ÖZET: Başvuran, Pedagojik Formasyon Eğitim Sertifika Programı’na yalnızca lisans mezunlarının başvurabildiğini ve lisans öğrencilerine bu hakkın tanınmadığını belirterek, eğitimine devam eden öğrencilerin de programa katılma hakkı talep etmiştir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, bu talebe ilişkin açıklamalarında, pedagojik formasyon eğitiminin, öğretmenlik alanında lisans programlarından mezun olanlara yönelik bir sertifika programı olduğunu ve bu programın kontenjanlarının, eğitim kurumlarının mevcut kapasitesi ile sınırlı olduğunu ifade etmiştir.

Yükseköğretim Kurulu, pedagojik formasyon programlarının açılması ve kontenjanların belirlenmesi konusunda üniversitelere yetki vermiştir. Ancak, mevcut kapasite kısıtlamaları nedeniyle, lisans öğrencilerinin programa katılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, lisans eğitimi sırasında öğrencilerin bu programa başvurmalarına yönelik geçmişte bazı düzenlemeler yapılmış olsa da, bu uygulamanın çeşitli sorunlar nedeniyle kaldırıldığı vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş ve bu durumun hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Başvuranın, bu ret kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6321-S.22.9657

BAŞVURU NO : 2021/21454

KARAR TARİHİ : 17/05/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Lisans öğrencilerine Pedagojik Formasyon Eğitimine başvuru hakkı verilmesi talebi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 17/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda, başvuran, Pedagojik Formasyon Eğitim

Sertifika Programına yalnızca lisans mezunların başvurabildiğini, halen eğitimine devam eden öğrencilere bu hakkın verilmediğini belirterek, lisans öğrencilerine Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika programına katılma hakkının tanınmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.1. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına cevaben, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.2. Pedagojik formasyon eğitimi sertifika programının, öğretmenlikle ilgili lisans programlarından mezunu olmayıp Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun 09.02.2014 tarih ve 9 sayılı kararı ekinde yer alan ve öğretmenliğe kaynaklık yapan lisans programlarının mezunlarına dönük olarak ihtiyaçlar dahilinde eğitim/eğitim bilimleri fakültesi ve eğitim bilimleri bölümü olan yükseköğretim kurumlarında açılan bir sertifika programı olduğu,

2.3. Bu programı başarıyla tamamlayanlara verilen Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifikasının, kamu ve özel öğretim kurumlarına öğretmenlik başvurularında kullanıldığı,

2.4. Eğitim/eğitim bilimleri fakültelerinde 25 alanda lisans programı mevcut olduğu, Milli Eğitim

Bakanlığının yaklaşık 100 alanda öğretmen ataması yaptığı, dolayısıyla özellikle mesleki ve teknik alanlarda öğretmen ihtiyacının önemli bir kısmının, sertifika programları yoluyla sağlandığı,

2.5. Yükseköğretim kurumlarının Yükseköğretim Kurulu (YÖK) çatısı altında toplanmadığı 1980 öncesi dönemlerde pedagojik formasyon eğitimi derslerinin, bazı fakültelerde (örn. Fen edebiyat) lisans eğitimi sırasında isteğe bağlı bazı yükseköğretim kurumlarında (örn. İslam enstitüleri) lisans eğitimi sırasında zorunlu olarak verildiği, bu uygulamanın sonraki yıllarda da devam ettiği, ancak 1998’de eğitim/eğitim bilimleri fakültelerinde gerçekleştirilen yeniden yapılanma sürecinde pedagojik formasyon eğitimi sertifika programları kaldırılarak bunun yerine alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programlarının ikame edildiği,

2.6. Bu uygulamanın on yıl kadar devam ettikten sonra yaşanan bazı sorunlar nedeniyle 2009 yılında kapatılarak tekrar pedagojik formasyon eğitimi sertifika programlarının açıldığı, Yükseköğretim

Kurulunun, bu programlar için yaklaşık 15.000 dolayında bir kota belirleyerek eğitim/eğitim bilimleri fakülteleri dışındaki alan fakültelerinin öğrenci ve mezunlarının belirlenen kontenjan ve kriterler dâhilinde bu programlara başvurabilmesine karar verdiği, daha sonra Yükseköğretim Kurulu tarafından 2014 yılında pedagojik formasyon eğitimiyle ilgili usul ve esaslar ve bu programların açılıp uygulanmasına dönük bazı ölçütler geliştirildiği,

2.7. Eğitim/eğitim bilimleri fakültelerinde ve eğitim bilimleri bölümünde mevcut olan öğretim elemanı kapasitesinin, illerde milli eğitim müdürlüğüne bağlı okulların kapasitesi ile sınırlı olarak isteyen her öğrencinin ve lisans mezununun bu programlara katılmasının mümkün olmadığı,

2.8. Yükseköğretim Kurulunun, bu programların, belirlenen usul ve esaslara bağlı olarak yükseköğretim kurumlarında açılması ve kontenjanlarının belirlenmesi konusunda üniversitelere yetki devrettiği, ancak bu programları bitiren yüzbinlerce üniversite mezununun, kendilerini potansiyel öğretmen adayı olarak gördüğü ve toplumda “atanamayan öğretmenler” algısının oluşmasına neden olduğu,

2.9. Her ne kadar zaman zaman bu programlara lisans öğrencilerinin de başvurmalarına imkan sağlanmış olsa da yaygın olarak sertifika programlarının, lisans mezunlarına dönük olarak açıldığı,

2.10. Yükseköğretim Kurulu tarafından 2015 yılında güncellenen usul ve esaslarda lisans eğitimi sırasında öğrencilerin 3. Sınıftan itibaren başvurabilmesine imkan sağlayan düzenlemenin, uygulamada karşılaşılan çeşitli sorunlardan dolayı usul ve esaslarda yapılan yeni güncellemeyle 27.09.2021 tarihli

Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında onaylanarak usul ve esaslardan çıkarıldığı,

2.11. Milli Eğitim Bakanlığınca geliştirilen “Uygulama Öğrencilerinin Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı

Eğitim Öğretim Kurumlarında Yapacakları Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Yönerge” ve yine Milli

Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan MEBBİS’e (Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri) göre, Eğitim/Eğitim Bilimleri fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri en fazla 12 uygulama öğrencisine, Milli

Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görev yapan öğretmenler ise en fazla 8 uygulama öğrencisine danışmanlık yapabildiği, dolayısıyla üniversitelerde lisans mezunu olarak bu programlara başvuran herkes, kapasite kısıtlarından dolayı kaydolamadığı,

2.12. Eğitim/eğitim bilimleri fakültelerinde halen eğitim gören 250.000 dolayındaki öğrenciler dışında sertifika programlarına kaydolan öğrencilerin, fakülteler ve öğretim elemanlarıyla birlikte ildeki okullar için ayrı bir iş yükü oluşturduğu, dolayısıyla üniversite senatolarının, üniversitenin fiziki ve insan kaynakları kapasitesi yanında ildeki okulların kapasitesine bağlı olarak kontenjan belirlediği,

2.13. 2021-2022 eğitim-öğretim güz yarıyılı itibarıyla Türk yükseköğretim sisteminde 98 Eğitim/Eğitim

Bilimleri Fakültesi bulunduğu, bu fakültelerin çoğunda sayısal olarak öğretim üyesi sayısının sınırlı olduğu,

ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda bulunan sınıflarda ise öğrenci sayısının oldukça fazla olduğu, hem Eğitim/Eğitim Bilimleri Fakülteleri hem de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulların kapasitesinin fiziki ve insan kaynağı kapasitesi düşünüldüğünde, lisans mezunu olarak başvuranları hepsinin kabul edilemediği bir durumda halihazırda lisans eğitimine devam eden öğrencilerin pedagojik formasyon eğitimi sertifika programlarına başvurabilmesine imkan sağlanmasının mümkün olmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.2. “Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur…”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;

5.1. “Yükseköğretim Kurulu” başlıklı 6 ncı maddesinde; “a.Yükseköğretim Kurulu, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluştur. Yükseköğretim

Kuruluna; Yükseköğretim Denetleme Kurulu (…) (3) ile gerekli planlama, araştırma, geliştirme, değerlendirme, bütçe, yatırım ve koordinasyon faaliyetleri ile ilgili birimler bağlıdır.”

5.2. “Yükseköğretim Kurulunun görevleri” başlıklı 7 nci maddesinde; “Yükseköğretim Kurulunun görevleri; a) Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim – öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak, b) Yükseköğretim kurumları arasında bu

Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak,… h) Üniversitelerin her eğitim – öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek; insangücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmek, ı)

Yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkan ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemleri almak,”

/

5.3. “Lisans düzeyinde öğretim” başlıklı 43 üncü maddesinde; “Aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim – öğretim yapan üniversitelerde, eğitim – öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine; öğretmen yetiştiren birimler için belirtilen esasların tespiti Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim

Kurulunca düzenlenir.”

6. Uygulama Öğrencilerinin Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarında Yapacakları

Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Yönergenin;

6.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönerge, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler ile yükseköğretim kurumlarından mezun olup Öğretmenlik Meslek

Bilgisi Tezsiz Yüksek Lisans Programına ya da Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına devam eden öğrencilerin Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim kurumlarında yapacakları öğretmenlik uygulaması çalışmalarının, amaç, ilke ve yöntemlerini kapsar.”

6.2. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “l) Uygulama öğrencisi: Öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrenciler ile öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksekokul haricindeki öğretmenlik alanlarına kaynaklık eden fakülte/programlardan mezun olup enstitüde Öğretmenlik Meslek

Bilgisi Tezsiz Yüksek Lisans Programına devam eden ya da pedagojik formasyon eğitimi veren eğitim/eğitim bilimleri fakültesi ve eğitim bilimleri bölümünde Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika

Programına devam eden öğrenciyi ifade eder.” hükümleri bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Pedagojik Formasyon Eğitim Sertifika Programına yalnızca lisans mezunların başvurabildiğini, halen eğitimine devam eden öğrencilere bu hakkın verilmediğini belirterek, lisans öğrencilerine Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika programına katılma hakkının tanınmasını talep etmektedir.

9. Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı, öğretmenliğe kaynaklık yapan lisans programları mezunlarına yönelik, ihtiyaç durumunda bazı yükseköğretim kurumlarında açılan bir sertifika programı olup, bu programı başarıyla tamamlayanlara verilen Sertifika, kamu ve özel öğretim kurumlarına öğretmenlik başvurularında kullanılmaktadır.

10. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından iletilen bilgi ve belgelerden, Yükseköğretim kurumlarının Yükseköğretim Kurulu çatısı altında toplanmadığı 1980 öncesi dönemlerde pedagojik formasyon eğitimi derslerinin, bazı fakültelerde lisans eğitimi sırasında isteğe bağlı bazı yükseköğretim kurumlarında lisans eğitimi sırasında zorunlu olarak verildiği, 1998’de eğitim/eğitim bilimleri

fakültelerinde gerçekleştirilen yeniden yapılanma sürecinde pedagojik formasyon eğitimi sertifika programlarının kaldırılarak bunun yerine alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programlarının uygulandığı anlaşılmaktadır.

11. Tezsiz Yüksek Lisans Programı uygulamasında ortaya çıkan bazı sorunlar nedeniyle 2009 yılında kapatılarak tekrar pedagojik formasyon eğitimi sertifika programlarının açıldığı, Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığının, bu programlar için yaklaşık 15.000 dolayında bir kota belirleyerek eğitim/eğitim bilimleri fakülteleri dışındaki alan fakültelerinin öğrenci ve mezunlarının belirlenen kontenjan ve kriterler dâhilinde bu programlara başvurabilmesine karar verdiği anlaşılmaktadır.

12. Yükseköğretim Kurulu tarafından 2014 yılında pedagojik formasyon eğitimiyle ilgili usul ve esaslar ve bu programların açılıp uygulanmasına dönük bazı ölçütler geliştirildiği, buna göre; eğitim/eğitim bilimleri fakültelerinde ve eğitim bilimleri bölümünde mevcut olan öğretim elemanı kapasitesinin, illerde milli eğitim müdürlüğüne bağlı okulların kapasitesi ile sınırlı olarak isteyen her öğrencinin ve lisans mezununun bu programlara katılmasının mümkün olmadığı, daha sonra ise Yükseköğretim Kurulu tarafından 2015 yılında güncellenen usul ve esaslarda lisans eğitimi sırasında öğrencilerin 3. sınıftan itibaren başvurabilmesine imkan sağlayan düzenlemenin, uygulamada karşılaşılan çeşitli sorunlardan dolayı usul ve esaslarda yapılan yeni güncellemeyle 27.09.2021 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında onaylanarak usul ve esaslardan çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

13. Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı kapsamında Eğitim/Eğitim Bilimleri fakültelerinde görev yapan öğretim üyelerinin en fazla 12 uygulama öğrencisine, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin ise en fazla 8 uygulama öğrencisine danışmanlık yapabildiği, dolayısıyla üniversitelerde lisans mezunu olarak bu programlara başvuran herkesin de kapasite sınırından dolayı kaydolamadığı, üniversitelerin fiziki ve insan kaynakları kapasitesi yanında ildeki okulların kapasitesine bağlı olarak kontenjan belirlediği, öğretmenlik uygulamasının; uygulama öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine daha iyi hazırlanmalarını sağlaması için öğretmenlerin istenilen niteliğe ulaşması, etkinliklerin gerekli personel, fizikî ortam, araç gereçlerle desteklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

14. Uygulama Öğrencilerinin Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarında Yapacakları

Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Yönergenin 4 üncü maddesinde yer alan; “Uygulama öğrencisi: Öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrenciler ile öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksekokul haricindeki öğretmenlik alanlarına kaynaklık eden fakülte/programlardan mezun olup enstitüde Öğretmenlik Meslek Bilgisi Tezsiz Yüksek Lisans Programına devam eden ya da pedagojik formasyon eğitimi veren eğitim/eğitim bilimleri fakültesi ve eğitim bilimleri bölümünde Pedagojik

Formasyon Eğitimi Sertifika Programına devam eden öğrenciyi ifade eder.” düzenlemesi kapsamında öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrenciler ile öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksekokul mezunları haricinde Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına yalnızca öğretmenlik alanlarına kaynaklık eden fakülte/programlardan mezun olanların başvurabildiği, lisans öğrencilerinin ise

“öğretmen yetiştiren fakülte ve yüksekokul öğrencisi” olma koşulunu sağlamamaları nedeniyle başvuruda bulunamayacakları anlaşılmaktadır.

15. Her ne kadar önceki yıllarda lisans eğitimine devam eden öğrencilerin bu programa başvuru yapabilmesine imkan verilmiş olsa da, söz konusu uygulamanın ayrıntılarını düzenleme yetkisinin

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında bulunduğu ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının da Öğretmenlik

/

mesleğinin niteliğini ve dolayısıyla uygulamanın niteliğini arttırıcı önlemleri almak amacıyla, uygulama tarihinde yaşanan sorunları ve eğitim kapasitesini de göz önünde bulundurarak gerekli düzenlemelerde bulunduğu değerlendirilmektedir.

16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; lisans öğrencilerine Pedagojik Formasyon

Eğitimi Sertifika Programına başvuru yapma hakkı verilmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre(varsa) kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi