kesinleştiğini, davacının herhangi bir şirket ortağı olmayıp şirket müdürü olduğunu, 506 sayılı 80/11 maddesinde üst düzey yönetici ve yetkililerin Kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının düzenlendiğini, şirket müdürü olarak şahsi malvarlığı ile sorumlu olduğunu, Kuruma olan ve 80 inci maddeye göre tahsil ve takip edilen borçlar için emekli maaşının haczedilebileceğini beyanla davanın reddine, %10 haksız çıkma tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2015 tarih, 2014/1041 Esas ve 2015/298 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılması ve tebliğ tarihinin 25.09.2009 tarihi olarak tespit edilmesi taleplerinin reddine, davaya konu prim borçlarının olduğu 1999 yılı, 6-7-8-9-10 ve 11. aylarda prim borcu olan şirketin müdürü olması sebebiyle prim borçlarından ve gecikme zamlarından iş veren şirket ile birlikte tamamından sorumlu olması gerektiğinin, şirket müdürlülüğü sıfatının sona erdiği 02.12.1999 tarihinden sonra … borçlardan ise şirketteki sermaye hissesi oranınında sorumlu olması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.10.2021 tarih 2020/10548 Esas, 2021/12648
Karar sayılı bozma kararında; dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı limited şirkete ait 1999/6-2000/5 dönemleri ve arasına ilişkin prim ve ferilerine ilişkin borç ile 2000/3 dönemine ait idari para cezası içerikli toplam dört adet ödeme emrinin düzenlenerek şirket müdürü olduğundan bahisle davacıya tebliğe çıkarıldığı, 2000/1-5 dönem ve arasına ilişkin 2000/1907 no.lu ödeme emrinin davacıya 21.06.2000 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu ödeme emri için 28.06.2000 tarihinde mal beyanında bulunduğu, diğer 3 adet ödeme emrinin davacıya tebliğ edilmediği, davacının işbu dava ile ödeme emirlerinin tebliğinin 25.09.2009 olduğunun tespiti ve iptali ile maaşına konulan haczin iptalini talep ettiği; Mahkemece, 133/500 oranında şirket ortağı olan davacının 03.03.1999 – 02.12.1999 tarihleri arasında şirket müdürü olduğu, 1999/6-11 arası dönemden sorumlu olduğu, 1999/12-2000/5 dönemleri arasından ise hissesi oranında sorumlu olduğu, 21.06.2000 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edilmesi ve davacının 28.06.2000 tarihinde mal beyanında bulunması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde tebliğin gerçekleşmesi ve dolayısıyla konulan haczin yerinde olduğundan bahisle davanın kısmen kabulü ile davacının 02.12.1999 tarihine kadar ki borçların tamamından, bu tarih sonrasından … borçlardan ise şirketteki hissesi oranında sorumlu olması gerektiğinin tespitine, ödeme emirlerinin tebliği tarihinin 25.09.2009 olduğu ve haczin iptaline dair taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olaya dönüldüğünde, davacının maaşına konulan hacze dayanak ödeme emirlerinin tamamının davacıya tebliğ edilmediği belirgin olmakla, tebliğ edilmeyen ödeme emirleri miktarı kadar haczin yerinde olmadığı gözetilerek karar verilmesi (miktarları belirtilmek kaydıyla) gerekmektedir. Öte yandan, Mahkemece her ne kadar davacının şirket müdürlüğü sıfatının sona erdiği 02.12.1999 tarihinden sonra … borçlardan, şirketteki sermaye hissesi oranında sorumlu olması gerektiğine dair hüküm kurulmuş ise de, söz konusu kararın infaza elverişli olmadığı, tarafların sorumluluğunun açık ve net bir biçimde ortaya koyulması gerektiği, bu kapsamda davacının kendisine gönderilen ödeme emirlerinin ne kadarlık kısmından sorumlu olduğunun miktar yazılmak suretiyle tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişinin 27.01.2023 tarihli raporunda mütalaa edildiği anlaşılan rapora itibar edilerek; 2000/2797 no.lu Kurum dosyasından değişik tarih ve sayılarda ödeme emirleri gerek muhatap şirkete gerekse … şahsı ve yönetici sıfatıyla adına tebliğ çıkarılmış ise de hiçbir ödeme emri tebliğ edilememiş, Kuruma iade olmuştur. Bu Kurum dosyasında muhatap borçlu şirketin son borç tutarı 22.01.2001 tarihinde toplam 104.900.000 TL olarak tespit edilmiş olup, tebliğ edilmeyen ödeme emri sebebi ile 104.900,000 TL için emekli maaşı haczinin yerinde olamayacağı anlaşılmıştır. 2001/1169 no.lu Kurum dosyasında ödeme emrinin borçlu … Mob. Mf. Tek. Tur. İnş. San. Paz. Ltd. Şti.” ye tebliğe çıkarılmış ise de ödeme emri tebliğ edilememiş, Kuruma iade olmuştur. Bu Kurum dosyasında muhatap borçlu şirketin son borç tutarı 13.07.2001 tarihinde toplam 332.640.000 TL olarak tespit edilmiş olup, tebliğ edilmeyen ödeme emri sebebi ile 332,640.000 TL için emekli maaşı haczinin yerinde olamayacağı anlaşılmıştır. 2000/462 no.lu Kurum dosyasından prim borcu (6/99 ile 12/99 arası dönem) ve toplam 2.110.334.426 TL tutarını içerir 14.02.2000 tarih ve 011793 sayılı ödeme emri borçlu şirkete tebliğ edilememiş, 28.02.2000 tarih ve 017102 sayılı ödeme emri ise şirket adresinde “kendisinin olmadığının iş ortağı … imzasına tebliğ 31.03.2000” şeklinde tebliğ edilmiş, borca ilişkin ödeme emrini 31.03.2000 tarihinde kendi imzası ile tebliğ aldığı anlaşılmakla …’ın şirket müdürü olduğu döneme ilişkin prim borçlarını içeren ödeme emrindeki tutarın (2.110.334.426 TL) tamamından şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı kanaatine varılarak, tebliğ 31.03.2000 tarihinde yapıldığından tebliğin 25.09.2009 olarak kabulünün reddine ve (2.110.334.426 TL) tamamından şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Zamanaşımı açısından yapılan değerlendirmede de primlerin 1999 yılı 6,7,8,9,10 ve 11. ayları olduğu, bu dönemde zamanaşımının 5 yıl olduğu 31/03/2000 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği dolayısıyla 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 2000/1907 no.lu Kurum dosyasında prim borcu (1/00 ile 4/00 ayları arası dönem) ve toplam 1.120.493.131 TL tutarını içerir ödeme emri muhatabın “kardeşi Atife Topal, teslim tarihi 21.06.2000” şeklinde tebliğ edilmiştir. Bu ödeme emrine konu dönemde …’ ın şirket müdürlüğü görevinin sona erdiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla aynı mevzuatın ilgili hükümlerine göre limited şirket ortağı olarak, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hissesi oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, 31.08.1999 tarih ve 4866 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde, son olarak yapılan tescil ve ilan işlemi ile hisse devri işleminin gerçekleştiği …’ın pay adedinin 40/500 olduğu, nakdi karşılığının 2.000.000,000 TL/25.000.000.000 TL olduğu anlaşılmış, dolayısıyla hissesine göre sorumlu olduğu oran (0.08) olacağından ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmakla şirket ortağı olarak ödeme emrinde düzenlenen toplam 1.120,493.131 TL toplam borcun 89.639.450 TL (1.120.493.131 TL x 0.08) sinden sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Zamanaşımı açısından yapılan değerlendirmede de primlerin 2000 yılı 1- 4. aylar arası olduğu, bu dönemde zamanaşımının 5 yıl olduğu 21.06.2000 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği dolayısıyla 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacının izah edildiği üzere 2000/462 no’lu kurum dosyasında 2.110.334.426 TL müştereken ve müteselsilen, sorumluluğu olduğundan 2000/1907 no.lu Kurum dosyasında davacının 1.120.493.131 TL borcun 89.639.450 TL (1.120.493.131 TL x 0.08) sinden sorumlu olduğu anlaşılmakla Kurum haciz kararları ile 11.02.2009 gün ve 2425541 sayı 747 konulu karar ile davacının maaşına konulan 35.000,00 TL haczin iptali talebinin reddine ve haczin devamına karar verilerek; davanın kabulü ile 2000/2797 no’lu Kurum dosyasından davacıya ödeme emirlerinin tebliğ işlemlerinin usulünce yapılmadığı anlaşılmakla tebliğlerin geçersizliğinin ve takibin kesinleşmediği ile bu dosyadaki borç miktarı olan 104.900.000.- TL için emekli maaşı haczinin yerinde olmadığının tespitine, 2001/1169 no.lu Kurum dosyasından davacıya ödeme emirlerinin tebliğ işlemlerinin usulünce yapılmadığı anlaşılmakla tebliğlerin geçersizliğinin ve takibin kesinleşmediği ile bu dosyadaki borç miktarı olan 332.640.00.-TL için emekli maaşı haczinin yerinde olmadığının tespitine, 2000/1907-2000/462 no.lu Kurum dosyalarında tebliğ işlemlerinin usulünce yapıldığı anlaşılmakla tebliğlerin geçerliliğine ve 2000/462 no.lu Kurum dosyasında tebliğ tarihinin 25.09.2009 tarihi olarak tespit edilmesi talebinin reddine, 2000/462 no.lu Kurum dosyasında davacının 2.110.334.426 TL tutarındaki borcun tamamından şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine, 2000/1907 no.lu Kurum dosyasında davacının 1.120.493.131 TL borcun 89.639.450 TL (1.120.493.131 TL x 0.08) sinden sorumlu olduğunun tespitine, 11.02.2009 gün ve 2425541 sayı 747 konulu işlemde yapılan 35.000,00 TL maaş haczinin devamı ile davacının maaş haczinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili: davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, Borçlar Kanunu’nun 12 inci., 132 inci v.d. maddeleri, 6183 sayılı Kanun’un 55 inci, 58 inci ve 102 inci v.d. maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.